Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Yargıtay: Tüketici İtirazında Mahkeme Esasa Girmek Zorunda

23 Temmuz 2026 Tarihli Resmi Gazete

Sayı: 33318

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGITAY İLÂMI

Esas No: 2026/3959

Karar No: 2026/3358

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bursa 3. Tüketici Mahkemesi

TARİHİ: 29.03.2024

SAYISI: 2023/525 E., 2024/134 K.

DAVACI: Furkan ………………… vekili Avukat Özkan ………………..

DAVALILAR: Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Tic. A.Ş. vekili Avukat Ali Aydın

DAVA TARİHİ: 22.06.2022

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”]ÖZET:

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüketici hakem heyeti kararına yapılan itirazda heyetin görevli olduğunun kabul edilmesi hâlinde tüketici mahkemesinin uyuşmazlığın esasını inceleyerek karar vermesi gerektiğini belirledi. Daire, kabul edilen davada vekille temsil edilen tüketici lehine vekâlet ücretine de hükmedilmesi gerektiğini bildirdi.

Tüketici Hakem Heyeti İtirazına İlişkin Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin tüketici hakem heyeti kararlarına itirazın incelenme usulüne ilişkin kararı, 23 Temmuz 2026 tarihli ve 33318 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Yargıtay, tüketici hakem heyetinin görevli olduğunun kabul edilmesi durumunda tüketici mahkemesinin yalnızca hakem heyeti kararını iptal ederek tüketiciyi yeniden başvuru yapmakta serbest bırakamayacağına hükmetti. Karara göre mahkemenin, uyuşmazlığın esasını inceleyerek sonucuna göre hüküm kurması gerekiyor.

Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2026/3959 Esas ve 2026/3358 Karar sayılı dosyasında verildi.

Uyuşmazlık 199 Liralık İlan Hizmetinden Doğdu

Davacı tüketici, 16 ANT 779 plakalı aracını satmak amacıyla sahibinden.com internet sitesinde ilan yayımladı.

İlanın daha fazla kişiye ulaşmasını ve aracın daha kısa sürede satılmasını isteyen tüketici, 26 Nisan 2022 tarihinde 199 lira ödeyerek bir hafta süreli “Acil Acil” adlı ilan öne çıkarma hizmetini satın aldı.

Tüketici, hizmeti satın aldıktan yaklaşık bir saat sonra aracın satış fiyatını düşürmek amacıyla ilanı geçici olarak yayından kaldırdı. Fiyat değişikliğinin ardından ilanı yaklaşık 5-10 dakika içinde yeniden yayımladı ancak satın aldığı öne çıkarma hizmetinin ilanda görünmediğini fark etti.

Davacı, bir hafta geçerli olması gereken hizmetten yalnızca yaklaşık bir saat yararlanabildiğini ileri sürdü.

Tarafların İddiaları

Tüketici, ilan yayından kaldırıldıktan sonra yeniden yayımlansa bile satın alınan hizmetin tekrar etkinleştirilmeyeceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığını savundu.

Ödediği hizmet bedelinin karşılığını alamadığı iddiasıyla Yıldırım İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvurdu. Hakem heyetinin kararına karşı da tüketici mahkemesinde dava açtı.

Davalı şirket ise tüketicinin ilanı kendi isteğiyle yayından kaldırdığını bildirdi. İlanın yayından kaldırılması durumunda öne çıkarma hizmetinin de sona ereceğinin kullanıcı tarafından onaylanan hesap sözleşmesinde açıkça düzenlendiğini savunarak davanın reddini istedi.

Mahkemeler Arasında Görev Uyuşmazlığı Yaşandı

Uyuşmazlığın yargılama sürecinde tüketici mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi tarafından göreve ilişkin farklı kararlar verildi.

Dosya, görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıyla Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi. Bölge Adliye Mahkemesi, uyuşmazlığa bakmakla Bursa 3. Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar verdi.

Bursa 3. Tüketici Mahkemesi, tüketici hakem heyetinin uyuşmazlığı incelemekle görevli olduğunu kabul etti. Mahkeme, hakem heyetinin kararını iptal ederek tüketicinin hakem heyetine yeniden başvurabileceğine hükmetti.

Adalet Bakanlığı Kanun Yararına Temyize Başvurdu

İlk derece mahkemesinin kesin kararına karşı Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz başvurusu yapıldı.

Başvuruda iki hukuka aykırılık ileri sürüldü:

Tüketici Mahkemesi Esas Hakkında Karar Vermeli

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüketici mahkemesinin hakem heyeti kararına yapılan itirazı sonuçlandırmakla görevli olduğunu belirtti.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70’inci maddesine göre taraflar, tüketici hakem heyeti kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edebiliyor.

Yargıtay kararında, tüketici hakem heyetlerine gönderilmiş uyuşmazlıkların türü ne olursa olsun bu heyetlerin kararlarına karşı itiraz merciinin tüketici mahkemesi olduğu belirtildi.

Tüketici mahkemesi, hakem heyetinin görevli olduğunu kabul ederse dosyayı yeniden incelenmek üzere hakem heyetine gönderemiyor. Mahkemenin mevcut dosya üzerinden gerekli inceleme ve değerlendirmeyi yaparak uyuşmazlığın esası hakkında karar vermesi gerekiyor.

Mahkeme Kararı Değiştirerek Düzeltebilir

6502 sayılı Kanun’un 70’inci maddesinin dördüncü fıkrası, tüketici mahkemesine hakem heyeti kararını belirli şartlarda değiştirerek veya düzelterek onama yetkisi veriyor.

Buna göre mahkeme:

hâllerinde dosya üzerinden karar verebiliyor. Kararın sonucu usul ve kanuna uygun olmakla birlikte gerekçesi hatalıysa gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanabiliyor.

Yargıtay, bu düzenleme gereğince Bursa 3. Tüketici Mahkemesinin uyuşmazlığın esasını incelemesi gerektiğini belirledi.

Yargıtay Hizmetin Esası Hakkında Karar Vermedi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüketicinin satın aldığı ilan öne çıkarma hizmetinin sözleşmeye uygun şekilde sunulup sunulmadığı konusunda karar vermedi.

Daire, tüketici mahkemesinin hakem heyeti kararına yapılan itirazı hangi usulle incelemesi gerektiğini değerlendirdi. Uyuşmazlığın esasına ilişkin inceleme ve karar verme görevinin tüketici mahkemesine ait olduğunu bildirdi.

Bu nedenle kararda, 199 liralık bedelin tüketiciye iade edilip edilmeyeceğine ilişkin bir hüküm kurulmadı.

Tüketici Lehine Vekâlet Ücretine Hükmedilmeli

Yargıtay’ın kanun yararına bozma gerekçelerinden biri de vekâlet ücretine ilişkin oldu.

İlk derece mahkemesi davayı kabul etmesine rağmen kendisini avukatla temsil ettiren tüketici lehine vekâlet ücretine hükmetmedi. Kararda bu yönde herhangi bir gerekçe de gösterilmedi.

Yargıtay, avukatlık ücretinin yargılama giderlerinden olduğunu ve mahkeme tarafından kendiliğinden karara bağlanması gerektiğini belirtti. Davası kabul edilen ve kendisini avukatla temsil ettiren tüketici lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini bildirdi.

Karar Kanun Yararına Bozuldu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının iki bozma sebebini de kabul etti.

Bursa 3. Tüketici Mahkemesinin kararı;

nedenleriyle kanun yararına bozuldu.

Bozma kararı somut davanın sonucuna etkili olmayacak şekilde verildi. Yargıtay’ın 1 Haziran 2026 tarihli kararı oy birliğiyle alındı.[/vc_message][vc_column_text]

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 16 ANT 779 plakalı aracını satmak için sahibinden.com sitesine ilan verdiğini, bu siteye ilan vermenin ücretsiz olduğunu, ancak sitede ilanın daha çok görüntülenmesini sağlayan dopingler bulunduğunu, bu dopingleri satın alarak ilanın daha çok görüntülenmesini ve daha çok alıcıya ulaşmasını sağlayabildiklerini, müvekkilinin de ilanının daha çabuk satılmasını istediği için sahibinden.com sitesine 199,00 TL ödeyerek 1 haftalık “acil acil” dopingini 26.04.2022 tarihinde satın alındığını, müvekkilinin bu dopingi satın aldıktan yaklaşık 1 saat sonra ilanın fiyatının düşürmek için kısa bir süreliğine ilanı yayından kaldırdığını, müvekkilinin ilanın fiyatını bir miktar düşürdükten sonra yaklaşık 5-10 dakika içerisinde tekrardan ilanı yayına aldığını, ancak yayınlanan ilanda satın alınan dopingin gözükmediğini fark ettiğini, yayından kaldırılan ilanlarda dopinglerin etkisiz hale geleceğine ve tekrar yayına alınsa dahi dopinglerin aktif hale getirilmeyeceğine ilişkin ne sözleşmede ne de sahibinden.com sitesinde bir madde bulunmadığını, müvekkilinin 1 hafta boyunca geçerli olması gereken hizmeti sadece 1 saat kullanabildiğini, ilanın 1 haftadan uzun süre yayında kaldığını, ancak parası ödenen hizmetin müvekkiline kullandırılmadığını, bu konuda Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, ancak talebinin reddedildiğini belirterek, Yıldırım İlçe Tüketici Hakem Heyetinin 15.06.2022 tarihli ve 052620220001616 karar numaralı kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının kendi isteği ile ilanı yayından kaldırdığını, ilan fiyatını düzenleyerek tekrar yayına alma imkanı sunmuş olmasına rağmen davacının kullanmadığını, doping hizmeti tanımlanan ilanın yayından kaldırılması halinde dopingin de yayından kaldırılacağının onayladığı hesap sözleşmesinde açıkça yazdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 2022/250 E. ve 2022/540 K. sayılı kararı ile, davacı vekilinin itirazının reddi ile Hakem Heyetinin görevsizliğine görev yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olarak düzeltilmesine karar verildiği, dosyanın gönderildiği Bursa ll.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/144 E. ve 2023/240 K. sayılı kararı ile, görevsizlik kararı verildiği ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 2023/2616 E. ve 2023/2675 K. sayılı karar ilamı ile, Bursa 3.Tüketici Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Hukuk Dairesinin 2023/2616 E. ve 2023/2676 K. sayılı ilamı ile “O halde, TSHH’ye intikal ettirilen uyuşmazlığın türü ne olursa olsun bu merci tarafindan verilecek bütün kararlara karşı itiraz merci (münhasıran) tüketici mahkemesidir. Kaldı ki, tüketici hukuk kapsamında olmayıp da genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık hakkında her nasılsa tüketici sorunları hakem heyetine başvurulmuş ve buradan işin esası hakkında bir karar alınmışsa dahi itiraz merci, yine (münhasıran) Tüketici Mahkemesidir. Tüketici sorunları hakem heyetine intikal ettirilen uyuşmazlığın türüne olursa olsun bu merci tarafından verilecek bütün kararlara karşı itiraz(iptal) merci (münhasıran) Tüketici Mahkemesidir.” şeklinde belirtildiği, hakem heyetince verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın hakem heyeti görevi içerisinde kaldığı, hakem heyetince uyuşmazlığın esastan değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Hakem Heyeti Kararının iptali ile davacı tüketicinin Hakem Heyetine tekrar başvurabileceğinin muhtariyetine karar verilmiştir.

IV. KANUN YARARINA TEMYİZ

A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece, somut uyuşmazlığın çözümünde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinde öngörülen usul kapsamında tüketici hakem heyetlerinin görevli olduğu kabul edildiği halde işin esası hakkında yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gibi kendisini vekille temsil etiren davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, somut uyuşmazlığın çözümünde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinde öngörülen usul kapsamında Tüketici Hakem Heyetlerinin görevli olduğu kabul edilmesi halinde Mahkemece işin esası hakkında karar verilip verilmeyeceği ve kendisini vekille temsil etiren davacı yararına vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 3. maddesinin (ı) bendinde sağlayıcı, “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; (k) bendinde tüketici, “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”, (1) bendinde ise tüketici işlemi “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 68/1. maddesinde tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla; değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru zorunlu olduğu, 70/3. maddesinde tarafların tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Tüketici Hakem Heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesine itiraz edebilecekleri, 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile İlgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.

6502 sayılı Kanunun “Karar ve Karara İtiraz” başlıklı 70/4. maddesinde “İtiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da, kanımın olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde Tüketici Mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerine, ticari unvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır.” hükmü düzenlenmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinde; Mahkemece dava konusu olaya ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın Tüketici Hakem Heyetine gönderildiği anlaşılmaktadır. Ancak somut uyuşmazlığın çözümünde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinde öngörülen usul kapsamında Tüketici Hakem Heyetlerinin görevli olduğu kabul edildiği halde 6502 sayılı Kanunun 70/4. maddesi gereğince Mahkemece İşin esası hakkında yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken (Dairemizin 11.05.2023 tarihli ve 2023/2056 E., 2023/1422 K. ve 06.11.2023 tarihli ve 2023/1366 E., 2023/3075 K. sayılı emsal kanun yararına bozma ilâmları) yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 326. maddesinde, “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. ”  hükmüne yer verilmiştir. Yine 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da yazılı olduğu şekilde yargılama giderlerinden olan avukatlık ücreti, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi Mahkemece kendiliğinden hükme bağlanır.
Dava dosyasının İncelenmesinde; davanın kabulüne karar verilmesine rağmen kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

O halde Mahkemece, kendisini vekille temsil etiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Ücret Tarifesi’ne göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup Adalet Bakanlığının bu yöne İlişen kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Adalet Bakanlığının HMK’nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz istemlerinin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK*nın 362/2 hükmü gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”]FAQ – Sık Sorulan Sorular

Yargıtay’ın Kararı Hangi Konuya İlişkindir? Karar, tüketici hakem heyeti kararına itiraz edildiğinde tüketici mahkemesinin uyuşmazlığı hangi usulle incelemesi gerektiğine ilişkindir.

Tüketici Mahkemesi Dosyayı Hakem Heyetine Geri Gönderebilir mi? Tüketici hakem heyetinin görevli olduğuna karar veren mahkeme, yalnızca hakem heyeti kararını iptal ederek tüketiciyi yeniden başvuruda serbest bırakamaz. Mahkemenin uyuşmazlığın esasını inceleyerek karar vermesi gerekir.

Hakem Heyeti Kararına Nerede İtiraz Edilir? Hakem heyeti kararına, tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde itiraz edilebilir.

Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür? 6502 sayılı Kanun’a göre itiraz, hakem heyeti kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılabilir.

Yargıtay 199 Liranın İadesine Karar Verdi mi? Hayır. Yargıtay, ilan öne çıkarma hizmetinin sözleşmeye uygun şekilde sunulup sunulmadığı veya bedelin iade edilip edilmeyeceği konusunda karar vermedi. Bu konunun tüketici mahkemesi tarafından esastan incelenmesi gerektiğini belirledi.

Mahkeme Hakem Heyeti Kararını Değiştirebilir mi?

Kanunda belirtilen şartların bulunması hâlinde tüketici mahkemesi, hakem heyeti kararını değiştirerek veya düzelterek onayabilir. Kararın gerekçesi hatalıysa gerekçeyi değiştirerek ya da düzelterek onama kararı verebilir.

Davası Kabul Edilen Tüketici Vekâlet Ücreti Alabilir mi? Tüketici kendisini avukatla temsil ettirmiş ve dava kabul edilmişse mahkemenin yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tüketici lehine vekâlet ücretine hükmetmesi gerekir.

Kanun Yararına Bozma Davanın Sonucunu Değiştirir mi? Bu karardaki kanun yararına bozma, ilk derece mahkemesinin kesinleşmiş kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bozma kararı somut davanın sonucuna etkili olmayacak şekilde verilmiştir.[/vc_message][vc_column_text]

Exit mobile version