Dolandırıcılığın Sanayileşmesi (ya da Sektöre Dönüşmesi): Dijital Çağda Dolandırıcılığı Anlama*
Yavuz AKBULAK
SPK Başuzmanı
yavuz.akbulak@spk.gov.tr
Giriş
Dolandırıcılık (fraud) artık istisnai bir durum değil; dijital pazarların sistemik bir özelliğidir. Bu yazıda, ‘Journal Legal Studies’de çıkacak olan “Dolandırıcılığın Sanayileşmesi: Dijital Çağda Dolandırıcılığı Anlamak” (The Industrialisation of Fraud: Understanding Fraud in a Digital Era) başlıklı makaleden yararlanılarak, hukuk teorisinin neden sınai dolandırıcılığı ele alacak şekilde gelişmesi gerektiği açıklanmaktadır.
BBC Radyo 4’ün ‘Sahtekârlık Sırları’ programı (Scam Secrets) izlendiyse, eski dolandırıcıların, aşırı bağlantılı bir dünyada insanın güvenini istismar etmenin ne kadar basit olabileceğini anlattıkları duyulmuştur. Bu hesaplar çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor: Dolandırıcılık artık izole edilmiş hileli eylemler değil, küresel, son derece organize ağların bir parçasıdır. Dolandırıcılık şu anda İngiltere ve Galler’deki tüm suçların yaklaşık yüzde 37-41’ini oluşturuyor ve yılda milyarlarca dolara mal oluyor. Yalnızca 2023 yılında 50 bin poundun üzerinde rapor edilen dolandırıcılığın toplamı 2,3 milyar pounda ulaşmıştır. Bu rakamlar sistemik, ancak ulusötesi ve teknolojik açıdan aşırı yüklü bir sorunun yüzeyini çizmektedir.
1. Kavramsal Bir Değişime Neden İhtiyacımız Var?
Yukarıda bahsedilen son araştırmada ‘dolandırıcılık’ ile neyi kastettiğimizi yeniden düşünmemiz gerektiği ileri sürülüyor. Sahte temsil, ifşa etmeme veya güvenin kötüye kullanılması yoluyla dürüst olmayan avantaj içeren geleneksel tanımlar artık yeterli değildir. Bu unsurlar güncel kalsa da dolandırıcılığın dijital altyapılara yapısal olarak yerleşmesini yansıtmıyor. Dolandırıcılık artık sadece kişilerarası aldatmadan ibaret değildir; mesele artık dijitalleşmiş ekonominin (digitalised economy) mimarisinden yararlanmaktır. Dolandırıcılık, dijitalleşmiş ekonominin içine yerleşmiş olup, geniş ölçekte ve sınırlar ötesinde faaliyet göstermektedir. Biz buna sınai dolandırıcılık (industrialised fraud) diyoruz.
2. Sınai Dolandırıcılığın Ölçeği ve Doğası
Dolandırıcıların bankaların kimliğine bürünmeye yönelik araçlar sunan abonelik tabanlı bir platform oluşturduğu iSpoof vakasını düşünün (R v Steven Cooper, David Park, Tejay Fletcher [2023] EWCA Crim 945). Kullanıcılar sesleri manipüle edebiliyor, şifrelere müdahale edebiliyor ve aramaları yönlendirebiliyor ki; bunların tümü de şık eğitici videolarla destekleniyor. Sonuç? Dünya çapında 10 milyon sahte arama, Birleşik Krallık’ta 43 milyon pound ve dünya çapında 100 milyon pound tutarında bir kayıp. (Birleşik Krallık) Temyiz Mahkemesi, bu ölçeğin ‘daha geleneksel dolandırıcılık yöntemleri kullanıldığında olabilecekten çok daha yüksek’ olduğunu belirtmiştir.
Bu vaka dolandırıcılığın endüstrileşmesini gösteriyor, yani teknoloji, aldatmacanın benzeri görülmemiş bir hız ve erişimde tasarlanmasına, kopyalanmasına ve uygulanmasına olanak tanıyor. Yapay zekâ, otomasyon ve kripto para birimini içeren yeni gelişen teknolojiler yalnızca araç değil; yapısal kolaylaştırıcılardır. Dolandırıcılık artık sistemik bir hal almış ve dijital pazarların dokusuna işlemiş durumdadır.
3. Dolandırıcılığın Dijital Ekonomideki Dayanakları
Dijitalleşen ekonominin yapısal dayanaklar sağlaması nedeniyle dolandırıcılık büyük ölçekte artmaktadır. Bunlar dolandırıcıların ilerlediği güçlü konumlardır. Bunlardan yedi tanesi öne çıkıyor:
- Hiper bağlantı (hyperconnectivity): Herkes potansiyel olarak herkesle, her yerde, her zaman bağlantı halindedir.
- Erişilebilirlik (accessibility): Giriş engellerinin düşük olması, dolandırıcılığın dünya çapında gerçekleştirilebileceği anlamına gelir.
- Veri merkeziliği (data centrality): Büyük Veri, dijital ekonominin can damarıdır.
- Hızlı içerik oluşturma (rapid content creation): Üretken yapay zekâ, geniş ölçekte özgün görünümlü dolandırıcılıklara olanak tanımaktadır.
- Kişiselleştirme (personalisation): Özel mesajlar güven ve acil durum yaratmakta ve geliştirmektedir.
- E-ticaret hızı ve kripto (e-Commerce speed and crypto): Anında ödeme işlemleri ve geri dönüşü olmayan işlemler, dolandırıcılığın hızlı olmasını sağlamakta ve takip edilmesini zorlaştırmaktadır.
- Parçalı sorumluluk (fragmented accountability): Sınır ötesi platformlar ve derleme çatma düzenlemeler (patchy regulation) uygulama boşlukları yaratmaktadır.
Bu dayanaklar, dolandırıcılar için fırsatlar yaratmak ve genişletmekten daha fazlasını yapmakta ve dolandırıcılığın normlarını ve yöntemlerini yeniden şekillendirerek dolandırıcılığı daha hızlı, daha büyük ve tespit edilmesi daha zor hale getirmektedir.
4. Dolandırıcılığın Yaşam Döngüleri: Yaklaşım, Etkileşim, Dönüştürme
Sınai dolandırıcılığı anlamak için yaşam döngüleri açısından düşünmek yararlı olacaktır:
- Yaklaşma aşaması (approach stage): Dolandırıcılar temelleri atmaktadır: veri toplamak, güven oluşturmak veya toplu kimlik avı kampanyaları düzenlemek.
- Etkileşim aşaması (interaction stage): Bazı dolandırıcılıklar doğrudan etkileşimi içerir, bazıları ise içermez. Örneğin, yapay zekâ odaklı dolandırıcılık, insan etkileşimi olmadan kişiselleştirmeyi başarabilmektedir.
- Dönüştürme aşaması (outbound stage): Nakde çevirme aşaması genellikle ulusötesi olarak çalışan kripto para birimini veya para katırlarını içermekte ve bu durum dolandırıcılık gelirlerinin geri alınmasını zorlaştırmaktadır.
5. Güvenlik Açığı ve Güvene İlişkin Etkiler
Dolandırıcılık evrensel güvenlik açığından yararlanır. Martha Fineman’ın öne sürdüğü gibi, kırılganlık “temel bir insanlık durumudur” (a primal human condition). Hiper bağlantılı bir dünyada, zenginlik, eğitim veya sosyal statü ne olursa olsun herkes duyarlıdır. Dolandırıcılar, kurbanları manipüle etmek için güveni, acil durumu ve kişiselleştirmeyi silah haline getirmektedir. O halde soru, hukuk ve politikanın dijital ekonomilere katılımı baltalamadan kırılganlıkları nasıl giderebileceğidir.
6. Dolandırıcılığın Temel Normlarını Yeniden Çerçevelendirme
Ceza hukuku açısından bakıldığında sınai dolandırıcılık, dolandırıcılığın araçlarını, amaçlarını ve hatasını yeniden şekillendirmektedir:
- Anlamı (means): Sahte temsilin ötesinde, dolandırıcılık artık yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriği ve algoritmik hedeflemeyi de içermektedir.
- Amaç (purposes): Veri ve bilgi sermayesi merkezidir ve geleneksel olarak kazanma veya kaybetme niyetine odaklanmanın yanında yer alır.
- Hata (fault): Abartı, otomasyon ve sahtekârlığın giderek normalleştiği dijital toplumda sahtekârlık normları değişmektedir.
7. Peki, Bu, Hukuk ve Politika Açısından Ne Anlama Gelir?
Yasal ve politik tartışmalarda ‘dolandırıcılık’ sıklıkla durağan bir olay olarak ele alınır ama öyle değildir. Dolandırıcılığın anlamları dinamik olup, teknolojik ve ekonomik dönüşümlerle şekillenmektedir. Dolandırıcılığı baskın bağlamına yerleştiren kavramsal bir çerçeve olmadığında, dolandırıcılıkla mücadele stratejilerini sallantılı temeller üzerine inşa etme riskiyle karşı karşıya kalırız. Baskın bağlam artık dijitalleşmiş ekonomidir.
Dolandırıcılık, ceza hukuku kullanılarak kolayca ortadan kaldırılamaz. Kriminalizasyon ve düzenleme, risk yönetimi ile sosyal hoşgörü arasında bir denge kurmalıdır. Teknolojik yenilik, dolandırıcılığın kalıcı bir özelliğidir ve ‘siber’ ve ‘geleneksel’ dolandırıcılık arasındaki ayrımı gereksiz hale getirir. Politika reaktif stratejilerin ötesine geçmelidir. İlk adım olarak dijital terminolojinin yasal çerçevelere yerleştirilmesi kritik öneme sahiptir. Buna yapay zekâ tarafından oluşturulan dolandırıcılık; yapay zekâ destekli dolandırıcılık; yapay zekâya bağlı dolandırıcılık, büyük teknoloji ve insan dışı teknik sistemler (botlar gibi) dâhildir. Aynı derecede önemli olan, kripto dolandırıcılığı gibi hızlı, geri dönüşü olmayan işlemlerin suç sayılmasının sınırlarının tanınmasıdır.
Sonuç: Dijital Gelecek Ceza Hukukunun Geleceğidir
Dolandırıcılık artık istisnai bir durum değil; dijitalleşmiş ekonominin sistemik bir özelliğidir. Dolandırıcılığın sanayileşmesi önemli bir kavramsal değişime işaret etmektedir. Dolandırıcılığın dayanak noktalarını ve yaşam döngülerini anlayarak suç haline getirme ve düzenleme konusunda daha ilkeli tartışmalar inşa edilebilir. Bir nokta açıktır: dolandırıcılık ortadan kalkmayacak. ‘Scam Secrets’ programının da bize hatırlattığı gibi dolandırıcılar çevik, yaratıcı ve acımasızdır. Yasal çerçevelerimiz de aynı derecede dinamik olmalıdır.
Dipnot:
* Bu derlemede yer alan görüşler makale yazarı ‘Jennifer Collins’e ait olup derleyenin çalıştığı kurumu bağlamaz, derleyenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Derlemedeki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler derleyene aittir. Bu derlemede yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir konuda hukuki ve/veya finansal tavsiye olarak yorumlanmamalıdır. İşbu derlemenin dayanağı olan kaynağın künyesi şöyledir: “Jennifer Collins (Associate Professor in Law, University of Bristol Law School), The Industrialisation of Fraud: How Digital Economies are Redefining Fraud, University of Bristol Law School Blog, December 8, 2025, < https://legalresearch.blogs.bris.ac.uk/2025/12/the-industrialisation-of-fraud-how-digital-economies-are-redefining-fraud/ > Erişim Tarihi: 28 Ocak 2026”.
Finansal Destek: Bu derleme çalışmanın yazarı Yavuz Akbulak, bu çalışmanın araştırılması, yazarlığı veya yayınlanması için herhangi bir finansal destek almamıştır.
Yazarın Katkısı: Bu derleme çalışma yalnızca yazar tarafından hazırlanmıştır.
Çıkar Çatışması/Ortak Çıkar Beyanı: Yazar, derleme çalışmanın içeriğiyle ilgili herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan eder.
Yapay Zekâ Kullanımı: Yazar, bu derleme çalışmanın oluşturulmasında hiçbir yapay zekâ aracı kullanılmadığını beyan eder.
Yazan: Jennifer Collins
[Derleyen: Yavuz AKBULAK-SPK Başuzmanı]
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”] Sorumluluk Beyanı ve Hukuki Haklarımız [/vc_message][vc_column_text]
