Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Kıdem Tazminatında Satış Primi Kararı

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2026/985
Karar No. 2026/3157
Tarihi: 14.04.2026

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”]ÖZET:

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hedefe bağlı ve tutarı değişken satış primlerinin kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete eklenmesi gerektiğine hükmetti. Primi devamlılık göstermediği gerekçesiyle hesaplamadan çıkaran Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozuldu.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, satış hedeflerine bağlı olarak dönemden döneme değişen primlerin kıdem tazminatına esas ücretin hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğine karar verdi.

Yüksek Mahkeme, işçinin her ay aynı tutarda prim almamasının veya yalnızca satış hedefini gerçekleştirdiği dönemlerde prime hak kazanmasının, bu ödemelerin giydirilmiş ücretin dışında bırakılması için yeterli olmadığı sonucuna ulaştı.

Karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14 Nisan 2026 tarihli, E.2026/985 ve K.2026/3157 sayılı dosyasında oy birliğiyle verildi.

İşçi Kıdem Tazminatı ve Fazla Çalışma Ücreti İstedi

Davacı işçi, işyerinde takım lideri olarak çalıştığını, temel ücretinin yanı sıra satış miktarına göre prim aldığını; ayrıca yemek, yol ve özel sağlık sigortası yardımlarından yararlandığını belirtti.

İşçi, iş sözleşmesini şu gerekçelerle haklı nedenle feshettiğini ileri sürdü:

Davacı, haftalık çalışma sürelerinin yasal sınırı aştığını, sayım, eğitim ve toplantılar nedeniyle de ilave çalışmalar yaptığını belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücretinin ödenmesini talep etti.

İşveren İstifa Savunması Yaptı

Davalı işveren, işçinin iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın istifa ederek sona erdirdiğini savundu.

İşveren ayrıca;

ileri sürerek davanın reddini istedi.

İlk Derece Mahkemesi Fazla Çalışma Alacağını Kabul Etti

İlk Derece Mahkemesi, puantaj kayıtlarının bulunduğu dönem bakımından bu kayıtları esas aldı. Mahkeme, işçinin ödenmeyen 19,5 saatlik fazla çalışma ücreti bulunduğunu belirledi.

Kayıt sunulmayan dönemler için ise tanık anlatımları ve işçinin talebi dikkate alındı. Mahkeme, işçinin;

fazla çalışma yaptığının kanıtlandığı sonucuna ulaştı.

Fesih tarihinde ödenmemiş fazla çalışma ücreti bulunması nedeniyle işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edildi. Kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti talepleri kısmen hüküm altına alındı.

Bölge Adliye Mahkemesi Primi Hesaplamadan Çıkardı

İşverenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin ödenmemiş fazla çalışma ücretinin bulunduğu ve feshin haklı nedene dayandığı yönündeki tespitleri yerinde buldu.

Bununla birlikte bordrolarda “ÇPS Bonus” adıyla gösterilen primlerin devamlılık taşımadığı sonucuna ulaştı. İşçinin 28 Eylül 2021 tarihli ihtarında yer alan açıklamaların da primlerin sürekli olmadığını gösterdiğini belirtti.

Bu nedenle prim ödemelerini kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretten çıkardı. Günlük ücret hesabına eklenen 11,46 TL’nin mahsup edilmesi gerektiğini kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırdı ve yeniden hüküm kurdu.

Yargıtay Değişken Primlerin Ücrete Eklenmesi Gerektiğini Belirtti

Davacı vekili, çalışma döneminin büyük bölümünde düzenli olarak prim ödendiğini ve bu ödemelerin kıdem tazminatına esas ücrete eklenmesi gerektiğini ileri sürerek kararı katılma yoluyla temyiz etti.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin bu itirazını kabul etti.

Kararda, kıdem tazminatına esas ücret belirlenirken 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde düzenlenen asıl ücretin yanı sıra işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin de dikkate alınması gerektiği belirtildi.

Yargıtay, satış rakamları veya başka veriler üzerinden hesaplanan primlerin tutarının değişken olmasının, bu ödemelerin kıdem tazminatı hesabından çıkarılmasını gerektirmediğini vurguladı.

Hedefe Bağlı Prim Olması Sonucu Değiştirmedi

Dosyadaki taraf açıklamaları, tanık anlatımları ve ücret bordroları birlikte değerlendirildiğinde işçinin belirli satış hedeflerini gerçekleştirdiği dönemlerde prim aldığı tespit edildi.

Yargıtay, satış priminin yalnızca hedefin gerçekleştirildiği dönemlerde ödenmesini, bu ödemenin kıdem tazminatına esas ücretten tamamen çıkarılması için yeterli görmedi.

Bu kapsamda mevcut bordrolar esas alınarak işçinin son bir yılda aldığı primlerin aylık ortalamasının hesaplanması ve bulunan tutarın giydirilmiş ücrete eklenmesi gerektiğine karar verildi.

Giydirilmiş Ücrete Hangi Ödemeler Giriyor?

Yargıtay kararında, asıl ücrete ek olarak kıdem tazminatı hesabında dikkate alınabilecek para veya para ile ölçülebilen menfaatler sıralandı.

Buna göre giydirilmiş ücrete eklenebilecek ödemeler arasında şunlar bulunuyor:

Kararda, özel sağlık sigortası yardımı ile hayat sigortası primlerinin de işçiye sağlanan para ile ölçülebilen menfaatler kapsamında olduğu ve kıdem tazminatına esas ücrete eklenmesi gerektiği açıklandı.

Son Bir Yıllık Ödemeler Esas Alınacak

Yargıtay, ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin kıdem tazminatına yansıtılmasında uygulanacak hesaplama yöntemini de açıkladı.

Daire kararlarında kabul edilen yönteme göre son bir yıl içinde yapılan ödemelerin toplamı 365’e bölünerek bir günlük tutar belirleniyor.

Dönemsel nitelik taşımayan ödemelerde de yıl içinde yapılan toplam ödeme 365’e bölünüyor. Yılda bir kez yapılan yakacak yardımı gibi ödemeler ile yılda iki kez verilen bayram harçlıkları da yıllık tutar üzerinden günlük ücrete yansıtılıyor.

Somut dosyadaki satış primleri yönünden ise Yargıtay, mevcut bordrolardaki son bir yıllık primlerin aylık ortalamasının bulunarak kıdem tazminatına esas ücrete eklenmesini istedi.

İşverenin Temyiz İtirazları Reddedildi

İşveren vekili temyiz başvurusunda;

ileri sürdü.

Yargıtay, işverenin bu temyiz itirazlarının tamamını yerinde görmedi. Davacı işçinin ise satış primine ilişkin itirazı dışındaki diğer temyiz itirazları reddedildi.

Böylece işçinin ödenmemiş fazla çalışma ücretinin bulunduğu ve bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği yönündeki değerlendirme korunmuş oldu.

Usuli Kazanılmış Hak Gözetilecek

Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yalnızca işveren tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğunu da dikkate aldı.

Bu nedenle yeniden yapılacak kıdem tazminatı hesabında işveren lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiği belirtildi. Son bir yıldaki satış primlerinin aylık ortalaması giydirilmiş ücrete eklenecek ancak yeniden kurulacak hükümde işveren lehine oluşmuş usuli sınırlar aşılmayacak.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bozuldu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, son bir yılda ödenen satış primlerinin aylık ortalaması bulunarak giydirilmiş ücrete eklenmesi gerekirken primlerin tamamen hesap dışı bırakılmasını hatalı buldu.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bu nedenle oy birliğiyle bozuldu. Dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildi.

Bozma kararıyla işçiye ödenecek kıdem tazminatının kesin tutarı belirlenmedi. Tutar, son bir yıllık bordrolardaki primler ve usuli kazanılmış hak sınırı gözetilerek yeniden hesaplanacak.[/vc_message][vc_column_text]

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde takım lideri olarak çalıştığını, temel ücrete ek olarak gerçekleştirilen satışa göre prim ödemesi aldığını, yemek ve yol yardımı ile özel sağlık sigortası yardımından da yararlandığını, iş sözleşmesinin müvekkilince ödenmeyen işçilik alacakları ve keyfiyete dayanan satış hedefleri ile prim almasına engel olunması, eşit davranma borcuna aykırılık, üstler tarafından ağır işler yüklenmesi, performansı ile ilgili ağır ithamlarda bulunulması gibi psikolojik taciz niteliğindeki işveren eylemleri sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, işyerinde haftanın 3 günü 09.00-18.30, üç günü ise 13.3022.30 saatleri arasında çalıştığını, bu çalışmalarının yanı sıra her ay iki defa kendini tekrar eden periyotlar hâlinde ve hangi vardiyada olunduğu fark etmeksizin perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günleri günlük 12 saat çalışma yaptığını, buna göre toplam her ay iki hafta 54 saat, iki hafta ise 64 saat çalıştığını; ayrıca kimi zaman sayım çalışmalarında, eğitim ve toplantılar nedeniyle il dışında çalışmalarda da bulunduğunu, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın istifa etmek suretiyle sona erdirdiğini, davacının hedefe bağlı prim sistemi ile çalıştığını, hedeflerini tutturamadığını, işyerinde denkleştirme esasına göre çalışma yaptırıldığını, fazla çalışma yapması hâlinde bordrolara yansıtılmak suretiyle ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde takım lideri pozisyonunda çalıştığı, davacıya 2021 yılı içinde prim ödendiği, yol yardımı, yemek yardımı ve sağlık sigortası yardımının yapıldığı, puantaj kaydı bulunan dönem için bu kayıtlar esas alındığında davacının hak kazanıp da ödenmeyen 19,5 saat karşılığı fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğu; kayıt bulunmayan dönem için ise tanık beyanları ve davacı talebi ile bağlı kalındığında davacının davalıya ait işyerinde ayda iki hafta 14 saat, iki hafta ise 6 saat fazla çalışma yaptığı, sayım nedeniyle yılda 1 hafta ekstra 2 saat fazla çalışma yaptığının sabit olduğu, ödenmeyen işçilik alacağı nedeniyle davacı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kart okutma kayıtları sunulan dönemde kayıtlara, kayıt sunulmayan dönemde ise tanık anlatımlarına göre hesaplanan ve karşılığının ödendiği işveren tarafından usulüne uygun belgelerle kanıtlanamayan fazla çalışma alacağının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacının fesih tarihi itibarıyla ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğundan davacı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı, ancak dosyada bulunan bordrolar incelendiğinde devamlılık arz etmediği anlaşılan “ÇPS Bonus” başlıklı ödemelerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmasının hatalı olduğu, prim ödemelerinin süreklilik arz etmediğinin davacının 28.09.2021 tarihli ihtarından da anlaşıldığı, giydirilmiş ücretin tespitinde dikkate alınan günlük 11,46 TL’nin mahsubu gerektiği, buna göre resen yapılan hesaplama uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; müvekkiline çalışma süresi boyunca yılın neredeyse tamamına tekabül edecek şekilde düzenli olarak prim ödemesi yapıldığı ve bu ödemenin süreklilik arz ettiği açık olduğundan prim ödemelerinin giydirilmiş ücretin tespitinde dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını,

b. Davacıya tüm işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini,

c. Davacının satış hedefine bağlı prim sistemi ile çalıştığını, davacının satış hedeflerine ulaşamadığını, bu durumun kendi kabulü ile de sabit olduğunu, davacının gerçek dışı hedefler verildiği gibi birtakım mesnetsiz iddialarını satış hedeflerine ulaşamamasına ya da iş sözleşmesinin feshine gerekçe olarak öne sürmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini,

d. Devamlılık arz etmeyen satış miktarına bağlı prim ve yardımlar ile yol ve sağlık sigortası gibi kalemlerin giydirilmiş brüt ücretin tespitinde dikkate alınmasının hatalı olduğunu,

e. Davacının takım lideri pozisyonunda olması sebebiyle kendi fazla çalışmasını kendisinin belirlediğini, tanık beyanlarıyla da davacının kendi fazla çalışmasını kendisinin belirlediğinin sabit olduğunu, bu sebeple fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatına esas giydirilmiş brüt ücretin tepiti ile fazla çalışma ücreti alacağının ispatına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu‘nun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası prim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dâhil olup tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.

Dairemiz kararlarında, ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin, tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği kabul edilmektedir. Dönemsel bir niteliği olmayan parasal haklar bakımından, yıl içinde yapılan ödemelerin 365 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarın belirlenmesi yerindedir. İşçiye dinî bayramlarda yılda iki kez ödenen harçlığın belli bir dönem için yapıldığını söylemek pek olası değildir. Burada yıllık ödeme tutarının

365’e bölünmesi yerinde olur. Son olarak belirtmek gerekir ki yılda bir kez yapılan parasal yardımların (yakacak yardımı gibi) tazminata esas ücrete yansıtılacağı ve yıllık tutarın 365’e bölünmesi suretiyle ekleneceği tartışmasızdır.

Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiası, davalının ikrarı, tanık anlatımları ve bordro kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının belirli satış hedefini tutturduğu dönemlerde prim aldığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca davalı tarafından istinaf edildiği ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle, giydirilmiş ücret belirlenirken mevcut bordrolar esas alınarak son yıldaki primlerin aylık ortalamasının bulunup ücrete eklenmesi gerekirken primin dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”]FAQ – Sık Sorulan Sorular

Değişken satış primi kıdem tazminatına eklenir mi? Yargıtay kararına göre satış rakamları veya başka verilere bağlı olarak tutarı değişen primler, kıdem tazminatına esas genişletilmiş ücret kapsamında değerlendirilir.

Primin her ay ödenmesi şart mı? Karardaki somut olayda işçi yalnızca belirlenen satış hedeflerini gerçekleştirdiği dönemlerde prim almıştır. Yargıtay, bu durumu primin tamamen giydirilmiş ücret dışında bırakılması için yeterli görmemiştir.

Prim tutarının her ay farklı olması hesaplamayı engeller mi? Hayır. Yargıtay, primin satış rakamlarına göre değişmesinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmasına engel olmadığını belirtmiştir.

Satış priminin tutarı nasıl hesaplanacak? Somut dosyada mevcut bordrolar esas alınarak işçinin son bir yılda aldığı primlerin aylık ortalamasının bulunması ve bu tutarın giydirilmiş ücrete eklenmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Yılda bir veya iki kez yapılan ödemeler kıdem tazminatına eklenir mi? Yargıtay kararına göre yılda bir kez verilen yakacak yardımı veya yılda iki kez ödenen bayram harçlığı gibi parasal menfaatlerin yıllık toplamı 365’e bölünerek günlük ücrete yansıtılır.

Özel sağlık sigortası kıdem tazminatına dahil edilir mi? Evet. İşveren tarafından sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ile hayat sigortası prim ödemeleri para ile ölçülebilen menfaat olarak kıdem tazminatına esas ücrete eklenir.

Yemek ve yol yardımları hesaba katılır mı? Yargıtay kararında yemek ve servis yardımları, kıdem tazminatına esas ücrette dikkate alınabilecek para veya para ile ölçülebilen menfaatler arasında sayılmıştır.

İşçinin fazla çalışma ücretinin ödenmemesi haklı fesih nedeni midir? Somut olayda işçinin fesih tarihinde ödenmemiş fazla çalışma ücreti bulunduğu kabul edilmiş ve işçinin yaptığı fesih haklı nedene dayalı bulunmuştur. İşverenin bu konudaki temyiz itirazları reddedilmiştir.

Takım lideri fazla çalışma ücreti isteyebilir mi? Somut dosyada işveren, takım liderinin fazla çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini ileri sürmüştür. Yargıtay, işverenin bu yöndeki temyiz itirazını yerinde görmemiştir.

Yargıtay işçiye ödenecek kıdem tazminatını belirledi mi? Hayır. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere geri göndermiştir. Kesin tutar, son bir yıllık primler ve usuli kazanılmış hak gözetilerek yeniden hesaplanacaktır.[/vc_message][vc_column_text]

Exit mobile version