Savunması Alınmadan Raporlu İşçinin Feshi Geçersiz Sayıldı
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2025/3107
Karar No. 2026/379
Tarihi: 29.01.2026
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”]ÖZET:
İşe iade, geçersiz fesih, raporlu işçiden savunma alınması, boşta geçen süre ücreti
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, raporlu olduğu dönemde savunması beklenmeden iş sözleşmesi feshedilen işçinin işe iadesine karar verilmesini hukuka uygun buldu; ancak boşta geçen süreye ilişkin hükümdeki “6 aya kadar” ifadesini “4 aya kadar” olarak düzeltti.
Davanın Konusu
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini talep etti.
Davalı işveren ise davanın reddini istedi ve iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savundu.
Fesih Gerekçesi
İşveren tarafından yapılan fesih bildiriminde, işçinin sık sık istirahat alarak işe gelmediği, disiplinsiz davranışlarda bulunduğu, bu durumun işyerinde verimsizliğe yol açtığı ve işin gerektiği gibi yapılmasına engel olduğu belirtildi.
Fesih, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddelerine dayanılarak yapıldı; işçiye ihbar ve kıdem tazminatı ödeneceği bildirildi.
Savunma Süreci
İşveren, işçiden savunma istemiş ve tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yazılı savunma vermesini talep etmiştir.
Ancak savunma istem yazısı işçiye 28.12.2024 tarihinde tebliğ edildikten sonra işçi, 30.12.2024-23.01.2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 25 günlük istirahat raporu almıştır.
Buna rağmen işveren, işçinin raporlu olduğu dönemde ve savunmasını almadan 07.01.2025 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin Kararı
İlk derece mahkemesi, işverenin savunma için süre vermesine rağmen işçinin raporlu olduğu dönemde savunmasını beklemeden fesih yaptığını belirledi.
Mahkeme, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesine aykırı hareket edildiği sonucuna vararak davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verdi.
İstinaf Başvurusu
Davalı vekili, zamanaşımı ve husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini ve işe iadenin mali sonuçlarına ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurdu.
Bölge Adliye Mahkemesinin Değerlendirmesi
Bölge Adliye Mahkemesi, fesih nedeni dikkate alındığında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca işçiden fesih öncesinde savunma alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Daire, savunma istem yazısında verilen 7 günlük sürenin işçinin istirahatli olduğu döneme denk geldiğini, bu nedenle savunma süresinin istirahat süresinin bitiminden itibaren başlaması gerektiğini kabul etti.
İşverenin, işçi henüz raporlu iken ve savunması alınmadan fesih yapması nedeniyle feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varıldı.
Boşta Geçen Süre Ücretinde Düzeltme
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararında boşta geçen süre ücreti yönünden hüküm fıkrasında çelişki bulunduğunu tespit etti.
İlk derece kararında metin kısmında “en çok 6 aya kadar” ifadesi kullanılmış, ancak hesaplama 4 aylık ücret üzerinden yapılmıştı.
Daire, boşta geçen süre ücretinin kanun gereği en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklar olduğunu belirterek hükmü bu yönden düzeltti.
Hüküm Sonucu
Bölge Adliye Mahkemesi, davalı işverenin istinaf başvurusunu kısmen kabul etti; ilk derece mahkemesi kararını ortadan kaldırarak yeniden hüküm kurdu.
Kurulan yeni hükümde:
Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildi.
İşverenin, işçiyi yasal sürede işe başlatmaması halinde ödemesi gereken işe başlatmama tazminatı 4 aylık brüt ücret karşılığı 180.459,00 TL olarak belirlendi.
İşçinin işe iade için süresinde başvurması halinde hak kazanacağı boşta geçen süre ücreti ve diğer hakları en çok 4 aya kadar olmak üzere 261.846,00 TL olarak tespit edildi.
İşçinin işe başlatılması halinde, daha önce ödenen kıdem ve ihbar tazminatının bu alacaktan mahsup edilmesine karar verildi.
Kararın Önemi
Kararda, işçinin raporlu olduğu dönemde savunma süresinin fiilen işlemeyeceği ve savunma hakkı kullanılmadan yapılan feshin geçerli neden oluşturmayacağı vurgulandı.
Ayrıca işe iade davalarında boşta geçen süre ücretinin en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklar olarak belirlenmesi gerektiği açıklandı.[/vc_message][vc_column_text]
Mahalli mahkemesinden verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
Dosya üzerinde Heyetçe yapılan inceleme sonucunda gereği görüşülerek karar verilmiştir.
I. TALEP:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli bir neden olmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ:
Mahkemece, “… Dosya kapsamından 30/01/2024 tarihli, 2023 yılı için toplam 253 gün iş gününde mevcut işçilerin çalışma ortalamasının %93,8 olduğu tespit edilerek, davacının fiili çalışma yüzdesinin izin, istirahat, hastane gibi sebeplerle %77,1 olarak tespit edilmesi nedeniyle uyarı yazısının davacıya 05/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği,
12/07/2024 tarihli, işyeri hekimliğine müracaat ederek daha rahat bir yerde çalışmak istenmesi yönünde rapor talep ettiği tespit edilmekle; işe devam ve disiplin hususunda uyarı yazısının davacıya 12/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği,
19.11.2024 tarihli, “4857 sayılı İş Kanunu‘nun gerekçesinde sık sık hastalanma, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği gibi yapmaması, devamlı olarak etkileyen hastalık, işçinin yeterliliğinden ya da davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih olarak kabul edilmiştir.” hükmü gereği sık sık hastalanarak işe gelmemeniz ve disiplinsiz davranışlarınız, işyerinde verimsizliğe neden olmakla birlikte işin gerektiği gibi yapılmasına engel olmaktadır. Bu hususlardaki savunmanızı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde yazılı olarak bildirmeniz rica olunur.” savunma isteme yazısının davacıya 28.12.2024 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ,
30.12.2024 tarihli Sağlık Bakanlığı İstanbul Üsküdar Devlet Hastanesi tarafından davacıya, 30.12.2024-23.01.2025 tarihleri arasında 25 günlük, 24.01.2025 tarihinde işbaşı kontrol tarihi olacak şekilde istirahat rapor verildiği,
Davacının iş akdinin 07.01.2025 tarihli, “Komutanlığımız Bayındırlık Müdürlüğü emrinde 15.01.2021 tarihinden itibaren “borucu Su, istim gaz uçak dahil)” meslek kolunda görev yapmakta iken, ilgi (a) Kanun’un 18’inci maddesinin gerekçesinde sık sık hastalanma, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği gibi yapmaması, devamlı olarak etkileyen hastalık, işçinin yeterliliğinden ya da davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih olarak kabul edilmiştir. bu nedenle sık sık istirahat alarak işe gelmemeniz ve disiplinsiz davranışlarınız, işyerinde verimsizliğe neden olmakla birlikte işin gerektiği gibi yapılmasına engel olduğundan hizmet akdiniz ilgili Kanun’un 17. Ve 18. maddelerine istinaden ihbar ve kadem tazminatı ödenerek 07.01.2025 tarihinden itibaren fesih edilmiştir.” şeklinde düzenlenen fesih bildirimi ile feshedildiği ve 08.01.2025 tarihinde davacının MERNİS adresine taahhütlü olarak gönderildiği ve 09.01.2025 tarihinde davacının adresine tebellüğ edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından davacının iş akdinin, sık sık ve işi aksatacak şekilde rapor, izin alması ve hastaneye gitmesi nedeniyle geçerli nedenle feshedildiği savunulmuş; davalı tarafça, davacıya 28/12/2024 tarihinde savunma yapması için yedi günlük süre verilmişse de, davacının iki gün sonra yaklaşık 24 gün süre ile raporlu olduğu, davalı işverence davacının raporlu olduğu dönemde yazılı savunma yapması beklenilmeden 07/01/2025 tarihinde iş aktinin feshedildiği anlaşılıp 4857 sayılı kanunun 19. maddesine aykırı olarak yapılan feshin geçersiz olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. …” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili; zamanaşımı defi ile husumet itirazının dikkate alınmadığını, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, işe iadenin maddi sonuçları yönünden hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını ileri sürerek yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
V. GEREKÇE:
Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca başvuranın sıfatına göre istinaf sebepleri ve kamu düzenine aykırılık halleriyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesi istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı 15.01.2021-07.01.2025 tarihleri arasında davalı işyerinde borucu olarak bordrolarda tahakkuk eden ücret ile çalıştığı, yine işveren kayıtları ve ibraz edilen bordrolarda tahakkuk eden para ve para ile ölçülebilen menfaatler gözetilerek giydirilmiş ücretin belirlendiği somut olayda;
Davacının iş sözleşmesinin 07.01.2025 tarihli fesih bildirimi ile, “Komutanlığımız Bayındırlık Müdürlüğü emrinde 15.01.2021 tarihinden itibaren “borucu Su, istim gaz uçak dahil)” meslek kolunda görev yapmakta iken, ilgi (a) Kanun’un 18’inci maddesinin gerekçesinde sık sık hastalanma, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği gibi yapmaması, devamlı olarak etkileyen hastalık, işçinin yeterliliğinden ya da davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih olarak kabul edilmiştir. bu nedenle sık sık istirahat alarak işe gelmemeniz ve disiplinsiz davranışlarınız, işyerinde verimsizliğe neden olmakla birlikte işin gerektiği gibi yapılmasına engel olduğundan hizmet akdiniz ilgili Kanun’un 17. Ve 18. Maddelerine istinaden ihbar ve kadem tazminatı ödenerek 07.01.2025 tarihinden itibaren fesih edilmiştir.” Şeklinde gerekçeler ile feshedildiği görülmüştür.
Fesih nedeni dikkate alındığında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19.maddesi uyarınca fesihten önce savunma alınması zorunludur. Somut olayda 19.11.2024 tarihli savunma istem yazısının davacıya 28.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve savunma istem yazısında tebliğden itibaren 7 günlük savunma süresi verildiğinin belirtildiği, davacının 30.12.2024 tarihinde aldığı sağlık raporu ile 25 gün istirahatli olduğu, başka bir deyişle savunma istem yazısında belirtilen savunma süresinin istirahatli olduğu döneme denk geldiği, davacının istirahat süresinin bitiminden itibaren savunma süresinin başlayacağı ancak işverence yukarıda belirtilen fesih bildiriminin davacının henüz savunması alınmaksızın istirahatli olduğu dönem içerisinde feshedildiğinin anlaşıldığı, bu şekli ile işverence yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakla mahkemece yapılan değerlendirme ve tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Ne var ki kabule göre hüküm fıkrasının 3 No.lu bendinde boşta geçen süre ücreti belirlenirken “…en çok 6 aya kadar ücret ve diğer hakları karşılığının (4 X 65.461,50 ) 261.846,00 TL olarak belirlenmesine” şeklinde kabulün yerinde olmadığı, zira boşta geçen süre ücretinin 4 aylık olacağının kanunun amir hükmü olduğu, buna rağmen metin kısmında 6 aya kadar ifadesi kullanılması ancak parantez içinde isabetli olarak 4 aylık boşta geçen süre ücretinin tespiti kendi içinde çelişkili olmuştur. Yapılması gereken “…en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları karşılığının (4 X 65.461,50) 261.846,00 TL olarak belirlenmesine” şeklinde belirtilen bendin düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 maddesi gereğince, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmaması nedeniyle, duruşma yapılmadan davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile esas hakkında yeniden karar verilmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından infazda tereddüt oluşturulmaması için yeniden hüküm kurulmuştur.
VI. HÜKÜM:
Açıklanan nedenlerle;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun353/1-b-2.maddesi gereğince;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile ilk derece mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararı yerine geçmek üzere;
II-Davanın KABULÜ ile;
a- Davalı işverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
b- Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen işverenin süresi içinde davacıyı işe başlatmaması halinde davalı işverence ödenmesi gereken tazminat miktarının, fesih sebebi ve davacının kıdemi nazara alınarak, 4 aylık brüt ücreti karşılığının ( 4 X 45.114,74)180.459,00 TL olarak belirlenmesine,
c-Davacının işe iade için işverene yasal süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleştiği tarihe kadar gerçekleşen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları karşılığının ( 4 X 65.461,50 ) 261.846,00 TL olarak belirlenmesine ve davalıdan tahsilinin gerektiğinin tespitine,
ç- Davacının işe başlatılması halinde ödenen kıdem ve ihbar tazminatının bu ücretten mahsubuna,
d-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f-7036 sayılı Kanunun 3.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.140,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
g-Davacı tarafça yapılan 4.707,90-TLyargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ğ-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
h- Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
III-İSTİNAF AŞAMASI YÖNÜNDEN:
a-Davalı harçtan muaf olduğundan istinaf başvuru ve karar harcı alınmasına yer olmadığına,
b- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
c- İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
ç-Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, harç tahsiline ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar tarihinde yürürlükte olan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu‘nun 8/a maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca mahiyeti itibariyle kesin olmak üzere 29.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”green”]FAQ – Sık Sorulan Sorular
Raporlu İşçinin İş Sözleşmesi Savunması Alınmadan Feshedilebilir Mi? Karara göre, fesih nedeni işçinin davranışı veya yeterliliğiyle ilgili ise 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca fesih öncesinde savunma alınması gerekir. İşçinin raporlu olduğu dönemde savunması beklenmeden fesih yapılması geçerli fesih olarak kabul edilmemiştir.
Savunma Süresi İşçinin Raporlu Olduğu Dönemde İşler Mi? Kararda, savunma için verilen sürenin işçinin istirahatli olduğu döneme denk gelmesi nedeniyle savunma süresinin istirahat süresinin bitiminden itibaren başlayacağı kabul edilmiştir.
İşverenin Sık Sık Rapor Alma Gerekçesiyle Fesih Yapması Mümkün Mü? Kararda, işverenin fesih gerekçesi sık sık istirahat alma ve işe gelmeme olarak belirtilmiştir. Ancak somut olayda fesih, savunma alınmadan yapıldığı için geçersiz sayılmıştır.
Boşta Geçen Süre Ücreti Kaç Aya Kadar Belirlenir? İşe iade kararlarında boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar en çok 4 aya kadar belirlenir. Bu kararda da “6 aya kadar” ifadesi düzeltilerek “4 aya kadar” olarak hüküm kurulmuştur.
İşe Başlatmama Tazminatı Ne Kadar Belirlendi? Mahkeme, işverenin işçiyi süresinde işe başlatmaması halinde ödenecek tazminatı 4 aylık brüt ücret karşılığı 180.459,00 TL olarak belirlemiştir.
Karar Kesin Mi? Karar, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/a maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca mahiyeti itibarıyla kesin olarak verilmiştir.[/vc_message][vc_column_text]
