Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, idare tarafından işçiye yanlışlıkla yapılan fazla ödemelerin Türk Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenebileceğine hükmetti.
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2026/908
Karar No. 2026/2771
Tarihi: 30.03.2026
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”] ÖZET:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, idare tarafından işçiye yanlışlıkla yapılan fazla ödemelerin Türk Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenebileceğine hükmetti.
Dava ve İddialar
Davacı idare, davalı işçinin daha önce açtığı alacak davasının Yargıtay bozması sonrasında reddedilerek kesinleştiğini belirtmiştir. Kesinleşen dosyada yer alan bilirkişi raporuna göre, işçiye fazladan ödeme yapıldığının tespit edildiğini ve yapılan bu fazla ödemelerin iadesi için gönderilen yazıya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazla tutarın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı işçi ise davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.
İlk Derece ve İstinaf Mahkemelerinin Kararları
- İlk Derece Mahkemesi: Benzer konumdaki diğer işçilere de aynı oranlarda ücret zammı uygulandığı gerekçesiyle kurumun fazla ödenen tutarı talep etme hakkı bulunmadığına karar vererek davayı reddetmiştir.
- Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf): İşverenin kendi hesaplamasıyla karşı tarafa güven verdiğini, işçinin iyiniyetli olduğunu ve hakkı olduğunu düşünerek ödemeyi kabul ettiğini belirtmiştir. Hakkaniyet ve güvenin korunması ilkeleri gereği işverenin fazla ödemeyi geri isteyemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi ve Gerekçesi
Davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararı şu gerekçelerle bozmuştur:
- Sebepsiz Zenginleşme Esası: Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesi (Mülga BK m. 62) uyarınca, borçlu olmadığını rızasıyla ödeyen kişi yanlışlığa düştüğünü ispat ederse ödediğini geri isteyebilir.
- Bağışlama İradesinin Bulunmaması: Yapılan edadaki yanlışlık, ödemeyi yapanda bir bağışlama arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Tahakkuk memuru hataya düşmeseydi bu eda gerçekleşmeyecektir.
- Emsal Hukuk Genel Kurulu Kararı: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.12.1984 tarihli kararına atıfta bulunularak, herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği vurgulanmıştır.
- Kesinleşmiş Dosya Durumu: İşçinin daha önce açtığı fark alacak davasının reddedilerek kesinleştiği ve o dosyada yer alan bilirkişi raporuyla fazla ödemenin hesaplandığı sabittir. Mahkemece bu fazla ödeme tutarının hüküm altına alınması gerekirken davanın reddedilmesi hatalı bulunmuştur.
Sonuç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir.[/vc_message][vc_column_text]
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine Ankara 1. İş Mahkemesinin 2008/1115 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bilirkişi raporuna göre müvekkili İdarenin davalıya fazladan ödeme yaptığının tespit edildiğini, davalı tarafa fazladan yapılan ödemelerin iadesi için yazı gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek yapılan fazla ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak davaya konu edilen 01.01.2005 – 19.12.2008 tarihleri arasındaki dönem bakımından aynı ücretle çalışan işçilere davalı ile benzer ve aynı oranlarda ücret zammının uygulandığı, dava açmayan işçilerin davalıyla aynı ücreti aldığı, buna göre davacı Kurumun fazla ödenen tutarı talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı sonrasında yapılan inceleme ile Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu ayrıca bir borcu ifa etmek düşüncesiyle davacı işveren tarafından fazla ödeme nedeni ile davalı işçide bir zenginleşme olduğunun sabit olduğu ancak bu hukuki işlemi gerçekleştiren fakirleşen işverenin kendisi olup mal varlığında eksilme iradesine dayandığı, davalı işçi fazla yapılan ödemenin hakkı olduğunu kabul ettiğinden iyiniyetli olduğunun kabulü gerektiği, davacı işveren davalının alacaklarını hatalı hesaplasa da kendi hesaplaması ile karşı tarafa güven verdiği, dava açıldığında hatalı olarak ödenen miktarın iyiniyetli kabul eden davalı işçinin geri verme anında yedinde kaldığının da belirlenemediği, hatalı ödemeyi yapan davacı işverenin ekonomik ve sosyal açıdan üstün, iyiniyetle zenginleşen işçinin ise zayıf konumda olduğu, güvenin korunması, hakkaniyet ilkeleri gereği bir borcu ifa etmek düşüncesiyle davacı işveren tarafından yapılan fazla ödemenin istenmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya fazla ödenen miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 62. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 78. maddesi) gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu maddede belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle, davacı idarenin tahakkuk memuru hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.12.1984 tarihli ve 1982/13-387 Esas, 1984/997 Karar sayılı kararı ile herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı içinin davacıya karşı fark alacaklar istemiyle açtığı davada Ankara 1. İş Mahkemesinin 2011/1153 Esas, 2012/18 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, Mahkemece; kesinleşen Ankara 1.İş Mahkemesinin 2011/1153 Esas, 2012/18 Karar sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile hesaplanan fazla ödeme tutarının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30. 03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”]FAQ – Sık Sorulan Sorular
İşverenin sehven/hatayla yaptığı fazla ödemeler geri istenebilir mi? Evet, Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesi gereğince borç olmadığını rızasıyla ödeyen taraf, hataya düştüğünü ispatlarsa yapılan fazla ödemeyi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir.
İşçinin iyiniyetli olması fazla ödemenin iadesini engeller mi? Yargıtay kararına göre, bağışlama amacı taşımayan salt hatalı ödemelerde işverenin yanılgıya düşmüş olması yeterlidir; bu durum sebepsiz zenginleşme kapsamında iade yükümlülüğünü doğurur.
İdare tarafından yapılan hatalı ödemeler için hukuki dayanak nedir? Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 62. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
[/vc_message][vc_column_text]
