Sercan BAKAÇ
Vergi Müfettişi
bkc.sercan@gmail.com
Giriş
İşletmeler tarafından personele sağlanan menfaatler yalnızca nakdi ücret ödemeleriyle sınırlı değildir. Hizmet karşılığı olarak ayni teslimler ya da para ile temsil edilebilen menfaatler de ücret ilişkisinin bir unsuru olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle Ramazan ayında personele verilen gıda paketleri, alışveriş çekleri ve hediye kartları uygulamada yaygınlık göstermektedir.
Vergi mevzuatında Ramazan ayına özgü özel bir düzenleme bulunmadığından, söz konusu yardımlar ilgili vergi kanunlarının genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu yazıda Ramazan ayında personele yapılan ayni ve nakdi yardımların Gelir Vergisi, Katma Değer Vergisi, Kurumlar Vergisi ve Damga Vergisi yönünden durumu ele alınmaktadır.
1. Gelir Vergisi Kanunu Yönünden
Gelir Vergisi Kanunu (GVK)’nın 61. maddesinde ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmıştır.
Bu hüküm uyarınca;
- Nakdi yardımlar,
- Gıda paketi gibi ayni yardımlar,
- Alışveriş çeki ve hediye kartı gibi para ile temsil edilebilen menfaatler,
ücret kapsamında değerlendirilmektedir.
GVK’ nin 63. maddesine göre hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre; konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir. Bu nedenle ayni olarak verilen gıda paketlerinde teslim tarihindeki ortalama perakende bedel (KDV dâhil) esas alınmakta ve bu tutar ücret matrahına dahil edilmektedir.
Ayni menfaat net kabul edildiğinden, gelir vergisi tevkifatı brütleştirme suretiyle hesaplanmakta ve ilgili dönemin ücret bordrosunda gösterilmektedir.
Hediye kartı ve alışveriş çekleri
Uygulamada personele belirli bir tutar yüklenmiş hediye kartı veya alışveriş çeki verilebilmektedir. Bu kartlar parasal bir değeri temsil etmekte ve personel tarafından anlaşmalı işyerlerinde harcanabilmektedir.
Bu tür uygulamalarda kartın nominal bedeli, çalışan açısından para ile temsil edilebilen menfaat niteliğindedir. Dolayısıyla yüklenen tutar ücret matrahına dahil edilmekte ve gelir vergisi tevkifatı brütleştirme suretiyle hesaplanmaktadır.
Yardımın işletme tarafından üçüncü kişilerden temin edilerek personele verilmesi de sağlanan menfaatin ücret niteliğini değiştirmemektedir.
2. Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden
Personele yapılan nakdi yardımlar ücret niteliğinde olduğundan KDV’ye tabi değildir. KDV yönünden değerlendirme ayni yardımlar bakımından söz konusu olmaktadır.
KDV Kanunu (KDVK)’nın 3/a maddesi uyarınca vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye veya benzeri adlarla verilmesi teslim sayılmaktadır.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde personele bedelsiz sağlanan bazı menfaatlerin KDV’ye tabi tutulmayacağı ayrıca belirtilmiştir. Buna göre;
- Personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi,
- Personele yatacak yer veya konut tahsisi,
- Personelin toplu olarak işyerine gidip gelmesini sağlamak amacıyla yapılan taşıma hizmetleri,
- Personele demirbaş olarak verilen giyim eşyası,
işletmenin faaliyetinin doğal bir unsuru ve maliyetin bir parçası olarak kabul edilmekte; personele tahsis aşamasında KDV hesaplanmamaktadır. Ancak Ramazan ayına özgü olarak yapılan erzak kolisi, gıda paketi veya benzeri ayni yardımlar bu kapsamda değerlendirilmemekte olup, işletmeye ait malların personele verilmesi KDV Kanunu’nun 3/a maddesi çerçevesinde teslim sayılmaktadır.
Bu tür yardımlarda KDV uygulaması, yardımın işletmenin kendi malı olup olmamasına göre farklılık gösterebilmekte; uygulamada indirim konusu yapılan KDV’nin düzeltilmesi gerektiği yönünde görüşler bulunduğu gibi, ayrıca teslim KDV’si hesaplanmaması gerektiği yönünde değerlendirmeler de mevcuttur. Bu kapsamda ramazan yardımına konu malların daha önce dışarıdan satın alınarak indirim konusu yapılmış olması halinde personele teslim edildiği dönemde indirim konusu yapılan KDV’nin düzeltilmesi gerektiği yönünde uygulamalar da görülmektedir.
Öte yandan ramazan yardımları çoğunlukla “Ramazan kolisi” şeklinde yapılmaktadır. Paket içinde farklı oranlara tabi ürünlerin birlikte yer alması halinde uygulanacak KDV oranına ilişkin olarak İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 19.09.2018 tarih ve 39044742-130-E.837431 sayılı özelgesinde; “ürünlerin ayrı ayrı fiyatlandırılmaması durumunda en yüksek oranın uygulanacağı, ayrı ayrı gösterilmesi halinde ise her bir ürün için kendi oranının esas alınacağı” yönünde değerlendirme yapılmıştır.
Hediye kartı ve alışveriş çekleri
Personele verilen ve belirli bir parasal değer içeren hediye kartı veya alışveriş çeklerinde, kartın personele verilmesi aşamasında belirli bir mal teslimi gerçekleşmemektedir. Bu tür kartlar ödeme aracı niteliği taşımaktadır.
KDV doğuran olay, kartın kullanılarak mal veya hizmetin fiilen temin edildiği aşamada ortaya çıkmakta ve KDV, teslimi gerçekleştiren satıcı tarafından hesaplanmaktadır.
3. Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden
Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) ve ticari kazancın tespitine ilişkin genel hükümler çerçevesinde, işle ilgili olmak ve ücret olarak vergilendirilmek kaydıyla personele yapılan ödemeler gider olarak dikkate alınmaktadır.
Bu kapsamda Ramazan ayı yardımlarının ücret olarak bordroya dahil edilmesi ve stopaj yükümlülüklerinin yerine getirilmesi halinde söz konusu tutarlar ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmaktadır.
4. Damga Vergisi Kanunu Yönünden
Damga Vergisi Kanunu (DV) uyarınca maaş, ücret ve benzeri ödemelere ilişkin kağıtlar damga vergisine tabidir. Ramazan ayı kapsamında personele sağlanan menfaatler ücret niteliğinde olduğundan, brüt tutar üzerinden ücretler için geçerli nispet dâhilinde damga vergisi hesaplanmaktadır.
Ödemenin ayni veya nakdi olması bu sonucu değiştirmemektedir. Damga vergisi yönünden vergiyi doğuran olay bir kağıdın düzenlenmesidir. Personele yapılan yardımların bordro kapsamında gerçekleştirilmesi halinde ayrıca damga vergisi doğmamaktadır.
Sonuç
Ramazan ayında personele yapılan ayni veya nakdi yardımlar bakımından vergi mevzuatında özel bir istisna düzenlemesi bulunmamaktadır. Söz konusu yardımlar;
√ Gelir Vergisi Kanunu kapsamında ücret olarak,
√ Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında işletmeden çekiş hükümleri çerçevesinde (ayni yardımlar bakımından),
√ Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında, ücret olarak vergilendirilmek şartıyla gider olarak,
√ Damga Vergisi Kanunu kapsamında damga vergisine tabi ödeme olarak,
değerlendirilmektedir.
Vergisel sonuçlar, yardımın niteliği ve temin şekline göre ilgili kanun hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir. Bu vesileyle Ramazan ayının çalışma hayatında dayanışma ve ölçülülüğe katkı sağlamasını temenni ederim.
(*Bu yazıda yer alan açıklamalar yazarın kişisel değerlendirmelerini yansıtmakta olup, çalıştığı kurumu bağlamaz ve kurum görüşü olarak kullanılamaz. Yazı; hukuki görüş, idarenin bağlayıcı yorumu veya resmi bir açıklama niteliği taşımamakta olup, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Mevzuatta meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle güncel durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.)
Kaynakça
— 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
— 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu
— 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
— 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu
— Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği
— İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 19.09.2018 tarih ve 39044742-130-E.837431 Sayılı Özelgesi
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”] Sorumluluk Beyanı ve Hukuki Haklarımız [/vc_message][vc_column_text]
