6331 Sayılı Kanun ve Yargıtay Kararları Çerçevesinde Hukuki, İdari ve Cezai Değerlendirme
Öz
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama yönündeki temel yükümlülüğünü korurken iş güvenliği uzmanına rehberlik, risk değerlendirmesine katılma, çalışma ortamını gözetme, eğitim faaliyetlerine katkı sağlama ve tespitlerini yazılı olarak bildirme görevleri vermektedir. Uzmanın denetim makamı veya yaptırım uygulayan kişi olmaması, kendi görev alanındaki ihmallerinden bütünüyle bağışık olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık işverene bildirilen tedbirleri fiilen alma, gerekli organizasyonu kurma ve güvenli çalışma koşullarını sağlama yükümlülüğü kural olarak işverene aittir.
Bu çalışmada iş güvenliği uzmanının görev ve yetkileri ile hukuki, idari ve cezai sorumluluğunun sınırları güncel mevzuat ve Yargıtay kararları çerçevesinde incelenmektedir. İncelenen kararlar, yazılı bildirim ve onaylı defter kayıtlarının kusur değerlendirmesinde güçlü delil olduğunu; ancak tek başına ve her durumda sorumsuzluk sağlamadığını göstermektedir. Belirleyici olan, uzmanın somut tehlikeyi zamanında ve yeterince açık belirleyip belirlemediği, mevzuattaki diğer görevlerini yerine getirip getirmediği ve ihmali ile meydana gelen sonuç arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığıdır.
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”orange” icon_fontawesome=”fa fa-gg”]Temel sonuç: İşverenin temel İSG sorumluluğu devredilemez; uzman ise yalnızca kendi görev alanındaki kusurlu davranışından sorumlu tutulabilir. Yazılı kayıt, otomatik bir sorumsuzluk belgesi değil, somut kusur incelemesinin en önemli delillerinden biridir.[/vc_message][vc_column_text]
1. Giriş
İş sağlığı ve güvenliği sisteminin temel aktörlerinden biri iş güvenliği uzmanıdır. Uzman, 6331 sayılı Kanun ile İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik kapsamında görev yapar. Uygulamada özellikle ölümlü veya yaralanmalı iş kazalarından sonra, işverenle birlikte uzmanın da sorumlu tutulup tutulamayacağı sıkça tartışılmaktadır.
Bu tartışmada iki hatalı uç yaklaşımdan kaçınılmalıdır. Birinci yaklaşım, işyerinde uzman görevlendirilmiş olmasını uzmanın meydana gelen her kazadan sorumlu tutulması için yeterli saymaktadır. İkinci yaklaşım ise işverenin temel sorumluluğundan hareketle uzmanın yalnızca danışman olduğunu ve hiçbir şekilde cezai veya hukuki sorumluluk taşımayacağını kabul etmektedir. Mevzuat ve Yargıtay uygulaması bu iki yaklaşımı da desteklememektedir.
Sorumluluk; uzmanın görevlendirme kapsamı, işyerinin tehlike sınıfı, çalışma süresi, somut riski bilme veya öngörme imkânı, risk değerlendirmesi ve saha gözetimi, yazılı bildirimler, bildirimin içeriği, tehlikenin giderilip giderilmediğinin takibi ve meydana gelen sonuçla ihmal arasındaki bağ dikkate alınarak belirlenmelidir.
2. İş Güvenliği Uzmanının Hukuki Konumu
2.1. Görevlendirme yükümlülüğü ve hizmetin sağlanma yöntemleri
6331 sayılı Kanun, kapsamdaki işverenlere mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sağlama yükümlülüğü getirir. İşveren, çalışanları arasından gerekli niteliklere sahip iş güvenliği uzmanı görevlendirebilir; gerekli nitelikte personel bulunmaması hâlinde hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden alabilir. Kanunun izin verdiği şartlarda işveren veya işveren vekilinin belirli hizmetleri kendisinin yürütmesi de mümkündür.
Bu nedenle “işyerinde uzman bulundurma” ifadesi yerine “iş güvenliği uzmanı görevlendirme veya Kanunun izin verdiği yöntemlerden biriyle iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sağlama” ifadesi hukuken daha isabetlidir. Uzmanın işverenin çalışanı olması ile OSGB üzerinden hizmet vermesi, işverenin 6331 sayılı Kanun kapsamındaki temel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kamu kurumları ile elliden az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri bakımından Kanunun 6 ve 7. maddelerindeki yükümlülükler 1 Ocak 2025 itibarıyla uygulanmaya başlamıştır. Bu işyerlerinde uzman veya işyeri hekimi görevlendirildiğinde onaylı defter tutma yükümlülüğü de doğmaktadır.
2.2. İşverenin temel sorumluluğu ile uzmanın sorumluluğu arasındaki ayrım
6331 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca işveren; çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak, gerekli her türlü tedbiri almak, organizasyonu yapmak, araç ve gereçleri sağlamak, tedbirlere uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemekle yükümlüdür. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin dışarıdan alınması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte bu kural, uzmanın kendi görev alanındaki kusurlu davranışından sorumlu olmayacağı anlamına gelmez. İşverenin temel yükümlülüğü ile uzmanın mesleki görevlerinden doğan sorumluluğu aynı olayda birlikte bulunabilir. Ceza hukukunda her sanığın davranışı, kusuru ve sonuca etkisi ayrı ayrı değerlendirilir; taksirli suçlarda iştirak hükümleri uygulanmaz.
2.3. Mesleki bağımsızlık ve yaptırım yetkisinin sınırı
İş güvenliği uzmanının hak ve yetkileri, görevini yerine getirmesi nedeniyle kısıtlanamaz. Uzman, görevinin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içinde hareket etmelidir. İşyerinin bütün bölümlerinde inceleme ve araştırma yapabilir, gerekli bilgi ve belgelere ulaşabilir ve çalışanlarla görüşebilir.
Buna karşılık uzman bir kamu denetçisi değildir; idari para cezası uygulayamaz, işveren adına disiplin cezası veremez ve işin durdurulmasına kendiliğinden karar veremez. Ciddi ve önlenemez hayati tehlike hâlinde işin durdurulması için işverene başvurması ve bildirim mekanizmasını işletmesi, doğrudan iş durdurma yetkisi bulunduğu anlamına gelmez.
3. İş Güvenliği Uzmanının Başlıca Görevleri
Yönetmeliğin 9. maddesinde uzmanın görevleri beş ana grupta düzenlenmiştir: rehberlik, risk değerlendirmesi, çalışma ortamı gözetimi, eğitim-bilgilendirme-kayıt ve ilgili birimlerle iş birliği. Bu görevler yalnızca belge üretmekten ibaret değildir; işyerinin özelliklerine uygun ve yaşayan bir önleme sisteminin kurulmasına katkı sağlamayı gerektirir.
3.1. Rehberlik ve danışmanlık
— İşyerinin tasarımı, kullanılan maddeler, iş ekipmanları, çalışma yöntemleri ve organizasyon konusunda işverene önerilerde bulunmak.
— İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun tedbirleri belirlemek ve işverene yazılı olarak bildirmek.
— İş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerini araştırmak ve tekrarını önleyici tedbirler konusunda çalışma yapmak.
— Ramakkala olayları incelemek, nedenlerini araştırmak ve işverene öneriler sunmak.
3.2. Risk değerlendirmesine katılım
Risk değerlendirmesini yapma veya yaptırma yükümlülüğü işverene aittir. İş güvenliği uzmanı, mevzuatta öngörülen risk değerlendirmesi ekibinin bir üyesidir. Uzman risklerin belirlenmesi, analiz edilmesi, kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması ve uygulamanın izlenmesi çalışmalarına katılır ve işverene önerilerde bulunur.
Risk değerlendirmesindeki genel ve soyut ifadeler somut kazaya ilişkin kusur tartışmasında yetersiz kalabilir. Riskin bulunduğu bölüm, tehlikeli faaliyet, muhtemel sonuç, uygulanması gereken kontrol tedbiri, sorumlu kişi ve hedef süre mümkün olduğunca açık gösterilmelidir.
3.3. Çalışma ortamı gözetimi
Uzman; çalışma ortamının gözetimini yapmalı, işyerinde gerekli periyodik bakım, kontrol ve ölçümlerin planlanmasını izlemeli, acil durum planlarının hazırlanmasına katılmalı ve uygulamaları takip etmelidir. Kısmi süreli görev yapmak, mevzuatta öngörülen çalışma süresi içinde bu görevlerin gereği gibi yerine getirilmesi yükümlülüğünü kaldırmaz; ancak uzmandan işyerindeki her makineyi günün her anında gözetmesi de beklenemez.
3.4. Eğitim, bilgilendirme ve kayıt
Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin mevzuata uygun şekilde planlanması konusunda çalışma yapmak, işverenin onayına sunmak ve uygulamaları yapmak veya kontrol etmek uzmanın görevleri arasındadır. Eğitimlerin içeriği işyerindeki gerçek risklerle uyumlu olmalı; katılım, ölçme-değerlendirme ve yenileme kayıtları saklanmalıdır.
3.5. Onaylı defter ve yazılı bildirim
Uzman, görevlendirildiği işyerinde yaptığı çalışmalara ilişkin tespit ve tavsiyelerini onaylı deftere yazmalıdır. Onaylı defter kayıtları işverene tebliğ edilmiş sayılması bakımından özel önem taşır. Bununla birlikte yalnızca genel nitelikli veya kazaya neden olan tehlikeyi kapsamayan bir kayıt, somut olayda uzmanın görevini eksiksiz yerine getirdiğini göstermeyebilir.
Onaylı defterin yanında tarihli tutanaklar, elektronik yazışmalar, fotoğraflar, saha gözetim raporları, eğitim kayıtları, risk değerlendirmesi revizyonları ve teslim-tebellüğ belgeleri de ispat bakımından önemlidir. Kayıtların birbirleriyle tutarlı olması ve sonradan oluşturulduğu şüphesine yol açmaması gerekir.
4. Hayati Tehlike Bildirimi ve İşin Durdurulması
4.1. Bildirimin kapsamı
İşyerinde belirlenen her eksiklik Bakanlığa bildirilmez. Kanuni bildirim yükümlülüğü; acil durdurmayı gerektiren hâller ile yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri hayati tehlike arz eden durumlar veya meslek hastalığına neden olabilecek ortamlar işverene yazılı olarak bildirildiği hâlde gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda gündeme gelir.
Bu durumda husus, Bakanlığın yetkili birimine; ayrıca varsa yetkili sendika temsilcisine, yoksa çalışan temsilcisine bildirilmelidir.
4.2. 7538 sayılı Kanun değişikliği
7538 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 6331 sayılı Kanun’un 8/2. maddesi değiştirilmiştir. Güncel düzenlemeye göre bildirim işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve/veya ortak sağlık ve güvenlik birimi yönetimi tarafından yapılabilir. Değişiklik ayrıca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen OSGB bakımından belge askısı yaptırımı getirmiştir.
4.3. İşin durdurulmasına karar verme yetkisi
İş güvenliği uzmanının doğrudan iş durdurma kararı verme yetkisi bulunmamaktadır. Uzman ciddi ve önlenemez hayati tehlike tespit ettiğinde işin durdurulması için işverene başvurur ve şartları oluştuğunda bildirim yükümlülüğünü yerine getirir. İşin durdurulmasına ilişkin idari karar, 6331 sayılı Kanun’un 25. maddesi ve ilgili yönetmelik çerçevesinde yetkili makamlarca alınır.
5. Sorumluluk Türleri
5.1. İdari sorumluluk ve belge askısı
İş güvenliği uzmanı bakımından idari nitelikteki başlıca yaptırımlar aşağıdaki şekilde ayrıştırılmalıdır. Ölüm veya maluliyetle sonuçlanan olay nedeniyle uygulanan altı aylık askı ile hayati tehlike bildirimini yapmama yaptırımı birbirinden farklıdır.
| Yaptırım nedeni | Sonuç | Hukuki dayanak |
| Ölüm veya maluliyetle sonuçlanan iş kazası ya da meslek hastalığında ihmalin kesinleşmiş yargı kararıyla belirlenmesi | Uzmanın yetki belgesi altı ay askıya alınır. | 6331 m.8/4 |
| Kanundaki hayati tehlike bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi | İlk tespitte üç ay, tekrarında altı ay belge askısı uygulanır. | 6331 m.8/2 |
| OSGB yönetiminin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi | OSGB yetki belgesi ilkinde altı ay, tekrarında bir yıl askıya alınır. | 6331 m.8/2; 7538 m.20 |
| Kötü niyetle gerçeğe aykırı bildirim yapıldığının mahkeme kararıyla tespiti | İlgili kişinin belgesi altı ay askıya alınır. | 6331 m.8/2 |
5.2. Hukuki sorumluluk
6331 sayılı Kanun’un 8/3. maddesine göre iş güvenliği uzmanı, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı hizmet sunduğu işverene karşı sorumludur. İşverenin iş kazası nedeniyle tazminat veya başka bir ödeme yapması, uzmana otomatik olarak ve ödemenin tamamı için rücu edebileceği anlamına gelmez. Rücu talebi; uzmanın sözleşmesel yükümlülüğü, kusuru, zarara etkisi ve uygun nedensellik bağı esas alınarak değerlendirilir.
Uzmanın kusurlu davranışı çalışanın zararına doğrudan katkıda bulunmuşsa Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri yönünden üçüncü kişilere karşı sorumluluk da gündeme gelebilir. Somut olayda işveren, işveren vekili, OSGB ve uzman arasındaki hukuki ilişkiler ile her birinin kusuru ayrıca incelenmelidir.
5.3. Cezai sorumluluk
Uzmanın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ölümle sonuçlanırsa Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesindeki taksirle öldürme; yaralanmayla sonuçlanırsa 89. maddesindeki taksirle yaralama hükümleri uygulanabilir. Neticenin öngörülmesine rağmen gerçekleşmeyeceğine güvenilmişse TCK m.22/3 kapsamında bilinçli taksir tartışması doğabilir.
Cezai sorumluluk için yalnızca mevzuata aykırı bir eksiklik bulunması yeterli değildir. Uzmanın görevi kapsamında yapması gereken belirli bir davranışı ihmal etmesi, neticenin öngörülebilir olması, ihmal ile ölüm veya yaralanma arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve sonucun uzmana objektif olarak isnat edilebilmesi gerekir. Ceza sorumluluğu şahsidir; bilirkişinin yüzdelik kusur oranı hâkimi bağlayan otomatik bir ceza ölçütü değildir.
6. Kusur Değerlendirmesinde Kullanılabilecek Ölçütler
— Uzmanın İSG-KATİP görevlendirmesinin başlangıç ve bitiş tarihleri ile fiilî görev kapsamı.
— İşyerinin tehlike sınıfı, uzmanın belge sınıfı ve mevzuata göre ayrılması gereken çalışma süresi.
— Kazaya neden olan bölüm, faaliyet veya ekipmanın uzmanın görev ve erişim alanında olup olmadığı.
— Tehlikenin uzman tarafından bilindiği veya mesleki dikkat gösterilseydi öngörülebileceği tarih.
— Risk değerlendirmesinde tehlikenin somut biçimde gösterilip gösterilmediği ve gerekli revizyonların yapılıp yapılmadığı.
— Onaylı defter, tutanak, e-posta, fotoğraf, eğitim ve saha gözetim kayıtlarının içeriği ve tarihi.
— Önerilen tedbirin kazaya neden olan tehlikeyi gerçekten önleyebilecek nitelikte olup olmadığı.
— Eksikliğin giderilmediğinin izlenip izlenmediği ve hayati tehlike şartlarında Bakanlık bildirim mekanizmasının işletilip işletilmediği.
— İşverenin, işveren vekilinin, şantiye şefinin, ustabaşının ve çalışanın davranışlarının neticeye etkisi.
— Uzmanın ihmali ile meydana gelen sonuç arasındaki nedensellik ve objektif isnat bağı.
7. Yargıtay Kararları
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”orange” icon_fontawesome=”fa fa-gg”]İçtihat okuma notu: Aşağıdaki kararlar somut olayın özelliklerine göre verilmiştir. Kararlardan “yazılı bildirim varsa her durumda beraat edilir” veya “işyerinde uzman varsa her kazadan sorumludur” şeklinde mutlak sonuç çıkarılmamalıdır.[/vc_message][vc_column_text]
7.1. Yazılı ve somut bildirim nedeniyle kusur bulunmadığı kabul edilen kararlar
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/9319 E., 2022/9944 K., 13.12.2022
Mobilya işyerinde dikey istiflenen sunta levhalarının devrilmesi sonucu meydana gelen ölüm olayında, kısmi zamanlı ve C sınıfı iş güvenliği uzmanı hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yargıtay; uzmanın kazaya neden olan istifleme eksikliklerini ve hatalı davranışları onaylı tespit ve öneri defterine düzenli olarak kaydettiğini, kazadan önce istiflemeye ilişkin eksikliği 18 Mart 2015 tarihli öneriyle bildirdiğini belirlemiştir. Onaylı defterdeki kayıtların işverene tebliğ edilmiş sayılması ve tespit edilen eksiklikleri giderme görevinin işverene ait olması nedeniyle uzman yönünden mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2017/392 E., 2018/9085 K., 02.10.2018
Uzmanın hazırladığı risk analizinde hareketli tavan vinciyle yük transferi, boya sahasındaki malzemelerin elle hareket ettirilmesi ve payandasız taşıma sehpalarının devrilmesi gibi olaya özgü tehlikelerin açıkça gösterildiği; ciddi yaralanma ve can kaybı ihtimali ile alınması gereken tedbirlerin yazılı olarak belirtildiği anlaşılmıştır. Yargıtay, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan uzman hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur.
7.2. Uzmanlara kusur atfedilen karar
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2018/1129 E., 2020/6401 K., 25.11.2020
Bir inşaat şantiyesinde kalıp işçisinin, kenarlarında merdiven bulunmayan iskeleden inmeye çalışırken yaklaşık 4,80 metre yükseklikten düşerek ölmesi üzerine iki A sınıfı iş güvenliği uzmanı hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Sanıklar; işyerinde sürekli bulunmadıklarını, birinin haftada bir gün danışmanlık yaptığını, uyarılarda bulunduklarını ve asıl sorumluluğun işveren ile şantiye şefinde olduğunu ileri sürmüştür.
Yargıtay, kusura ve sorumluluğa ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; yalnızca hüküm fıkrasında adli para cezasına çevirme sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesine ilişkin teknik hukuka aykırılığı düzeltmiş ve mahkûmiyetleri düzelterek onamıştır. Dolayısıyla bu karar, uzmanların kusursuz kabul edildiği kararlar arasında değil; görev alanındaki etkili denetim ve uyarı yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde kısmi süreli çalışmanın veya işverenin temel sorumluluğunun cezai sorumluluğu kendiliğinden kaldırmadığını gösteren kararlar arasında değerlendirilmelidir.
7.3. Yazılı uyarıların işverenin bilgisi bakımından delil kabul edildiği karar
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/4904 E., 2023/4294 K., 24.10.2023
Forklift üzerinde taşınan ağır metal su tankının devrilmesi sonucu meydana gelen ölüm olayında, yarı zamanlı iş güvenliği uzmanının kaza öncesindeki ziyaretlerinde forklift güzergâhının belirlenmesi, yük varken çatalın yerden sınırlı yükseklikte tutulması ve çalışanların yüklü forklifte yaklaşmaması gerektiğini yazılı olarak bildirdiği tespit edilmiştir. Bu tutanaklar işveren vekili tarafından da imzalanmıştır.
Karar doğrudan iş güvenliği uzmanı hakkında verilmiş bir beraat hükmü değildir. Yargıtay, yazılı uyarılara rağmen tedbirleri uygulamayan ve çalışanları gözetim altında bulundurmayan işveren vekili ile olayda görev alan diğer sanıklar hakkındaki mahkûmiyetleri onamıştır. Kararın önemi, uzman kayıtlarının işveren veya işveren vekilinin tehlikeden haberdar olduğunu ve buna rağmen önlem almadığını gösteren delil niteliğinde olabilmesidir.
7.4. Kanuni bildirim nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen uzmanın korunması
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2020/4467 E., 2021/7646 K., 06.04.2021
İş güvenliği uzmanı, işyerindeki hayati tehlikeleri farklı tarihlerde işverene yazılı olarak bildirmiş; gerekli önlemlerin alınmaması üzerine Bakanlığın yetkili birimine başvurmuştur. İş sözleşmesi bu bildirimden kısa süre sonra feshedilmiştir. Yargıtay, bildirimin 6331 sayılı Kanun’un 8/2. maddesi kapsamında olduğunu ve işveren hakkında bir yıllık sözleşme ücretinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu özel tazminat, uzmanın iş kanunları ve diğer kanunlardan doğan kıdem, ihbar, işe iade veya ayrımcılık tazminatı gibi koşulları oluşan diğer haklarını ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte tazminat için fesih veya hak kaybı ile kanuni bildirim arasındaki bağlantının somut olayda ortaya konulması gerekir.
8. Uygulama İçin Öneriler
— Tespitleri genel ifadelerle değil; bölüm, ekipman, faaliyet, muhtemel sonuç ve önerilen tedbiri gösterecek biçimde somutlaştırın.
— Tespit ve tavsiyeleri gecikmeden onaylı deftere yazın; ayrıca gerektiğinde teslim-tebellüğlü yazı, kurumsal e-posta, fotoğraf ve tutanakla destekleyin.
— Risk değerlendirmesini raf belgesi olarak görmeyin. İş kazası, ramakkala olay, ekipman veya yöntem değişikliği ve yeni tehlike ortaya çıktığında revizyon ihtiyacını değerlendirin.
— Önerilen tedbirlerin yerine getirilip getirilmediğini takip edin; tekrar eden ihlalleri tarih sırasıyla kaydedin.
— Hayati tehlike veya meslek hastalığına neden olabilecek ortam bakımından 6331 m.8/2 şartları oluşmuşsa Bakanlığın yetkili birimine ve kanunda belirtilen çalışan temsil mekanizmalarına bildirim yapın.
— İSG-KATİP sözleşme tarihlerini, görevlendirme süresini ve fiilen hizmet verilen günleri doğrulanabilir biçimde muhafaza edin.
— Eğitimleri işyerindeki gerçek risklerle ilişkilendirin; yalnızca imza listesi değil, içerik, süre, eğitici, ölçme-değerlendirme ve yenileme kayıtlarını saklayın.
— Belge sınıfına ve işyerinin tehlike sınıfına uygun görev yapın; yetki veya çalışma süresi sınırlarını aşan görevlendirmeleri kabul etmeyin.
— İşverenin tedbir almaması hâlinde “bildirdim ve bitti” yaklaşımından kaçının. İzleme, tekrar bildirim ve şartları oluştuğunda Bakanlık bildirimi görevlerini ayrı ayrı değerlendirin.
— Kaza sonrasında kayıtları değiştirmeyin veya geriye dönük belge üretmeyin; mevcut kayıtları koruyun ve yetkili makamlarla doğru bilgi paylaşın.
9. Sonuç
İş güvenliği uzmanının sorumluluğu “işyerindeki her şeyden sorumluluk” biçiminde yorumlanamaz. İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma, uygulatma, organizasyonu kurma ve güvenli araçları sağlama konusundaki temel yükümlülük işverene aittir ve dışarıdan hizmet alınması bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Buna karşılık uzman da mevzuatın kendisine yüklediği rehberlik, risk değerlendirmesine katılım, çalışma ortamı gözetimi, eğitim, kayıt ve bildirim görevlerini ihmal ederse ve bu ihmal meydana gelen sonuçla bağlantılıysa sorumlulukla karşılaşabilir.
Yargıtay kararlarında öne çıkan yaklaşım, unvana dayalı otomatik sorumluluk yerine somut görev ve kusur incelemesidir. Onaylı defter, risk değerlendirmesi, saha raporu ve diğer yazılı kayıtlar bu incelemenin merkezindedir. Ancak yazılı bir kaydın varlığı tek başına yeterli değildir; kaydın kazaya neden olan tehlikeyi zamanında ve açık biçimde içermesi, uzmanın diğer görevlerini yerine getirmesi ve hayati tehlike şartlarında bildirim mekanizmasını işletmesi gerekir.
Sonuç olarak yazılı kayıt ve bildirim disiplini uzmanın en güçlü savunma araçlarından biridir; fakat gerçek koruma, kayıtların etkin saha gözetimi, somut risk analizi, takip ve mevzuata uygun bildirimle birlikte yürütülmesiyle sağlanır.
Kaynakça
Mevzuat
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik
ÇSGB İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü – Sıkça Sorulan Sorular
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.22, m.85 ve m.89
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Yargı kararları
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/9319 E., 2022/9944 K., 13.12.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/4904 E., 2023/4294 K., 24.10.2023
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2018/1129 E., 2020/6401 K., 25.11.2020
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2017/392 E., 2018/9085 K., 02.10.2018
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2020/4467 E., 2021/7646 K., 06.04.2021
[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”juicy_pink”]FAQ – Sık Sorulan Sorular
1. İş kazası meydana geldiğinde iş güvenliği uzmanı otomatik olarak sorumlu olur mu? Hayır. Uzmanın görevlendirme kapsamı, somut riski öngörme imkânı, yaptığı tespit ve bildirimler, görev süresi, ihmali ve bu ihmal ile sonuç arasındaki nedensellik bağı birlikte değerlendirilir.
2. İş güvenliği uzmanı önlemleri kendisi almak zorunda mıdır? Kural olarak hayır. Teknik ve organizasyonel önlemleri alma, uygulatma ve gerekli kaynakları sağlama yükümlülüğü işverene aittir. Uzman riskleri belirlemek, tedbir önermek, yazılı bildirim yapmak, uygulamaları izlemek ve şartları oluştuğunda Bakanlığın yetkili birimine bildirimde bulunmakla görevlidir.
3. Onaylı deftere kayıt yapmak uzmanı her durumda sorumluluktan kurtarır mı? Hayır. Kayıt önemli bir delildir; ancak kazaya neden olan somut riski kapsaması, zamanında ve yeterince açık olması gerekir. Uzmanın saha gözetimi, eğitim, risk değerlendirmesi ve takip görevleri de ayrıca incelenir.
4. İşveren uzmanın yazılı önerilerini yerine getirmezse sorumluluk kime aittir? Bildirilmiş eksikliği giderme ve tedbiri uygulama yükümlülüğü işverene aittir. Bununla birlikte tehlike 6331 m.8/2 kapsamındaysa ve önlem alınmıyorsa uzman bakımından Bakanlığa bildirim yükümlülüğü doğabilir.
5. Her İSG eksikliği Bakanlığa bildirilmeli midir? Hayır. Kanuni bildirim; acil durdurmayı gerektiren hâller, yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı ve benzeri hayati tehlikeler veya meslek hastalığına neden olabilecek ortamlar işverene bildirilmesine rağmen gerekli önlemler alınmadığında gündeme gelir.
6. İş güvenliği uzmanı işin durdurulmasına kendisi karar verebilir mi? Hayır. Uzman işin durdurulması için işverene başvurabilir ve kanuni şartlarda bildirim yapabilir. İdari iş durdurma kararı mevzuatta yetkilendirilen makamlarca alınır.
7. Kısmi zamanlı çalışan uzman iş kazasından sorumlu tutulabilir mi? Evet. Kısmi süreli çalışma tek başına sorumluluğu kaldırmaz. Ancak işyerinde bulunması gereken süre, görev alanı, kendisine verilen bilgiler ve fiilî müdahale imkânı kusur değerlendirmesinde dikkate alınır.
8. OSGB’den hizmet alınması işverenin sorumluluğunu kaldırır mı? Hayır. İşverenin temel sorumluluğu devam eder. OSGB, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi de kendi görev alanlarındaki ihmal ve mevzuata aykırılıklar nedeniyle ayrıca sorumlulukla karşılaşabilir.
9. Uzmanın belgesi hangi durumlarda askıya alınabilir? Ölüm veya maluliyetle sonuçlanan olayda ihmali kesinleşmiş yargı kararıyla belirlenen uzmanın belgesi altı ay askıya alınır. Hayati tehlike bildirimini yapmayan uzmanın belgesi ilkinde üç ay, tekrarında altı ay; kötü niyetle gerçeğe aykırı bildirim yaptığı mahkeme kararıyla belirlenen kişinin belgesi ise altı ay askıya alınabilir.
10. Bakanlığa bildirim yaptığı için işten çıkarılan uzman tazminat isteyebilir mi? Evet. Kanuni bildirim nedeniyle uzmanın sözleşmesi sona erdirilemez ve uzman hak kaybına uğratılamaz. Aykırılık hâlinde bir yıllık sözleşme ücretinden az olmamak üzere tazminata hükmedilebilir; diğer kanuni haklar saklıdır.
11. Uzmanın cezai sorumluluğunda hangi TCK hükümleri uygulanabilir? Ölüm hâlinde TCK m.85, yaralanma hâlinde TCK m.89 uygulanabilir. Şartları varsa TCK m.22/3 kapsamındaki bilinçli taksir de gündeme gelebilir. Her durumda kişisel kusur ve nedensellik bağı belirlenmelidir.
12. Risk değerlendirmesini iş güvenliği uzmanı tek başına mı hazırlar? Hayır. Risk değerlendirmesini yapma veya yaptırma yükümlülüğü işverene aittir ve çalışma mevzuatta belirlenen ekip tarafından yürütülür. Uzman ekibin bir üyesi olarak risklerin belirlenmesi ve tedbirlerin kararlaştırılmasına katılır. [/vc_message][vc_column_text]
Sorumluluk Beyanı: Bu çalışma genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olaylarda görevlendirme sözleşmesi, işyerinin tehlike sınıfı, çalışma süresi, teknik kayıtlar, bilirkişi raporları ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir. Yargı kararlarının esas ve karar numaraları ile tam metinleri yayımdan önce Yargıtay Karar Arama sistemi veya güvenilir hukuk veri tabanları üzerinden tekrar kontrol edilmelidir.
