Bayraktar: Enerjide Yeni Güvenlik Mimarisi Şart, Türkiye Krizlere Hazır
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bölgesel krizlerin enerji piyasalarında yeni bir dönemi tetiklediğini belirterek, boru hatları, kaynak çeşitlendirmesi ve yeni güzergâhların önümüzdeki dönemin ana başlıkları olacağını ifade etti. Bayraktar, Türkiye’nin arz güvenliği açısından yönetilebilir bir tabloya sahip olduğunu, Karadeniz gazı, LNG altyapısı, nükleer enerji yatırımları ve yurt dışı sondaj hamleleriyle enerji alanında daha güçlü bir konuma ilerlediğini vurguladı.
Bölgesel krizler enerji denkleminde yeni dönemi başlatıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ülke TV yayınında yaptığı değerlendirmede, bölgede yaşanan son gelişmelerin yalnızca güvenlik alanında değil, enerji arzı ve ticaret yolları bakımından da yeni bir dönemi zorunlu hale getirdiğini söyledi. Bayraktar’a göre mevcut jeopolitik tablo; boru hatlarının, enerji tedarik zincirlerinin ve güzergâh çeşitliliğinin yeniden ele alınmasını gerektiriyor. Bakan, bu süreçte krizlerin aynı zamanda reform ve yeniden yapılanma fırsatı doğurabileceğini belirterek, Türkiye’nin bu yeni döneme hazır olduğunu ifade etti.
Hürmüz vurgusu: Dünya ekonomisinin ateşi yükseliyor
Bayraktar’ın açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri Hürmüz Boğazı oldu. Hürmüz’ün dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir hat olduğunu belirten Bayraktar, bölgede yaşanan çatışma ve belirsizliklerin küresel ekonomi üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu söyledi. Irak’a yıllardır üretimin bir bölümünü alternatif güzergâhlardan dünya piyasalarına ulaştırma önerisinde bulunduklarını belirten Bakan, bugün gelinen noktada güzergâh çeşitlendirmesinin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha görüldüğünü dile getirdi.
Türkiye için arz güvenliği mesajı: Yönetilebilir risk, doğrudan sıkıntı yok
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin Basra veya Hürmüz geçişli LNG alımı bulunmadığını, bu nedenle doğal gaz tarafında doğrudan bir arz baskısı öngörmediklerini söyledi. Petrol ve petrol ürünleri ithalatında ise söz konusu bölgenin yaklaşık yüzde 10’luk bir paya sahip olduğunu belirterek, bunun Türkiye açısından yönetilebilir ve tolere edilebilir bir büyüklük olduğunu ifade etti. Bu çerçevede Bayraktar, mevcut tabloda arz güvenliği bakımından görünür bir sorun bulunmadığı mesajını verdi.
LNG ve gazlaştırma kapasitesinde güçlü artış
Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendiren başlıklardan biri de LNG ve gazlaştırma altyapısındaki büyüme oldu. Bayraktar, 2016 yılında 30 milyon metreküp olan gazlaştırma kapasitesinin bugün 160 milyon metreküpe yükseldiğini, bunun da yaklaşık 5 katlık artış anlamına geldiğini söyledi. Hedefin bu kapasiteyi 200 milyon metreküpe çıkarmak olduğunu kaydeden Bakan, Dörtyol ve olası Antalya Körfezi yatırımlarıyla yeni FSRU hamlelerinin de gündemde olduğunu aktardı.
Karadeniz gazında kritik eşik: 2026’da iki kat, 2028’de dört kat üretim
Bayraktar’ın açıklamalarına göre Karadeniz doğal gazı Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefinde belirleyici rol oynayacak. 2026 yılının bu açıdan önemli bir dönüm noktası olacağını söyleyen Bakan, üretimin iki katına çıkacağını, 2028 itibarıyla ise mevcut seviyenin dört katına ulaşacağını belirtti. Açıklamaya göre, bu takvim gerçekleşirse Türkiye 2028 sonuna kadar konutlarda kullanılan doğal gazın yaklaşık yüzde 80-85’ini yerli üretimle karşılayabilecek seviyeye yaklaşacak. Bu da konut tüketiminde dışa bağımlılığın büyük ölçüde azalması anlamına geliyor.
Karadeniz’de sondaj programı hızlanıyor
Bayraktar, Karadeniz’de yeni sondaj faaliyetlerinin sürdüğünü, bir sondaja mevcut ay içinde başlandığını, ikinci sondajın ise Nisan ayında devreye alınacağını söyledi. Bu yıl toplam 6 sondaj planlandığını açıklayan Bakan, Türkiye’nin denizlerde arama ve üretim kapasitesini daha ileri taşımayı hedeflediğini ortaya koydu.
“Türkiye’nin doğal gaz haritasını değiştirdik”
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz kaynak ve tedarikçi ülke çeşitliliğini artırdığını, bugün 10’un üzerinde farklı ülkeden doğal gaz temin edildiğini söyledi. Bu yapının Türkiye’ye hem arz esnekliği hem de daha rekabetçi fiyat imkânı sunduğunu belirten Bayraktar, aynı zamanda fazla gazın ihracı için de yeni fırsatlar doğduğunu ifade etti. Trakya ve İstanbul’un doğal gaz ihtiyacında geçmişte transit yapılara bağımlı olan sistemin, bugün TürkAkım gibi doğrudan hatlarla farklı bir noktaya taşındığını belirten Bakan, Türkiye’nin enerji geçiş ülkesi rolünü güçlendirdiğini vurguladı.
Nükleerde hedef 20 bin megavat, Akkuyu’da test süreci sürüyor
Türkiye’nin uzun vadeli enerji stratejisinde nükleer enerji de güçlü biçimde yer alıyor. Bayraktar, toplamda 20 bin megavatlık kurulu nükleer güç hedefi bulunduğunu, ülkenin elektrik ihtiyacının en az yüzde 15’inin nükleer enerjiden karşılanması gerektiğini söyledi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde birinci reaktör için test süreçlerinin sürdüğünü belirten Bayraktar, uluslararası standartların hassasiyetle takip edildiğini kaydetti.
Sinop, Trakya ve küçük modüler reaktörler gündemde
Bayraktar, Sinop ve Trakya’da yeni nükleer sahalar üzerinde çalışıldığını, bu projelerin teknoloji sahibi ülkelerle karar aşamasına yaklaştırıldığını anlattı. Küçük modüler reaktörlerin ikinci nükleer çağın önemli başlığı olduğunu vurgulayan Bakan, Türkiye’nin yalnızca nükleer enerji kullanan değil; teknoloji geliştiren, tasarlayan ve ileride ihracat kabiliyeti bulunan milli bir nükleer sanayi altyapısı kurmayı hedeflediğini ifade etti.
Depolamada hedef yüzde 100 doluluk
Türkiye’nin yer altı doğal gaz depolama kapasitesini artırdığını söyleyen Bayraktar, Silivri ve Tuz Gölü projeleriyle kapasitenin 12 milyar metreküpten 15 milyar metreküpe kadar taşınabileceğini belirtti. Mevcut durumda depoların yüzde 71-72 doluluk oranında olduğunu ifade eden Bakan, Avrupa’nın aynı dönemde daha düşük dolulukla girdiğini belirterek Türkiye’nin önümüzdeki kışa daha hazırlıklı hale geleceğini söyledi. Nihai hedefin depoları yüzde 100 seviyesine çıkarmak olduğu vurgulandı.
Kerkük-Ceyhan hattında kapasite artışı hedefi
Bayraktar, Kerkük-Ceyhan Boru Hattı’nın yalnızca mevcut haliyle değil, Basra’ya kadar uzatılabilecek bir yapıyla değerlendirilmesini istediklerini söyledi. Hattın gerçek kapasitesinin günlük 1,5 milyon varil olduğunu ifade eden Bakan, şu anda bunun çok altında kullanım bulunduğunu, önemli ölçüde boş kapasite olduğunu ve bu alanın ilerleyen dönemde doldurulmasını hedeflediklerini anlattı.
Somali’de petrol araması, Libya-Suriye-Pakistan’da yeni dönem
Yurt dışı enerji hamleleri de açıklamaların önemli başlıklarından biri oldu. Bayraktar, Çağrı Bey Sondaj Gemisi’nin planlamaya göre 9 Nisan’da Somali’ye ulaşacağını söyledi. Burada yaklaşık 3 bin 400 metre su derinliği ve deniz tabanı altında yaklaşık 3 bin 500 metrelik hedef alanda petrol amaçlı sondaj yapılacağını belirten Bakan, ilk derinlik aşamasına birkaç hafta içinde ulaşılabileceğini, ikinci aşamanın ise yıl sonuna kadar sürebileceğini ifade etti. Ayrıca Libya’da biri denizde biri karada olmak üzere iki saha alındığını, Suriye ve Pakistan’da da denizde ve karada yeni arama faaliyetlerinin gündemde olduğunu açıkladı.
Enerji verimliliği ve sıfır atık vurgusu
Bayraktar, 2024-2030 dönemini kapsayan enerji verimliliği eylem planı çerçevesinde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngörüldüğünü söyledi. Doğal gazda yalnızca yüzde 2’lik verimlilik artışının bile 1,2 ila 1,5 milyar metreküp tasarruf sağlayabileceğini belirten Bakan, bunun ekonomik ve ticari açıdan önemli sonuçlar doğurabileceğini kaydetti. Bakan ayrıca Sıfır Atık Vakfı ile imzalanan protokole işaret ederek, enerji verimliliği ve sıfır atık yaklaşımının birbirini tamamlayan iki stratejik alan olduğunu vurguladı.
