Aliekber KARTAL
SMMM
smmmaliekberkartal@gmail.com
Son dönemde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın kira gelirlerine ilişkin açıklamalarıyla birlikte, kira gelirinin beyanı konusu yeniden daha görünür hâle geldi. Sahada bunu açıkça hissediyoruz. Vatandaşlara gönderilen hatırlatma mesajları, dijital yönlendirmeler ve bilgilendirme içerikleri arttıkça, “Benim kira gelirim beyana giriyor mu?”, “İstisnadan yararlanabilir miyim?”, “Elden aldıysam ne olur?” gibi sorular da daha sık sorulmaya başlandı. Bu ilginin artması yalnız mükellef tarafında değil, mali müşavirlik ofislerinde de ciddi bir hareketlilik yaratıyor.
Mart ayı, kira geliri elde edenler açısından dosyaların toparlandığı dönemdir. Kimi ilk defa beyanname verecektir, kimi yıl içinde tahsil ettiği kiraları netleştirmeye çalışacaktır, kimi de son bir kontrol yapıp eksik veya hata bırakmadan beyannamesini göndermek isteyecektir. Kira gelirlerinin beyanında sorun çıkar mı? Elbette çıkar. Fakat sorun çoğu zaman matematikten değil; tahsilin hangi yılın geliri sayılacağı, istisna şartları, banka/PTT tevsiki, tevkifat ve gider yönteminin yanlış seçilmesi gibi başlıklardan doğar. 2025 yılına ait kira gelirlerine ilişkin beyannamelerin de 1–31 Mart 2026 döneminde verilmesi gerektiği ayrıca akılda tutulmalıdır.
Bu yazıda amaç, mevzuatı kuru ve ağır bir dille tekrar etmek değil. Daha çok, uygulamada en fazla tereddüt doğuran başlıkları sade bir dille toparlamak ve kısa örneklerle konuyu netleştirmek istiyorum. Hem kira geliri elde edenler hem de meslek mensupları bakımından işe yarar bir çerçeve sunarsa amacına ulaşmış sayılır.
GMSİ nedir, kim mükellef sayılır?
Gelir Vergisi Kanununda sayılan mal ve hakların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelir, gayrimenkul sermaye iradı (GMSİ) olarak adlandırılır. Burada yalnızca tapu sahibi olan kişi mükellef değildir. İntifa veya irtifak hakkı sahibi, zilyet, mutasarrıf ve hatta kiraladığı bir malı tekrar kiraya vererek gelir elde eden kiracı da GMSİ bakımından mükellef kabul edilir.
Uygulamada kira geliri denince çoğunlukla konut ve işyeri akla geliyor. Oysa konu bununla sınırlı değildir. Marka, ticaret unvanı, telif hakkı, ruhsat veya imtiyaz gibi bazı hakların kiraya verilmesinden doğan gelirler de GMSİ kapsamında değerlendirilebilir. Özellikle hak kiralamaları, pratikte en çok gözden kaçan alanlardan biridir.
Kira gelirinde elde etme: Tahsil esası
GMSİ’de vergileme, kural olarak tahsil ile başlar. Başka bir ifadeyle, kira alacağı doğmuş olsa bile, gelir vergisi yönünden esas alınan nokta bedelin nakden veya aynen elde edilmesidir. Nakden tahsil kavramına Türk lirası, döviz ve çek gibi ödemeler girer.
Bu kuralın uygulamada en çok karıştırılan iki sonucu vardır. İlki, geçmiş yıllara ait kiraların sonradan topluca tahsil edilmesi hâlidir. Böyle bir durumda, tahsil edilen tutar geçmiş yıllara dağıtılmaz; tahsil edildiği yılın geliri sayılır. İkincisi ise gelecek yıllara ait kira bedelinin peşin tahsil edilmesidir. Bu kez tam tersi olur. Gelecek yıla veya yıllara ait peşin alınan kira, ödemenin yapıldığı yılın değil, ilgili yılın geliri sayılır.
Döviz üzerinden tahsil edilen kira bedellerinde de esas alınacak tarih tahsil tarihidir. TL karşılığı, tahsil günündeki TCMB döviz alış kuru üzerinden bulunur. Kira bedeli para yerine mal veya eşya olarak alınmışsa, bu defa ayni tahsil söz konusudur ve alınan şey emsal bedel üzerinden parasal tutara çevrilir.
Kısacası aynı “tahsil esası” içinde bile geçmiş yıllara ait tahsil ile gelecek yıllara ait peşin tahsil farklı sonuç doğurur.
Örnek – Geçmiş yıl kiralarının topluca tahsili
2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait kiralar 2025 yılında birlikte tahsil edilmişse, bu tutarın tamamı 2025 geliridir.
Örnek – Gelecek yıllara ait peşin tahsil
2025, 2026 ve 2027 yıllarına ait kira bedelleri 2025’te peşin alınmışsa, her yılın payı kendi yılında gelir olarak dikkate alınır.
Tevsik zorunluluğu: “Bankadan geçsin” kuralı
Konut ve işyeri kiralarında, hem kiraya veren hem de kiracı bakımından tahsilat ve ödemelerin banka veya PTT aracılığıyla tevsik edilmesi gerekir. Uygulamada en güvenli yöntem, ödemenin doğrudan kiracı tarafından kiraya verenin hesabına ve mümkünse “kira ödemesi” açıklamasıyla yapılmasıdır. Banka şubesinden TCKN/VKN bilgisi ve açıklama girilerek yapılan yatırımlar da tevsik kapsamında değerlendirilir.
Bu kurala uyulmaması hâlinde özel usulsüzlük cezası gündeme gelir. Ceza, her bir işlem için işlem tutarının yüzde 10’u oranında uygulanır; ancak mevzuatta ayrıca alt sınırlar da öngörülmüştür. Bu alt sınırlar gruplara göre 35.000 TL, 17.000 TL ve 8.700 TL olarak belirlenmiştir. Öte yandan, ödeme yapan kişi durumu ödemenin yapıldığı tarihi izleyen beş iş günü içinde kendiliğinden idareye bildirirse, ödeme yapan adına ceza kesilmez.
Burada bir ayrıntıyı da not etmek gerekir: Mahkeme veya icra yoluyla yapılan tahsilatlar ile ayni tahsilatlar, bu tevsik zorunluluğu dışında değerlendirilir.
Kira bedeli yoksa ya da düşükse: Emsal kira bedeli
Her kira ilişkisinde gerçekten tahsil edilmiş bir bedel olmayabilir. Bazen taşınmaz bedelsiz kullandırılır, bazen de gösterilen kira bedeli emsale göre oldukça düşük kalır. İşte bu iki durumda emsal kira bedeli devreye girer.
Bina ve arazilerde kira bedelinin emsali belli değilse, emsal kira bedeli kural olarak emlak vergisi değerinin yüzde 5’i esas alınarak bulunur. Bina ve arazi dışındaki mal ve haklarda ise oran yüzde 10’dur; burada da maliyet bedeli, o yoksa Vergi Usul Kanununa göre belirlenen değer esas alınır.
Örnek: Emlak vergisi değeri 5.000.000 TL olan bir konut arkadaşa bedelsiz bırakılmış olsun.
Bu durumda emsal kira bedeli: 5.000.000 x %5 = 250.000 TL’dir.
Bu tutar, beyan edilecek gelir gibi dikkate alınır.
Ancak her bedelsiz kullanımda emsal kira uygulanmaz. Özellikle usul, füru ve kardeşlerin ikametine tahsis edilen taşınmazlar bakımından kanunda özel bir istisna vardır. Anne-baba, büyükanne-büyükbaba, çocuklar, torunlar ve kardeşler bu kapsamda düşünülmelidir. Bunun yanı sıra, boş kalan bir gayrimenkulün korunması amacıyla bedelsiz kullandırılması gibi bazı özel hallerde de emsal kira uygulanmaz.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: “akraba” kavramı geniştir, fakat kanundaki istisna geniş bir akraba çevresi için değil, sınırlı sayıda kişi için tanınmıştır. Bu nedenle uygulamada genel akrabalık bağına değil, kanunda tek tek sayılan kişilere bakmak gerekir.
Konut kira istisnası: 47.000 TL
2025 yılı için konut kira gelirlerinde 47.000 TL, 2026 yılı için ise 58.000 TL istisna uygulanmaktadır. 2025 yılında elde edilen konut kira geliri 47.000 TL’yi aşmıyorsa, kural olarak beyanname verilmez.
Bununla birlikte, istisna otomatik ve her koşulda korunmuş bir hak değildir. Konut kira gelirinin süresinde beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi hâlinde bu istisnadan yararlanılamaz. Ancak idare tarafından herhangi bir tespit yapılmadan önce süresinden sonra verilen beyanname ile gelir beyan edilirse, istisnadan yararlanma imkânı devam edebilir.
Bir başka önemli sınırlama da mükellefin diğer gelirleridir. Ticari, zirai veya serbest meslek kazancını yıllık beyanname ile bildirmek zorunda olanlar, mesken kira geliri istisnasından yararlanamaz. Ayrıca ücret, menkul sermaye iradı, GMSİ ve diğer gelir unsurlarının gayrisafi toplamı 2025 yılı için 1.200.000 TL’yi aşarsa, yine bu istisna devre dışı kalır.
İstisna uygulamasında en çok karıştırılan konulardan biri de ortak mülkiyettir. Bir konuta birden fazla kişi ortaksa, o konuttan elde edilen kira gelirinde istisna taşınmaza değil kişiye uygulanır. Dolayısıyla her ortak kendi payı bakımından ayrı ayrı istisnadan yararlanabilir. Miras henüz paylaşılmamışsa da aynı mantık geçerlidir; her mirasçı payına düşen gelir için ayrı değerlendirilir.
Buna karşılık bir kişinin birden fazla konuttan kira geliri varsa, istisna her taşınmaz için ayrı ayrı uygulanmaz; toplam konut kira gelirine bir kez uygulanır.
Tevkifat ve beyan sınırları
GVK’nın 94. maddesi kapsamında sayılan kişi ve kurumlar işyeri kiraladıklarında, kira ödemesi üzerinden yüzde 20 oranında tevkifat yapmak zorundadır. Bu nedenle işyeri kiralarında kiraya verenin eline geçen net tutar ile brüt kira tutarı farklı olabilir.
Gelecek yıllara ait kira bedelleri peşin ödenmişse, tevkifat ödeme anında toplam tutar üzerinden yapılır. Ancak kiraya veren açısından bu durum, tutarın tamamının aynı yılın geliri sayılacağı anlamına gelmez. Gelir, ait olduğu yıllar itibarıyla dikkate alınır. Uygulamada mahsup da buna paralel ilerler; peşin ödeme sırasında kesilen verginin, ilgili yıllarda beyan edilen kira gelirine isabet eden kısmı dikkate alınır.
Bir başka önemli nokta da karma kullanımdır. Kiraya verilen yerin bir kısmı konut, bir kısmı işyeri olarak kullanılıyorsa, işyeri niteliği taşıyan kullanım devam ettiği sürece kira bedelinin tamamı tevkifata tabi olur. Ancak kiracı basit usuldeyse, vergi kesintisi yapılmaz.
Tevkifata tabi işyeri kira gelirlerinde 2025 yılı için 330.000 TL, 2026 yılı için 400.000 TL sınırı önemlidir. Bu tutar bir istisna değil, beyanname verme sınırıdır. Sınır aşılırsa, işyeri kira gelirinin tamamı beyannameye dahil edilir ve yıl içinde kesilen vergiler beyannamede mahsup edilir.
Kesinti ve istisna kapsamına girmeyen kira gelirlerinde ise farklı bir eşik söz konusudur. Örneğin basit usule tabi bir kişiye kiraya verilen işyerinde 2025 yılı için 18.000 TL, 2026 yılı için 22.000 TL sınırı aşılırsa gelir beyan edilir. Bu da bir istisna değildir; sınır aşıldığında yalnız aşan kısım değil, gelirin tamamı beyannameye konu olur.
Konut geliri ile tevkifatlı işyeri kira geliri birlikte elde edildiğinde ise 330.000 TL’lik sınır test edilirken, işyeri kira geliri ile konut kira gelirinin istisna sonrası kalan kısmı birlikte dikkate alınır. Bu ayrıntı, uygulamada oldukça sık gözden kaçmaktadır.
Gider yöntemi seçimi: Götürü mü, gerçek mi?
Kira gelirinde safi irat iki farklı yöntemle bulunabilir: gerçek gider yöntemi ve götürü gider yöntemi. Götürü gider usulünde, istisna sonrası kalan hasılatın yüzde 15’i gider kabul edilir. Gerçek gider usulünde ise kanunda sayılan fiilî giderler, şartları varsa indirim konusu yapılır.
Seçim, taşınmazların tamamı için yapılır. Yani bazı taşınmazlarda gerçek gider, bazılarında götürü gider yönteminin seçilmesi mümkün değildir. Götürü gider yöntemini tercih eden mükellef de iki yıl geçmeden gerçek gider yöntemine dönemez.
Burada çoğu zaman atlanan bir nokta daha var: Hakları kiraya verenler götürü gider yöntemini kullanamaz. İşyeri kira geliri ile birlikte hakların kiraya verilmesinden de gelir elde eden mükellefler, beyannamelerinde gerçek gider yöntemini seçmek zorundadır.
Gerçek gider yöntemine gelince, son yıllarda önemli bir değişiklik yapıldı. 7566 sayılı Kanun sonrasında, 1.1.2025’ten itibaren başlayan vergilendirme dönemlerinde, konut olarak kiraya verilen taşınmazlara ilişkin borç ve kredi faizleri gerçek gider olarak indirilememektedir. Buna karşılık konut dışındaki kiraya verilen mal ve haklar için borç faizi indirimi devam etmektedir.
Bununla birlikte konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulde, gerçek gider yönteminin seçilmesi şartıyla, iktisap yılından itibaren beş yıl boyunca iktisap bedelinin yüzde 5’i gider olarak indirilebilir. Bu indirim sadece ilgili konutun hasılatına uygulanır; indirilemeyen kısım zarar sayılmaz. Ayrıca 2021 yılından önce iktisap edilen konutlar için bu imkân bulunmamaktadır.
Uygulamada çok sorulan bir başka konu da şudur: Kişi kendi evini kiraya verip başka bir evde kiracı olarak oturuyorsa, ödediği kira bedelini gider yazabilir mi? Cevap, belirli şartlarla evettir. Gerçek gider yönteminin seçilmesi ve sahip olunan taşınmazın konut olarak kiraya verilmiş olması şartıyla, oturulan konut için ödenen kira GMSİ’den indirilebilir. Fakat burada da bir sınır vardır. Mükellefin ödediği kira, diğer gerçek giderler düşüldükten sonra kalan tutarla sınırlı olarak indirilir. Aşan kısım zarar sayılmaz ve sonraki yıllara devretmez. Mesken kira istisnasından yararlanılan durumlarda ise giderlerin yalnızca vergiye tabi hasılata isabet eden kısmı indirilebilir.
Bazı önemli hususlar
A) Birden fazla konut ve götürü gider
Toplam konut kira geliri 700.000 TL olan bir mükellefte istisna yalnız bir kez uygulanır. Hesap şu şekilde olur:
- 700.000 – 47.000 = 653.000 TL
- Götürü gider: 653.000 x %15 = 97.950 TL
- Safi irat: 555.050 TL
- Hesaplanan gelir vergisi: 118.863,50 TL
Buradaki temel nokta şudur: İstisna her konut için ayrı ayrı değil, toplam konut kira geliri üzerinden bir defa uygulanır.
B) İstisna varken gerçek giderin oranlanması
Konut kira geliri 400.000 TL olan bir mükellefte, istisna sonrası vergiye tabi hasılat 353.000 TL olsun. Gider toplamı ise 140.000 TL olsun.
Bu durumda indirilebilecek giderin tamamı 140.000 TL değildir. İndirilecek tutar, vergiye tabi hasılata isabet eden oran kadar olur:
İndirilebilecek gider = (140.000 x 353.000) / 400.000 = 123.550 TL
Yani istisna uygulanan durumlarda gerçek giderlerin tamamı değil, yalnızca vergiye tabi hasılata isabet eden kısmı indirilebilir.
C) Beyan sınırı testinde konut + işyeri birlikte
İşyeri kira geliri ile konut kira gelirinin istisna sonrası kısmı birlikte değerlendirilerek 330.000 TL’lik sınır test edilir.
Örneğin:
- İşyeri kira geliri: 250.000 TL
- Konut kira geliri: 70.000 TL
- Konutun istisna sonrası kalan kısmı: 23.000 TL
Toplam: 273.000 TL
Bu durumda 330.000 TL’lik sınır aşılmadığından, işyeri kira geliri beyana dahil edilmez; yalnızca konut kira geliri bakımından beyan durumu değerlendirilir.
D) Mahsup ve iade
Kira ödemeleri üzerinden yıl içinde kesilen vergiler, yıllık beyannamede hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir. Mahsup sonrası fazla kalması hâlinde ise iade söz konusu olabilir. İade ve mahsup talepleri 1A dilekçesi ile yapılır.
Nakden iade hadleri bakımından 2025 yılı için temel eşikler şöyledir:
- 340.000 TL’ye kadar olan iadeler dilekçe ve ekleriyle, inceleme veya teminat aranmadan yapılabilir.
- 340.000 TL’yi aşan kısım vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılır.
- Süresinde tam tasdik sözleşmesi bulunan YMM’nin tam tasdik raporuyla 2025 yılı için 3.400.000 TL’ye kadar iade alınabilir.
- 3.400.000 TL’yi aşan kısım ise her hâlükârda vergi inceleme raporuna göre yerine getirilir.
Örnek vakalar
Vaka 1: Emsal kira, tevsik ve istisna kaybı
Olay: 2025 yılında emlak vergisi değeri 8.000.000 TL olan bir daire arkadaşına bedelsiz bırakılmıştır. Aynı yıl başka bir konuttan 300.000 TL kira tahsil edilmiştir. Mükellefin ücret ve faiz gelirleriyle birlikte toplam gayrisafi geliri 1.250.000 TL’ye ulaşmaktadır. Tahsilatların bir kısmı da elden yapılmıştır.
Çözüm: Bedelsiz bırakılan konut için emsal kira bedeli hesaplanır:
8.000.000 x %5 = 400.000 TL
Diğer konuttan tahsil edilen 300.000 TL ile birlikte toplam konut hasılatı 700.000 TL olur. Gelir toplamı 1.200.000 TL eşiğini aştığı için konut kira istisnası uygulanmaz. Ayrıca elden tahsil edilen tutarlar bakımından da tevsik ihlali ve buna bağlı ceza riski değerlendirilmelidir.
Vaka 2: Karma kullanım ve tevkifat
Olay: Bir taşınmazın yüzde 30’u ofis, yüzde 70’i konut olarak kullanılmaktadır. Kiracı bir şirkettir. Brüt aylık kira 60.000 TL’dir.
Çözüm: Taşınmazın bir kısmı işyeri olarak kullanıldığı için, kira bedelinin tamamı tevkifata tabi olur. Tevkifat brüt kira üzerinden yüzde 20 oranında yapılır.
Vaka 3: Gerçek gider oranlaması ve konut kredi faizi
Olay: 2025 yılında 400.000 TL konut kira geliri elde edilmiştir. Onarım, ısıtma ve aydınlatma giderlerinin toplamı 140.000 TL’dir. Ayrıca 100.000 TL konut kredi faizi ödenmiştir.
Çözüm: Konut kredi faizi, 2025 ve izleyen yıllarda gerçek gider olarak indirilemez. İstisna sonrası vergiye tabi hasılat 353.000 TL ise, indirilebilecek gider şu şekilde bulunur:
(140.000 x 353.000) / 400.000 = 123.550 TL
Vaka 4: Geçmiş yıl kiralarının toplu tahsili ve yasal faiz
Soru: (A), işyerini 2023 yılında kiraya vermiştir. 2023 ve 2024 kira bedelleri ödenmeyince dava açılmış, alacak 2025 yılında icra yoluyla tahsil edilmiştir. Tahsil edilen tutarlar şöyledir:
- Kira alacağı: 240.000 TL
- Yasal faiz: 36.000 TL
Kiracı şirket tevkifat yapmak zorunda mıdır? Gelir hangi yılın geliri sayılır?
Cevap: 240.000 TL’lik kira alacağı GMSİ’dir ve tahsil edildiği yıl olan 2025 yılının geliri sayılır. 36.000 TL’lik yasal faiz ise kira bedelinden ayrı değerlendirilmelidir; bu tutar alacak faizi niteliğinde ele alınır. Tevkifat, kiracının statüsüne göre kira ödemesi üzerinden yapılır. Yasal faiz için kira stopajı uygulanmaz. Bu nedenle gelir unsurları ayrıştırılarak değerlendirme yapılmalıdır.
Vaka 5: Gelecek yıllara ait peşin kira
Soru: (B), konutunu 1.10.2025 tarihinde kiraya vermiştir. Kiracı, 2026 ve 2027 yıllarına ait kira bedellerini 20.12.2025 tarihinde toplam 360.000 TL olarak peşin ödemiştir. Bu tutar hangi yılın geliri sayılır?
Cevap: GMSİ’de esas tahsil olmakla birlikte, gelecek yıllara ait peşin kira bedeli ödeme yılının geliri sayılmaz. Tutar ilgili yıllara dağıtılır. 360.000 TL iki yıla eşit aitse:
- 2026 geliri: 180.000 TL
- 2027 geliri: 180.000 TL
Buna karşılık tevkifat, ödeme anında toplam tutar üzerinden yapılır. Mahsup da uygulamada ilgili yıllarda beyan edilen kira gelirine isabet eden kısım esas alınarak dikkate alınır.
Vaka 6: Dövizli kira tahsilinde kur tarihi
Soru: (C), işyerini aylık 5.000 USD bedelle kiraya vermiştir. 2025 Mart ayına ilişkin kira 15.03.2025 tarihinde tahsil edilmiştir. TL hasılat nasıl hesaplanacaktır?
Cevap: Dövizli kira tahsilinde esas alınacak tarih tahsil tarihidir. Bu nedenle Mart ayı kirası, 15.03.2025 tarihindeki TCMB döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrilir.
Hesap: 5.000 USD x 15.03.2025 tarihli döviz alış kuru = TL hasılat
Vaka 7: Elden alınan kira sonradan bankaya yatırılırsa
Soru: (D), konut kirasını kiracıdan 12.000 TL olarak elden almış, aynı gün kendi banka hesabına yatırmıştır. Bu işlem tevsik sayılır mı? Risk var mıdır?
Cevap: Tevsik kuralının mantığı, ödemenin baştan banka veya PTT üzerinden yapılmasıdır. Para önce elden alınmış, sonra bankaya yatırılmışsa, bu işlem tek başına güvenli bir tevsik oluşturmaz. Çünkü ödeme anı banka sistemi dışında gerçekleşmiştir. Bu nedenle tevsik ihlali ve özel usulsüzlük cezası riski devam edebilir. En sağlıklı yöntem, ödemenin kiracı tarafından doğrudan banka veya PTT üzerinden yapılmasıdır.
Vaka 8: Hisseli konutta istisna
Soru: (G) ve (H) kardeşler, yüzde 50–yüzde 50 hisseli bir konutu 2025 yılında kiraya vermiş ve toplam 120.000 TL kira tahsil etmiştir. Konut kira istisnası nasıl uygulanacaktır?
Cevap: Hisseli mülkiyette kira geliri paylaştırılır. Buna göre:
- (G): 60.000 TL
- (H): 60.000 TL
Konut kira istisnası, şartların bulunması hâlinde her ortak tarafından ayrı ayrı uygulanabilir. Her ortağın payı kendi içinde değerlendirilir.
Vaka 9: Tevkifatsız işyeri kirasında 18.000 TL sınırı
Soru: (J), işyerini 2025 yılında basit usule tabi bir kişiye kiraya vermiş ve yıllık 30.000 TL kira tahsil etmiştir. Tevkifat yapılmamıştır. Beyanname verilmesi gerekir mi?
Cevap: Tevkifat yapılmayan bu tür işyeri kira gelirlerinde beyan sınırı testi yapılır. 2025 yılı için geçerli 18.000 TL sınırı aşıldığından, gelir beyan edilir. Burada yalnız aşan kısım değil, gelirin tamamı beyannameye konu olur.
Kaynakça
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu: Özellikle GMSİ’nin kapsamı, emsal kira, konut kira istisnası, giderler, tevkifat ve beyan esaslarına ilişkin hükümler
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Tevsik zorunluluğu, belge düzeni ve özel usulsüzlük hükümleri
- Gelir İdaresi Başkanlığı Kira Geliri (GMSİ) Rehberi
- İlgili tebliğ, sirküler ve idari açıklamalar
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”] Sorumluluk Beyanı ve Hukuki Haklarımız [/vc_message][vc_column_text]
