Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Uluslararası Bakış Açısıyla ‘Birleşme ve Devralmalar’: Tanımı, Türleri, Faydaları, Süreci ve Kısa Tarihçesi – Yavuz AKBULAK, SPK Başuzmanı

Uluslararası Bakış Açısıyla ‘Birleşme ve Devralmalar’: Tanımı, Türleri, Faydaları, Süreci ve Kısa Tarihçesi*

Yavuz AKBULAK
SPK Başuzmanı
yavuz.akbulak@spk.gov.tr

Giriş

Birleşme ve devralma (mergers and acquisitions-M&A), iki şirket ve/veya varlıkları arasında konsolidasyon sürecini ifade eder. Bu iş stratejisi, belirli hedeflere ulaşmak için kuruluşların birleştirilmesini veya devralınmasını içerir.

Birleşme ve devralmaların temel amacı stratejik avantaj elde etmektir. Diğer amaçlar arasında pazar payını genişletmek, yeni pazarlara girmek, yeni teknoloji veya ürünler edinmek, ölçek ekonomileri marifetiyle maliyetleri düşürmek ve rekabeti ortadan kaldırmak yer alır.

Birleşme ve devralma faaliyetleri sektörleri yeniden şekillendirebilir, piyasa dinamiklerini ve ilgili şirketlerin geleceklerini önemli ölçüde etkileyebilir.

Aslında birleşme ve devralmalar sürekli olarak haber başlıklarında yer alır. Birçoğu bu anlaşmaların ne olduğunu bildiğini düşünse de, ‘birleşme ve devralma’ başlığı altında çeşitli ticari işlem türleri bulunmaktadır.

İşte bu çalışmada, farklı birleşme ve devralma türleri, neden gerçekleştiği, bu anlaşmaların çeşitli bileşenleri ve son olarak, birleşme veya devralmaya hazırlanırken organize kalmanın en iyi yolu üzerinde durulacaktır.

1. Birleşme ve Devralmalar: Tanımı ve Farklılıkları[1]

Öncelikle, birleşme ve devralmalar, işletmelerin bir araya getirildiği ticari işlemleri ifade eder.

Birleşme, iki veya daha fazla şirketin bir araya gelerek tek bir yeni tüzel kişilik oluşturmasıyla gerçekleşir. Bu süreç genellikle gönüllülük esasına dayanır ve benzer büyüklükte, müşteri tabanında ve faaliyet alanlarında faaliyet gösteren şirketleri kapsar. Bu nedenle, bu durum sıklıkla “eşitler arası birleşme” (merger of equals) olarak tanımlanır.

Öte yandan, devralma bir kuruluşun diğerini satın almasını içerir. Birleşmelerin aksine, devralmalar genellikle gönüllü değildir; bir şirket diğerini aktif olarak satın alır. Daha büyük şirketler genellikle daha küçük şirketleri devralır. Eğer daha küçük bir şirket daha büyük bir şirketi devralır ve devralma sonrası kuruluş için kendi adını korursa, buna “ters devralma” (reverse takeover) denir.

Hem birleşme hem de devralma, varlıkların ve yükümlülüklerin tek bir kuruluş altında birleştirilmesine yol açtığından, ikisi arasındaki ayrım daha az belirgindir. Sonuç olarak, bu terimler sıklıkla birbirinin yerine kullanılır ve modern kurumsal yeniden yapılandırmalar genellikle birleşme ve devralma işlemleri olarak adlandırılır.

Birleşme ve devralmalar, şirketlerin veya şirketlerin önemli varlıklarının finansal işlemler yoluyla birleştirilmesi süreci olup bu kapsamda bir şirket;

Varlıkların birleştirilmesinin veya konsolide edilmesinin tüm bu yolları birleşme ve devralma faaliyetleridir ve birleşme ve devralma terimi, bu tür faaliyetleri kolaylaştıran veya yöneten finansal kurumların bölümleri için de kullanılır.

Birleşme ve devralma terimleri sıklıkla birbirinin yerine kullanılır, ancak anlamları biraz farklıdır.

Bir şirket başka bir şirketi bünyesine katıp yeni sahibi olarak kendini kurduğunda, bu satın alma işlemine devralma denir. Dostane olmayan veya düşmanca devralma anlaşmaları her zaman devralma olarak kabul edilir. Bununla birlikte, bir devralma (satın alma) işlemi her iki şirketin de gönüllü katılımıyla da yapılabilir.

Birleşmede ise, tanımından da anlaşılacağı üzere, iki şirket kendilerini tek bir yeni varlık olarak yeniden yapılandırmak için güçlerini birleştirir. Genel olarak, iki firma yaklaşık olarak aynı büyüklüktedir ve bu işlem yukarıda da zikredildiği üzere, eşitlerin birleşmesi olarak bilinir.

Örneğin, Daimler-Benz ve Chrysler birleştiğinde, bu şirketler varlıklarını yitirmiş, yeni bir şirket olan DaimlerChrysler kurulmuş ve her iki şirketin hisseleri de devredilmiş ve yerine yeni şirket hisseleri çıkarılmıştır. DaimlerChrysler, Şubat 2022’de Mercedes-Benz Group AG (MBG) olarak bir isim ve borsa kodu değişikliğine daha uğramıştır[2].

Esasen, birleşme ve devralma arasındaki temel fark, ortaya çıkan organizasyonel yapı ve kontroldür. Birleşmede, iki ayrı kuruluşun bir araya gelmesiyle yeni bir şirket inikat eder. Devralmada ise bir şirket, diğer bir şirketin sahipliğini alır, kimliğini korurken devralınan şirketi entegre eder veya kontrol eder.

Birleşmede, iki veya daha fazla şirket birleşerek genellikle yeni bir unvan/isim[3] verilen yeni bir kurumsal varlık oluşturur. Firmalar genellikle aynı büyüklüktedir ve bu entegrasyondan kaldıraç elde etmek için stratejik olarak birleşir. Birleşme ile her iki şirket de üretim maliyetlerinden tasarruf ederek, yeni pazarlara girerek ve güçlü yönlerini birleştirerek fayda sağlayabilir.

Öte yandan, devralmada bir şirket başka bir şirketi devralır ve kendisini yeni sahibi olarak kurar. Şirketler işletme satın alımı yoluyla, pazar paylarını artırarak ve yeni teknolojilere, varlıklara, işletme prosedürlerine ve dağıtım kanallarına erişerek önemli bir büyüme sağlayabilir.

Bir anlaşma, dostane veya düşmanca bir şekilde gerçekleşmesine ve nasıl duyurulduğuna bağlı olarak birleşme veya devralma olarak sınıflandırılabilir. Aradaki fark, anlaşmanın hedef şirketin yönetim kuruluna, çalışanlarına ve hissedarlarına nasıl iletildiğinde yatmaktadır[4].

Kutu 1: Konuyla İlgili İnce Noktalar
Bir devralma/ele geçirme (acquisition/takeover), bir işletmenin veya şirketin başka bir şirket veya işletme kuruluşu tarafından satın alınmasıdır. Belirli devralma hedefleri, pazar araştırması, ticaret fuarları, dâhili iş birimlerinden gelen öneriler veya tedarik zinciri analizi dâhil olmak üzere sayısız yolla belirlenebilir. Bu tür bir satın alma, devralınan kuruluşun varlıklarının veya öz sermayesinin yüzde 100’ünü veya neredeyse yüzde 100’ünü kapsayabilir.

Bütünleşme/birleşme (consolidation/amalgamation) ise, iki şirketin birleşerek tamamen yeni bir işletme oluşturması ve önceki şirketlerin hiçbirinin bağımsız olarak sahip olmaması durumudur. Devralmalar, devralınan veya birleşen şirketin (“hedef” -target- olarak da adlandırılır) halka açık olup olmamasına bağlı olarak “halka kapalı” ve “halka açık” devralmalar (private and public acquisitions) olarak ayrılır. Bazı halka açık şirketler, önemli bir değer yaratma stratejisi olarak devralmalara güvenmektedir. Ek bir boyut veya sınıflandırma, bir devralmanın dostane mi yoksa düşmanca mı olduğu meselesinden oluşmaktadır.

Satın alma başarısı elde etmenin çok zor olduğu kanıtlanmıştır ve yapılan çeşitli çalışmalar satın almaların yüzde 50’sinin başarısız olduğunu göstermiştir. “Seri satın alıcılar” (serial acquirers), yalnızca ara sıra satın alma yapan şirketlere göre birleşme ve devralmalarda daha başarılı görünmektedir. Krizden bu yana ortaya çıkan yeni satın alma biçimleri;

Ortak mülkiyet satın alımı olan Enerji Şirketi Borç Devralmaları (Energy Company Obligation buy-out)

Yeni nesil Yönetim Katılımlı veya Yönetim ve Kuruluş Satın Almalar (Management Involved or Management & Institution Buy Out-MIBO) ve

Yönetim ve Çalışan Katılımlı Satın Almalar (Management & Employee Involved Buy Out-MEIBO)

olarak bilinen seri tip satın almalara dayanmaktadır.

Bir satın alma ya da devralmanın “dostane” veya “düşmanca” olarak algılanması, büyük ölçüde önerilen satın almanın hedef şirketin yönetim kuruluna, çalışanlarına ve hissedarlarına nasıl iletildiğine ve onlar tarafından nasıl algılandığına bağlıdır. Birleşme ve devralma anlaşmalarının iletişiminin, bilgi akışının gizlilik anlaşmaları uyarınca kısıtlandığı “gizlilik balonu” (confidentiality bubble) adı verilen bir ortamda gerçekleşmesi normaldir. Dostane bir işlem durumunda, şirketler müzakerelerde işbirliği yaparlar; düşmanca bir anlaşma durumunda ise, hedef şirketin yönetim kurulu ve/veya yönetimi satın alınmaya istekli değildir veya hedef şirketin yönetim kurulu tekliften önceden haberdar değildir. Düşmanca devralmalar, satın alan tarafın devralınan şirketin yönetim kurulundan işlemin onayını almasıyla nihayetinde “dostane” hale gelebilir ve genellikle de gelir. Bu genellikle teklif şartlarında bir iyileştirme ve/veya müzakere yoluyla gerçekleşir.

Kaynak: Mergers and acquisitions, Wikipedia, < https://en.wikipedia.org/wiki/Mergers_and_acquisitions > Erişim Tarihi: 05 Ocak 2026.

2. Birleşme ve Devralmalar: İşlem Türleri ve Yapı Türleri

2.1. Genel olarak[5]

Birleşme ve devralmalar, her birinin kendine özgü özellikleri ve stratejik amaçları olan çeşitli biçimlerde gerçekleşir.

Birleşme ve devralmalar, genellikle kısaca “birleşme ve devralma” olarak adlandırılan, birçok kurumsal konsolidasyon türüne uygulanan genel bir terimdir. Bu terimler bazen bağımsız olarak ve birbirinin yerine kullanılır. Ancak birleşme, devralmadan farklıdır.

Daha anlaşılır olması için, farklı birleşme ve devralma işlem türlerini ve bunların birbirinden nasıl farklı olduğunu bilmek önemlidir. En yaygın birleşme ve devralma işlem türleri şunlardır:

Diğer yandan, birleşme ve devralma yapı türleri[6] de şunlardır:

2.2. Dikey ve yatay birleşme veya devralma arasındaki farklar

Dikey birleşme veya devralma, diğer adıyla dikey entegrasyon, aynı tedarik zinciri içindeki işletmelerin birleşmesiyle gerçekleşir. Bu yaklaşım, maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı sağlayabilir. Dikey entegrasyonun iki türü vardır:

Şirketlerin dikey birleşme ve devralmaları tercih etmelerinin çeşitli nedenleri vardır:

Yatay bir birleşme veya devralma ise, aynı sektördeki rakiplerin bir araya gelmesiyle gerçekleşir. Potansiyel avantajları şunlardır:

2.3. Holding, üçgen ve ters birleşme ve devralma arasındaki farklar

Bir holding birleşmesi veya devralması, birbiriyle ilgisi olmayan işletmelerin bir araya gelmesini içerir. Avantajları şunlardır: (i) riski azaltmak için çeşitlendirme, (ii) yeni yatırım fırsatları yaratma, (iii) yeni bir müşteri havuzuna erişim sağlama ve (iv) en iyi uygulamaların ve uzmanlığın paylaşımı yoluyla verimliliği artırma.

Üçgen birleşme (triangular merger) ise, hedef şirketin, satın alan şirketin tamamına sahip olduğu bir bağlı/yan kuruluşuyla birleştiği yaygın bir birleşme türüdür. Genellikle, satın alan şirket, hedef şirketin satın alınmasını kolaylaştırmak için bu yan kuruluşu özel olarak kurar. Üçgen birleşmede, hedef şirket işlemden sonra satın alan şirketin tamamına sahip olduğu bir yan kuruluşu haline gelir. Bu yapının en önemli avantajı, birleşme hedef şirket ile yan kuruluş arasında gerçekleştiği için satın alan şirketin hedef şirketin yükümlülüklerini üstlenmekten kaçınmasıdır. Üçgen birleşmelerin iki türü vardır: ileriye dönük ve ters (forward and reverse). İleriye dönük üçgen birleşme, hedef şirket iştirak şirketine birleşir ve iştirak şirketi birleşmeden sonra varlığını sürdürür. Hedef şirket ise varlığını sona erdirir. Ters üçgen birleşmede ise, iştirak şirketi hedef şirkete katılır ve hedef şirket birleşmeden sonra varlığını sürdürür. İştirak şirketi ortadan kalkar. Bu yapı, hedef şirketin kimliğini korumanın önemli olduğu durumlarda kullanışlıdır; örneğin, hedef şirket özel bir tüzük kapsamında örgütlenmişse, kolayca devredilemeyen haklara, lisanslara veya sözleşmelere sahipse veya hedef şirketin mevcut faaliyetlerini sürdürmek çok önemliyse.

2.4. Ters birleşmeler ile dostane ve düşmanca devralma arasındaki farklar

Ters birleşme, halka kapalı bir şirketin halka açık bir şirketin çoğunluk hissesini satın alması durumunda gerçekleşir. İşletmeler genellikle bu süreci, zaman alıcı ve maliyetli olabilen geleneksel halka arz (initial public offering) sürecini atlamak için kullanır. Ters birleşmede, genellikle güçlü büyüme potansiyeline ve finansman ihtiyacına sahip halka kapalı şirket, asgari varlığa ve önemli ticari faaliyete sahip olmayan gayri faal (paravan) halka açık bir şirketi (publicly listed shell company) satın alır. Bu, halka kapalı şirketin nispeten hızlı bir şekilde halka açılmasını sağlar.

Dostane devralma (friendly takeover), hedef şirketin yönetiminin satın almayı onaylaması durumunda gerçekleşir. Bu senaryoda, teklif veren taraf hedef şirketin yönetim kuruluna teklifini sunar. Yönetim kurulu, teklifi kabul etmenin hissedarlara fayda sağlayacağına inanıyorsa, hissedarlara teklifi kabul etmelerini tavsiye eder. Hedef şirketin yönetiminin onayı ve işbirliği, bu tür devralmayı karakterize eder. Düşmanca devralma (hostile takeover) ise, bir devralan şirketin hedef şirketin yönetim kurulunun onayı veya rızası olmadan hedef şirketin kontrolünü ele geçirmesi durumunda gerçekleşir. “Düşmanca” terimi, hedef şirketin yönetiminden gelen direnci yansıtır. Devralan şirket, yönetim kurulunu atlayarak doğrudan hissedarlara gider ve hedef şirketin değerinin düşük olduğuna inanır veya aktivist yatırımcılar aracılığıyla faaliyetlerini değiştirmeyi amaçlar.

Düşmanca bir devralma gerçekleştirmenin iki yaygın yolu vardır:

Ayrıca, bir alıcı, hedef şirkette kontrol hissesi elde etmek için açık piyasadan yeterli sayıda hisse satın almayı da tercih edebilir.

Şirketler, istenmeyen devralmaları engellemek için genellikle önleyici veya tepkisel savunma stratejileri kullanır. Bazı yaygın stratejiler aşağıda verilmektedir:

3. Birleşme ve Devralmalar: Faydaları ve Dezavantajları

Birleşme ve devralmalar daha büyük büyüme, artan pazar payı, artan hissedar değeri, gelişmiş sinerji, daha büyük ölçek ekonomileri ve daha fazla çeşitlendirmeye yol açabilir. Birleşme ve devralmaların beş temel faydası aşağıda listelenmiştir:

Birleşme ve devralma önemli avantajlar sunarken, çeşitli dezavantajları da beraberinde getirir. Birleşme ve devralmaların dezavantajları aşağıda listelenmiştir:

4. Birleşme ve Devralmalar: Süreci

Birleşme ve devralma süreçleri, şirketlere işletmeleri birleştirme veya devralma gibi karmaşık süreçte yol gösterir. Her adım, başarılı bir işlem sağlamak ve anlaşmanın amaçlanan faydalarını gerçekleştirmek için gereklidir. Birleşme ve devralma süreci tipik olarak yapılandırılmış bir yaklaşımı izler. Birleşme ve devralma yaşam döngüsünün ana adımları şunlardır: (i) ilk görüşme, (ii) niyet mektubu, (ii) durum tespit süreci, (iv) işletme değerlemesi, (v) işletme finansmanı ve (vi) satın alma sözleşmesi ve sürecin kapatılması (initial discussions, letter of intent, due diligence, business valuation, business financing, and purchase agreement and closing).

4.1. İlk görüşme aşaması

İlk görüşme aşaması, birleşme veya devralmayı düşünen şirketler arasında yapılan ön görüşmeleri içerir. Bu aşama, ilgiyi belirlemek, genel şartları ana hatlarıyla tanımlamak, şirketleri analiz etmek ve daha sonraki müzakereler için temel oluşturmak açısından çok önemlidir. Şirketler potansiyel sinerjileri araştırır, üst düzey stratejiyi tartışır ve kültürel uyumu değerlendirir.

Bu aşamada çeşitli profesyoneller yardımcı olur. Yatırım bankacıları potansiyel hedefleri veya alıcıları belirlemeye yardımcı olur. Avukatlar yapı ve düzenlemeler konusunda ilk yasal tavsiyeyi verir. Muhasebeciler ön finansal bilgiler sunar. Yönetim danışmanları ise stratejik uyum konusunda tavsiyelerde bulunabilir.

Birleşme ve devralma analizi, sürecin önemli bir parçasıdır ve potansiyel birleşme ve devralma anlaşmalarının uygulanabilirliğini ve potansiyel değerini belirlemek için değerlendirilmesi anlamına gelir.

Bu aşamada müzakere çok önemli bir unsurdur; taraflar beklentilerini ve potansiyel anlaşma yapılarını belirlemeye başlar. Bu ilk görüşmelerin sonucu, daha ayrıntılı analiz ve durum tespitine geçilip geçilmeyeceğini belirler.

4.2. Niyet mektubu

Müzakere şartları belirlendikten sonra, her iki tarafın da birleşme veya devralma konusunda ciddi olduğu varsayılabilir ve bu nedenle niyet mektubunu imzalamaya geçilebilir.

Niyet mektubu, müzakerenin kilit noktalarını içeren bağlayıcı olmayan bir belgedir. Niyet mektubu bir devralmayı bağlayıcı olmasa da, birleşme ve devralma avukatı tarafından hazırlanması önemlidir, çünkü işlemin temelini oluşturacaktır. Ayrıca, yanlış bilgi eklenmesi durumunda niyet mektupları bağlayıcı hale gelebilir, bu nedenle bir hukuk uzmanının ilgilenmesi daha iyidir. Niyet mektupları, işlemin temel şartlarını kapsar ve bunlar şunları içerebilir: (i) satın alma fiyatı, (ii) satışın varlık satışı mı yoksa hisse senedi satışı mı olacağı, (iii) alıcının satıcının belgelerine ve finansal verilerine erişim hakkı, (iv) gizlilik maddesi ve (v) niyet mektubu için bir zaman çizelgesi.

4.3. Durum tespiti

Durum tespiti, hedef işletmenin iyi bir yatırım olup olmadığını belirlemek için yapılan inceleme sürecidir. Birleşme ve devralmalarda, alıcının satın alma sonrasında korunması gereken işletmenin kilit yönlerini incelemesi gerekir. Alıcının dikkate alması gereken bazı hususlar şunlardır: (i) yönetim yapısı, (ii) son üç yıla ait (federal, eyalet ve yerel) vergi beyannameleri, (iii) kâr ve zarar tabloları, (iv) işletme, satış ve pazarlama planları ve stratejileri, bunlara ait tüm basılı materyaller ve standart işletim prosedürleri (standard operating procedures), (v) işletme lisansları, (vi) kira/gayrimenkul sözleşmeleri, (vii) çevre uyumu, (viii) şirket, herhangi bir iştiraki veya herhangi bir yetkilisi veya yöneticisiyle ilgili olarak devam eden veya tehdit altında olan tüm davaların, tahkimlerin, idari veya diğer işlemlerin listesi (taraflar, talep edilen çözümler ve hukuki işlemin niteliği dâhil). (ix) sunulan veya sunulması planlanan ürün ve hizmetlerin listesi ve bunlara ilişkin açıklamalar, fiyatlar ve hisse senedi kodları (stock keeping unit) ile (x) güvenlik ve sağlık konularına ilişkin istihsal edilen izinler ve kayıtlar.

4.4. İşletme değerlemesi

İşletme değerlemesi, bir şirketin değerinin belirleyici faktörlere bağlı olarak tespit edildiği süreci ifade eder. Bir işletmenin değerinin belirlenme şekli sektöre göre değişmekle birlikte, değer çoğunlukla şirketin kazancına bağlıdır. İşletmenin ayırt edici özellikleri, şirketin yaşam döngüsündeki aşaması ve piyasadaki konumu gibi diğer faktörler de değeri etkiler.

Değerleme süreci, çeşitli finansal ölçütlerin, piyasa koşullarının ve geleceğe yönelik tahminlerin analizini içerir.

Doğru değerleme, anlaşmanın yapısını, finansmanını ve nihai başarısını etkiler. Alıcıların fazla ödeme yapmasını önlemeye ve satıcıların işletmeleri için adil bir tazminat almalarını sağlamaya yardımcı olur. Değerleme ayrıca müzakere taraflarını bilgilendirir ve nihai anlaşmanın şartlarını etkiler.

Birleşme ve devralmalarda işletme değerlemesinin üç temel yöntemi aşağıda özetlenmiştir:

Değerleme sonucu, birleşme ve devralma sürecindeki sonraki adımlar için bir temel oluşturarak, işlem yapısı, finansman ve nihai müzakereler hakkındaki kararlara rehberlik eder.

4.5. İşlemlerin finansmanı

Bir şirketin birleşme ve devralmayı finanse etmek için para toplamasının çeşitli yolları vardır. Birleşme ve devralma finansmanının ana biçimleri borç (yani kredi temini) ve öz sermayedir (yani yatırımcı sermayesi).

Finansman, birleşme ve devralma sürecinde kritik bir adımdır çünkü işlemin uygulanabilirliğini ve yapısını doğrudan etkiler. Finansmanın amacı, bir satın almayı finanse etmenin yanı sıra, şirketin işletme nakit akışı performansına uygun bir şekilde sermayeyi yönetmektir.

Uygun finansman, satın alan şirketin finansal sağlığını tehlikeye atmadan satın alma işlemini tamamlamasını sağlar. Ayrıca, yatırım getiri potansiyelini ve şirketin birleşme sonrası finansal yapısını da etkiler.

İşlemin büyüklüğüne bağlı olarak, yatırım bankacıları (daha büyük satın almalar için) veya ticari kredi verenler (daha küçük işlemler için) merkezi bir rol oynayarak finansman seçenekleri konusunda tavsiyelerde bulunur ve çeşitli kaynaklardan fon sağlanmasına yardımcı olurlar. Bu minvalde, sendikasyon kredileri düzenleyebilir veya yeni menkul kıymetlerin ihraç edilmesine yardımcı olabilirler. Muhasebeciler, farklı finansman yapılarının finansal etkilerini analiz ederek yardımcı olur. Avukatlar ise finansman sözleşmelerinin hazırlanmasında ve menkul kıymet düzenlemelerine uyumun sağlanmasında yer alır.

Bu adımın sonucu, anlaşmanın başarısını önemli ölçüde etkiler. Satın alan şirketin borç seviyelerini belirler, hissedar değerini etkiler ve birleşmiş kuruluşun sermaye yapısını şekillendirir. Etkin bir finansman, sorunsuz bir geçiş için zemin hazırlar ve birleşmiş şirketi gelecekteki büyüme için konumlandırır.

4.6. Sözleşme imzalanması ve sürecin kapatılması

Satın alma sözleşmesi, bir birleşme veya devralmanın nihai şartlarını ve koşullarını belirleyen yasal olarak bağlayıcı bir sözleşmedir. Bu belge, işlemi resmileştirir ve satın alma fiyatı, ödeme koşulları, beyanlar ve garantiler ile kapanış koşulları gibi ayrıntıları içerir.

Bu aşama, nihai şartların müzakere edilmesini, anlaşmanın taslağının hazırlanmasını ve kapanışın gerçekleştirilmesini içerir. Tüm önceki görüşmelerin ve bulguların yasal olarak bağlayıcı bir sözleşmede bir araya geldiği kritik bir aşamadır. Bu aşamanın önemi abartılamaz, çünkü anlaşmayı sağlamlaştırır ve her iki tarafın da çıkarlarını korur.

Avukatlar bu aşamada merkezi bir rol oynar; Satın Alma Sözleşmesini hazırlayıp gözden geçirerek, üzerinde anlaşılan şartları doğru bir şekilde yansıtmasını ve müvekkillerinin çıkarlarını korumasını sağlarlar. Ayrıca, iş akitleri, gayrimenkul devirleri, tedarikçi sözleşmeleri veya rekabet yasağı maddeleri gibi işlemle ilgili diğer birçok sözleşmeyi de ele alırlar.

Muhasebeciler, finansal şartların değerleme ve durum tespiti bulgularıyla uyumlu olmasını sağlayarak yardımcı olurlar. Ayrıca, vergi açısından en uygun sonuçları elde etmek için işlemin yapılandırılmasına da yardımcı olabilirler.

Yatırım bankacıları, anlaşma şartları konusunda tavsiyelerde bulunmaya devam eder ve son dakika müzakere sorunlarının çözülmesine yardımcı olabilirler.

Şirket yöneticileri ve yönetim kurulu üyeleri genellikle nihai onaylarda ve anlaşmaların imzalanmasında yer alır.

Kapanış, mülkiyetin resmi olarak devredilmesini ve birleşme ve devralma işleminin tamamlanmasını işaret eder. Fonların transfer edildiği, hisselerin değiş tokuş edildiği ve anlaşmanın kesinleştiği aşamadır. Bu adım, aylarca süren müzakere ve planlamayı somut bir iş birleşmesine dönüştürerek, birleşme sonrası entegrasyon ve beklenen faydaların gerçekleştirilmesi için zemin hazırlar.

Kutu 2: Birleşme ve Devralmaların Kısa Tarihçesi
Birleşme ve devralma kavramının, 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan uzun bir tarihi vardır. İlk önemli birleşme ve devralma dalgası, 1895 ile 1905 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanmıştır.

İşletmeleri birleşme veya devralma yoluyla birleştirme fikri tek bir kişi tarafından icat edilmemiştir. Birleşme ve devralmaların popülaritesi, genellikle “açgözlülük on yılı” olarak da adlandırılan 1980’lerde zirveye ulaşmıştır. Bu dönemde düşmanca devralmalar ve kaldıraçlı satın almalar önemli ölçüde artmıştır. Şirketler, pazar payı kazanmak, rekabeti ortadan kaldırmak ve kârlılığı artırmak için birleşme ve devralma stratejilerini daha agresif bir şekilde kullanmaya başlamıştır.

Bu dönemde birçok büyük şirket, birleşme ve devralmaları temel iş stratejisi olarak benimsemiştir. Çeşitli sektörlere yayılan portföyleriyle holdingler oluşmuştur. Yatırım bankaları ve finans kuruluşları, bu anlaşmaların kolaylaştırılmasında, birleşme ve devralma faaliyetlerini desteklemek için yeni finansal araçlar ve stratejiler geliştirmede önemli bir rol oynamıştır.

O zamandan beri, birleşme ve devralmalar iş dünyasında yaygın bir uygulama olmaya devam etmiş ve faaliyet seviyeleri ekonomik koşullara ve sektör eğilimlerine bağlı olarak dalgalanma göstermiştir.

Tarihteki ünlü birleşme ve devralmalara örnekler aşağıdadır:

o Disney ve Pixar (2006): 7,4 milyar ABD doları değerindedir. Bu birleşme, Disney’in pazarlama gücünü Pixar’ın yenilikçi teknolojisi ve hikâye anlatımıyla birleştirerek iki animasyon devini bir araya getirmiş ve Disney’in animasyon bölümünü canlandırmış ve çok sayıda gişe rekoru kıran filme yol açmıştır.

o Exxon ve Mobil (1999): 81 milyar dolar değerindedir. Bu birleşmeyle, dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri olan ExxonMobil doğmuştur. Düşen petrol fiyatlarına bir yanıt olarak ortaya çıkan bu birleşme, son derece rekabetçi enerji sektöründe verimliliği artırmayı ve maliyetleri düşürmeyi amaçlıyordu.

o AOL ve Time Warner (2000): 165 milyar dolar değerindedir. Bu, o dönemde, şirket tarihinin en büyük birleşmesiydi. AOL’nin internet hizmetlerini Time Warner’ın medya içeriğiyle birleştirmeyi amaçlıyordu. Ancak, kültür çatışmaları ve dot-com balonunun patlaması nedeniyle genellikle başarısız bir birleşme örneği olarak gösterilir.

o Facebook ve Instagram (2012): 1 milyar dolar değerindedir. Bu satın alma, Facebook’un potansiyel bir rakibi etkisiz hale getirmesine ve sosyal medya hâkimiyetini genişletmesine olanak sağlamıştır. Instagram’ın kullanıcı tabanı o zamandan beri katlanarak büyümüş ve bu anlaşmayı Facebook (şimdiki adıyla Meta) için son derece kârlı hale getirmiştir.

o Google ve Android (2005): 50 milyon dolar değerindedir. Bu nispeten küçük bir satın alma olup, Google için son derece değerli olmuştur. Android, dünyanın en yaygın kullanılan mobil işletim sistemi haline gelmiş ve Google’a mobil pazarda güçlü bir yer edinme fırsatı vermiştir.

Kaynak: Danya Shakfeh, Mergers and Acquisition: Definition, Types, Benefits, Process, History and Importance Of A Lawyer, Motiva Business Law, October 29, 2024, < https://motivalaw.com/mergers-and-acquisition-definition-types-benefits-process-history-and-importance-of-a-lawyer/ > Erişim Tarihi: 05 Ocak 2026.

Sonuç

Birleşme ve devralmalar, bir şirketin, işletme kuruluşunun veya işletme birimlerinden birinin mülkiyetinin başka bir kuruluşa devredildiği veya onunla birleştirildiği ticari işlemlerdir. Bunlar doğrudan devralma, birleşme, satın alma teklifi veya düşmanca devralma yoluyla gerçekleşebilir. Stratejik yönetimin bir yönü olarak birleşme ve devralma, işletmelerin büyümesine veya küçülmesine ve işlerinin doğasını veya rekabetçi konumlarını değiştirmesine olanak tanıyabilir.

Teknik olarak, birleşme, iki işletme kuruluşunun yasal olarak tek bir kuruluşta birleştirilmesidir; devralma ise bir kuruluşun diğer bir kuruluşun sermayesini, öz sermaye paylarını veya varlıklarını devralmasıyla gerçekleşir. Hukuki ve finansal açıdan bakıldığında, hem birleşme hem de devralma genellikle varlıkların ve yükümlülüklerin tek bir kuruluş altında birleştirilmesiyle sonuçlanır ve ikisi arasındaki ayrım her zaman açık değildir.

Şirket satın alımları ve birleşmeleri, stratejik büyüme ve pazar gelişimine yol açan unsurlardır. Birleşme ve devralmanın amacı fayda yaratmak ve operasyonları daha verimli hale getirmektir. Birleşme ve devralma yoluyla yeni işletmelerin eklenmesi riskleri azaltır ve işletmeleri daha güçlü hale getirir. İşletmeler, önemli varlıklara, araçlara ve becerilere erişim sağlamak için birleşme ve devralma gerçekleştirir. Başarılı birleşme ve devralma, hissedarlar için değer yaratır.

Çeşitli birleşme ve devralma türleri -yatay, dikey, holding/konglomera, benzer sektörlerdeki şirketlerin birleşmeleri, pazar genişletme, üst düzey yetenekleri bünyeye katma ve ters devralmalar- her biri farklı stratejik hedeflere hizmet eder. Yatay ve pazar genişletme birleşmeleri şirketlerin pazar paylarını genişletmelerine yardımcı olurken, dikey birleşmeler tedarik zinciri kontrolünü artırır. Konglomera ve benzer sektörlerdeki şirketlerin birleşmeleri çeşitlendirmeyi sağlar ve üst düzey yetenekleri bünyeye katma odaklıdır. Ters devralmalar, halka kapalı şirketlerin halka açık piyasalara girmesi için bir yol sunar. Bu işlemler sadece rekabet ortamını yeniden tanımlamakla kalmaz, aynı zamanda operasyonel verimlilik, inovasyon ve uzun vadeli büyüme için de fırsatlar yaratır.

* Bu çalışmada yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Çalışmadaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. Bu çalışmada yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir konuda hukuki ve/veya finansal tavsiye olarak yorumlanmamalıdır.

Finansal Destek: Bu çalışmanın yazarı Yavuz Akbulak, bu çalışmanın araştırılması, yazarlığı veya yayınlanması için herhangi bir finansal destek almamıştır.

Yazarın Katkısı: Bu çalışma yalnızca yazar tarafından hazırlanmıştır.

Çıkar Çatışması/Ortak Çıkar Beyanı: Yazar, çalışmanın içeriğiyle ilgili herhangi bir çıkar çatışması olmadığını beyan eder.

Yapay Zekâ Kullanımı: Yazar, bu çalışmanın oluşturulmasında hiçbir yapay zekâ aracı kullanılmadığını beyan eder.

Kaynaklar:

Dipnotlar:

[1] Çoğu ülke, birleşme ve devralmaların rekabet hukukuna uygun olmasını şart koşmaktadır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Clayton Yasası, “rekabeti önemli ölçüde azaltabilecek” ya da “tekel oluşturma eğiliminde olabilecek” her türlü birleşme veya devralmayı yasaklamakta ve Hart-Scott-Rodino Yasası, belirli bir büyüklüğün üzerindeki her türlü birleşme veya devralma hakkında ABD Adalet Bakanlığı ile Federal Ticaret Komisyonu’na bildirimde bulunulmasını gerektirmektedir.

[2] Şirketlerin en üst seviye yöneticileri (chief executive officer-CEO) birleşmenin her iki şirketin de çıkarına olduğu konusunda hemfikir olduklarında, bir satın alma anlaşması birleşme olarak adlandırılabilir.

[3] Bunu Türk Ticaret Hukuku bağlamında “ticari işletme adı” olarak dikkate almak gerekir.

[4] Birleşme ve devralma işlemleri yatırım bankacılığı sektörü için önemli kârlar sağlar, ancak tüm birleşme veya devralma işlemleri sonuçlanmaz.

[5] Birleşme veya devralma öncesinde, satın alan şirket açısından, beklenen satın alma maliyetleri nedeniyle hisse senedi fiyatları genellikle geçici olarak düşer. Hedef şirket açısından ise, hisse senedi fiyatları genellikle yatırımcıların hisseleri için yüksek bir teklif beklemeleri nedeniyle yükselir. Birleşme veya devralma sonrasında, birleşmiş şirket açısından, olumsuz ekonomik koşullar olmadığı sürece, hisse senedi fiyatı genellikle ayrı şirketlerin toplam değerini aşar. Hissedarlar bakımından da birleşme veya devralma sürecinde çıkarılan hisse sayısındaki artış nedeniyle her iki şirketin hissedarları da oy gücünde azalma yaşayabilir. Bununla birlikte, hissedarlar genellikle uzun vadeli performanstan ve temettüden fayda görür. Kaynak: A Guide to Mergers and Acquisitions, The International Bureau of Fiscal Documentation, March 20, 2025, < https://us.ibfd.org/knowledge-hub/tax-insights/guide-mergers-and-acquisitions > Erişim Tarihi: 05 Ocak 2026.

[6] Bunlara verilecek örnekler şöyledir: Yatay Birleşme (HDFC Bank ile Times Bank birleşmesi), Dikey Devralma (Sun Pharmaceutical Industries’in Ranbaxy’yi satın alması), Holding Devralması (Tata Tea’nin Tetley’i satın alması), Pazar Genişletme Birleşmesi (Bharti Airtel ve Zain Grubu’nun pazar payını genişletmek amacıyla birleşmesi), Ürün Genişletme Devralması (Paras Pharmaceuticals’ın Reckitt Benckiser’i satın alması), Benzer Sektörde Faaliyet Gösteren İşletmelerin Birleşmesi (Tech Mahindra ve Satyam Computers şirketlerinin birleşmesi), Dostça Devralma (Sun Pharmaceutical Industries’in Ranbaxy’yi devralması), Düşmanca Ele Geçirme (L&T’nin Mindtree’yi ele geçirmesi), Kaldıraçlı Satın Alma (Gland Pharma’nın Fosun Pharma ve KKR tarafından kaldıraçlı satın alınması), Yetenekli Personel Avı/Acqui-Hire (Flipkart’ın mobil pazarlama girişimi AdIQuity’yi bünyesine katması). Kaynak: Mergers and Acquisitions (M&A): Process, Reasons, and Types, GeeksforGeeks, 23 Jul, 2025, < https://www.geeksforgeeks.org/finance/mergers-and-acquisitions-ma-process-reasons-and-types/ > Erişim Tarihi: 05 Ocak 2026.

[7] Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bkz. “Yavuz Akbulak, Türk Hukukunda Holdingler ve Şirketler Topluluğu, Legal Hukuk Dergisi, Cilt: 18, Sayı: 213, Eylül 2020, ss.4209-4232”.

[8] Pac-Man, Japonya’da orijinal adı Puck Man[a] olan, Namco tarafından atari salonları için geliştirilen ve yayınlanan 1980 yapımı bir labirent video oyunudur. Kuzey Amerika’da oyun, Namco America ile olan lisans anlaşmasının bir parçası olarak Midway Manufacturing tarafından piyasaya sürülmüştür. Oyuncu, dört renkli hayaletten kaçınırken kapalı bir labirentin içindeki tüm noktaları yemesi gereken Pac-Man’i kontrol eder. “Güç Topları” adı verilen büyük, yanıp sönen noktaları yemek, hayaletlerin geçici olarak maviye dönmesine neden olur ve Pac-Man’in bonus puanlar için hayaletleri yemesine olanak tanır […]. Kaynak: Pac-Man, Wikipedia, < https://en.wikipedia.org/wiki/Pac-Man > Erişim Tarihi: 05 Ocak 2026.

[9] İngilizcesi: [net income + depreciation/amortization (capital expenditures) change in working capital].

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”] Sorumluluk Beyanı ve Hukuki Haklarımız [/vc_message][vc_column_text]

Exit mobile version