Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Savunma Sanayi, Ar-Ge Harcamamızın Yüzde 15 ‘ine Tekabül Ediyor

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, 2002’de, yüzde 80 oranında dışa bağımlı, uluslararası silah şirketlerinin tekelinde bir savunma sanayisi varken, bugün savunma ihtiyacının yüzde 60’ının yerli üretimle karşılandığını bildirdi.

Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) UZAY Optik Sistemler Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı (OPMER) temel atma ile TÜBİTAK SAGE İleri Birleştirme Teknolojileri, Mobil Uçuş Test Altyapısı (MUTA) ve Uzaktan Test İzleme Altyapısı açılış törenine katıldı.

SAGE yerleşkesinde kurulan, ileri birleştirme teknolojileri bünyesinde katmanlı i·malat, delik delme, ısıl i·şlem, 3 boyutlu lazer kesme, lazer kaynak, kaplama ve lehimleme gibi kritik çalışmaların yapılacağını anlatan Işık, böylece yüksek basınçlı kaplar ile füzelerin yakıt tanklarının hızlı, kaliteli ve yerli üretebileceğini, füze gövdelerinin ve yüksek mukavemetli çeliklerin de tek seferde ve yüksek kalitede kaynaklanabileceğini söyledi.

Işık, Mobil Uçuş Test Altyapısı’yla ise iki temel fonksiyonun icra edileceğine dikkati çekerek, “Birincisi, telemetri sistemi sayesinde uçmakta olan mühimmattan gerçek zamanlı veriler toplayacak ve bu veriler, mühimmatın tasarımının geliştirilmesinde kullanılacak. Bu altyapının ikinci fonksiyonu olan uçuş sonlandırma sistemi de yörüngeden çıkan mühimmatın uçuşunu çevreye zarar vermeyecek şekilde sonlandıracak. Bu projenin devamında yapacağımız yatırımlarla, ‘Uzun Menzilli Füze’ ve ‘Çoklu Hedef Takibi’ ihtiyaçlarına cevap verecek milli mühimmatların, ilk uçuş aşamasından son ürüne kadar, tüm testleri yerli imkanlarla Türkiye’de yapılacak.” diye konuştu.

 “Artık kaderimizi, başka ülkelerin eline bırakmıyoruz”

Temeli atılacak TÜBİTAK Uzay Optik Sistemler Merkezi hakkında da bilgi veren Işık, optik sistemlerin enerji, savunma, uzay, medikal gibi yüksek katma değerli alanlarda ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Türkiye’nin bu alanlarda altyapı ve kalifiye insan kaynağı açısından kısıtlı olduğuna değinen Işık, şu an ülkede geliştirilen görüntüleme sistemlerinde kullanılan mercek, prizma ve aynaların tamamına yakınının ithal edildiğini kaydetti. Bu ürünlerin temininde zaman zaman sıkıntı yaşanabildiğini de dile getiren Işık, “Birkaç gün önce, insansız hava aracımız Bayraktar’a yerleştirilmiş Roketsan’a ait füzeler, 8 kilometre mesafedeki hedefi yüzde 100 isabetle vurdu. Eskiden, tahrip gücü olanları bir yana bırakın, gözlem amaçlı İHA’ları bile, Türkiye’ye satmak istemiyorlardı. Biz ne yaptık? Önce insanız hava araçlarımızı geliştirdik, şimdi de İHA’mıza füze ateşleyebilme yeteneği kazandırdık. Artık kaderimizi, başka ülkelerin eline bırakmıyoruz. Optik Sistemler Merkezi ile optik bileşenler hususunda bilgi birikimi oluşturmayı, altyapı ve iş gücünü millileştirmeyi hedefliyoruz. Böylece milli projelerimizde kullandığımız optik ürünleri yerli imkanlarla geliştireceğiz, katma değeri çok yüksek olan optik ürünlerde, Türk sanayisinin atılım yapmasını sağlayacağız.” ifadesini kullandı.

Optik, uzay, havacılık, biyoteknoloji, ilaç, ileri malzeme, nanoteknoloji gibi alanları çok önemsediklerinin altını çizen Fikri Işık, bu alanlarda ülkeye yüksek teknolojili ürünler kazandırmak için ürün bazında çalışmalar yapacaklarını ve reel sektörün bu kritik teknolojilerde Ar-Ge ve üretim becerisi kazanmasına yoğunlaşacaklarını söyledi.

 “Savunma sanayimiz milli bir yapıya dönüştü”

Türkiye’nin son 14 yılda geçirdiği değişime dikkati çeken Işık, her alanda çok büyük değişim ve gelişimlere imza atıldığını belirtti. Işık, 2002’de, yüzde 80 oranında dışa bağımlı, uluslararası silah şirketlerin tekelinde bir savunma sanayisi varken, bugün savunma ihtiyacının yüzde 60’ının yerli üretimle karşılandığını bildirdi. Savunma sanayisinde yapılan çalışmaların faydalarına işaret eden Işık, ordu ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarının yerli üretimle karşılanmasıyla ithalatın azaldığını belirtti. Dış alımların bütçe üzerinde oluşturduğu yükün, yerli projeler sayesinde kademeli olarak azaldığını anlatan Işık, milli teknolojilerin kullanılmasının ordunun caydırıcı gücünü artırdığını vurguladı.

Bakan Işık, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firması arasında iki Türk firmasının bulunduğuna dikkati çekerek, “Bugün savunma sanayimiz, binden fazla şirketimizin, KOBİ’lerimizin, araştırma kuruluşlarımızın ve üniversitelerimizin katılımıyla milli bir yapıya dönüşmüş vaziyettedir. 2002-2015 yılları arasında kıyaslama yapılırsa, yürütülen proje sayısı 66’dan 416’ya, yönetilen projelerin toplam bedeli 5 milyar dolardan 31 milyar dolara, savunma sanayi sektör cirosu 1 milyar dolardan 5 milyar dolara, savunma ve havacılık i·hracatı 250 milyon dolardan 1,6 milyar dolara yükseldi. Şu an savunma sanayimiz, yıllık 1 milyar dolar civarında Ar-Ge harcaması yapıyor, bu da toplam Ar-Ge harcamamızın yüzde 15’ine tekabül ediyor.” şeklinde konuştu.

Nesnelerin interneti konusuna dikkati çeken Işık, kurumların arasındaki konuşmaların artırılması gerektiğine işaret etti. Güvenlik teknolojilerinde çok ciddi çalışmalar yürüttüklerine değinen Işık, projelerde sürelerin kısaltılması gerektiğini vurguladı.

Konuşmaların ardından, Bakan Işık ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir butona basarak, laboratuvarın temelini attılar.

Exit mobile version