Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Finansal Bilgilerin Şirket Çalışanlarıyla Paylaşılması Esasına Dayalı Yönetim Anlayışı – Yavuz AKBULAK, SPK Başuzmanı

“Finansal Bilgilerin Şirket Çalışanlarıyla Paylaşılması Esasına Dayalı Yönetim” Anlayışı*

Yavuz AKBULAK
SPK Başuzmanı
yavuz.akbulak@spk.gov.tr

Giriş

Finansal bilgilerin şirket çalışanlarıyla paylaşılması esasına dayalı yönetimin tanımları farklılık gösterse de, genel olarak aşağıdaki bileşenleri içerdiği kabul edilmektedir:

Kısaca “finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim” (open-book management) diyebileceğimiz bu yönetim biçimi, çalışanların her seviyesine, kuruluşun performansını anlamalarına yardımcı olmak için önemli finansal ve operasyonel verilere erişim imkânı sağlayan bir iş ya da işletme felsefesidir. Buradaki amaç, işletme liderliği ile personel arasında şeffaflık yaratmak ve herkesi birer işletme sahibi gibi düşünmeye ve hareket etmeye teşvik etmektir.

Bu, geleneksel olarak sadece üst yönetime açık olan kâr marjları, gelir hedefleri, maliyet yapıları ve şirket genelindeki performans ölçütleri gibi bilgilerin paylaşılması anlamına gelir. Çalışanlar, bu erişim düzeyiyle, şirketin finansal performansına ve finansal sağlığına katkıda bulunan bilinçli kararlar alma yetkisine sahip olur.

Bu yaklaşım sadece rakamları paylaşmakla kalmaz; çalışan sahipliği kültürünü de teşvik eder. Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim ayrıca, çalışanlara finansal verileri nasıl yorumlayacaklarını öğretmeyi ve günlük sorumluluklarını daha geniş iş (faaliyet) sonuçlarına bağlamayı da içerir. İşletme liderleri, ekiplerin bireysel katkılarının kârlılığı ve büyümeyi nasıl etkilediğini anlamalarına rehberlik eder. Bu yöntem iyi uygulandığında, hesap verebilirliği, güveni ve ortak bir amaç duygusunu geliştirir.

1. Terimin Kökenleri ve Evrimi

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim, “Inc.” dergisinden[1] John Case tarafından ortaya atılan ve 1993 yılında kullanılmaya başlanan bir yönetim terimidir. Bu kavramın en belirgin başarısı, Jack Stack ve SRC Holdings’deki ekibi tarafından elde edilmiştir.

Bu yönetim anlayışı, moda bir terim olarak ortaya çıkmamış; bir ihtiyaçtan, çalışanları iş başarısına daha derinlemesine dâhil etme arzusundan doğmuştur. Radikal bir deney olarak başlayan bu yaklaşım, günümüzde sektörler genelinde kullanılan ve iş liderleri tarafından onaylanan yapılandırılmış bir finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim çerçevesine dönüşmüştür.

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetimin temelinde, çalışanların aldığı bilgilerin yalnızca işlerini etkili bir şekilde yapmalarına yardımcı olmakla kalmayıp, şirketin genel olarak nasıl performans gösterdiğini anlamalarına da yardımcı olması gerektiği fikri yatmaktadır. John Case tarafından bu konuda yapılan bir çalışmaya göre, “bir şirket, çalışanları kendilerini ücretli işçilerden ziyade işletmenin ortakları olarak gördüklerinde en iyi performansı gösterir”. Bu teknik, çalışanlara şirkete ilişkin tüm ilgili finansal bilgileri vererek, çalışan olarak daha iyi kararlar almalarını sağlamaktır. Bu bilgiler, gelir, kâr, satılan malın maliyeti, nakit akışı ve işletme giderlerini içerir, ancak bunlarla sınırlı değildir.

Jack Stack, yukarıda bahsedilen kitabında finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim pratiğinde üç temel ilke kullanmaktadır. Söz konusu yönetim için temel kurallar şunlardır:

Benzer şekilde, John Case de finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim politikasını üç ana noktayla açıklamıştır: (i) Şirket, finansal bilgileri ve kritik verileri tüm çalışanlarla paylaşmalıdır. (ii) Çalışanlar, şirketi iyileştirecek yönde rakamları değiştirmeye teşvik edilmelidir. (iii) Çalışanlar, şirketin refahından pay almalıdır.

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetimin kökenlerine ve evrimine aşağıda yer verilmektedir.

2. Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetim Etkin midir?[2]

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim, doğru yapıldığında sadece etkin değil, hem çalışanlar hem de işletme sonuçları için dönüştürücüdür. Bu yönetim modeli iş yeri dinamiklerini yukarıdan aşağıya, bilmesi gerekenler odaklı bir ortamdan, güven, ortak sorumluluk ve paranın daha iyi anlaşılması kültürüne dönüştürür.

Çalışanlara maaş bilgileri dâhil olmak üzere finansal ölçütler hakkında bilgi verildiğinde ve bunları nasıl yorumlayacakları öğretildiğinde, günlük kararlarının şirketin kârlılığına nasıl katkıda bulunduğunu daha iyi anlarlar. Bu anlayış genellikle daha bilinçli kararlar alınmasına, daha iyi kaynak yönetimine ve yenilikçi problem çözmeye yol açar.

En çok belirtilen faydalardan biri de artan çalışan bağlılığıdır. Performanslarının kârlılığı nasıl etkilediğini anlayan çalışanlar, rollerine daha fazla yatırım yapma eğilimindedir.

Bu bağlılık, daha yüksek verimliliğe, daha düşük işten ayrılma oranına ve departmanlar arası daha güçlü işbirliğine dönüşür. Birçok kişinin “sahiplik zihniyeti” (ownership mindset) olarak adlandırdığı bir durum yaratır; burada farklı seviyelerdeki insanlar sadece görevleriyle değil, kuruluşun daha geniş başarısıyla da motive olur.

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim, özellikle eğitim, düzenli güncellemeler ve açık iletişim döngülerini içeren yapılandırılmış bir yönetim çerçevesiyle birleştirildiğinde son derece etkindir. Verilerin yanlış yorumlanmasını önlemeye yardımcı olur ve şeffaflığın gerçekten eyleme dönüşmesini sağlar.

Geleneksel yönetim felsefesi, bilgiyi en üst kademede sıkı bir şekilde saklarken; finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim felsefesi bunu tersine çevirerek verilerin kuruluş genelinde erişilebilir olmasını sağlar. Aradaki fark güven, katılım ve başarının paylaşılma biçiminde yatmaktadır.

Bakış Açısı Geleneksel Yönetim Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetim
Bilgi paylaşımı Finansal veriler yalnızca işletme liderliği kadrosuna açıktır. Finansal bilgiler çalışanlarla açıkça paylaşılmaktadır.
Karar verme Kararlar merkezi ve yukarıdan aşağıya doğru alınır. Çalışanlar bilinçli kararlar vermeye teşvik edilmektedir.
Çalışan katılımı Sadece atanmış görevler ve rollerle sınırlıdır. Çalışanlar şirket hedeflerine ve finansal sonuçlara dâhil edilmektedir.
Şeffaflık düzeyi Bilgiler, yalnızca gerekli olduğu durumlarda paylaşılır. Anlaşılması gereken bilgilere öncelik vererek çalışılmaktadır.
Motivasyon yaklaşımı Emirler, uyum ve denetim marifetiyle yönlendirilir. Sahiplenme, özerklik ve kavrayışla yönlendirilmektedir.
Performans anlayışı Çalışanlar nadiren yaptıkları işin etkisinin farkındadır. Çalışanlar, çalışmalarının finansal sonuçları nasıl etkilediğini takip edebilmektedir.
Strateji uygulaması Strateji, ön saflardaki personelin çok az katkısıyla liderler tarafından belirlenir. Çalışanlar, stratejiyle uyumlu, şeffaf olmayan projelerde yer almaktadır.

3. Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetimin Temel İlkeleri

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim sadece finansal bilgileri/verileri (yani defterleri) açmakla ilgili değil; insanların iş yerinde düşünme ve hareket etme biçimlerini değiştirmekle ilgilidir. Özünde, şeffaflığı gerçek iş sonuçlarına dönüştüren ve parayı etkili bir şekilde yöneten birkaç temel ilke vardır. Bu ilkeler hem günlük operasyonlara hem de uzun vadeli stratejiye rehberlik eder.

4. Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetim Sisteminin Çalışanlar ve İşverenler İçin Faydaları

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim, şeffaflığın bir ayrıcalık değil, uygulama olduğu bir kültür yaratır. Bilgi paylaşıldığında, güven inşa edildiğinde ve herkes başarıya yatırım yaptığında hem çalışanlar hem de işverenler kazanır. Bu yaklaşımın her iki tarafa da nasıl fayda sağladığı ve hizmet kalitesini nasıl iyileştirdiğine dair hususlar aşağıda verilmektedir:

5. Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetimle İlgili Yaygın Yanlış Anlamalar

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim, özellikle finansal bilgileri gizli tutmaya alışmış yöneticiler için ilk başta radikal gelebilir. Ancak tereddütlerin çoğu, mitlerden ve yanlış anlamalardan kaynaklanmaktadır. En yaygın yanlış anlamalardan bazılarını açıklığa kavuşturalım.

6. Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetime Geçiş ve Şeffaflığın Sürdürülmesinde İnsan Kaynakları ve İşletme Liderliğinin Rolü

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetime geçiş, bir düğmeye basmakla ilgili değil; bir zihniyet oluşturmakla ilgilidir. Bu geçiş, dikkatli planlama, sürekli eğitim ve liderlik desteği gerektirir. Bir şirketin süreçlerine ve kültürüne şeffaflığı entegre etmeye başlamanın yolları aşağıda sunulmuştur.

Öte yandan, insan kaynakları ve işletme liderliği, finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetimin canlı ve etkili kalmasında çok önemli bir rol oynar. Onların sürekli bağlılığı, şeffaflığın tek seferlik bir girişimden öteye geçerek, işleyişi gösteren kalıcı bir kültüre dönüşmesini sağlar.

Sonuç:

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim anlayışı, şeffaflık, finansal okuryazarlık ve çalışan katılımı ile tanımlanır. Model finansal bilgilerin açıkça paylaşılmasını, çalışanların iş metriklerini anlamaları için eğitilmesini ve karar alma süreçlerine aktif olarak dâhil edilmelerini içerir. Bu özellikler, çalışanların bireysel çabalarını kurumsal hedeflerle uyumlu hale getirerek ve finansal rakamları anlayarak şirket başarısına anlamlı bir şekilde katkıda bulunmalarını sağlar.

Bu yönetim stratejisi, finansal ve operasyonel verilerin çalışanlarla paylaşılmasına odaklanır. Bu strateji, personelin bu bilgileri yorumlaması için eğitilmesini, bireysel rolleri şirket performansına bağlayarak hesap verebilirliğin teşvik edilmesini ve hedef belirlemeye katılımın özendirilmesini içerir. Bu strateji, güven oluşturur, çalışanları motive eder ve kuruluş genelinde daha iyi karar alma süreçlerini destekler.

Anılan yönetimin nihai amacı, sahiplenme ve hesap verebilirlik kültürünü yaratmaktır. Şirketler, işletme bilgilerini şeffaf hale getirerek ve çalışanları bu bilgileri anlamaya dâhil ederek, performansı iyileştirmeyi, motivasyonu artırmayı ve tüm çabaları ortak finansal ve operasyonel hedeflere yönlendirmeyi amaçlar.

Finansal bilgilere dayalı katılımcı yönetim, finansal tabloların, önemli finansal verilerin ve şirket performans ölçütlerinin çalışanlarla açıkça paylaşıldığı bir liderlik yaklaşımını ifade eder. Şeffaflığı, eğitimi ve işbirliğini teşvik ederek çalışanların işletmenin finansal sağlığını anlamalarını ve başarısına aktif olarak katkıda bulunmalarını sağlar.

Eğitim, çalışanların rollerine göre uyarlanmış finansal okuryazarlık programlarını içerir ve gelir tablolarını, nakit akışlarını ve temel ölçütleri okumayı öğretir. Düzenli atölye çalışmaları, pratik örnekler ve sürekli koçluk, çalışanların iş bağlamını kavramalarına yardımcı olur ve şirket hedefleriyle uyumlu daha iyi karar verme için verileri anlamlı ve uygulanabilir hale getirir.

* Bu derleme çalışmada yer alan görüşler derleyene ait olup derleyenin çalıştığı kurumu bağlamaz, derleyenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Derleme çalışmadaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler derleyene aittir. Bu derleme çalışmada yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir konuda hukuki ve/veya finansal tavsiye olarak yorumlanmamalıdır.

Finansal Destek: Bu derleme çalışmanın yazarı Yavuz Akbulak, bu çalışmanın araştırılması, yazarlığı veya yayınlanması için herhangi bir finansal destek almamıştır.

Yazarın Katkısı: Bu derleme çalışma yalnızca yazar tarafından hazırlanmıştır.

Çıkar Çatışması/Ortak Çıkar Beyanı: Yazar, derleme çalışmanın içeriğiyle ilgili herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan eder.

Yapay Zekâ Kullanımı: Yazar, bu derleme çalışmanın oluşturulmasında hiçbir yapay zekâ aracı kullanılmadığını beyan eder.

İşbu derleme çalışmanın dayandığı başlıca kaynaklar şunlardır:

[1] “Inc.”, 1979 yılında kurulan ve New York merkezli bir Amerikan iş dünyası medya şirketidir. Inc., yılda birkaç basılı dergi sayısı yayınlamakta olup; girişimcilik ve ilgili haberlere odaklanan çevrimiçi ve sosyal medyada gazetecilik içeriğiyle desteklenmekte ve “Inc. 5000 konferansı” da dâhil olmak üzere yılda birkaç canlı ve sanal etkinlik düzenlemektedir (…).

[2] “Ulusal Çalışan Sahipliği Merkezi” (The National Center for Employee Ownership-NCEO) tarafından yapılan bir çalışmada, bu tür bilgileri çalışanlarıyla paylaşan şirketlerin, normalde beklenenden yüzde bir ila iki daha fazla yıllık satış büyümesi yaşadığı tespit edilmiştir. NCEO ve diğerleri tarafından yürütülen önceki çalışmalar, çalışan sahipliği, katılımı ve kurumsal performans arasında tutarlı bir pozitif bağlantı olduğunu göstermiştir. NCEO’nun 1986 tarihli bir çalışması, yüksek katılımlı şirketlerin beklenenden yüzde 8 ila yüzde 11 daha hızlı büyüdüğünü göstermiştir. Ancak bugüne kadar, genellikle hem artan işçi katılımını hem de artan verimlilik için finansal teşvikleri birleştiren Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetim üzerine herhangi bir araştırma yapılmamıştır. NCEO, bu yönetim üzerine bu araştırmayı yürütmek için, bu uygulamayı en az üç yıldır sürdüren 50 ila 54 şirketi, SIC kodları, çalışan sayısı ve satış hacmi temelinde üç ila beş rakip şirketle eşleştirmiştir. Daha sonra, hedef şirketin ve rakiplerinin mezkûr yönetimi uygulamaya koyduğu yıldan önceki ve sonraki üç yıllık dönem için satış ve istihdam verileri toplanmıştır. Her şirket için, her dönemdeki ortalama satış ve istihdam büyüme oranları hesaplanmış, bu oranlar rakiplerle karşılaştırılmış ve aradaki fark çıkarılmıştır. Örneğin, Acme Bicycle, Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetimi uygulamaya koymadan önce şehirdeki diğer bisiklet dükkânlarından yüzde 2 daha hızlı büyüdüyse ve yeni yönetim yaklaşımını uyguladıktan sonra diğer dükkânlardan yüzde 4 daha hızlı büyüdüyse, bu Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetimi sisteminin başlatıldığı sırada başka bir şey olmadığı varsayılarak, yüzde 2’lik farkın söz konusu yönetime atfedilebilir olduğu söylenebilir. Bu çalışmanın sonuçları, Finansal Bilgilere Dayalı Katılımcı Yönetimin gerçekten işe yaradığını göstermektedir. Çalışanların ortak olmadığı şirketlerde, anılan yönetim olmasaydı beklenenden daha yüksek satış artışı (yüzde 1,66) ve istihdam artışı (yüzde 1,27) gözlemlenmiştir. Çalışanların ortak olduğu şirketlerde ise bu oran daha da yüksek olup, yıllık satış artışı yüzde 2,21 ve yıllık istihdam artışı yüzde 1,14 olmuştur.

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”] Sorumluluk Beyanı ve Hukuki Haklarımız [/vc_message][vc_column_text]

Exit mobile version