Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

7582 Sayılı Kanunla Getirilen Vergisel Yenilikler – Faruk TAŞYÜREK, YMM

7582 Sayılı Kanunla Getirilen Vergisel Yenilikler

Faruk TAŞYÜREK
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
E.Vergi Müfettişi
erkbilgif@gmail.com

Giriş

Vergi sistemleri yalnızca kamu gelirlerinin temin edilmesine yönelik araçlar olmayıp aynı zamanda ekonomik büyümenin teşvik edilmesi, yatırımların artırılması, kayıt dışılığın azaltılması ve uluslararası sermayenin ülkeye çekilmesi gibi amaçlara da hizmet etmektedir. Bu nedenle vergi mevzuatında yapılan değişiklikler çoğu zaman mali sonuçlarının ötesinde ekonomik ve sosyal etkiler doğurmaktadır.

4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun başta olmak üzere çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler yapılmıştır. Kanunun genel gerekçesi incelendiğinde; uluslararası sermayenin Türkiye’ye çekilmesi, yüksek katma değerli hizmet faaliyetlerinin teşvik edilmesi, üretim ve tarım sektörlerinin desteklenmesi ile vergiye gönüllü uyumun artırılmasının temel hedefler olarak öne çıktığı görülmektedir.

Bu çalışmada söz konusu düzenlemeler vergi politikası açısından değerlendirilecektir.

1. Amme Alacaklarının Tahsilinde Yapılan Düzenlemeler

Kanunun ilk maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinde değişiklik yapılmıştır. Buna göre kamu borçlarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmıştır. Ayrıca tecil edilebilecek borç tutarına ilişkin parasal sınır 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir.

Bu değişiklik özellikle ekonomik dalgalanmalar nedeniyle ödeme güçlüğü yaşayan mükellefler açısından önem taşımaktadır. Tecil süresinin iki katına çıkarılması işletmelerin nakit akışlarını daha sağlıklı yönetmelerine imkan sağlayacaktır. Bununla birlikte uzun vadeli tecil uygulamalarının kamu alacaklarının tahsil hızını azaltabileceği ve vergi disiplinini olumsuz etkileyebileceği yönünde eleştiriler de gündeme gelebilecektir.

2. Yurt Dışından Elde Edilen Gelirlere Yönelik Yeni Gelir Vergisi İstisnası

Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri Gelir Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 20/D maddesidir. Bu düzenleme ile belirli şartları sağlayan kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar için yirmi yıl süreyle gelir vergisi istisnası getirilmiştir.

İstisnadan yararlanabilmek için;

şartları aranmaktadır.

Bu düzenleme özellikle yüksek gelirli yabancı yatırımcıların, girişimcilerin, teknoloji uzmanlarının ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren profesyonellerin Türkiye’ye çekilmesini amaçlamaktadır. Son yıllarda birçok ülkenin uyguladığı “tersine beyin göçü” ve “yüksek nitelikli göçmen çekme” politikalarının Türk vergi sistemine yansıması olarak değerlendirilebilir.

Ancak düzenlemenin vergi adaleti açısından tartışmalara yol açması da mümkündür. Türkiye’de uzun yıllardır vergi ödeyen mükelleflerle yeni gelen kişilerin farklı vergisel muameleye tabi tutulması eşitlik ilkesi bakımından çeşitli değerlendirmelere konu olabilecektir.

3. Nitelikli Hizmet Merkezlerine Yönelik Teşvikler

7582 sayılı Kanunla 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar KanununaNitelikli Hizmet Merkezi” kavramı eklenmiştir. Buna göre en az üç farklı ülkede faaliyet gösteren grup şirketlerine hizmet veren ve gelirlerinin en az %80’ini yurt dışından elde eden şirketler belirli şartlarla nitelikli hizmet merkezi olarak kabul edilecektir.

Bu merkezlerin faaliyet alanları arasında;

yer almaktadır.

Ayrıca bu merkezlerde çalışan nitelikli personelin ücretlerinin belirli kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir. Genel uygulamada istisna sınırı brüt asgari ücretin üç katı olarak belirlenmiş, bazı özel bölgelerde ise bu sınır beş katına çıkarılmıştır.

Bu düzenlemeler Türkiye’nin bölgesel hizmet merkezi olma hedefiyle uyumludur. Özellikle İstanbul Finans Merkezi ve yabancı yatırım yoğun endüstri bölgeleri açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.

4. Kurumlar Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler

4.1. Yurt Dışı Ticaret Kazançlarına Sağlanan Avantaj

Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışı alım satım işlemlerine aracılık edilmesinden elde edilen kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir. Belirli bölgelerde faaliyet gösteren işletmeler için bu oran %100’e kadar çıkabilmektedir.

Bu düzenleme özellikle uluslararası ticaret yapan şirketlerin Türkiye’yi operasyon merkezi olarak kullanmalarını teşvik etmektedir.

4.2. Nitelikli Hizmet Merkezi Kazançlarına İndirim

Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen yeni bent sayesinde nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir. Bazı özel bölgelerde ise indirim oranı %100 olarak uygulanabilecektir.

Bu uygulama, hizmet ihracatında mevcut teşviklerin daha ileri bir boyuta taşındığını göstermektedir.

4.3. Üretim ve Tarım Sektörüne %12,5 Kurumlar Vergisi Oranı

Kanunun en önemli düzenlemelerinden biri de üretim ve tarım faaliyetleriyle uğraşan şirketler için kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak belirlenmesidir. Bu avantaj yalnızca üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanacaktır.

Son yıllarda kurumlar vergisi oranlarının %25 seviyelerinde uygulandığı dikkate alındığında, %12,5 oranı oldukça önemli bir teşvik niteliğindedir. Düzenleme;

Ancak uygulamada üretim kazancı ile diğer kazançların ayrıştırılması konusunda çeşitli ihtilafların ortaya çıkması da mümkündür.

5. Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi

Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici madde kapsamında yeni bir varlık barışı uygulaması yürürlüğe konulmuştur. Buna göre yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye’ye getirilebilecektir. Ayrıca yurt içinde bulunmakla birlikte kayıtlarda yer almayan varlıkların da sisteme dahil edilmesi mümkün hale getirilmiştir.

Önceki varlık barışı uygulamalarından farklı olarak bu düzenlemede bildirilen varlıklar üzerinden %5 oranında vergi alınması öngörülmüştür.

Varlık barışlarının temel amacı kayıt dışı servetin ekonomik sisteme kazandırılmasıdır. Bununla birlikte belirli aralıklarla tekrarlanması, vergisel uyum gösteren mükellefler açısından adalet tartışmalarını da beraberinde getirmektedir.

6. Kanunun Yürürlük Tarihleri ve Geçiş Hükümlerinin Değerlendirilmesi

7582 sayılı Kanunun yürürlük hükümleri incelendiğinde, kanun koyucunun bazı düzenlemelerin etkilerini zamana yaymayı tercih ettiği görülmektedir. Bu durum özellikle kurumlar vergisi alanındaki değişikliklerde dikkat çekmektedir.

Kanunun genel kuralı, hükümlerinin yayımı tarihinde yürürlüğe girmesidir. Ancak bazı maddeler için özel yürürlük tarihleri belirlenmiştir.

6.1. Yayımı Tarihinde Yürürlüğe Giren Düzenlemeler

Aşağıdaki düzenlemeler 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir:

Bu nedenle söz konusu düzenlemeler bakımından ikincil düzenlemelerin yayımlanmasını beklemekle birlikte hukuki yürürlük 4 Haziran 2026 tarihi itibarıyla başlamıştır.

6.2. Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu Maddesinde Yapılan Değişiklikler

Kanunun 7 nci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde yapılan;

düzenlemeleri 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere uygulanacaktır. Ayrıca bu düzenlemeler 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ilişkin kazançlar için geçerli olacaktır.

Dolayısıyla mükellefler 2026 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinde bu avantajlardan yararlanabileceklerdir.

6.3. Kurumlar Vergisi Oranının %12,5’e İndirilmesine İlişkin Düzenleme

Kanunun 8 inci maddesi ile getirilen ve;

için kurumlar vergisi oranını %12,5’e indiren düzenleme ise 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanacaktır. Özel hesap dönemine tabi kurumlarda ise 2027 takvim yılı içinde başlayan hesap dönemlerinden itibaren geçerli olacaktır.

Bu nedenle söz konusu vergi avantajı 2026 yılı kurum kazançlarına uygulanmayacak, ilk etkisi 2027 hesap dönemi beyannamelerinde görülecektir.

6.4. Uygulama Açısından Değerlendirme

Kanunda öngörülen farklı yürürlük tarihleri uygulamada dikkat edilmesi gereken önemli sonuçlar doğurmaktadır.

Örneğin;

Bu nedenle mükelleflerin vergi planlamalarını yaparken yalnızca düzenlemenin içeriğine değil, yürürlük tarihine de dikkat etmeleri gerekmektedir.

Sonuç

7582 sayılı Kanun incelendiğinde düzenlemelerin üç temel eksen üzerine kurulduğu görülmektedir:

1. Uluslararası sermayenin Türkiye’ye çekilmesi,

2. Üretim ve hizmet ihracatının teşvik edilmesi,

3. Vergiye gönüllü uyumun artırılması.

Özellikle yurt dışı gelirlerine getirilen uzun süreli gelir vergisi istisnası, nitelikli hizmet merkezleri modeli ve üretim kazançlarına yönelik %12,5 kurumlar vergisi oranı Türk vergi sisteminde son yılların en dikkat çekici teşvikleri arasında yer almaktadır. Diğer taraftan yeni varlık barışı uygulaması ve kamu alacaklarının uzun vadeli tecili gibi düzenlemeler vergi tahsilatına ve kayıt dışı ekonomiye ilişkin farklı tartışmaları da beraberinde getirecektir.

Kanunun uygulama sonuçları önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacak olmakla birlikte, özellikle yabancı yatırım, hizmet ihracatı ve üretim yatırımları üzerindeki etkileri vergi politikası açısından yakından takip edilmesi gereken gelişmeler arasında yer almaktadır.

Kaynakça

— 7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmî Gazete, 4 Haziran 2026, Sayı: 33270.

— 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu.

— 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu.

— 4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu.

— 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun.

Exit mobile version