Sıfır Atık Hareketi’nde Yeni Bilanço: 90 Milyon Ton Atık Ekonomiye Kazandırıldı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 30 Mart 2026 Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla paylaştığı mesajda, atık krizinin artık yalnızca üretimle değil tüketim alışkanlıklarıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Kurum, Sıfır Atık yaklaşımını israfı azaltan, kaynakları koruyan ve geleceği önceleyen zorunlu bir çevre politikası olarak tanımladı.
Bakanlık koordinasyonunda 27 Eylül 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi, ilerleyen süreçte uluslararası ölçekte görünürlük kazandı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 14 Aralık 2022’de aldığı kararla 30 Mart’ı “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan etti. Bu adım, Türkiye merkezli çevre yaklaşımının küresel çevre gündeminde kalıcı bir başlık haline geldiğini gösterdi.
Açıklanan güncel verilere göre bugüne kadar 217 bin bina ve yerleşkede Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ne geçildi. 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranı, 2024’te yüzde 36,08’e, 2025’te ise yüzde 37,53’e yükseldi. Türkiye’nin orta ve uzun vadeli hedefi, bu oranı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70’e çıkarmak. Ayrıca farkındalık çalışmaları kapsamında 28 milyon kişiye eğitim verildiği bildirildi.
Verilerin en dikkat çekici bölümü ise doğrudan geri kazanım hacminde ortaya çıktı. 2017’den 2025 sonuna kadar 36,1 milyon ton kağıt-karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam, 9,6 milyon ton metal ile 30,6 milyon ton organik ve diğer geri kazanılabilir atık işlenerek toplamda 90 milyon ton atık ekonomiye yeniden kazandırıldı. Bu sürecin ülke ekonomisine katkısının 365 milyar lira olduğu açıklandı.
Sıfır Atık uygulamasının yalnızca atık toplama ve ayrıştırma boyutuyla sınırlı kalmadığı, enerji ve doğal kaynak tasarrufu verilerinde de net biçimde görülüyor. Açıklamaya göre toplanan atıklardan 270 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlandı. Bu miktar, 54 milyon hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer düzeyde. Bunun yanında 2 trilyon litre su, 60 milyar litre petrol ve yaklaşık 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu elde edildi. Bakanlık bu alan büyüklüğünü yaklaşık 55 bin futbol sahası ile karşılaştırdı.
Çevresel etkiler bakımından bakıldığında tablo daha da dikkat çekici hale geliyor. Açıklanan verilere göre hareket sayesinde Türkiye’deki orman varlığının yaklaşık yüzde 7’sine karşılık gelen 613 milyon ağacın kesilmesi önlendi. Aynı dönemde yaklaşık 36 milyon aracın yıllık karbon salımına eşdeğer 180 milyon ton sera gazı salımının da önüne geçildi. Bu veriler, projenin yalnızca geri dönüşüm değil, aynı zamanda iklim politikası ve doğal kaynak koruma aracı olarak da önem kazandığını ortaya koyuyor.
30 Mart 2026’da açıklanan son bilanço, Sıfır Atık Hareketi’nin geçen yıllar içinde sembolik bir çevre çağrısından çok daha büyük bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Geri kazanım oranındaki artış, ekonomiye sağlanan yüz milyarlarca liralık katkı, enerji-su-petrol tasarrufu ve sera gazı azaltımı birlikte değerlendirildiğinde, proje artık yalnızca çevre duyarlılığı değil; kaynak verimliliği, ekonomik tasarruf ve sürdürülebilir kalkınma başlığında da güçlü bir kamu politikası niteliği taşıyor.
