Bakan Yumaklı: Türkiye Sulamaları Merkez Birliği İle Su Yönetiminde Yeni Dönem Başlayacak
Tarım ve Orman Bakanlığı, su kaynaklarının daha verimli kullanılması, sulama yatırımlarının daha etkin yönetilmesi ve kuraklık riskine karşı daha güçlü bir yapı oluşturulması amacıyla yeni bir merkezi model üzerinde çalışıyor. Açıklanan plan, tarım ekonomisi, gıda arzı ve kırsal üretim açısından stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
Su yönetiminde merkezi yapı hazırlığı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen “2026 Dünya Su Günü” programında yaptığı konuşmada, Türkiye Sulamaları Merkez Birliğinin kurulmasının planlandığını açıkladı. Yumaklı, bu yapıyla sulama işletmesi, bütçesi, bakımı ve su dağıtımının tek merkezden planlanarak sahada bölgesel ölçekte uygulanacağını belirtti. Bakan, bu model sayesinde daha etkin bir yönetim anlayışının ortaya konulacağını ifade etti.
7,7 trilyon liralık su yatırımı vurgusu
Yumaklı, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana 7,7 trilyon liralık 18 binden fazla su tesisinin hizmete alındığını söyledi. Bu yatırımlar içinde 1800 gölet, 3 bin 600’den fazla sulama tesisi, 11 binden fazla taşkın tesisi ile çok sayıda içme suyu ve enerji tesisinin bulunduğunu aktaran Yumaklı, bugüne kadar 7,3 milyon hektar alanın sulamaya açıldığını ve yaklaşık 184 milyar metreküp suyun depolandığını dile getirdi. Yıllık 5,5 milyar metreküplük içme suyu temin edildiğini de kaydetti.
Tarım ekonomisi için kritik mesaj
Bakan Yumaklı’nın açıklamalarında ekonomi açısından en dikkat çeken başlıklardan biri, su yatırımlarının tarımsal üretim ve çiftçi gelirleri üzerindeki etkisi oldu. Yumaklı, yapılan yatırımlarla iş, istihdam ve çiftçi gelirlerinde artış sağlandığını vurgularken, suyun akıllıca yönetilmesinin artık sadece çevresel değil ekonomik bir zorunluluk haline geldiğine işaret etti. Bu yaklaşım, özellikle sulama verimliliği, üretim planlaması ve gıda arz güvenliği bakımından önem taşıyor.
Basınçlı sulama ile yıllık 10 milyar metreküp tasarruf
Modern sulama sistemlerinin ekonomik değerine de dikkat çeken Yumaklı, basınçlı sulama sistemleri sayesinde yıllık 10 milyar metreküp su tasarrufu sağlandığını açıkladı. Son 23 yılda borulama sistemlerinde yaklaşık 120 bin kilometreye ulaşıldığını belirten Bakan, toprağın nemi ve yağış verileriyle sulamanın otomatik yönetilmesinin de suyun veriyle yönetilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Bu tablo, hem maliyetlerin düşürülmesi hem de suyun daha yüksek katma değer yaratan alanlarda kullanılabilmesi bakımından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Kuraklık riski ekonomiyi de etkiliyor
Yumaklı, dünyada kullanılabilir tatlı su miktarının yüzde 2,5 civarında olduğunu, Türkiye’de ise su tablosunun daha hassas bir görünüm sergilediğini belirtti. Dünyanın yıllık ortalama yağışının 990 milimetre, Türkiye’nin ise 574 milimetre olduğunu hatırlatan Bakan, son yıllarda yağış düzensizliği, kar yağışındaki azalma ve sıcaklıklardaki artışın su yönetimini daha kritik hale getirdiğini söyledi. 2025 yılına barajlara 10 milyar metreküp daha az suyla girildiğini aktaran Yumaklı, bu miktarın 125 milyon insanın yıllık içme suyuna eşit olduğunu ifade etti.
Yumaklı’nın verdiği örnekler, kuraklığın artık yalnızca çevresel değil, tarım, enerji, gıda ve şehir ekonomileri üzerinde doğrudan etkili bir risk unsuru haline geldiğini ortaya koydu. Konya Bağbaşı Barajı’nda su kalmaması, Eğirdir Gölü’nün ikiye ayrılması ve Çatalan Barajı’nın tarihinin en düşük seviyesine gerilemesi, su krizinin ekonomik sonuçlarını daha görünür hale getiren göstergeler arasında yer aldı.
Su Kanunu ve yeni yönetim modeli gündemde
Bakan Yumaklı, şehirlerde kullanılan suyun yaklaşık yüzde 31’inin kayıp ve kaçak nedeniyle vatandaşlara ulaşmadan yok olduğunu belirterek, suyun artık yalnızca bir doğal kaynak değil, stratejik bir varlık olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Bu nedenle üzerinde çalışılan Su Kanunu’nun son derece hayati ve önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, yeni yasal çerçevenin suyu stratejik ve korunması gereken bir varlık olarak ele alan modern ve bütüncül bir yönetim anlayışı getireceğini ifade etti.
Türkiye Sulamaları Merkez Birliği planının da bu dönüşümün önemli ayaklarından biri olması bekleniyor. Bakanlığa göre yeni sistemle bakım süreçleri hızlanacak, su kullanımındaki verimlilik daha yakından ve veriye dayalı biçimde izlenecek, sulama altyapısının yönetiminde daha koordineli bir yapı kurulacak.
Enerji ve üretim boyutu da dikkat çekiyor
Bakan Yumaklı, 11 bin 237 taşkın kontrol tesisiyle hizmet verildiğini ve hidroelektrik santral kurulu gücünün 32 bin 500 megavata ulaştığını da açıkladı. Bu veriler, su yatırımlarının yalnızca tarımda değil, enerji arzı ve altyapı güvenliği bakımından da ekonomik önem taşıdığını gösteriyor. Özellikle enerji maliyetlerinin ve iklim kaynaklı risklerin daha sık tartışıldığı bir dönemde, su yatırımlarının çok sektörlü ekonomik etkisi daha da belirgin hale geliyor.
