Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Yatırım Ortamının İyileştirilmesine İlişkin Kanun Düzenlemesinde Mükelleflere Sağlanan Haklar/İmtiyazlar

Ali ÇAKMAKCI
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
cakmakciali@taxauditingymm.com

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilerek Meclise sevk edilen “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” TBMM Genel Kurulu’nda birkaç gün önce görüşülerek yasalaşmıştır. Mecliste Kabul edilen Kanun hali hazırda Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır.

Kanunda yer alan diğer önemli düzenlemeler geneli itibariyle daha önceki çalışmalarımızda ifade edilmişti. Şimdi ise Kanunda yapılan değişikliklerden veya yeni düzenlemelerden önemli gördüklerimizi aşağıda ifade etmek isteriz:

Bakanlar Kurulu tarafından belirlenerek Tebliğ edilecek olan ihracat tutarını fiilen sağlamış ihracatçılara/firma yetkililerine 2 yıl boyunca geçerli olmak üzere hususi damgalı pasaport verilme hakkı tanınmaktadır.

Son 3 yıllık ortalama yıllık ihracat rakamının BKK’nda belirtilen rakamın üstünde olması gerekmektedir. Yalnız, ihracatçıların 3 yıl faaliyette bulunması gerekip gerekmediği açık olmamakla birlikte, böyle bir şartın amaca hizmet etmeyeceği ifade edilebilir.

Ayrıca, otel/konaklama işletmeleri gibi ihracatçı sayılan şirketlerin sahip veya yetkililerine bu hakkın tanınıp tanınmayacağı da açık değildir. Zira, bu tür sektörlerin gerçekten ülkeye önemli döviz getirmesine karşın vergi uygulamalarında götürü gider gibi uygulamalarda sorunlarla karşılaştığını ve haksızlığa uğradığını hatırlatmak isteriz.

Böylece yargı safhasında yaşanan yetki tartışmaları son bulacaktır.

Uygulama birliği sağlama amacı taşımaktadır.

Sat ve geri kiralama yoluyla finansal kiralama şirketleri ile varlık kiralama şirketlerine satılıp, kanun düzenlemelerine uygun şekilde tekrar satın alınan taşınmazların satışında 2 yıl elde tutma süresi bu şirketlerde geçen süreler de dahil olarak belirleneceğine dair belirlemeler yapılmaktadır. Böylece, kurumlar vergisi ve KDV istisnalarına ilişkin uygulamalardaki tartışmalar çözüme kavuşturulmuştur.

Ayrıca kalkınma ve yatırım bankalarının yaptıkları sat geri kiralama işlemleri de istisna kapsamına dahil edilmiştir.

Taşınırlar içinde sat ve geri kiralama yöntemine ilişkin KDV istisnası getirilmiştir.

Tüm sat-geri kiralamaya konu kıymetlerin İndirim KDV’leri geriye dönük olarak düzeltme işlemine konu olamayacak, yalnız devir tarihinde indirilemeyen tutarlar mükellefler tarafından gider yazılabilecektir.

Ayrıca Taraflar, İlave İş, Miktar Değişirse Yine Damga Vergisi Hesaplanacaktır.

Vergi profesyonelleri olarak şirket hisse devirlerinde -limited şirket hisse devirleri başta olmak üzere- çok önemli tutarlarda harç ve damga vergisi ödememek adına son dönemlerde Ankara, İzmir ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanlıklarının özelge bazında verdiği görüşler mucibince tür değiştirerek veya başka yöntemlerle şirket devirlerine yönlendirme yapmaktaydık. Bu durum, süreci zorlaştırmak ve iktisadi hayatı engellemekten başka hiçbir anlam taşımamaktaydı. Bu konuda yapılan kanun düzenlemesi bize göre son derece işlevsel ve fonksiyonel bir görev üstlenecektir.

Vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenle ayrılanlarda yine gelir vergisi istisnası vardır. Bireysel emeklilik sisteminden veya hayat sigortalarından 10 yıl süreli yıllık gelir sigortasına aktarılanlardan yapılan ödemelere isabet eden iradlar hak kayıplarını önlemek adına istisna tutulmaktadır.

3568 sayılı Kanuna tabi olup şifre alan meslek mensupları işveren veya vekili gibi sorumlu olacaktır.

VUK’un 359’uncu maddede sayılan fiilleri işledikleri veya bu fiillere iştirak ettikleri vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporla tespit edilenlerden bu durumları kesinleşenler ile birinci, ikinci ve üçüncü fıkraların kapsamına girenler veya bu fiillere iştirak edenler, fiilin işlendiği tarihten itibaren altı yıl süreyle hiçbir surette vergi teşvik ve desteklerinden yararlanamazlar şeklindeki düzenleme iptal edilmiştir.

Transfer fiyatlandırmasında ilişkili kişi için en az %10 oranında doğrudan veya dolaylı ortaklık payı, oy veya kar payı hakkı varlığı aranmaktadır. İlişkili kişilerde bu oranlar topluca dikkate alınacaktır.

Geleneksel yöntemlere ilaveler olmaktadır.

İşletmesel kar yöntemleri de devreye girmekte, geleneksel yöntemlerle bu yöntemler arasındaki üstünlük kalmaktadır.

Düzenlemenin OECD düzenlemelerine uygunluk amacı taşıdığını ifade edebiliriz.

Bu harcamalar mükellefler tarafından aktifleştirilmeden doğrudan gider olarak dikkate alınabilecektir.

İndirim için hasılatın %85’i doğrudan bu faaliyetlerden sağlanmalı ve fatura yurtdışı müşteriye kesilmelidir.

Buna karşın sözleşmelere  ilişkin damga vergisi iade edilmeyecektir.

Konu hakkında yaşanan ihtilafların çözülmesi beklenmektedir.

Exit mobile version