İstanbul’a 3 Milyon TL’lik Kentsel Dönüşüm Kredisi: İlk Yıl Ödemesiz, 180 Ay Vadeli Yeni Paket
İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmaya dönük yeni finansman paketi devreye alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un duyurduğu yeni model kapsamında, riskli yapıların dönüşümü için Dünya Bankası finansmanlı proje üzerinden 3 milyon TL’ye kadar kredi, ilk yıl ödemesiz dönem, 180 ay vade ve aylık yüzde 0,69 faiz oranı ile destek sağlanacak. Bakanlık açıklamalarına göre paket, İstanbul’daki konut ve iş yerlerinin daha dayanıklı hale getirilmesini amaçlayan “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi” kapsamında yürütülecek.
Bakan Kurum, önce 3 Nisan 2026’da İstanbul’un dönüşümü için yeni destek paketini açıkladı; ardından sosyal medya paylaşımıyla vatandaşların en çok merak ettiği başvuru süreci, kredi koşulları ve indirim başlıklarını kamuoyuyla paylaştı. Böylece İstanbul’da kentsel dönüşüm gündemi, yalnızca yapı güvenliği açısından değil, aynı zamanda uzun vadeli finansman olanakları bakımından da ekonomi gündeminin üst sıralarına taşındı.
Yeni paketin öne çıkan tarafı, klasik konut finansmanına kıyasla daha uzun vadeli ve görece düşük maliyetli bir ödeme yapısı sunması oldu. Bakanlığın paylaştığı bilgilere göre kredi; hak sahiplerine azami 3 milyon TL’ye kadar, 180 ay vadeyle ve aylık yüzde 0,69 faiz oranıyla kullandırılabilecek. Ayrıca ilk yıl geri ödeme yapılmaması, özellikle dönüşüm sürecinde hem kira hem inşaat yüküyle karşı karşıya kalan hak sahipleri açısından önemli bir nefes alanı yaratmayı hedefliyor.
Destek paketinde bazı gruplar için ek faiz indirimleri de öngörülüyor. Bakanlığın açıkladığı çerçeveye göre; riskli yapıdaki bağımsız bölüm dışında kendisi ve hane halkı bireyleri adına başka konutu bulunmayan malikler, belirli gelir eşiğinin altında kalan orta ve düşük gelirli haneler, şehit aileleri, harp ve vazife malulleri, dul ve yetimler, emekliler, en az yüzde 40 engelli vatandaşlar ile kadın hane reisi bulunan haneler bu indirimlerden yararlanabilecek. Buna ek olarak A sınıfı Enerji Kimlik Belgesi bulunan binalarda yıllık yüzde 0,50, B sınıfı belgeye sahip binalarda ise yıllık yüzde 0,25 faiz indirimi uygulanabilecek. Bakanlığın verdiği örneğe göre, dört kategoriyi aynı anda sağlayan bir hak sahibi toplamda yıllık yüzde 1,25’e varan indirimden faydalanabilecek.
Krediye erişim için belirlenen temel mali koşullar da netleştirildi. Buna göre başvuru sahibinin açık ve devam eden icra, takip veya haciz kaydının bulunmaması gerekiyor. Ayrıca kredinin aylık taksit tutarının, belgelenmiş hane halkı aylık gelirinin yüzde 70’ini aşmaması şartı aranıyor. Bu kriterler, projenin sosyal hedeflerle birlikte finansal geri ödeme kapasitesini de gözeten bir çerçevede tasarlandığını gösteriyor.
Başvuru süreci ise üç aşamalı ilerleyecek. İlk aşamada riskli yapı malikleri, Bakanlığın ŞANTİYE-M sistemine kayıtlı lisanslı müteahhitlerle sözleşme imzalayacak ve gerekli yetki belgeleri sisteme yüklenecek. İkinci aşamada yapım ruhsatını alan müteahhit, e-Devlet üzerinden ARAAD (AFDİS) sistemine girerek proje bilgi ve belgelerini yükleyip onaya sunacak. Son aşamada ise müteahhit başvurusu onaylandıktan sonra hak sahipleri e-Devlet üzerinden ön başvurularını tamamlayacak, ardından protokol imzalanan banka şubesine gerekli belgelerle fiziki başvuru yapacak.
Ekonomi açısından bakıldığında yeni model, yalnızca bireysel konut sahipleri için bir finansman kanalı açmıyor; aynı zamanda inşaat, müteahhitlik, yapı malzemeleri ve bankacılık tarafında da yeni bir hareketlilik potansiyeli yaratıyor. Bakanlığın proje sayfasında yer alan bilgilere göre “İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi”, dayanıklı konut için finansmana erişimin genişletilmesini de içeren çok bileşenli bir program olarak kurgulandı. Bu nedenle yeni kredi paketi, kentsel dönüşümü salt imar politikası değil, aynı zamanda finansal ve ekonomik bir araç olarak yeniden öne çıkarıyor.
Özetle;
Açıklanan yeni kredi modeli, İstanbul’daki riskli yapı stokunun dönüştürülmesinde finansman engelini azaltmayı hedefleyen en dikkat çekici adımlardan biri olarak öne çıkıyor. 3 milyon TL’ye kadar kredi, ilk yıl ödemesiz dönem, 15 yıla varan vade ve faiz indirimi mekanizmaları, özellikle dönüşüm kararını erteleyen hak sahipleri için yeni bir teşvik unsuru oluşturabilir. Bununla birlikte paketin etkisi, başvuru süreçlerinin ne kadar hızlı ilerleyeceği, bankaların uygulama pratiği ve sahadaki proje maliyetlerinin kredi sınırlarıyla ne ölçüde uyumlu olacağına bağlı olarak daha net görülecek.
Kısa vadede bakıldığında, bu adım İstanbul’da kentsel dönüşüm finansmanında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Orta ve uzun vadede ise hem afet riskinin azaltılması hem de yapı stokunun yenilenmesi bakımından ekonomiye doğrudan ve dolaylı etkiler üretmesi bekleniyor. Özellikle faiz indirimi destekleriyle sosyal önceliklerin ve enerji verimliliği hedeflerinin aynı pakette buluşturulması, yeni modelin yalnızca bir kredi kampanyası değil, çok boyutlu bir dönüşüm enstrümanı olarak kurgulandığını ortaya koyuyor.
