Türkiye’de kredi hacmi 24,8 trilyon TL’ye çıktı: büyüme güçlü, risk göstergeleri yakından izleniyor
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin Ocak 2026 verilerine göre finans sektörünün kullandırdığı nakdi krediler yıllık yüzde 45 artarak 24,8 trilyon TL’ye ulaştı. Ticari krediler toplamın büyük bölümünü oluştururken, tasfiye olunacak alacak oranındaki yükseliş kredi kalitesine ilişkin dikkat çekici bir sinyal verdi.
Kredi hacminde güçlü artış
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi Aylık Bülteni’ne göre, kredi kuruluşları tarafından kullandırılan toplam nakdi krediler Ocak 2026 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artışla 24 trilyon 811 milyar TL oldu.
Bu toplamın 23 trilyon 815 milyar TL’si bankalar, 387 milyar TL’si finansal kiralama şirketleri, 302 milyar TL’si faktoring şirketleri ve 307 milyar TL’si finansman şirketleri tarafından kullandırıldı. Veriler, kredi sisteminin ana taşıyıcısının açık ara bankacılık sektörü olmaya devam ettiğini gösterdi.
Takipteki alacaklarda artış dikkat çekti
Ocak 2026 itibarıyla tasfiye olunacak alacaklar 786 milyar TL seviyesine yükseldi. Bunun 755 milyar TL’si bankalara ait olurken, toplam kredilere oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,8 puan artarak yüzde 3 oldu.
Bu görünüm, kredi hacmindeki büyümenin sürdüğünü ancak kredi kalitesi tarafında baskının arttığını ortaya koydu. Finansal sistem açısından oran halen yönetilebilir seviyede görünse de yukarı yönlü hareket, önümüzdeki dönemde daha seçici kredi politikalarının gündeme gelebileceğine işaret ediyor.
Ticari krediler sistemin ana gövdesi olmayı sürdürdü
Ticari krediler yüzde 43 artışla 18,7 trilyon TL’ye ulaştı ve toplam nakdi krediler içindeki payı yüzde 76 olarak gerçekleşti. Bu durum, kredi büyümesinin önemli bölümünün şirketler ve reel sektör kaynaklı olduğunu ortaya koydu.
Sektörel dağılımda imalat sanayi yüzde 31 ile ilk sırada yer aldı. Toptan ve perakende ticaret sektörü de yüzde 19’un üzerinde pay alarak kredi kullanımında öne çıkan alanlardan biri oldu. Bu tablo, üretim ve ticaret faaliyetlerinin finansman ihtiyacının yüksek seyrini koruduğunu gösterdi.
İnşaatta risk, enerjide döviz kredisi öne çıktı
Ocak 2026 itibarıyla tasfiye olunacak alacak oranının en yüksek olduğu sektör yüzde 4,3 ile inşaat oldu. Bu veri, inşaat sektöründe nakit akışı ve geri ödeme kapasitesine ilişkin baskının diğer sektörlere göre daha belirgin olduğuna işaret etti.
Yabancı para nakdi kredilerin toplam içindeki payının en yüksek olduğu sektör ise yüzde 85 ile enerji sektörü oldu. Bu görünüm, enerji sektörünün döviz finansmanına yüksek ölçüde bağımlı olduğunu ve kur hareketlerine karşı hassasiyet taşıdığını ortaya koydu.
Bireysel krediler 6 trilyon TL’yi aştı
Bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlar tarafından kullandırılan bireysel krediler yıllık bazda yüzde 49 artarak 6 trilyon 63 milyar TL’ye yükseldi. Bireysel kredilerin yüzde 99’u bankalar tarafından kullandırıldı.
Bireysel krediler içinde en büyük payı yüzde 50 ile kredi kartları aldı. İhtiyaç kredileri yüzde 24, konut kredileri yüzde 12, taşıt kredileri yüzde 1 ve kredili mevduat hesabı yüzde 13 paya sahip oldu. Bu dağılım, hanehalkı borçlanmasında kısa vadeli ve günlük kullanıma dönük finansman araçlarının daha baskın hale geldiğini gösterdi.
Bireysel tarafta takip oranı daha yüksek
Bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacak oranı yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, toplam kredi sistemindeki yüzde 3’lük takip oranının üzerinde bulunuyor.
Bu durum, bireysel tarafta geri ödeme baskısının ticari segmente kıyasla daha yüksek olduğuna işaret ediyor. Özellikle kredi kartı ve ihtiyaç kredisi ağırlıklı yapı, faiz ve gelir dengesi açısından daha kırılgan bir görünüm oluşturuyor.
43,8 milyon kişi bireysel kredi kullanıyor
Takipteki krediler hariç tutulduğunda bireysel kredi kullanan kişi sayısı son bir yılda yaklaşık 1,9 milyon artarak 43,8 milyon kişiye ulaştı. Ortalama kredi bakiyesi ise 138 bin TL oldu.
2026 Ocak ayında 244 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı, 181 bin kişi ilk defa kredi kartı, 103 bin kişi ilk defa tüketici kredisi kullandı. İlk kez konut kredisi kullanan kişi sayısı 13 bin, taşıt kredisi kullanan kişi sayısı ise 8 bin olarak açıklandı. Bu veri, finansal sisteme yeni giren bireysel kullanıcıların daha çok kısa vadeli ürünlere yöneldiğini gösterdi.
Kredi kartı limitlerinde kullanım oranı yüzde 21
Bireysel kredi kartlarında toplam limit 14,5 trilyon TL olurken, kullanım oranı yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti. Limit dağılımında 0-100 bin TL aralığındaki kişi sayısının oranı yüzde 38 olurken, bu grubun toplam limitten aldığı pay yalnızca yüzde 5 oldu.
İstanbul ilk sırada yer aldı
Bireysel kredi payında İstanbul yüzde 27 ile ilk sırada yer aldı. Ankara yüzde 10, İzmir ise yüzde 7 pay aldı. Son 12 ayda bireysel kredi bakiyesi en çok artan iller ise Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş oldu.
Sonuç
Ocak 2026 bankacılık verileri, Türkiye’de kredi genişlemesinin güçlü şekilde sürdüğünü ortaya koyuyor. Ticari krediler reel sektör finansmanını desteklemeye devam ederken, bireysel tarafta kredi kartı ve kısa vadeli borçlanma araçlarının ağırlığı dikkat çekiyor.
Ancak kredi büyümesine eşlik eden tasfiye olunacak alacak artışı, önümüzdeki dönemde finansal sistemde risk yönetimi ve kredi kalitesinin daha fazla öne çıkacağını gösteriyor. Veriler, kredi kanalının canlı kaldığını; buna karşılık hem şirketler hem de hanehalkı tarafında borç ödeme kapasitesinin daha yakından izlenmesi gereken bir döneme girildiğine işaret ediyor.
