Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Yargıtay’dan Vekalet Ücreti Kararı: Tarife Hatası Kanun Yararına Bozuldu

03 Temmuz 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33299

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinden:

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAY İLÂMI

Esas No Karar No : 2026/6974 : 2026/8811

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 25.04.2024

SAYISI : 2021/310 Esas, 2024/770 Karar

DAVACI :…. vekili Avukat….

DAVALI :…. vekili Avukat….

KARAR : Kısmen kabul

TEMYİZ EDEN: Adalet Bakanlığı

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”]

ÖZET:

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, itirazın iptali davasında hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı şekilde belirlendiğine hükmederek kararı kanun yararına bozdu.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin bir itirazın iptali davasında verdiği kararı, vekalet ücretinin hatalı hesaplanması nedeniyle kanun yararına bozdu.

Dosyaya konu olayda davacı, ortak gider (aidat) alacağına ilişkin başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 25.04.2024 tarihli kararıyla davayı kısmen kabul etmişti. Mahkeme, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13’üncü maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak 15.594,20 TL vekalet ücretine hükmetmişti.

Karar kesin olduğundan istinaf yoluna kapalıydı. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363’üncü maddesi uyarınca kararın kanun yararına temyizini talep etti. Bakanlık dilekçesinde, 21.09.2023 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13’üncü maddesi gereğince ücretin, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Sulh Hukuk Mahkemeleri için öngörülen 10.700,00 TL’yi aşamayacağını, buna rağmen bu sınırın üzerinde ücrete hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürdü.

Yargıtay yaptığı incelemede, kanun yararına temyizin amacının yürürlükteki hukukun yanlış uygulanmasını tespit ederek benzer hataların tekrarını önlemek olduğunu vurguladı. Daire, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7’nci ve 13’üncü maddelerini değerlendirerek, hükmedilen vekalet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğini belirtti. Somut olayda davalının icra takibindeki itirazının 8.975,00 TL üzerinden kabul edildiği, dolayısıyla davalı lehine bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken daha yüksek bir tutara karar verilmesinin hatalı olduğu sonucuna varıldı.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle verdiği kararla, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz talebini kabul ederek kararı sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu ve dosyanın bir örneğinin Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine karar verdi.

[/vc_message][vc_column_text]

Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ortak gider alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız, yersiz ve hukuka aykırı davanın reddini ve davalı lehine %20’ den aşağı olmamak üzere tazminat ile yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir,

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Adalet Bakanlığı tarafından sunulan dilekçede özetle; kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘nin 13 üncü maddesinin 2 nci fıkrası gereğince 15.594,20 TL vekâlet ücretine hükmolunduğu, 21.09.2023 tarihli ve 32316 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 13 üncü maddesi dikkate alınarak mahkemece, reddedilen miktar üzerinden Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülen davalar için 10.700,00 TL olarak ücret belirlenmesi gerekmekte iken, bu miktarı aşacak şekilde davalı lehine 15.594,20 TL vekâlet ücretine hükmolunması usul ve kanuna aykırı bulunduğundan hüküm kanun yararına temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali davasında vekâlet ücreti hususuna ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca îlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin gerekçesinde de karar verilirken yürürlükteki hukukun yanlış uygulanmasının her an için söz konusu olabileceği, kanun yararına temyizin, yanlışlık tespit edilip daha sonra benzer işlemlerden kaçınmak için kabul edilen bir sistem olduğu, Yargıtayın yaptığı incelemede uygulamanın yanlış olduğu sonucuna ulaşırsa kararı kanun yararına bozacağı ifade edilmiştir.

2. Temyiz yolu ise olağan kanun yollarından birisidir. Bozma sebepleri, 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde sayılmıştır. Bunlar; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması, dava şartlarına aykırılık bulunması, taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikler bulunmasıdır. Temyiz yolunda, hüküm mahkemesinin kararı sadece hukuka uygunluk bakımından inceleme konusu yapılır. Madde gerekçesinde bu husus “Temyiz incelemesini, istinaf incelemesinden ayıran temel özellik, temyiz incelemesinin usûl hukuku veya maddî hukuk yönünden incelemeyi gerektirmesi, maddî vakıaların denetimi ile delil değerlendirmesine girmemesidir. Maddede bu hukukî denetimin hangi sebeplerle yapılacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Bugüne kadar istinaf yolunun olmamasından dolayı zaman zaman Yargıtay maddî vakıalara ve delil değerlendirmesine de girmek zorunda kalabilmekteydi, istinafla birlikte artık bu ihtiyaç ortadan kalkmış ve Yargıtay tamamen bir hukukî denetim ve içtihat mercii olmuştur.” şeklinde vurgulanmıştır.

3. Belirtilen bu yasal düzenlemeler ve 6100 sayılı Kanun döneminde temyiz yolu ile ilgili özellikler dikkate alındığında, kanun yararına temyiz ile temyiz yolu arasında bir ayrım yapılması gerekmektedir. Kanun yararına temyiz başvurusunda, başvuru konusu kararın sadece yürürlükteki hukuka aykırı olup olmadığı denetlenir. Bu denetim ise, temyiz incelemesinin aksine, kanun yararına temyizde görece sınırlı bir inceleme yapılmasını gerektirir. Kanun yararına temyize ilişkin madde gerekçesinde de belirtildiği gibi yürürlükteki hukukun yanlış uygulanması söz konusu olduğunda, kararın kanun yararına bozulması gerekir.

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda tarifede yazılı ücretin yarısına, Ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü Mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.” şeklinde; 13 üncü maddesinde; “(l)Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 nci maddenin ikinci fıkrası hükümleri saldı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez, “şeklinde düzenleme yapılmış olup söz konusu düzenlemeler uyarınca mahkemece davalının Fethiye İcra Müdürlüğünün 2021/1315 Esas sayılı icra takibi dosyasında davalının 8.975,00 TL itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verildiği anlaşıldığından davalı taraf lehinen 8.975,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyanın İlk Derece Mahkemesi kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”]FAQ – Sık Sorulan Sorular

Kanun yararına temyiz nedir? Kanun yararına temyiz, ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdiği veya istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen kararlarının, yürürlükteki hukuka aykırılık iddiasıyla Adalet Bakanlığı tarafından Yargıtaya taşınmasını sağlayan bir denetim yoludur.

Bu davada uyuşmazlık neydi? Uyuşmazlık, bir itirazın iptali davasında davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin miktarına ilişkindi.

Mahkeme ne kadar vekalet ücretine hükmetmişti? Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi, davalı lehine 15.594,20 TL vekalet ücretine hükmetmişti.

Yargıtaya göre doğru tutar ne olmalıydı? Yargıtay, davalının itirazının kabul edildiği 8.975,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine karar verdi.

Kanun yararına bozma kararı, verilmiş olan hükmü değiştirir mi? Hayır. Kanun yararına bozma, davanın sonucunu etkilemez; sadece hukuka aykırılığın tespit edilerek benzer hataların önlenmesi amacını taşır.

Kararı kim, ne zaman verdi? Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kararı 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle vermiştir. [/vc_message][vc_column_text]

Exit mobile version