Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Döviz Cinsinden Mevcut Paraların, Alacak ve Borçların Vergi Mevzuatındaki Yeri – İsmail BAĞCI, Vergi Müfettişi

Döviz Cinsinden Para Alacak ve Borçlar

İsmail BAĞCI
Vergi Müfettişi
i.bagci@outlook.com.tr

GİRİŞ

Yabancı paraların değerlemesi hususu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun(Bundan Böyle VUK diye anılacaktır.) 280’inci maddesinde düzenlenmiştir.

VUK’un 280. Maddesinde “Yabancı paraların borsa rayici ile değerleneceği, Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınacağı,

Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tesbit olunacağı,

Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da cari olacağı, Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, bu Kanunun 281 ve 285 inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebileceği. Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı (LİBOR) esas alınacağını” belirtmiş olup, bu makalemizde VUK 280. Madde ve bu maddeye ilişkin tebliğler kapsamında yabancı paraların değerlemesi hususu izah edilecektir.

I-DÖVİZ CİNSİNDEN MEVCUT PARALARIN, ALACAK VE BORÇLARIN DEĞERLEMESİ

VUK’nun 280. Maddesinde Yabancı paraların borsa rayici ile değerleneceği belirtilmiş olup, ülkemizde Kambiyo Borsası olmadığı için değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunmaktadır.

Aslında Vergi Usul Kanununa göre Yabancı paraların değerlemesinde esas olarak borsa rayicini kabul etmiştir.  İkincil olarak borsa rayicinin bulunmadığı durumda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından tespit olunan kurların esas olacağı belirtilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tespit etmiş olduğu kurları yayımladığı tebliğlerle belirlemektedir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığının herhangi bir kur tespitinin olmaması durumunda nasıl bir değerleme yapılacağı hususu Vergi Usul Kanunu 280. Maddesinde açıkça belirlenmemiş olup bu durum yine Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden yayımladığı tebliğlerde belirlenmiştir. Maliye Bakanlığı’nın ilan ettiği kurlar efektif alış kuru ve döviz alış kurudur. Ülkemizde uygulama olarak nakit yabancı para efektif, bunun dışındaki yabancı para cinsinden ödeme araçları ise döviz olarak nitelendirilmektedir. Yabancı nakit para için eğer efektif kur yer alıyor ise Döviz alış kurunun esas alınması gerekmektedir.

130 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, son yıllarda yürütülen serbest kur uygulaması ve para değerinde meydana gelen sık değişiklikler, her defasında yeniden kur tesbit ve ilân zorunluluğunu ortaya çıkarmış olduğunu, Bu durumu önlemek ve uygulamada kolaylık sağlamak için, Bakanlığımızca bu konuda herhangi bir tesbit yapılmadığı sürece, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca tesbit ve ilân olunan döviz alış kurlarının mezkûr ilânlarda belirtilen tarihlerden itibaren değerlemelerde esas alınmasının uygun olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı Tebliğlerinde Bankalar için farklı bir uygulama getirilmiş Bakanlığın tespit ettiği Kurlar yerine T.C. Merkez Bankasınca belirlenen esaslara uygun olarak tespit ettikleri ve fiilen uyguladıkları alış kurlarını esas almaları uygun bulunmuştur.

217 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde Geçici Vergide Yabancı Paraların ve Yabancı Para Cinsinden Olan Borç ve Alacakların Değerlemesi hususuna yer verilmiş olup geçici vergiye tabi kazançların tespitinde yabancı paralar ile yabancı para cinsinden olan alacak ve borçların Vuk’un 280. Madde hükmü dikkate alınarak değerlenmesi gerekmekte olduğu, bu şekilde yapılacak değerlemede T.C. Merkez Bankasınca Resmi Gazetede geçici vergi döneminin kapandığı tarih itibariyle yayımlanan döviz alış kurları esas alınması gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak Yabancı Paraların değerlemesinde, Bankalar dışındaki mükellef ve mükellef kurumlar için değerleme gününde Bakanlıkça bir kur tespiti yapılmışsa bu kurların, aksi durumda TC Merkez Bankasınca belirlenen kurların, Bankalar için ise TC Merkez Bankası tarafından belirlenen kurların uygulanması gerekmekte olup eğer bu paralar Nakit ise Efektif kur; poliçe, bono, senet, vb. belgeler ise döviz alış kuru ile değerleme yapılması gerekmektedir. Ayrıca Yabancı nakit para için eğer efektif kur yer almıyor ise ise Döviz alış kurunun esas alınması gerektiği tabidir.

VUK’un 280. Maddesinin 3. paragrafında bu madde hükmünün yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da cari olacağını belirttiği için bu başlık altında yapmış olduğumuz açıklamalar döviz cinsinden tüm alacak ve borçları da kapsamaktadır.

II-YABANCI PARA CİNSİNDEN VADESİ GELMEMİŞ SENEDE BAĞLI ALACAK VE BORÇLAR REESKONT UYGULAMASI

VUK’un 280. Maddesinin 3. fıkrasında “Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, bu Kanunun 281 ve 285 inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebilir. Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı (LİBOR) esas alınır.” denilmek suretiyle reeskont işleminin döviz cinsinden olan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlara uygulanabileceği belirtilmiştir. Ayrıca madde hükmünde 281. ve 285. Maddelerine atıfta bulunulduğundan dolayı, alacak senetlerinin değerleme gününün kıymetine icra edilmesi durumunda, borç senetlerinin de değerleme günün kıymetine icra edilmesi zorunluluğunun döviz cinsinden olan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlarda da geçerli olduğu hususu unutulmamalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken husus vadesi gelmemiş senede bağlı borç ve alacaklarda değerleme günü kıymetine icra etme(reeskont ayırma) banka, banker ve sigorta şirketleri dışındaki mükelleflerin kendi tercihlerine bırakılmıştır. Banka, banker ve sigorta şirketleri dışındaki mükelleflere getirilen zorunluluk, alacak senetlerinin değerleme gününün kıymetine icra edilmesi durumunda, borç senetlerinin de değerleme günün kıymetine icra edilmesidir.

Yabancı para cinsinden olan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlarda değerleme günü kıymetine irca edilirken iki durum söz konusudur. Birincisi olarak kur değerlemesi yapılır. İkincisi ise senette yazılı faiz oranına göre(Eğer faiz yazmıyorsa LİBOR esas alınır) iskonto tutarı hesaplanır.

Şu ana kadar yapılan açıklamalar doğrultusunda konuya ilişkin örnek verecek olursak;

-X A.Ş.’nin 31/12/2018 tarihi itibariyle döviz cinsinden senede bağlı alacak ve borç senetler ile bunlarına vadelerine ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir:

*31/12/2018 tarihi itibariyle 60 gün vadesi kalan 40.000,00$ alacak senedi (aktife alındığı tarihteki kur 1$=5,10 TL, 31/12/2018 tarihinde Maliye bakanlığınca tespit olunan kur 1$=5,2609 TL’dir, Senet üzerinde yazan faiz oranı %15)

*31/12/2018 tarihi itibariyle 32 gün vadesi kalan 10.000,00$ borç senedi (aktife alındığı tarihteki kur 1$=5,0609 TL, 31/12/2018 tarihinde Maliye bakanlığınca tespit olunan kur 1$=5,2609 TL’dir. Senet üzerinde yazan faiz oranı %15)

Alacak Senedinin değerlemesi ve Değerleme Günü kıymetine icra edilmesi

Kur değerlemesi;

Senedin 31/12/2018 tarihli değeri             : 40000$ x 5,2609= 210.436,00-TL

Senedin Aktife Alındığı tarihteki değeri   : 40000$ x 5,10=204.000,00-TL

Kur Farkı Geliri                                              : 210.436,00-204.000,00=6.436,00-TL

Senedin Değerleme Gününe İcra Edilmesi

Kalan vade                             : 60

Faiz Oranı                              : %15

Senedin Nominal Değeri    : 40.000$

İskonto tutarı    =           40000×0,15×60  =975,61$   975,61$x5,2609=5.132,59-TL

(Reeskont Faiz gideri)    360+(0,15×60)

Borç Senedinin değerlemesi ve Değerleme Günü kıymetine icra edilmesi

Kur değerlemesi;

Senedin 31/12/2018 tarihli değeri            : 10.000$x5,2609=52.609,00-TL

Senedin Aktife Alındığı tarihteki değeri  : 10.000$x5,0609=50.609,00-TL

Finansman Gideri                                        : 52.609,00-50.609,00=2.000,00-TL

Senedin Değerleme Gününe İcra Edilmesi

Kalan vade                                 : 32

Faiz Oranı                                 : %15

Senedin Nominal Değeri       : 10.000$

İskonto Tutarı       =         10000×0,15×32 =131,58$     131,58$*5,2609=692,22-TL

(Reeskont faiz Geliri)       360x(0,15×32)

Yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere VUK’un 280. Maddesinde göre alacak senedinde 6.436,00-TL kambiyo karı ve borç senedinde de 2.000,00-TL finansman giderinin 2018 hesap dönemi bilanço ve gelir tablosuna yansıtılması gerekmektedir. X A.Ş.’nin VUK’un 280. Maddesinin son fıkrası kapsamında borç ve alacaklarını değerleme günü kıymetine icra etmeyi tercih etmesi durumunda 5.132,59-TL reeskont faiz gideri, 692,22-TL reeskont faiz geliri hesaplaması gerekir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus X A.Ş.’nin yalnızca alacak senedine reeskont işlemi yapamayacağı, alacak senedine reeskont ayırması durumunda borç senedine de reeskont ayırması gerektiğidir.

Kaynakça

– Vergi Usul Kanunu

– 130 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

– 217 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği

Exit mobile version