Kişisel Verilerin Ölümden Sonra Korunması Nedir?
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”]ÖZET:
Kişisel veriler ölümden sonra tamamen korumasız hâle gelmez; ancak KVKK’daki klasik “ilgili kişi” hakları ölen kişi adına aynı şekilde kullanılamaz. Bu nedenle mirasçılar, ölen kişinin tüm kişisel verilerine otomatik olarak erişemez. Buna karşılık sağlık verileri bakımından özel bir istisna vardır; veraset ilamını ibraz eden yasal mirasçılar, belirli şartlarla ölen kişinin sağlık verilerini talep edebilir. Ayrıca ölüm, mahremiyeti ortadan kaldırmaz; özellikle sağlık bilgileri ve özel hayata ilişkin veriler bakımından gizlilik yaklaşımı devam eder. Bu yüzden ölüm sonrası veri taleplerinde, verinin türü, başvuran kişinin hukuki sıfatı ve uygulanacak özel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.[/vc_message][vc_column_text]
Kişisel verilerin korunması hakkı, Türk hukukunda anayasal güvence altındadır. Anayasa’nın 20. maddesine göre herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir; bu hak, veriler hakkında bilgi alma, erişme, düzelttirme veya silinmesini talep etme gibi yetkileri de kapsar. Ancak ölümden sonra bu hakkın nasıl devam edeceği, uygulamada ayrı bir hukuki tartışma alanı oluşturmaktadır.
Özellikle hastane kayıtları, sağlık dosyaları, sigorta poliçeleri, dijital hesaplar, fotoğraflar ve özel hayat kapsamındaki bilgiler bakımından sıkça şu soru sorulur: Bir kişinin verileri ölümünden sonra da korunur mu? Türk hukukunda bu sorunun cevabı tek cümleyle verilemez. Çünkü konu; Anayasa, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararları ve sağlık mevzuatı birlikte değerlendirilerek ele alınmaktadır.
Ölümden Sonra Kişisel Veriler KVKK Kapsamında Korunur mu?
Türk hukukunda genel yaklaşım, KVKK’daki “ilgili kişi” haklarının yaşayan gerçek kişi bakımından düzenlendiği yönündedir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 18.09.2019 tarihli ve 2019/273 sayılı karar özetinde, Kanun’daki “ilgili kişi” tanımının kişisel verisi işlenen gerçek kişi olduğu; Türk Medeni Kanunu’nda ise kişiliğin ölümle sona erdiğinin düzenlendiği hatırlatılmıştır. Kurul, bu çerçevede ölen kişiye ait veriler hakkında yapılan başvurunun KVKK m.11 kapsamında doğrudan “ilgili kişi başvurusu” olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koymuştur.
Bu nedenle, genel kural olarak mirasçılar veya yakınlar, ölen kişi adına doğrudan KVKK’daki veri sahibi haklarını aynı kapsamda kullanamaz. Başka bir ifadeyle, yaşam sırasında kişiye ait olan başvuru, erişim, düzeltme veya silme talepleri ölüm sonrasında otomatik biçimde yakınlara geçmez.
Ölümden Sonra Hiçbir Koruma Yok mudur?
Hayır. KVKK’daki klasik ilgili kişi rejiminin ölüm sonrası aynı şekilde uygulanmaması, ölen kişinin verilerinin tamamen serbest hale geldiği anlamına gelmez. Anayasal koruma, özel hayatın gizliliği yaklaşımı ve özellikle sağlık alanındaki özel düzenlemeler nedeniyle ölümden sonra da mahremiyet ve gizlilik anlayışı tamamen ortadan kalkmaz.
Bu nedenle “ölümden sonra kişisel veriler korunmaz” demek de, “mirasçılar bütün verilere serbestçe erişebilir” demek de isabetli değildir. Doğru yaklaşım; verinin niteliğine, talepte bulunan kişinin hukuki sıfatına ve uygulanacak özel düzenlemeye göre ayrı değerlendirme yapmaktır. Bu sonuç, Kurul kararları ile sağlık mevzuatının birlikte okunmasından çıkmaktadır.
Ölen Kişinin Sağlık Verileri İçin Özel Düzenleme Var mı?
Evet. Ölüm sonrası kişisel veriler bakımından en önemli istisna sağlık verileridir. Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik, 21.06.2019 tarihli ve 30808 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 30.06.2020 tarihli ve 2020/507 sayılı karar özetinde, mirasçılık belgesiyle başvuru yapan kişinin, Yönetmelik’in 11. maddesine dayanarak vefat eden babasına ait sağlık verilerini talep ettiği görülmektedir. Bu karar özeti, ölen kişinin sağlık verileri bakımından yasal mirasçılar için özel bir başvuru zemini bulunduğunu göstermektedir.
Dolayısıyla sağlık verileri bakımından tablo farklıdır. Genel kişisel verilerde KVKK m.11 çerçevesinde doğrudan bir ilgili kişi başvurusundan söz etmek güçken, sağlık verilerinde özel mevzuat mirasçılara belirli şartlarla erişim imkânı tanıyabilmektedir.
Ölümden Sonra Mahremiyet Devam Eder mi?
Evet. Hasta Hakları Yönetmeliği’ne ilişkin Sağlık Bakanlığı içeriklerinde ve Bakanlık birimlerinin yayımladığı metinlerde, hasta mahremiyetinin korunmasının esas olduğu ve “ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez” yaklaşımının korunduğu görülmektedir. Bu, ölüm sonrasında özellikle tıbbi kayıtlar ve hassas sağlık bilgileri bakımından mahremiyetin devam ettiğini gösteren önemli bir ilkedir.
Bu sebeple bir kişinin vefat etmiş olması; tedavi kayıtlarının, teşhis bilgilerinin, tıbbi geçmişinin veya diğer özel nitelikli verilerinin sınırsız biçimde açıklanabileceği anlamına gelmez. Veri sorumlularının, ölüm sonrasında da gizlilik ilkesini ve özel mevzuatı dikkate alması gerekir.
Mirasçılar Hangi Verilere Erişebilir?
Türk hukukunda mirasçıların ölen kişinin tüm kişisel verilerine otomatik ve sınırsız biçimde erişebileceğine ilişkin genel bir KVKK kuralı yoktur. KVKK Kurulu’nun 2019/273 sayılı kararı, ölen kişiye ait veriler bakımından doğrudan ilgili kişi başvurusu yapılamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte sağlık verileri bakımından durum ayrıdır. 2020/507 sayılı karar özeti, mirasçılık belgesiyle yapılan başvuruda Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesine dayanıldığını ve konunun bu özel düzenleme çerçevesinde ele alındığını göstermektedir. Bu nedenle mirasçıların erişim imkânı, verinin türüne göre değişmektedir.
Sigorta Poliçeleri ve Diğer Kayıtlar Açısından Durum Nedir?
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 18.03.2021 tarihli ve 2021/241 sayılı karar özeti, ölüm sonrası taleplerin yalnızca sağlık verileriyle sınırlı olmadığını; sigorta poliçeleri gibi başka veri kategorilerinde de benzer uyuşmazlıklar yaşandığını göstermektedir. Bu karar, ölüm sonrası veri taleplerinde tek tip bir sonuca değil, somut olayın hukuki niteliğine göre değerlendirmeye gidildiğini ortaya koymaktadır.
Bu nedenle sigorta kayıtları, kurum arşivleri, sözleşme belgeleri veya başka kişisel veriler bakımından otomatik bir “erişim hakkı” sonucuna varmak doğru değildir. Talep sahibinin sıfatı, talep edilen verinin niteliği, ilgili sözleşmesel ilişki ve varsa özel mevzuat birlikte incelenmelidir.
Şirketler ve Veri Sorumluları Ne Yapmalıdır?
Veri sorumluları açısından en büyük hata, “kişi öldü, artık veri serbestçe paylaşılabilir” düşüncesidir. Oysa hem KVKK Kurulu kararları hem de sağlık mevzuatı, ölüm sonrası taleplerde kontrollü ve hukuki dayanağa bağlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini göstermektedir.
Özellikle sağlık verilerinde, talepte bulunan kişinin gerçekten yasal mirasçı olup olmadığı kontrol edilmeli; başvurunun dayanağı incelenmeli; yalnızca gerekli ve hukuken paylaşılabilir veriler değerlendirmeye alınmalıdır. Böylece hem mahremiyetin ihlali riski azaltılır hem de veri sorumlusu açısından mevzuata uyum güçlenir.
Özetle;
Kişisel verilerin korunması hakkı esasen yaşayan gerçek kişiler bakımından düzenlenmiş olsa da, ölüm sonrası dönemde özellikle sağlık verileri ve mahremiyet alanında koruma yaklaşımı devam etmektedir. Bu nedenle ölüm, verilerin tamamen sahipsiz veya sınırsız biçimde kullanılabilir hale gelmesi sonucunu doğurmaz.
Bununla birlikte, ölen kişi adına doğrudan KVKK’daki ilgili kişi haklarının kullanılması genel kural olarak mümkün değildir. Uygulamada doğru yaklaşım; verinin sağlık verisi olup olmadığına, başvuruda bulunan kişinin yasal konumuna ve özel mevzuat hükümlerine göre hareket etmektir.
Dipnotlar:
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Kabul Tarihi: 18.10.1982, Resmî Gazete, 09.11.1982, Sayı: 17863 (Mükerrer), m. 20.
2. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “Ölü kişilerin verilerine yakınlarının erişim talebi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18.09.2019 tarihli ve 2019/273 sayılı Karar Özeti.
3. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “Ölenin sağlık verisinin yasal mirasçısı tarafından talep edilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30.06.2020 tarihli ve 2020/507 sayılı Karar Özeti.
4. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “Ölenin sigorta poliçesine yasal mirasçısının erişim talebinin sigorta şirketi tarafından reddedilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18.03.2021 tarihli ve 2021/241 sayılı Karar Özeti.
5. T.C. Sağlık Bakanlığı, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik.
6. T.C. Sağlık Bakanlığı, Hasta Hakları Yönetmeliği.
Kaynakça:
— Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Kabul Tarihi: 18.10.1982, Resmî Gazete, 09.11.1982, Sayı: 17863 (Mükerrer).
— Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “Ölü kişilerin verilerine yakınlarının erişim talebi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18.09.2019 tarihli ve 2019/273 sayılı Karar Özeti.
— Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “Ölenin sağlık verisinin yasal mirasçısı tarafından talep edilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30.06.2020 tarihli ve 2020/507 sayılı Karar Özeti.
— Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “Ölenin sigorta poliçesine yasal mirasçısının erişim talebinin sigorta şirketi tarafından reddedilmesi” hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 18.03.2021 tarihli ve 2021/241 sayılı Karar Özeti.
— T.C. Sağlık Bakanlığı, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik.
— T.C. Sağlık Bakanlığı, Hasta Hakları Yönetmeliği.
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”orange”]FAQ – Sık Sorulan Sorular
1) Kişisel veriler ölümden sonra korunmaya devam eder mi? Evet, ancak yaşayan kişilerde olduğu gibi doğrudan ve genel bir KVKK başvuru rejimi şeklinde değil. KVKK Kurulu kararlarına göre ölen kişiye ait veriler bakımından klasik “ilgili kişi” hakları aynı şekilde işletilmez; buna rağmen özellikle sağlık verileri ve mahremiyet alanında koruma yaklaşımı tamamen ortadan kalkmaz.
2) KVKK, ölen kişiler için de doğrudan uygulanır mı? Genel kural olarak hayır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 2019/273 sayılı karar özetinde, ölen kişiye ait verilerle ilgili başvurunun KVKK m.11 kapsamındaki “ilgili kişi başvurusu” olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
3) Mirasçılar, ölen kişinin tüm kişisel verilerine erişebilir mi? Hayır. Mevcut resmî kararlara göre mirasçıların ölen kişinin tüm verilerine otomatik ve sınırsız erişim hakkı bulunduğunu söylemek mümkün değildir. Her veri türü ve her talep, kendi hukuki dayanağına göre ayrıca değerlendirilir.
4) Mirasçılar ölen kişinin sağlık verilerini talep edebilir mi? Evet. KVKK Kurulu’nun 2020/507 sayılı karar özetinde, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelik’in “ölünün sağlık verilerine erişim” başlıklı 11. maddesine dayanılarak, veraset ilamını ibraz eden murisin yasal mirasçılarının sağlık verilerini talep edebileceği belirtilmiştir.
5) Ölen kişinin sağlık verilerine erişim için hangi belge gerekir? Resmî kararlarda açıkça belirtildiği üzere, sağlık verilerine erişim bakımından temel belge veraset ilamıdır. KVKK Kurulu’nun 2020/507 sayılı karar özeti, mirasçıların bu belgeyi ibraz ederek başvuru yapabileceğini göstermektedir.
6) Ölümden sonra hasta mahremiyeti devam eder mi? Evet. Hasta Hakları Yönetmeliği’ne ilişkin resmî sağlık kaynaklarında, “ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez” ifadesi yer almaktadır. Bu nedenle kişi vefat etmiş olsa bile sağlık bilgileri ve mahremiyet tamamen ortadan kalkmaz.
7) Eş, çocuk veya diğer yakınlar tek başına başvuru yapabilir mi? Bu sorunun cevabı talep edilen verinin türüne göre değişir. Genel kişisel veriler bakımından doğrudan KVKK m.11 kapsamında başvuru yolu açık değildir; sağlık verileri bakımından ise yasal mirasçı sıfatı ve veraset ilamı önem taşır. Yani yalnızca “yakın olmak” her durumda yeterli değildir; hukuki sıfat ve belge aranır.
8) Ölen kişinin sigorta poliçesi bilgileri istenebilir mi? Bu konuda otomatik bir erişim hakkı bulunduğu söylenemez. KVKK Kurulu’nun 2021/241 sayılı karar özeti, ölen kişinin sigorta poliçesine erişim talebinin somut olay bazında değerlendirildiğini göstermektedir. Bu nedenle sigorta verileri bakımından sonuç, talebin dayanağına ve olayın özelliklerine göre değişebilir.
9) Şirketler ve kurumlar, kişi öldüğü için verileri serbestçe paylaşabilir mi? Hayır. Resmî kararlar ve sağlık mevzuatı birlikte değerlendirildiğinde, ölüm sonrası veri paylaşımında da hukuki dayanak aranması gerektiği anlaşılmaktadır. Özellikle sağlık verileri bakımından talep sahibinin sıfatı, talebin gerekçesi ve özel mevzuat dikkatle incelenmelidir.
10) Ölen kişi adına verilerin silinmesi, düzeltilmesi veya teslim edilmesi istenebilir mi? Genel kural olarak bu talepler, yaşayan ilgili kişinin hakları gibi doğrudan KVKK m.11 kapsamında ileri sürülemez. Kurulun 2019/273 sayılı karar özeti, ölümden sonra klasik ilgili kişi başvurusunun aynı şekilde devam etmediğini göstermektedir.
11) Ölümden sonra en önemli hukuki ayrım nedir? En önemli ayrım, genel kişisel veriler ile sağlık verileri arasındadır. Genel verilerde doğrudan KVKK başvuru hakkı bulunmazken, sağlık verilerinde özel mevzuat nedeniyle yasal mirasçılar lehine ayrı bir erişim imkânı tanınabilmektedir.
12) Ölüm sonrası veri taleplerinde nasıl hareket edilmelidir? En doğru yöntem, verinin türünü belirlemek, başvuru sahibinin hukuki sıfatını doğrulamak ve talebin özel mevzuatta açık bir dayanağı olup olmadığını incelemektir. Özellikle sağlık verilerinde veraset ilamı ve mirasçılık sıfatı öne çıkar; diğer veri türlerinde ise otomatik paylaşım yerine somut olay bazlı değerlendirme gerekir. [/vc_message][vc_column_text]
Yasal Uyarı
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre uygulanacak mevzuat, yargı kararları ve idari uygulamalar farklılık gösterebilir. Bu nedenle uygulamaya yönelik işlemlerde uzman hukukçu görüşü alınması tavsiye edilir.
