Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

İdare Mükellefleri Aynı Anda İki Kere mi Özel Esaslara Alıyor? Özgür AKKAYA, SMMM

İdare Mükellefleri Aynı Anda İki kere mi Özel Esaslara alıyor?

(“Tespit” müessesesini anlamak, anlatmak)

Özgür AKKAYA
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Doktora Öğrencisi
S.M. Mali Müşavir
Denetçi
ozgur_akkaya@ismmmo.org.tr

Konuyu gündeme getirme gerekçesi:

Bir vergi mükellefi hakkında “Mükellef genel esaslara tabidir” ancak “KDV iade talepleri yönünden özel esaslara tabidir.” notu görülmekte ve mükellef koşarak vergi dairesine gitmektedir. Mükellef vergi dairesinde ihtiyaca uygun cevaplar alabilmekte midir?  Mükellefin birinci derece ulaşabileceği yer olan vergi dairesinden başka derdini anlatacak yer var mıdır? Sabah bir uyanmışsınız hakkınızda “tespit” var.

Giriş

Hak arama hürriyeti vatandaşlarımıza Anayasa ile verilmiştir. Bütün kanunlar Anayasa’ya uygun olmak zorundadır.

“A. Hak arama hürriyeti Madde 36 –

 Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”

Anayasa’da da bahsedildiği gibi savunma hakkı meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle kullanılır.

Bu çalışmada hakkında Sahte Belge Düzenleme Tespiti olan mükelleflerin uğradıkları durumlardan bahsedilecektir.

Vergi Uygulamalarında “Tespit” müessesesi

Tespit etmek, “…bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama, bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme, belirleme…” anlamında kullanılmaktadır. Vergi uygulamalarında tespit etme işi esasında bir yapay zeka vasıtasıyla  yerine getirilmektedir. Bu yapay zeka risk analiz merkezi ve KDVİRA modellemeleri ile olmaktadır. Mükellefin ve uygulayıcıların bilmedikleri daha bir çok modelleme olduğunu bilmektedir. Bu idarenin bir iç işlemidir. Ancak üzerinde durduğumuz konu yapay zeka gerçekten de vergi mükelleflerini tespit edebiliyor mu acaba? Yukarıda değindiğimiz gibi tespit etmek bir şeyi yerinden oynamaz hale getirmek demek ise tespit, yani bir şüphe ve matematiksel hesaplamalara dayanarak mükellefi bir duruma koyma işlemi ve takiben dava konusu olma işlemi idareyi şahsımızca çok fazla yormaktadır. Bu durumun kaya gibi bir problem olduğunu düşünmekteyiz. Sistem tarafından listelenen (tespit edilen demiyoruz çünkü kelimenin kök itibariyle yanlış bir ifadedir.) mükellefler  özel esaslara alınma sürecinde önce  “tablo 2b” denen listeye alınmaktadır. Mükellefler tablo 2b ye düzenleme tespiti ile alınmaktadır. Bu tespite uğrayan yani bu listeye alınan mükellefler birinci alt olmaları durumunda bir yukarı mükellef KDV iadesi alamamaktadır. Vergi dairesi mükellefin ide talebini hiçbir şekilde yerine getirmemektedir. Mükellef bu baskı altında tablo 2b de olan mükelleflerin alım faturalarını kayıtlarından çıkarmadan iadelerini alamamaktadır. Mükellef hiçbir haberi olmadığı bu durumdan ötürü artık satış faturası “teslim” gerçekleşse bile düzenleyemeyecektir. Halbuki ceza ve ceza tedbiri yerine geçecek güvenlik tedbirleri Anayasa gereği kanunla konulmaktadır. Kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular, delil olarak kabul edilemez. Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

İdare, tablo 2b de olan ve hakkında tespit olan mükelleften mal ve hizmet alımı yapan mükellefin adeta başvurma ve kendini anlatma hakkını görmezden gelebilmektedir. Yine anayasaya göre:

Anayasa Madde 40 – Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Mükellefin birinci elden ulaşabildiği tek yer olan vergi dairesinin konuyla ilgili yapacağı tek şey tablo 2b ye alınan mükellef hakkında yoklama çıkarmak ve takiben vergi dairesinde bir komisyon oluşturarak tablo 2b deki mükellefi değerlendirerek hakkında kanaate varmaktır. Esasında işin muhatabı merkezi risk analiz sistemidir.

Mükellef genel esaslara tabi olduğu halde KDV iade talepleri yönünden özel esaslarda olabilir mi?

Cevap idareye göre EVET yargıya göre HAYIR. Bir mahkeme kararı örneği sunarak yazımızı sonlandırıyoruz.

İstanbul Vergi Mahkemesinin konuyla ilgili aşağıdaki şekilde bir kararı mevcuttur :

“…Davacı tarafından, KDV iade talepleri yönünden  KDV uygulama genel tebliğindeki özel esaslara  – kod listesine alınmasına dair işlemin; idari işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu, idarenin tek taraflı işlemi nedeniyle ticari hayatın olumsuz etkilendiği, kendisinden mal ve hizmet alımında bulunan diğer mükelleflerin KDV iadelerini alamamaları nedeniyle kendilerinden alış verişi kestiği, uygulamanın başta Anayasaya aykırı olduğu, söz konusu işlemin  telafisi güç ve imkansız zararlara da sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu iddia olunarak iptali istenmektedir.

Bu durumda, davalı idarece, dava dosyasına ibraz edilen … tarihli SMİYB düzenleme, Kullanma ve Olumsuz Tespit Durumu system çıktısında “Mükellef Genel Esaslara Tabidir” notu görülmekle birlikte hemen altında “İade Taleplerinde KDV Genel Uygulama Tebliği’nin Özel Esaslar Bölümündeki Usul ve Esaslar Geçerlidir.” Notunun düşüldüğü, yukarıda değinilen özel esaslara ilişkin tebliğde, nakden ve mahsuben iade taleplerinin  bu bölümdeki özel esaslara göre  yerine getirileceğinin  belirtildiği, özel esaslara alınma işlemi ile  dava dosyasına sunulan olumsuz tespit durumuna ilişkin sorguda belirtilen durumun aynı mahiyette olduğu sonucuna varılmıştır. ..”

Bu durumda bu şekilde yasal dayanağı olmadan yapılan sınıflandırma , vergi barışını bozucu etki yaratacağı gibi Anayasa’da  güvence altına alınan kişi hak ve hürriyetlerine de aykırılık teşkil eder. Dolayısı ile yasal dayanağı olmadan, hukuka aykırı bir biçimde idarenin kendi içinde oluşturduğu bir sınıflandırma ile  OLUMSUZLUK TESPİT EDİLEN MÜKELLEFLER LİSTESİ olarak adlandırılan listede yer alması mümkün değildir.

Diğer bir sorun ise şudur, görüldüğü gibi yargı erki mükelleflerin genel esaslarda olduğu halde KDV iadesi yönünden özel esaslara tabi olmasını kabul etmemekte. İkisinin aynı olduğunu belirtmektedir. Bu durumda yargıya başvurduğunuzda hakkınızda verilen kararda KDV iadesi yönünden bir karar yok ise idare size olumsuzluk tespit edilen mükellefler listesinden çıkarmayacaktır. Bir dahaki yazımızda bu durum ele alınacaktır.

Faydalı olması dileklerimle…

Exit mobile version