Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Karşılıksız Çeke Önce Para Sonra Hapis Cezası

Karşılıksız Çeke Önce Para Sonra Hapis Cezası

Talha APAK
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi/Öğretim Görevlisi
Alomaliye.com Yayın Kurulu Başkanı
t.apak@apakymm.com

Yeni düzenleme çek ile güvensizlik yaratan ve piyasaları sıkıntıya sokan hususlarda değişiklik yapıldı. Karşılıksız çeke önce adli para cezası, ardından belli koşullarda yeniden hapis cezası getirildi…

ZAMANINDA karşılıksız çeke uygulanan hapis cezası, ceza hukukunun temel prensiplerinden “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesine aykırı düşmesi, suç ve ceza arasındaki orantının bozulması gibi nedenler ile çeşitli eleştirilere konu oluyordu. Bundan hareketle hürriyeti bağlayıcı cezaya 2012 yılında son verildi. Ancak, son zamanlarda çek ile ilgili yaşanan bazı suistimaller, çeke olan güvensizliğin artması, ekonomide bozulan dengeler nedeniyle çek konusunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyuldu.

Nihayet, 9 Ağustos 2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 6728 Sayılı “Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile çek konusunda güvensizlik yaratan hususlar hakkında yeni düzenlemeler yapıldı.

YENİ DÜZENLEMENİN GETİRDİKLERİ

■ Kanuni ibraz süresinde ibraz edilmekle birlikte karşılıksız çek düzenlemesine sebep olanlar için hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası getirildi. Adli para cezası her bir çek için karşılıksız kalan kısımdan aşağı olamayacak. Adli para cezası ödenmezse, bu ceza 5275 Sayılı Ceza Kanunu gereği kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaksızın doğrudan hapis cezasına çevrilecek.

■ Kanuni ibraz süresinden itibaren işleyen süreye göre hesaplanan temerrüt faiz oranında hesaplanan faiz ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda ödeyen kişi hakkında davanın düşmesi, mahkumiyet kesinleşmesinden sonra hükmün sonuçlarının tamamen kaldırılmasına karar verilecek.

■ Mahkeme koruma tedbiri olarak gerek yargılama aşamasında, gerekse hükümle birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı da koyabilecektir. Mevcut böyle bir yasak varsa devamına karar verilecek. Bu yasak kararı, çek sahibi gerçek ve tüzel kişi ise, tüzel kişi adına çek keşide edenler ile sermaye şirketi adına çek keşide edilmesi durumunda yönetim organı ve ticaret siciline tescil edilen temsilci hakkında verilecek. Bu yasağa sahip kişiler yasakları süresince sermaye şirketleri yönetim organlarında görev alamayacak.

■ Mahkeme, yargılama sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı veya davanın düşmesi veya reddine karar verilmesi halinde, aynı kararda çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağının kaldırılmasına da hükmedebilecek.

■ Çek hesabı açmak için bankalar tarafından artık adli sicil kaydı talep edilecek. Bankalar çek hesabı açma yasağının olup olmadığını kontrol edecekler. Böylece yalan beyanla çek hesabı açmanın önüne geçilmiş olacak. Sermaye şirketlerinde yönetim kurulu için ve ticaret siciline kaydedilen yetkililer için bu inceleme bankalar tarafından eksiksiz yapılacak.

KAREKODLU İLE KAYIT DIŞI AZALACAK

Torba kanun ile getirilen yeni çek mevzuatı ile yukarıdaki önemli değişikliklerin yanı sıra, yabancı şirketler hariç 2017 yılı başında “karekod”u çek uygulamasına geçilecek olup, bundan sonra “karekod”lu çek düzenlemesi ile tedavüldeki çek miktarı belirginleşecek. Bu durumda, alacaklı, tedavüldeki çek adedi ve tutarını görerek çeki kabul etmeme veya etme konusunda özgüven içinde hareket edecek. Çekin üzerindeki karekod okutulduğunda kaç bankadan çek kullanılmış, çek sahibi geçmişte ödemelerini düzgün yapmış mı, şirketin üzerinde iflas erteleme veya tedbir kararı var mı gibi konuları görebilecek.

Lehine “karekod”lu çek düzenlenen lehdar çeki sisteme kaydedileceğinden kayıtdışılık azalacak, bilgi temininde sorun yaşanmayacak. Bu sisteme kaydedilmeyen çekler de hukuken geçerli olacak ancak, bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar için sorumluluğu ortadan kalkacak.

Karekodlu çek uygulamasında ileri tarihli olarak düzenlenen çeklerde, vade geldiğinde karşılıksız çeki keşide eden temsilcinin görevden alınmış veya ayrılmış olması halinde, tüzel kişilerin bu nedenle çek hesabına ilişkin hukuki sorumluktan kurtulamayacak. Bu kanunun yürürlüğünden önce verilen çekler, düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıtların silinmesini gerektiren şartlar oluşuncaya kadar TCMB tarafından tutulacak.

Para Dergisi’nden İktibas Edilmiştir.

 
Exit mobile version