Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Yargıtay: Önceki Kıdem Yıllık İzinde Dikkate Alınacak

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2026/572
Karar No. 2026/2864
Tarihi: 31.03.2026

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”vista_blue” icon_fontawesome=”fa fa-gg”]ÖZET:

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, önceki dönemde yıllık izinlerin kullandırılmasının veya ücretlerinin ödenmesinin, bu kıdemin sonraki çalışma dönemindeki yıllık izin süresinin belirlenmesinde dikkate alınmasına engel olmadığına karar verdi.

Tanker Sürücüsü İşçilik Alacaklarını Talep Etti

Davacı işçi, 9 Nisan 2015’te başladığı tanker sürücülüğü görevini iki ayrı çalışma dönemi hâlinde sürdürdüğünü belirtti. Alt işveren işçisi olarak akaryakıt tesisinde tehlikeli madde taşımacılığı yaptığını ifade eden işçi, iş sözleşmesini 2021 yılında haklı nedenle feshettiğini ileri sürdü.

Davacı; iki çalışma döneminin birleştirilmesini, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve fazla çalışma ücretlerinin asıl işveren ile alt işverenden müştereken ve müteselsilen tahsilini istedi.

İşçi, her sabah saat 08.00’de çalışmaya başladığını, yükleme ve boşaltma işlemleriyle birlikte günlük çalışmasının 14-15 saate ulaştığını, bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının sembolik kaldığını ve yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını savundu.

İşveren İlk Dönemin Tasfiye Edildiğini Savundu

Davalı alt işveren, işçinin 9 Nisan 2015-31 Aralık 2018 tarihleri arasındaki ilk çalışma dönemi için tazminat, ücret alacağı ve yıllık izin ücreti kapsamında net 27.624,90 TL ödeme yapıldığını bildirdi.

Şirket, ilk çalışma döneminin tamamen tasfiye edildiğini ve 1 Ocak 2019’da yeni bir iş ilişkisinin başladığını savundu. İkinci dönemde yıllık izinlerin kullandırıldığını, bakiye izin ücretlerinin ödendiğini ve yapılan fazla çalışmaların bordrolarda gösterildiğini ileri sürdü.

Diğer davalı şirket ise davacının kendi çalışanı olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi niteliği taşımadığını ve taşıma faaliyetinin bağımsız bir iş olduğunu savunarak davanın reddini istedi.

İlk Derece Mahkemesi Süreleri Birleştirdi

İlk Derece Mahkemesi, davacının iki çalışma dönemindeki toplam hizmet süresini 6 yıl 5 ay 2 gün olarak belirledi.

Mahkeme, ilk çalışma döneminin tasfiye edilmediğini kabul ederek iki dönemi kıdem tazminatı yönünden birleştirdi. Tanık anlatımlarına dayanarak fazla çalışma yapıldığının ispatlandığını ve karşılığının ödenmediğini değerlendirdi. Yıllık izin ücreti talebini de yerinde bularak davanın kısmen kabulüne karar verdi.

Bölge Adliye Mahkemesi İlk Dönemi Tasfiye Edilmiş Saydı

Tarafların istinaf başvurularını inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, ilk çalışma döneminde ihbar süresinin kullandırıldığını ve kıdem tazminatının tavan üzerinden ödendiğini belirledi.

Bu nedenle ilk dönemin tasfiye edildiğini kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi, iki çalışma döneminin kıdem tazminatı yönünden birleştirilmesini hatalı buldu.

Yıllık izin ücreti bakımından da ilk dönemin tasfiye edildiğini, ikinci döneme ait izinlerin ise kullandırıldığını belirterek yıllık izin ücreti talebini reddetti.

Davacı tanıklarının işçiyle aynı seferlere çıkmadığını ve çalışma saatlerini somut olarak açıklayamadığını değerlendiren Mahkeme, fazla çalışma ücreti talebinin de reddine karar verdi.

Yargıtay İncelemesini Yıllık İzin Hesabıyla Sınırladı

Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz ederek;

ileri sürdü.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davacının yıllık izin hesabı dışındaki temyiz itirazlarını yerinde bulmadı. Böylece fazla çalışma ücretinin reddi ile ilk dönemin kıdem tazminatı yönünden tasfiye edildiğine ilişkin değerlendirmeyi bozma gerekçesi yapmadı.

Kullanılan Veya Ücreti Ödenen İzin Kıdem Süresini Ortadan Kaldırmıyor

Yargıtay, yıllık izin alacağı yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmesini hatalı buldu.

Kararda, işçinin ilk çalışma döneminde;

ile bu dönemdeki hizmet süresinin sonraki çalışma dönemindeki yıllık izin hesabında dikkate alınmasının birbirinden farklı konular olduğu belirtildi.

Daireye göre ilk döneme ait izinlerin kullandırılması veya ücretlerinin ödenmesi, ilk dönemde kazanılan kıdemin ikinci çalışma döneminde hak edilen yıllık izin gün sayısının belirlenmesinde hesaba katılmasını engellemiyor.

Önceki Hizmet İzin Gün Sayısını Etkiliyor

4857 sayılı İş Kanunu’na göre yıllık ücretli izin süresi, işçinin hizmet süresine bağlı olarak belirleniyor:

Hizmet Süresi Asgari Yıllık İzin
1 yıldan 5 yıla kadar, 5 yıl dâhil 14 günden
5 yıldan fazla, 15 yıldan az 20 günden
15 yıl ve üzeri 26 günden
Az olamaz. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/5 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.

Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.

Aynı Kanun’un 54. maddesinde, yıllık izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçinin aynı işverenin bir veya farklı işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilmesi öngörülüyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53 ve 54. maddeleri

Yargıtay kararına göre önceki çalışma dönemine ait yıllık izinlerin tasfiye edilmiş olması, o dönemdeki fiilî hizmet süresini sonraki çalışma döneminin izin kıdemi bakımından etkisiz hâle getirmiyor.

Bilirkişi Raporundaki İkinci Seçenek Değerlendirilecek

Dosyada bulunan bilirkişi raporunda yıllık izin hesabına ilişkin iki ayrı seçenek oluşturuldu.

Yargıtay, davacının ikinci çalışma döneminde hak ettiği yıllık izin süresinin, ilk dönemdeki çalışma süresi de dikkate alınarak hazırlanan ikinci seçeneğe göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk dönemi yıllık izin kıdeminden tamamen çıkararak talebi reddetmesi hatalı bulundu.

Bozma Yalnızca Yıllık İzin Hesabına Dayandı

Karar, iki çalışma döneminin bütün işçilik alacakları bakımından mutlaka birleştirileceği anlamına gelmiyor.

Yargıtay;

bozma nedeni olarak kabul etmedi.

Bozma, önceki hizmet süresinin ikinci dönemde kazanılan yıllık izin gün sayısının belirlenmesinde hesaba katılmamasıyla sınırlı kaldı.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bozuldu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin süresinin önceki çalışma dönemi de dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaştı.

Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozularak dosya yeniden karar verilmek üzere aynı Mahkemeye gönderildi.

Karar Künyesi: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Esas No: 2026/572, Karar No: 2026/2864, Tarih: 31.03.2026.

Metindeki Tarih Farklılıkları

Paylaşılan karar metninde ikinci çalışma döneminin sona erme tarihi dava bölümünde 10.09.2021, Yargıtay değerlendirmesinde ise 24.09.2021 olarak geçiyor. Ayrıca davalı savunmasının aktarıldığı bölümde ihtarname tarihi 10.09.2020 şeklinde belirtilmesine rağmen diğer bölümlerde fesih ve ihtarname tarihi 2021 yılı olarak gösteriliyor.

Bu nedenle haber metninde ikinci çalışma döneminin kesin bitiş günü yerine yalnızca 2021 yılı esas alındı.[/vc_message][vc_column_text]

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin09.04.2015-31.12.2018 ve 01.01.2019-10.09.2021 tarihleri arasında alt işveren Ulusoy Enerji Taşımaları ve Tic. AŞ (Ulusoy Enerji) işçisi olarak asıl işveren Shell-Turcas Petrol AŞ (Shell-Turcas) Şirketinin Körfez’deki işyerinde tehlikeli madde taşımacılığında çalıştığını, iş sözleşmesini Kocaeli 6. Noterliği’nin 10.09.2021 tarihli ihtarnamesiyle haklı sebeple feshettiğini, her sabah 08.00’de işbaşı yaparak Körfez tesislerinden yüklediği maddeyi Marmara ve Ege bölgesine dağıttığını, ayda 2 hafta haftanın 5 günü, diğer 2 hafta haftanın 6 günü 22.00’ye kadar çalıştığını, şoförlerin aynı zamanda operatörlük de yaptığını, yükleme işleminin 2-3 saat, boşaltma işleminin 1 saat sürdüğünü, bu şekilde günlük en az 14-15 saat çalışma yapıldığını, bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının sembolik olduğunu, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı Shell-Turcas vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, diğer davalı Şirketle aralarındaki ilişkinin asıl işveren – alt işveren ilişkisine dayanmadığını, nakliye işinin müvekkili firmanın esaslı işi olmadığını, diğer davalının yürüttüğü faaliyetin bağımsız bir iş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Ulusoy Enerji vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının 09.04.2015-31.12.2018 ve 01.01.2019-10.09.2021 tarihleri arasında tanker sürücüsü olarak müvekkili nezdinde çalıştığını, 31.12.2018 tarihinde davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ve bu dönemki tüm alacaklarının ödendiğini, akabinde davacının başka bir projeye aktarılarak 01.01.2019 tarihi itibarıyla çalışmaya devam ettiğini ancak davacı tarafından müvekkili Şirkete Kocaeli 6. Noterliği’nin 10.09.2020 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, davacıya 09.04.2015-31.12.2018 dönemi çalışması için net 27.624,90 TL tutarında tazminat, ücret alacağı ve yıllık izin ücreti ödendiğini, 01.01.2019 tarihi itibarıyla yeni bir iş ilişkisinin başladığını ve davacının ikinci çalışma döneminde kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, bakiye izinleri için ödeme yapıldığını, fazla çalışması yapması hâlinde ücretinin bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 09.04.2015 – 31.12.2018 ve 01.01.2019-10.09.2021 tarihleri arasında 6 yıl 5 ay 2 gün çalıştığı, birinci ve ikinci dönem çalışmasının kıdem tazminatına hak edecek şekilde sona erdiği ve önceki dönem çalışması tasfiye edilmediğinden hizmet süresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasının tanık beyanlarına göre ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı, yıllık izin ücreti talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk dönem yönünden ihbar süresinin kullandırılması ve tavan üzerinden kıdem tazminatının ödenmesi karşısında söz konusu dönem tasfiye edildiğinden her iki dönemin birleştirilerek kıdem tazminatı kabulünün hatalı olduğu, yıllık izin ücreti alacağı yönünden de ilk dönemin tasfiye edildiği ve ikinci dönem yönünden yıllık izinlerin kullandırıldığı anlaşılmakla yıllık izin ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tanıkları davacı ile birlikte sefer yapan kişiler olmadığından ve beyanları ile somut olarak çalışma saatlerinin ortaya konulamadığından fazla çalışma ücretinin reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Fazla çalışma ücretinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

2. İlk dönem çalışmasının tasfiye edildiğinin kabulüyle bu döneme ilişkin kıdem tazminatının ve tüm döneme ilişkin yıllık izin ücreti taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının ilk çalışma döneminin tasfiye edilip edilmediği, hizmet sürelerinin birleştirilip birleştirilmeyeceği ve buna bağlı olarak işçilik alacaklarının hesaplanması noktasında toplanmaktadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince yıllık izin alacağı yönünden ilk dönemin tasfiye edildiği ve 01.01.2019-24.09.2021 tarihleri arasındaki ikinci dönem bakımından da yıllık izinlerin kullandırıldığı gerekçesiyle yıllık izin ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Oysa davacının ilk dönem çalışmasında yıllık izinlerini kullanması veya kullanmadığı yıllık ücretli izinlerin ücretlerinin ödenmesi, ikinci çalışma döneminde hak kazandığı yıllık izin gün sayısının belirlenmesinde, ilk dönemdeki kıdeminin dikkate alınmasını engellemez. Hâl böyle olunca davacının ikinci çalışma döneminde hak kazandığı yıllık ücretli izin süresinin, ilk dönemdeki çalışma süresi de dikkate alınarak belirlenen bilirkişi raporundaki 2. seçeneğin değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”]FAQ – Sık Sorulan Sorular

Önceki Çalışma Dönemi Yıllık İzin Hesabında Dikkate Alınır Mı? Yargıtay kararına göre aynı işverendeki önceki çalışma süresi, sonraki çalışma döneminde hak edilen yıllık izin gün sayısının belirlenmesinde dikkate alınır.

İlk Dönem İzinlerinin Ücreti Ödenmişse Kıdem Sıfırlanır Mı? Karara göre izinlerin kullandırılması veya ücretlerinin ödenmesi, önceki dönemdeki hizmet süresinin sonraki dönemin yıllık izin kıdeminde dikkate alınmasını engellemez.

Önceki Dönemin İzin Ücreti Yeniden İstenebilir Mi? Hayır. Karar, daha önce kullandırılmış veya ücreti ödenmiş izinlerin yeniden ödenmesini öngörmüyor. Önceki hizmet yalnızca sonraki dönemde hak edilen izin süresinin belirlenmesinde dikkate alınıyor.

Çalışmaya Verilen Ara Süre Hizmet Süresine Eklenir Mi? İş Kanunu, aynı işverende fiilen çalışılan sürelerin birleştirilmesini öngörüyor. İki çalışma dönemi arasındaki çalışılmayan ara, fiilî hizmet süresi olarak eklenmiyor.

Aynı İşverenin Farklı İşyerlerindeki Süreler Birleştirilir Mi? Evet. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca aynı işverenin bir veya farklı işyerlerinde geçen çalışma süreleri yıllık izin hesabında birleştirilir.

Tasfiye Edilen Çalışma Kıdem Tazminatında Da Birleştirilir Mi? Bu karar böyle bir sonuç içermiyor. Yargıtay, somut olayda ilk dönemin kıdem tazminatı yönünden tasfiye edildiğine ilişkin temyiz itirazını yerinde bulmadı. Bozma yalnızca yıllık izin hesabına dayanıyor.

Yargıtay Fazla Çalışma Talebini Kabul Etti Mi? Hayır. Fazla çalışma ücretinin reddine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmedi.

Yıllık İzin Süresi Nasıl Belirlenir? İş Kanunu’na göre hizmet süresi 1-5 yıl arasında olanlara en az 14 gün, 5 yıldan fazla ve 15 yıldan az olanlara en az 20 gün, 15 yıl ve üzerindeki çalışanlara ise en az 26 gün izin verilir.

İş Sözleşmesi Sona Erdiğinde Kullanılmayan İzinler Ne Olur? İş sözleşmesi herhangi bir nedenle sona erdiğinde, işçinin hak kazanıp kullanmadığı yıllık izinlerin ücreti sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödenir.

Bozma Sonrasında Ne Yapılacak? Bölge Adliye Mahkemesi, önceki çalışma dönemindeki hizmet süresini de dikkate alarak bilirkişi raporundaki ikinci hesaplama seçeneğini değerlendirecek ve yıllık izin ücreti hakkında yeniden karar verecek.[/vc_message][vc_column_text]

Exit mobile version