Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Belediyelerin Vakıf ve Derneklerle İş Birliği Çalışmaları ve Taşınmaz Tahsis Etmelerine İlişkin Bazı Esaslar ve Yöntemler – Mintez ŞİMŞEK, MEB İLKSAN Genel Müdürü

Mintez ŞİMŞEK
MEB İLKSAN Genel Müdürü
mintezsimsek@gmail.com

Türk yerel yönetim sisteminin ayrılmaz bir parçası ve mihenk taşı konumunda olan belediyeler; merkezi yönetimden ayrı, özerk bütçesi, personeli ve mal varlıkları olan, seçimlerle işbaşına gelen yönetim organlarına sahip kamu tüzel kişilikleridir.

Anayasa ve kanunlarla kendilerine birçok özerk yönetim alanı ihdas edilen belediyeler, tüm bu bağımsız yönetim alanları yanında, merkezi yönetimin idari vesayet ve denetimine tabidir. Şüphesiz bu vesayet ve denetimden maksat, kamu kaynaklarının mahallinde etkin ve verimli kullanılıp kullanılmadığının kontrolü ile bu kamu kaynaklarının toplum yararı dışındaki amaçlarla sarf edilmesinin önlenmesidir.

Kanunla kurulan istisnai bazı teşekküller hariç olmak üzere, tamamen sivil inisiyatiflerle ve kâr amacı dışındaki gayelerle kurulan dernekler, vakıflar ve benzer kuruluşları ifade eden sivil toplum kuruluşları (STK), mahalli idarelerin yerelde ki en önemli paydaşları ve çözüm ortaklarıdır.

Kamu kurum ve kuruluşlarının, özel hukuk tüzel kişilikleri olan dernek ve vakıflarla olan ilişkileri, kural olarak 22/01/2004 tarihli ve 5072 sayılı “Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları İle İlişkilerine Dair Kanun ile düzenlenmiş olup kamu kuruluşlarının STK’ları ile yapacakları yardım ve iş birliği faaliyetlerinin kapsam ve mahiyeti ise münhasıran 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun” aşağıda ki 10’uncu maddesi ile düzenlenmiştir.

“Yardım ve İş Birliği

Madde 10- Dernekler, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, benzer amaçlı derneklerden, siyasi partilerden, işçi ve işveren sendikalarından ve meslekî kuruluşlardan maddî yardım alabilir ve adı geçen kurumlara maddî yardımda bulunabilirler.

5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, dernekler kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilirler. Bu projelerde kamu kurum ve kuruluşları, proje maliyetlerinin en fazla yüzde ellisi oranında aynî veya nakdî katkı sağlayabilirler. 

(Ek cümle: 18/2/2009-5838/7 md.) 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30 uncu maddesi çerçevesinde engellilerin ve eski hükümlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işlerini kurmaları, engellilerin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojilerine ilişkin projeler ile benzeri projelerde bu oran aranmaz.”

Kamu tüzel kişiliği hüviyetine haiz olmaları sebebiyle, dernek veya vakıflara, kurucu veya üye olamayan belediyeler, bu teşekküllere bağış yapamaz, aidat ödeyemezler. Genel yönetim kapsamında kamu idarelerinin, kurum bütçelerinden sivil toplum kuruluşlarına yapabilecekleri yardımlara ilişkin temel esaslar, 5018 sayılıKamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun” aşağıda ki 29’uncu maddesi;

“Gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir.

Amir hükmü ile düzenlenmiş olup yardımların kullanılmasına ilişkin şekil ve usul şartları ile izleme ve değerlendirme süreçleri ise Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenmiştir.

Yerel yönetim mantığı ve hemşehrilik hukuku gereğince, yerel veya ulusal nitelikli STK’lar ile sürekli etkileşim halinde bulunan ve bu teşekküllerle yardım ve iş birliği faaliyetleri yürütmesi gereken belediyelerin, STK’lar ile yürütecekleri ortak çalışmalara esas mevzuat ise 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi amir hükmü ile düzenlenmiştir.

c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.)Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.”

5393 sayılı Belediye Kanunu’nda 12.11.2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanun ile yapılan yukarıda fıkra düzenlemesi ile eş güdümlü olarak kanunun “d” bendine, aşağıdaki Ek fıkra eklenerek;

“Ek fıkra: 12/11/2012-6360/19 md.) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 10 uncu maddesi; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları, Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmaz.”

Hükmü konulmuş ve bu suretle, belediyelerin STK’lara doğrudan yardım yapması ve/veya kaynak aktarmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Belediye Kanunu’nda 2012 yılında yapılan bu yasal düzenleme sonucunda; diğer tüm kamu kurumları, bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla ve kamu yararı doğrultusunda, dernek, vakıf, birlik, sandık ve benzeri sivil toplum kuruluşlarına yardım yapabilirken, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile Sayıştay denetimine tabi belediye şirketlerinin, dernek, vakıf, birlik, sandık ve benzeri sivil toplum kuruluşlarına doğrudan yardım yapılabilmesi yasaklanmıştır.

Ancak diğer taraftan (c) maddesi ile getirilen düzenleme ile de ortak hizmet protokolü uygulaması yoluyla belediyelerin, STK’lar ile ortak çalışma modelleri geliştirmesini ve sivil toplum örgütlerinin, yerel ve bölgesel sorunların tespit ve çözümünde, belediyelerin asli partnerlerinden birisi olmasının yolu açılmış, iş birliği ve çözüm ortaklığı teşvik edilmiştir.

Makalemizin bundan sonraki bölümünde; yukarıda verilen izahat ve tespitlerden hareketle, Belediye-STK iş birliği çalışmalarına ilişkin bazı temel esaslar ve çalışma yöntemlerine ilişkin görüşlerimiz izah edilecektir.

1- BELEDİYELERİN DERNEKLER VE VAKIFLARLA İŞ BİRLİĞİ VE YARDIM PROTOKOLLERİ

A. Belediyelerin Kamu Yararına Çalışan Dernekler ve Cumhurbaşkanınca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflar İle İş Birliği ve Yardım Çalışmaları

Amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere giriştiği faaliyetleri topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olan ve ilgili yönetmelikte sayılan diğer şartları haiz bulunan derneklere Cumhurbaşkanı kararıyla kamu yararına çalışan dernek” statüsü verilmekte olup söz konusu statüye sahip dernekler, eğitim, kültür, sağlık ve benzeri sosyal alanlarda kamu tarafından yürütülen faaliyetlere yardımcı olmaktadır.

Yine, sağlık, sosyal yardım ve eğitim, bilimsel araştırma ve geliştirme, kültür, çevre koruma ve ağaçlandırma gibi kamusal faaliyetler yürütmek maksadı ile kurulan ve vakıf senedinde, vakfın yıllık brüt gelirlerinin en az üçte ikisini (2/3) doğrudan vakfın amaçlarına (kamu hizmetlerine) harcanacağı açıkça yazılan ve fiilen de bu şekilde uygulayan, devletin bazı kamu hizmetlerine ilişkin yükünü hafifleten ve toplumsal fayda odaklı çalışan Vakıflara, Vakıf tüzel kişiliğinin başvurusu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile “Cumhurbaşkanınca Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıf” statüsü verilmektedir.

5393 sayılı “Belediye Kanunu’nun” “Diğer Kuruluşlarla İlişkiler” başlıklı 75’inci maddesinin aşağıda ki “c” bendi;

c) (Değişik: 12/11/2012-6360/19 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilir. Diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerekir.

Amir hükmü doğrultusunda; Belediyeler, kamu yararına çalışan dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ile doğrudan iş birliği ve çözüm ortaklığı projeleri geliştirebilir, herhangi bir izne tabi olmadan bu STK’lar ile ortak faaliyet yürütebilirler.

Söz konusu iş birliği ve ortak faaliyet işlemlerinin tek ön şartı, muhatap STK vakıfsa, vakıf senedindeki amaçların, dernekse dernek tüzüğündeki amaçların, bahse konu projenin konusu ile örtüşmesidir. Bu ön koşul uygun olduğu takdirde, Belediye ile muhatap STK arasında öncelikle müşterek amaçları ihtiva eden bir proje hazırlanarak, Belediye Meclisi onayına sunulmalı, Belediye Meclisi onayından sonra ise belediye başkanı (veya yetkilendirdiği kişi) ile kamu yararına çalışan dernek/ vergi muafiyeti tanınmış vakıf yetkili temsilcileri arasında, amacı, kapsamı, bütçesi(gelir kaynakları/harcama kalemleri) ile başlangıç ve bitiş tarihleri belli olan  resmi bir “Ortak Hizmet Protokolü” imzalanmak sureti ile iş birliği ve yardımlaşma protokolü uygulamaya konulmalıdır.

B. Belediyelerin Genel Statülü Dernekler ve Vakıflar İle İş Birliği ve Yardım Çalışmaları

Belediyelerin, genel statülü dernek ve vakıflar ile yapacakları yardım ve iş birliği faaliyetlerinin, kamu yararına çalışan dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ile yürütülen süreçlerden tek farkı, bu dernek ve vakıflarla yapılacak iş birliği ve ortak faaliyetler için mahallin en büyük mülki idare amirinin (Kaymakam veya Vali) onayının alınması zorunluluğudur. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75/c maddesinde geçen “mahallin en büyük mülki idare amiri” ifadesi, hukuki olarak ilgili belediyenin görev yaptığı idari sınırın en büyük mülki amirini işaret etmektedir. Söz konusu izinin onay mercii; ilçe belediyeleri ile büyükşehir ilçe (merkez ilçeler) belediyelerinde Kaymakamlık makamı, İl belediyeleri ile büyükşehir belediyelerinde ise Valilik makamıdır.

Yukarıda verilen izahat ışığında, belediyelerin, genel statülü dernek ve vakıflar ile yapacakları yardım ve iş birliği faaliyetlerinin uygulamaya alınmasının ön şartı; STK tarafından kendi faaliyet amaçlarına uygun olarak sunulan proje veya ortak hizmet protokolü konusunun, belediyelerin 5393 sayılı kanunda sayılan görev, sorumluluk ve yetki alanına giren (sosyal hizmetler, yerel kültür, gençlik ve spor hizmetleri, meslek edindirme vb.) bir konu olarak belirlenmesi olup faaliyet süreçleri, aşağıdaki usule uygun olarak icra edilmelidir.

1. Belediye Meclis Kararı: Öncelikle belediye meclisi, ilgili dernek veya vakıfla bir ortak hizmet projesi yapılmasına ve protokol hazırlanmasına yönelik karar alır.

2. Protokol Taslağının Hazırlanması: Meclis kararının ardından, belediye ve ilgili STK arasında; amacı, kapsamı, bütçesi (gelir kaynakları/harcama kalemleri) ile başlangıç ve bitiş tarihleri açıkça belli olan ortak hizmet protokolünün taslak metni oluşturulur.

3. Mülki İdare Amiri İzninin Alınması: Hazırlanan bu taslak protokol, belediye meclisi kararı ve dernek/vakıf evrakları ile birlikte Kaymakamlığa (veya Valiliğe) Mülki idare amiri onay verdikten sonra süreç resmiyet kazanır.

4. Protokolün İmzalanması: Mülki amirin “Uygundur” onayından (izninden) sonra, belediye başkanı (veya yetkilendirdiği kişi) ile dernek/vakıf temsilcisi protokolü imzalar ve proje başlatılır.

C. Belediye-STK İş Birliği ve Yardım Ortaklığı Kapsamında Yapılacak Harcamalar

Belediyeler, ister “A” maddesinde izahatı verilen kamu yararına çalışan dernekler ve vergi muafiyeti tanınmış vakıflar olsun, isterse de “B” maddesinde açıklanan genel statülü dernek ve vakıflar olsun, STK’lar ile yapacakları iş birliği ve yardım faaliyetlerinde aşağıdaki harcama usullerine muhakkak surette uymak durumundadır.

1. Belediyeler, dernek veya vakfın tüzel kişiliğine, bağış, aidat ve benzeri nitelikte nakdi ödeme yapamazlar.

2. Belediyeler dernek veya vakıflardan, karşılığında bir hizmet alındığından bahisle bağış makbuzu karşılığı ödeme yapamazlar.

3. Belediyeler STK’lar ile İş birliği ve yardım protokolüne atıfta bulunmak sureti ile o dernek veya vakfın hesabına “proje bedeli” şeklinde nakit aktarımı yapamazlar.

4. Belediyeler, aralarında ortak hizmet protokolü olsun veya olmasın, dernek veya vakıfların iktisadi işletmelerinden, belediye amaçları veya ihtiyaçları doğrultusunda mal veya hizmet satın alabilir, bahse konu dernek veya vakfın iktisadi işletmesi tarafından tanzim olunacak fatura karşılığında ödeme yapabilirler.

5. Niteliği veya içeriği itibariyle, Belediye-STK iş birliği protokolü kapsamı dışında kalan harcamaların belediye tarafından ödenmesi mümkün değildir.

6. Belediye-STK iş birliği faaliyetleri kapsamında ve protokolün amacına uygun olarak kişilerden temin edilen mal veya hizmetlerin bedeli, doğrudan tedarikçi firmaların hesabına yapılır.

7. Ortak proje kapsamında olsun veya olmasın belediye; muhatap dernek veya vakfın kira gideri, personel giderleri veya diğer adlar altındaki genel idari giderlerini ödeyemez.

8. Dernek veya Vakıfların, belediye ile imzaladığı protokol veya proje dışında kalan diğer faaliyetleri, belediye tarafında finanse edilemez.

2- BELEDİYELERCE DERNEKLER VE VAKIFLARA TAŞINMAZ TAHSİSİ

Temel mevzuat ve Sayıştay’ın yerleşik kararları ışığında; belediyeler, kendi mülkiyet ve kullanımlarında olan taşınmazların mülkiyet veya kullanım haklarını, yalnızca kamusal ihtiyaçlar doğrultusunda ve yalnızca mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına süresi 25 yılı geçmemek üzere tahsis edebilirler.

İstisnai olan bazı hal ve durumlar hariç olmak üzere, belediyeler, aralarında ortak hizmet protokolü olsun veya olmasın ve yine statüsü ne olursa olsun, kendi mülkiyet ve kullanımlarında olan taşınmazların mülkiyet veya kullanım haklarını, özel hukuk tüzel kişilikleri olan STK’lara doğrudan devir edemez, bedelsiz tahsis yapamazlar.

Diğer taraftan, 5393 sayılı Belediye kanunun 75(c) maddesi gereğince ve usulüne uygun olarak imzalanan bir protokol gereğince, protokolde belirtilen amacı gerçekleştirmek üzere bir vakıf veya derneğin süresiz olarak kullanımına verilen gayrimenkuller de tahsis edilmiş sayıldığından, söz konusu uygulama yasal olarak mümkün görülmemektedir.

Yukarıda sayılan genel uygulamanın dışında ki bazı istisnai hal ve durumlarda, belediyelerce STK’lara gayrimenkul devir veya tahsisi yapılmakta olup bu istisnai hal ve durumlar aşağıda izah edilmiştir.

A- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Onayı İle Tahsis

(5393 sayılı Kanun 15[6] ya göre)

Belediyeler, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 15’inci maddesinin 6’ncı fıkrasının aşağıdaki amir hükmü gereğince sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelerde kullanılmak kaydı ile kendi mülkiyet ve kullanımlarında olan gayrimenkulleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayını almak şartı ile dernek veya vakıflara ücretsiz veya düşük bir bedel karşılığında tahsis edebilirler.

“15(6): İl sınırları içinde büyükşehir belediyeleri, belediye ve mücavir alan sınırları içinde il belediyeleri ile nüfusu 10.000’i geçen belediyeler, meclis kararıyla; turizm, sağlık, sanayi ve ticaret yatırımlarının ve eğitim kurumlarının su, termal su, kanalizasyon, doğal gaz, yol ve aydınlatma gibi alt yapı çalışmalarını faiz almaksızın on yıla kadar geri ödemeli veya ücretsiz olarak yapabilir veya yaptırabilir, bunun karşılığında yapılan tesislere ortak olabilir; sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelere Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilir.

Belediyelerin, yukarıda ki madde kapsamında STK’lara ücretsiz veya düşük bedelle taşınmaz tahsis edebilmeleri için aşağıdaki tüm şartların birlikte karşılanması gerekmektedir.

1. Nüfus Kriteri: Belediyenin büyükşehir, il belediyesi veya nüfusu 000’i geçen bir ilçe/belde belediyesi olması gerekir.

2. Projenin Niteliği: Tahsis veya düşük bedelle kiralanacak taşınmazın, ilgili STK tarafından sağlık, eğitim, sosyal hizmet veya turizmi geliştirecek bir amaca hizmet amacı ile kullanımı şarttır.

3. Meclis Kararı: Tahsis işleminin mutlaka belediye meclisi kararı ile yapılması zorunludur. Belediye encümen kararı ile bu işlem yapılamaz.

4. Bakanlık Onayı: Bahse konu tahsis veya düşük bedelle kiralama işlemi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayının alınması yasal bir zorunluluktur. Bakanlık onayı alınmadan yapılan tahsisler Sayıştay denetimlerinde mevzuata aykırı bulunarak iptal edilmektedir.

B- Belediyelerce Bakanlık Onayı İle STK’lara Yapılacak Taşınmaz Tahsislerinde Sayıştay’ın Kabul Kriteri

5393 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin 6’ncı fıkrası STK’lara Bakanlık izniyle yapılacak olan tahsislerde; sağlık, eğitim, sosyal hizmet veya turizmi geliştirecek bir amaç dışında ön bir şart aramasa da Sayıştay Genel Kurulu İçtihadı Birleştirme Kararları ve güncel denetim raporları uyarınca, belediyelerin doğrudan taşınmaz tahsis edebileceği kurumlar sadece kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idareler olarak sınırlandırılmıştır.

Sayıştay raporlarında STK’lara yapılacak olan taşınmaz tahsislerinde Bakanlık izni olsa dahi doğrudan mülkiyet tahsisi yerine, 5393 sayılı Kanun’un 75/c maddesi uyarınca “ortak hizmet projesi” geliştirilmesi veya 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında kiralama yoluna gidilmesi önerilmektedir.

3- MÜLKİYETİ BELEDİYELERE AİT TAŞINMAZLAR ÜZERİNDE EĞİTİM VE YURT FAALİYETİ BULUNAN STK’LAR LEHİNE İRTİFAT HAKKI TESİS EDİLMESİ

Belediyelerce STK’lara taşınmaz tahsisi hususunda ki bir başka istisnai durum 29.06.2001 tarihli ve 4706 SayılıHazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun’un Ek 4’üncü maddesi ile düzenlenmiş olup anılan madde;  

” … Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile kamu yararına çalışan derneklerden öğrencilere yönelik eğitim ve yurt temini faaliyeti bulunanlardan Gençlik ve Spor Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken belirlenen şartları sağlayanlar lehine, kuruluş amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere mülkiyeti Hazineye veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar üzerinde kırk dokuz yıl süre ile bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde ise bunlar adına bedelsiz kullanma izni verilebilir. Bunlardan ayrıca hasılat payı alınmaz. Bu şekilde irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen taşınmazlardan söz konusu vakıflar ve dernekler tarafından elde edilen gelirin tamamı, münhasıran öğrencilere yönelik eğitim kurumlarının veya yurtların yapım, bakım, onarım, işletim ve benzeri giderlerinin karşılanmasında kullanılır. İrtifak hakkı tesis edilen taşınmazların tapu kütüğüne, amacı dışında kullanılmayacağına ilişkin şerh konulur.”

Hükmünü amirdir.

Yukarıda ki madde hükmünden de anlaşılacağı üzere kanunda belirtilen ve aşağıda maddeler halinde belirtilen şartların sağlanması halinde, mülkiyeti belediyeye ait taşınmazlar üzerinde dernek ve vakıflara bedelsiz irtifak hakkı tesis edilebilmektedir

1. STK’nın Niteliği: Mülkiyeti Belediyeye ait taşınmaz üzerinde lehine hak tesis edilecek teşekkülün, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan bir vakıf veya kamu yararına çalışan bir dernek statüsünde olması şarttır.

2. Faaliyet Alanı: Lehine irtifak hakkı tesis edilen vakıf veya derneğin mutlaka öğrencilere yönelik eğitim ve yurt temini faaliyeti yürütüyor olması gerekir.

3. Bakanlık Ortak Şartları: Gençlik ve Spor Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken belirlenen ortak şartların ve kriterlerin karşılanması gerekir.

4. Elde Edilen Gelirin Kullanım Yeri: Bu taşınmazlardan elde edilecek gelirin tamamı, münhasıran (yalnızca) öğrencilere yönelik eğitim kurumlarının veya yurtların yapım, bakım, onarım ve işletim giderlerinde kullanılmalıdır.

5. Tapuya Şerh: Dernek veya Vakıf lehine irtifak hakkı tesis edilen taşınmazın tapu kütüğüne; “amacı dışında kullanılmayacağına” dair resmi şerh düşülür.

4- BELEDİYELERİN STK’LARA TAŞINMAZ TAHSİSİ ÖZET TABLO

STK Türü  İşlem Türü Durum Gerekli Şartlar / Dayanak
Bütün STK’lara Genel Amaçlı Yer Tahsisi Yasak Dernekler ve Vakıflar (STK’lar) kamu idaresi sayılmadığından tahsis yapılamaz (Madde 75/d)
Genel Statülü Dernek -Vakıf Ortak Hizmet Projesi İçin Serbest Belediye Meclis Kararı + Mülki İdare Amiri Onayı + Protokol (Madde 75/c)
KYÇ Dernekler veya Vergi Muafiyeti olan Vakıflar Ortak Hizmet Projesi İçin Serbest Belediye Meclis Kararı + Protokol (Madde 75/c)
KYÇ Dernekler veya Vergi Muafiyeti olan Vakıflar Özel Amaçlı Yer Tahsisi İstisnai Olarak Serbest Sağlık, Eğitim, Sosyal Hizmet Ve Turizm Projeleri için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlık Onayı şartı (Madde 15)

KYÇ Dernek: Kamu Yararına Çalışan Dernek

5- BELEDİYE / STK İŞ BİRLİĞİ ÖRNEK OLAY /YEŞİLAY DERNEĞİ

SORU: Kamu yararına çalışan bir dernek olan Yeşilay’ın, İlçe merkezinde açacağı “Bağımlılıkla Mücadele Merkezi” için Belediye, Yeşilay derneğine bina tahsis edebilir mi?

Ya da Yeşilay derneğinin İlçe merkezinde bu amaçla kiraladığı merkez binasının kiralarını ödeyebilir mi?

CEVAP: Hayır, belediyeler hiçbir dernek veya vakfa doğrudan taşınmaz tahsis edemez. Türkiye Yeşilay Cemiyeti (Yeşilay)’nin kamu yararına çalışan bir dernek olması bu kuralı değiştirmemektedir. Sayıştay’ın genel görüş geçerliği kazanmış olan rapor özetlerinde ki ortak kanaat; Kamu yararına çalışan dernekler veya vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile ortak hizmet projesi gerçekleştirilse bile, herhangi bir proje kapsamında, belediyeye ait bir taşınmazının her ne gerekçe ile olursa olsun bir dernek veya vakfa bedelsiz tahsis edilmesi mümkün görülmemektedir.

Diğer taraftan Belediye, bir özel hukuk tüzel kişiliği olan Yeşilay’ın hizmet veya faaliyet yeri için bina kiralayamayacağı gibi, dernek tarafından kiralanan taşınmazın kira veya benzeri genel giderlerini ödeyememektedir.

Ancak, toplum yararına olduğu apaçık belli olan böyle bir projenin desteklenebilmesi için Belediye meclisi kararı alınarak Yeşilay ile bir “Ortak Hizmet Projesi Protokolü” imzalanması halinde ve aşağıda adım adım sunulan prosedüre uyulması halinde konu çözüme kavuşturulabilecektir. 

1. Ortak Proje Protokolü Hazırlanması: Belediye ile Yeşilay arasında “Bağımlılıkla Mücadele Merkezi Ortak Hizmet Projesi” protokolü hazırlanır.

2. Belediye Meclisi Kararı: Protokolün imzalanması ve yürütülmesi için Belediye Meclisinden onay alınır.

3. Kiralama İşlemi: Eğer belediyenin kendine ait bir yeri yoksa, merkez olarak kullanılacak binayı belediye bütçesinden belediye bizzat kendisi adına kiralar.

4. Uygulama: Tesisin mülkiyeti veya kiracılık hakkı belediyede kalır, Yeşilay’a tahsis edilmez. İmzalanan Protokol kapsamında Belediye ve Yeşilay bu merkezi ortaklaşa işletir.

6- BELEDİYE / STK İŞ BİRLİĞİ ÖRNEK OLAY /TİCARET ODASI

SORU: Belediye, İlimizde ki ticaret odası ile ortak proje yapabilir mi? Ticaret odasına yer tahsisi yapabilir mi?

CEVAP: Evet, belediye Ticaret Odası ile ortak proje yapabilir; ancak Ticaret Odası’na doğrudan taşınmaz (yer) tahsisi yapamaz. Belediye Kanunu’nun 75. maddesinin (c) fıkrası uyarınca belediyeler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile kendi görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilirler.

Ticaret Odaları (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine-[TOBB-) bağlı kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşu olduğundan, belediye meclisinin kararı ve oda yönetimi ile imzalanacak bir protokol kapsamında; ticaret odalarının kuruluş mevzuatında yer alan amaçlarına uygun (yerel kalkınma, ticaretin geliştirilmesi, istihdam vb.) alanlarda ortak proje yürütülebilecektir.

Ticaret odaları her ne kadar “kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu” olsalar da 5018 sayılı Kanun kapsamında “kamu idaresi” veya “kamu kurumu” sayılmadıklarından, kendilerine, belediye kanunun 75’inci maddesi kapsamında doğrudan yer tahsisi yapılamamaktadır. Bununla birlikte, Belediye Kanunu’nun 75. maddesinin (c) fıkrası uyarınca belediyeler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile kendi görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda ortak hizmet projeleri geliştirmek sureti ile söz konusu, ortak hizmetlerin yürütüleceği taşınmazları, ticaret odasına tahsis yapmadan kullandırabilecektir.

Exit mobile version