Bakan Şimşek, Nomura Investment Forum Asia 2026’da Yatırımcılara Seslendi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Nomura Investment Forum Asia 2026 kapsamında yatırımcılara hitap etti. Şimşek, “Türkiye’nin Finansal İstikrara Yeni Rotası” başlıklı söyleşide dezenflasyon programı, mali disiplin, Türk lirası, cari denge ve yatırım ortamına ilişkin mesajlar verdi.
Şimşek, Nomura Investment Forum Asia 2026’da Yatırımcılara Seslendi
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Nomura Investment Forum Asia 2026 kapsamında yatırımcılarla bir araya geldiğini belirterek, “Türkiye’nin Finansal İstikrara Yeni Rotası” başlıklı söyleşide verilen temel mesajları paylaştı.
“Şoklara Açık Bir Dünyada Yaşıyoruz”
Şimşek, dünyada şoklara açık bir dönemden geçildiğini ve Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek, şokların programın uygulanma hızını yavaşlatabileceğini, ancak izlenen yönü değiştirmesinin beklenmediğini belirtti.
“Dezenflasyon Programına Bağlılığımız Güçlü”
Enflasyona ilişkin değerlendirmesinde Şimşek, dezenflasyon programına bağlılığın kararlı şekilde sürdüğünü vurguladı. Büyük şokların yaşandığı bir yılda dahi enflasyonun düşmeye devam etmesinin ve yılı yüzde 20’li seviyelerin ortalarında tamamlamasının beklendiğini kaydetti.
“Bütçe Açığında Orta Vadeli Hedef Korunuyor”
Mali performansa ilişkin değerlendirmede bulunan Şimşek, Türkiye’nin son 23 yılda ortalama bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,6 olduğunu ifade etti.
Şimşek, bütçe açığının 2023 yılında yüzde 5,1 seviyesinden, harcama kontrolleri, kayıt dışılıkla mücadele, vergi uyumunun güçlendirilmesi, denetim ve gelir tahsilatındaki iyileştirmeler sayesinde 2025 yılında yüzde 2,9’a indirildiğini belirtti.
Artan petrol fiyatlarının etkisini hafifletmek amacıyla eşel mobil mekanizması kapsamında mali alan kullanılmasına rağmen, 2026 hedefinin tutturulması ve bütçe açığının orta vadede milli gelirin yüzde 3’ünün altında tutulması yönündeki seyrin korunduğunu ifade etti.
“Türk Lirası İçin Belirli Bir Seviye Hedeflemiyoruz”
Türk lirasına ilişkin mesajında Şimşek, belirli bir kur seviyesi hedeflenmediğini vurguladı.
Programın başlamasından bu yana Türk lirasına olan güvenin önemli ölçüde güçlendiğini belirten Şimşek, bunun sıkı para politikası duruşu, etkili makroihtiyati tedbirler ve önceki dalgalanma dönemlerine göre temel olarak daha güçlü bir döviz rezerv pozisyonundan kaynaklandığını ifade etti.
“Cari Açığın Milli Gelire Oranının Yüzde 3 Civarında Olmasını Bekliyoruz”
Cari dengeye ilişkin değerlendirmede Şimşek, yüksek enerji fiyatlarının cari açığı artırmasının muhtemel olduğunu, ancak etkinin yönetilebilir düzeyde kalacağını belirtti.
Şimşek, iç talepteki yumuşama ve ihracattaki dayanıklılığın savaşın olası etkilerini sınırlamasının beklendiğini kaydetti.
İhracatın tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma, EUR/USD paritesi ve daha yüksek katma değerli üretim tarafından desteklendiğini ifade eden Şimşek, cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında, yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı.
Şimşek, doğrudan yabancı yatırım, yetenek ve sermaye çekmek amacıyla kapsamlı bir çerçeve oluşturulduğunu belirtti. Bu çerçevede yer alan düzenlemeler şöyle sıralandı:
- Üreticiler için kurumlar vergisi oranının yarıya indirilerek yüzde 12,5’e düşürülmesi,
- Yazılım, video oyunları, sağlık turizmi, eğitim, mühendislik ve tasarım dahil olmak üzere hizmet ihracatına tam vergi istisnası sağlanması,
- Transit ticarette kurumlar vergisinin sıfırlanması,
- Çok uluslu şirketler için yeni bölgesel merkez rejimi oluşturulması; bu kapsamda 20 yıl kurumlar vergisi istisnası ve asgari ücretin dört ila altı katına kadar maaşlarda gelir vergisi muafiyeti sağlanması,
- Dünyanın en uzun süreli “non-dom” rejiminin oluşturulması; 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelirin vergilendirilmemesi, veraset vergisinin yüzde 1 olması ve yalnızca Türkiye kaynaklı kazançların vergilendirilmesi,
- Girişimler için yeni bir merkez oluşturulması; tamamen dijital şirket kuruluşu, vergi açısından etkin çalışan hisse opsiyon planları, girişim sermayesi araçları ve Atatürk Havalimanı Terminal İstanbul’da öncü bir girişim merkezi kurulması,
- Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi bünyesinde şirket kuruluşu, izinler, vergi, arazi ve teşvik süreçleri için Tek Durak Ofis kurulması,
- Nakit, altın ve menkul kıymetlerin açık, FATF uyumlu bir rejim kapsamında, varlık türü ve elde tutma süresine göre değişen vergi oranlarıyla beyan edilmesine imkan tanıyan varlıkların yurda getirilmesi çerçevesinin oluşturulması.
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”]
alobilgi
“non-dom” İngilizce “non-domiciled” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçeye doğrudan çevrildiğinde “domisili/daimi yerleşim yeri o ülkede olmayan kişi” anlamına gelir.
Vergi uygulamasında ise şu anlama gelir:
Bir kişi bir ülkede yaşıyor ve vergi mukimi sayılıyor olabilir, ancak asıl kalıcı yerleşim bağının / daimi vatanının başka bir ülkede olduğu kabul edilebilir. Bu durumda bazı ülkeler, bu kişilerin yurt dışından elde ettikleri gelirleri belirli şartlarla vergilemeyebilir veya sınırlı vergileyebilir.
Örneğin İngiltere’de eski uygulamada, İngiltere’de mukim olup “domicile”ı yurt dışında kabul edilen kişiler, belirli koşullarda yabancı ülke kaynaklı gelir ve sermaye kazançları üzerinden İngiltere’de vergi ödemeyebiliyordu. İngiltere resmi açıklamasında, 6 Nisan 2025’ten önce bu kişilerin yurt dışı gelirleri ve yabancı sermaye kazançları için özel kurallardan yararlanabildiği belirtilmektedir.
Basit Anlatımla
Non-dom rejimi, yabancı sermaye, yatırımcı, üst düzey yönetici, girişimci veya varlıklı kişileri ülkeye çekmek için kullanılan özel bir vergi rejimidir.
Bu rejimde genellikle:
- Kişinin Türkiye/ilgili ülke kaynaklı gelirleri vergilenir,
- Ancak yurt dışı kaynaklı gelirleri belirli süreyle vergiden istisna edilebilir,
- Miras, servet veya sermaye kazancı gibi alanlarda özel avantajlar tanınabilir,
- Amaç, ülkeye sermaye, yatırım, nitelikli insan gücü ve şirket merkezi çekmektir.
Mehmet Şimşek’in Mesajındaki Anlamı
Paylaşımdaki ifadeye göre “non-dom rejimi”, Türkiye’ye gelecek yabancı yatırımcı, girişimci, yönetici veya yüksek gelir grubundaki kişilere yönelik 20 yıl süreli özel bir vergi avantajı olarak anlatılıyor.
Mesajdaki çerçeveye göre:
- Yurt dışı kaynaklı gelir vergilenmeyecek,
- Veraset vergisi yüzde 1 olacak,
- Sadece Türkiye kaynaklı kazançlar vergilendirilecek.
Önemli Ayrım
Non-dom, “vergi mukimi değildir” demek değildir.
Bir kişi bir ülkede vergi mukimi olabilir; ancak “domicile” yani kalıcı yerleşim bağı başka ülkede kabul edilirse, non-dom statüsünden yararlanabilir. Bu nedenle kavram daha çok vergi hukuku ve uluslararası yatırım rejimleri içinde kullanılan teknik bir ifadedir.[/vc_message][vc_column_text]
