T.C
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2025/3396
Karar No. 2025/5393
Tarihi: 25.06.2025
Kararın Tam Metni Analizi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 25.06.2025 tarihli, Esas No. 2025/3396 ve Karar No. 2025/5393 sayılı kararı, iş hukuku alanında önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. Bu karar, iş müfettişi raporlarına karşı itiraz sürecinde tebliğ usulünün nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin kritik bir hüküm içermekte olup, savunma hakkı ve hak arama hürriyetini ön plana çıkarmaktadır. Aşağıda, kararın tam metnini detaylıca analiz ederek, bölümlere ayırarak incelenecektir. Analiz, metindeki unsurları adım adım ele alacak şekilde yapılandırılmış olup, yanlış bilgi vermemek adına doğrudan metne dayalıdır. Hukuki terimler ve gerekçeler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddeleriyle bağlantılı olarak değerlendirilecektir.
1. Kararın Genel Bilgileri ve Yapısı
- Daire ve Numaralar: Karar, Yargıtay’ın iş hukuku uyuşmazlıklarını inceleyen 9. Hukuk Dairesi tarafından verilmiştir. Esas numarası 2025/3396, karar numarası 2025/5393’tür. Karar tarihi 25.06.2025 olup, oy birliğiyle alınmıştır.
- Usul Süreci: Dosya, davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine incelenmiştir. Ön inceleme sonrası temyiz dilekçesi kabul edilmiş, Tetkik Hâkimi raporu dinlenmiş ve dosya belgeleri değerlendirilmiştir.
- Kararın Yapısı: Metin, standart Yargıtay karar formatını izler: Dava, Cevap, İlk Derece Mahkemesi Kararı, İstinaf, Temyiz (Sebepler ve Değerlendirme), Karar bölümlerinden oluşur. Bu yapı, hukuki sürecin kronolojik akışını yansıtır ve uyuşmazlığın odak noktasını netleştirir.
Bu karar, iş müfettişi raporlarının tebliğ usulü ve itiraz süresinin başlangıcı konusunda emsal teşkil eder. Uyuşmazlık, temel olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92. maddesinin yorumuna dayanır.
2. Dava Konusu ve Tarafların İddiaları
- Davacının İddiaları (I. DAVA): Davacı (bir şirket), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişi tarafından düzenlenen 29.04.2022 tarihli ve 10540/İNC/21 sayılı inceleme raporunun iptalini talep etmiştir. Raporda, İzmir’deki işyerinde haftalık 45 saat üstü çalışma, 11 saat üstü günlük çalışma, 24 saat içinde kesintisiz 12 saat dinlendirme ihlali ve fazla çalışma ücretlerinin eksik ödenmesi tespitleri yer almaktadır. Rapor, davacıya 04.01.2023’te tebliğ edilmiş olup, davacı raporun içeriğini kabul etmediğini belirterek tüm hüküm ve sonuçlarıyla iptalini istemiştir.
- Davalıların Cevapları (II. CEVAP):
- Davalı Bakanlık vekili, raporun iptal davasının şikayetçi işçiye de yöneltilmesi gerektiğini, itirazın süresinde yapılmadığını ve tespitlerin doğru olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
- Dâhili davalı (işçi İbrahim Özgür), dava dilekçesini tebliğ almasına rağmen cevap vermemiştir.
Bu bölüm, uyuşmazlığın temelini oluşturur: İş müfettişi raporu, işçilik alacakları (fazla mesai ücretleri) açısından bağlayıcıdır ve itiraz hakkı sınırlıdır. Davacı, raporun hukuka aykırı olduğunu iddia ederken, davalı idari tespitlerin geçerliliğini savunur.
3. Alt Mahkeme Kararları
- İlk Derece Mahkemesi Kararı (III): Mahkeme, davayı hak düşürücü süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Gerekçe:
- 4857 sayılı Kanun’un 92. maddesine göre, müfettiş raporlarının işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına 30 gün içinde itiraz edilebilir.
- Raporun “İşverence Yerine Getirilmesi ve Uyulması Gereken Hususlar” başlıklı sonuç bölümü, 13.12.2022’de tebliğ edilmiştir.
- Tam rapor, 04.01.2023’te tebliğ edilmiş olsa da, süre sonuç kısmının tebliğinden başlar ve 12.01.2023’te sona erer.
- Dava, 02.02.2023’te açıldığı için süre aşılmıştır. Mahkeme, savunma hakkının kısıtlanmadığını, zira tam rapora erişim sağlandığını belirtmiştir.
- Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararı (IV): İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Gerekçe, İlk Derece Mahkemesi’nin değerlendirmesinin yerinde olduğu ve itirazın 30 günlük sürede yapılmadığıdır.
Alt mahkemeler, tebliğ usulünü dar yorumlamış ve yalnızca sonuç kısmını yeterli görmüştür. Bu, kararın temyiz edilmesine zemin hazırlamıştır.
4. Temyiz Sebepleri ve Yargıtay’ın Değerlendirmesi
- Temyiz Sebepleri (V.A): Davacı vekili, şu noktalara dayanmıştır:
- Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığı, 13.12.2022 tebliğine ilişkin belge sunulmadığı ve ispat yükümlülüğünün davalıda olduğu.
- Sonuç kısmının tebliğinin yeterli olmadığı, zira dayanak deliller, tutanaklar ve hesaplamalar içermediği; bu haliyle savunma hakkının kullanılamayacağı.
- Anayasa’nın 36. maddesi (hak arama hürriyeti) ihlal edildiği.
- Tam rapor 04.01.2023’te tebliğ edildiği için dava süresinde açılmıştır.
- Yargıtay’ın Değerlendirmesi ve Gerekçesi (V.B): Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığına odaklanır. Yargıtay, alt mahkemelerin hatalı olduğunu hükmetmiştir:
- 4857 sayılı Kanun’un 92/3 maddesi: Müfettiş raporlarının işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına 30 gün içinde itiraz edilebilir.
- Alt mahkemeler, yalnızca sonuç kısmının tebliğini yeterli görmüştür (13.12.2022 tarihi baz alınarak süre aşımı).
- Ancak Yargıtay, bu değerlendirmeyi hatalı bulur: Sonuç kısmında dayanak bilgi, belge ve gerekçe yok; bu tebliğ, itiraz sürecini başlatmaz.
- Rapor, tespitler, tutanaklar ve delillerle bir bütün olarak değerlendirilmelidir. İşveren, savunma hakkı kapsamında tüm içeriği bilmelidir.
- Tam tebliğ (davacıya göre 04.01.2023, davalıya göre 09.01.2023) zorunludur; dava bu tarihten itibaren 30 gün içinde açılmıştır.
- Bu yaklaşım, Anayasa’nın 36. maddesini korur ve idari raporlara karşı etkili itiraz imkanı sağlar.
Yargıtay, tebliğ usulünü geniş yorumlayarak, raporun “bir bütün halinde” tebliğini şart koşmuştur. Bu, idari işlemlerin şeffaflığını vurgular.
5. Karar ve Sonuç (VI)
- Hüküm:
- Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmıştır.
- İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
- Temyiz harcının iadesi ve dosyanın geri gönderilmesi kararlaştırılmıştır.
- Oy Durumu: Oy birliğiyle karar verilmiştir, ki bu içtihadın güçlü kabul edildiğini gösterir.
6. Hukuki Değerlendirme ve Etkileri
- Hukuki Önemi: Karar, iş müfettişi raporlarının tebliğinde “tam metin” zorunluluğunu getirerek, idari yargılamada savunma hakkını güçlendirir. Önceki içtihatlarda (örneğin benzer Yargıtay kararlarında) süre başlangıcı tartışmalı olsa da, bu karar net bir kriter koyar: Sonuç kısmı yetersizdir; dayanaklar dahil tam rapor tebliğ edilmelidir.
- Uygulama Etkileri:
- İşverenler İçin: Müfettiş raporlarına itirazda daha fazla zaman ve savunma imkanı sağlar. Eksik tebliğ durumunda süre başlamaz.
- İşçiler İçin: Rapor tespitleri korunur, ancak işveren itirazı kolaylaşır; işçilik alacaklarının tahsili gecikebilir.
- İdare İçin: Tebliğ prosedürleri revize edilebilir; raporlar tam olarak iletilmelidir.
- Genel Etki: Hak arama hürriyetini (Anayasa m.36) somutlaştırır. Benzer davalarda emsal olabilir, örneğin fazla mesai veya dinlenme hakkı ihlallerinde.
- Potansiyel Eleştiriler: Karar, idari süreçleri uzatabilir; ancak şeffaflık açısından olumlu.
