Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

KDV İadesi Talep Eden Mükelleflerin Düzeltme Sorunsalı – Muharrem ÖZDEMİR, YMM

KDV İadesi Düzeltme

Muharrem ÖZDEMİR
Yeminli Mali Müşavir
E. Defterdar
İstanbul Atlas Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi
m.ozdemir@vdd.com.tr

I.GİRİŞ:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜ “Vergi Hatalarını Düzeltme ve Reddiyat” başlığı altında düzenlenmiş olup, 116-126. maddelerinde konu ile ilgili düzenlemelere gidilmiştir.

Kanunun 116 ncı maddesinde vergi hatasının; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu belirtilerek, 117 nci maddesinde; hesap hataları, 118 nci maddesinde ise vergilendirme hataları kapsamına giren hususlar sayılmış, aynı kanunun 122 nci maddesinde mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri, 124 ncü maddesinde de; vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikâyet yolu ile Hazine ve Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri belirtilmiştir.

Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117 ve 118 inci maddelerde iki ayrı grup halinde düzenlenmiştir.

Belirtilen kurallara göre bir vergilendirme işleminde vergi hatasından söz edebilmek için ortada açık biçimde vergi miktarında fazlalık veya eksikliğe ya da vergi yükümlülüğünün saptanmasına neden olan yanlışlıkların bulunması gerekmektedir.

Bu düzenlemelerle, idarece yapılacak re’sen düzeltme işlemleri veya düzeltme talebi üzerine tesis edilecek işlemler, bunlara karşı dava yolu ve düzeltme süreleri ayrı ayrı gösterilmiş, böylece uyuşmazlıkların, yargıya intikal etmeden çözümlenebilmesine olanak sağlamıştır.

Bu kapsamda, Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından vergi miktarında fazlalık veya eksikliğe mahal bırakmamak için KDV iade kontrol raporuna veya vergi müfettişleri tarafından düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden KDV beyanlarının düzeltilmesi aksi takdirde özel esaslara ilişkin hükümlerin Dairece re’sen uygulanacağı bildirilmektedir.

Böyle bir durumda, KDV iadesi talebinde bulunan mükellefin mal alımında bulunduğu birinci alt firmanın KDV iadesi risk analiz kontrolü özel esas kontrol segmentinde OEK 07- kontrol segmentinde[1] “sahte belge düzenleme olumsuz raporu” kapsamında olduğundan mal alımına tekabül eden katma değer vergisinin düzeltilmesi KDV Genel Uygulama Tebliğinin[2] (IV/E) bölümünde “Özel Esaslar” düzenlenmiş olan bölümün “3.5. Haklarında Sahte Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar” ve “4.5. Haklarında Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Kullanma Tespiti Bulunanlar” başlıklı bölümlerine göre talep edilmektedir.

Söz konusu döneme ait ve mal alımına tekabül eden katma değer vergisinin düzeltilmesinin istenilmesi halinde mükellefin KDV iadesi talep edip etmemesine bağlı olarak iki ana yol izlenerek yapılacaktır.

II.KDV BEYANLARININ DÜZELTİLMESİ

II.1. KDV iadesi talep etmeyen mükelleflerde Düzeltme

60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin[3] “7.3.Düzeltme Beyanı” başlıklı bölümünde; KDV mükellefleri tarafından geçmiş vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bir düzeltme beyannamesi verilmesi halinde, en son KDV beyannamesi de dahil olmak üzere aradaki tüm KDV beyanlarının buna göre düzeltilmesi gerekmektedir.

Ancak, düzeltme beyannamesinin verildiği dönemden en son vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesine kadar, bu düzeltme neticesinde aradaki vergilendirme dönemlerinde ödenecek bir vergi çıkmaması kaydıyla, her bir dönem için ayrı ayrı düzeltme beyannamesi verilmesine gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu tür durumlarda düzeltmenin yapıldığı vergilendirme dönemi ile en son vergilendirme dönemine ilişkin, düzeltme beyannamesi verilmesi yeterli olacaktır.” denilmektedir.

Örnek:

2019/Mayıs döneminde mal alımında bulunduğu 1.alt firma hakkında sahte belge düzenleme tespiti yönünden esas esaslarda bulunduğu ve 8.020 TL matraha tekabül 641,60 TL katma değer vergisinin beyanlardan tenzili talep edilmiştir.

Mükellef kurumun, 2019/05-2023/04 dönemlerinde ödenecek katma değer vergisi çıkmadığı ve 2023/04 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin 123.023,80 TL olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, düzeltme beyannamesinin verildiği 2019/05 döneminden, en son vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesi olan 2023/04 dönemi beyannamesi kadar bu düzeltme neticesinde aradaki vergilendirme dönemlerinde ödenecek bir vergi çıkmaması nedeniyle her bir dönem için ayrı ayrı düzeltme beyannamesi verilmeyecek olup, sadece en son vergilendirme dönemi olan katma değer vergisi beyannamesinin düzeltilerek sonraki döneme devreden katma değer vergisi tutarının (123.023,80 TL – 641,60 TL) = 122.382,20 TL olarak düzeltilmesi kâfi olacaktır.

II.2. KDV iadesi talep eden mükelleflerde Düzeltme

Mal ve hizmet ihracından dolayı indirim yolu ile giderilemeyen KDV’nin nakden veya mahsuben iadesinin talep edilmesi durumunda (iade miktarının belirlenmesi yönünden sonraki döneme devreden KDV tutarı önem arz ettiğinden) KDV mükellefleri tarafından geçmiş vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bir düzeltme beyannamesi verilmesi halinde, en son KDV beyannamesi de dâhil olmak üzere aradaki tüm KDV beyanlarının buna göre düzeltilmesi gerekmektedir.

Buna göre, KDV iade talebinin bulunması nedeniyle düzeltme beyannamesinin verildiği dönemden en son vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesine kadar her bir dönem için ayrı ayrı düzeltme beyannamesi verilmesi gerekmektedir.[4]

Yine, Gelir İdaresi Başkanlığının 30.12.2021 tarih ve 156270 sayılı yazısında, “İade hakkı doğuran işlemleri bulunan mükelleflerin indirim yolu ile gideremedikleri KDV’nin nakden veya mahsuben iadesini talep etmeleri durumunda (iade miktarının belirlenmesi yönünden sonraki döneme devreden KDV tutarı önem arz ettiğinden) KDV mükellefleri tarafından geçmiş vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak bir düzeltme verilmesi halinde, en son KDV beyannamesi dahil olmak üzere aradaki TÜM KDV beyanlarının buna göre düzeltilmesi gerekmektedir.” denilmektedir.

Örnek:

2019/Mayıs döneminde mal alımında bulunduğu 1.alt firma hakkında sahte belge düzenleme tespiti yönünden esas esaslarda bulunduğu ve 8.020 TL matraha tekabül 641,60 TL katma değer vergisinin beyanlardan tenzili talep edilmiştir.

Mükellef kurumun, 2019/05-2023/04 dönemlerinde ödenecek katma değer vergisi çıkmadığı ve 2023/04 döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin 123.023,80 TL olduğu ve mükellef, KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre ihracat işlemleri nedeniyle KDV iadesi talep ettiği anlaşılmaktadır.

Buna göre, İhracat işlemleri nedeniyle düzeltmeye konu beyannamelerde ödenecek KDV çıkmaması halinde bile tek bir düzeltme beyannamesi verilemeyecek olup, mükellefin KDV iade talebi bulunduğu için düzeltme beyannamesi verildiği dönemden (2019/05), en son vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesine kadar (2023/04) her bir dönem için AYRI AYRI düzeltme beyannamesi verilmesi gerekmektedir.

III. EL NETİCE

Mükellefin, KDV iadesi alıp almamasına bağlı olarak katma değer vergisi beyannamelerinin ayrı ayrı düzeltilmesinin istenilmesi, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve bu Kanuna bağlı yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinde düzenlenmiş bir husus değildir.

Bakanlığın, özelgeler ve genel yazılarla, 2019/05 döneminde mal alımı nedeniyle 641,60 TL’lik KDV’nin tenzil edilmesinin istenilmesi nedeniyle 2019/05-2023/04 dönemi katma değer vergisi beyannamelerinin tek tek düzeltilmesi halinde, düzeltilen 48 adet beyanname ve her beyanname başına 194,60 TL damga vergisi olduğu düşünüldüğünde münhasıran bu düzeltme nedeniyle 9.340,80 TL iş gücü hariç ek mali külfet doğması vergilemede adalet ilkesini zedeleyen bir unsurdur.

Dip Notlar:

[1] Mükellef şahsın ortak ve/veya kanuni temsilci olduğu şirket/şirketlerin ortakları ve kanuni temsilcileri hakkında SMİYB düzenleme raporu bulunmasını ifade eder.

[2] 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

[3] 08.08.2011 Tarih Ve KDVK-60/2011-1 Sayılı KATMA DEĞER VERGİSİ SİRKÜLERİ/60

[4] İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü’nün 02.07.2013 tarih ve 39044742-KDV.11-954 özelgesi

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”]
Bu makalenin tüm hakları www.alomaliye.com’a aittir. İktibas belirtilmeden ve linkimiz verilmeden (kaynak belirtilmeden) tamamı ya da bir kısmı herhangi bir ortamda (yazılı-görsel-işitsel-sanal-bulut-eğitim vb. ortamlar) kullanılamaz. Aksi  kullanımlarda gerekli yasal işlemler yapılır.
[/vc_message][vc_column_text]

Exit mobile version