Site icon Alomaliye.com Güncel Mevzuat, Muhasebe, Ekonomi, Vergi, SGK Haberleri

Yargıtay’dan İhbar Tazminatı Kararı: İş Kanunu Kapsamı Dışında Bile Hak Kazanma Mümkün

T.C
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2025/7317
Karar No. 2025/7146
Tarihi: 30.09.2025

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”success”]

ÖZET:

Yargıtay, at çiftliğinde çalışan işçilerin iş sözleşmesi feshi nedeniyle ihbar tazminatına hak kazandığını belirterek mahkeme kararını bozdu; İş Kanunu kapsamı dışı olsa bile Borçlar Kanunu hükümleri geçerli.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2025 tarihli kararı, at çiftliği işçileri Selbin ve Zekiye …… ‘nun davalı işverene karşı açtığı tazminat davasını inceledi. Davacılar, Temmuz 2009’dan Temmuz 2014’e kadar kesintisiz çalıştıklarını, haksız ve ihbarsız iş sözleşmesi feshi nedeniyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile yıllık izin alacakları talep etti. Mahkeme, davacıların İş Kanunu kapsamı dışı (tarım ve ev hizmetleri) olduğunu gerekçe göstererek kısmen kabul etti ancak ihbar tazminatını reddetti. Yargıtay, iş sözleşmesi feshi’nin davalı işverence yapıldığını, ancak haklı neden ispatlanamadığını belirleyerek, Türk Borçlar Kanunu’nun 432 ve 438. maddeleri uyarınca ihbar tazminatı hakkı bulunduğunu vurguladı. Ayrıca, dava ıslahı yapılmadığı halde zamanaşımı defi gibi değerlendirilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı bozdu. Bu Yargıtay kararı, İş Kanunu kapsamı dışı işçilerin bile belirli tazminat haklarına erişebileceğini gösteriyor.

[/vc_message][vc_column_text]

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; karı koca olan davacıların, davalının ……………….. Köyünde bulunan ………….. at çiftliğinde bulunan 15 at, 1 inek ve iki köpeğin bakım işleri, ahır temizliği bakımı ve bahçe işlerinden sorumlu olduğunu, davacı Selbin ………..’nun bahçe işleri ile uğraşırken davacı Zekiye ………….’nun da yemek ve işleri ile uğraştığını, Temmuz 2009 tarihinden Temmuz 2014 tarihine kadar kesintisiz çalıştıklarını, haksız ve ihbarsız olarak işlerine son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin alacakları ile davacı Selbin ……………. yönünden ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Selbin …………..’nun çiftlikte at bakıcılığı yaptığını, davacının taleplerinin 4857 sayılı İş Kanunu‘nun (4857 sayılı Kanun) 4/1-(b) maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, diğer davalı yönünden dosyanın tefrikinin gerektiğini, davacı Selbin ………..’nun atlarla ilgilendiğini, ahır içindeki temizlik işlerini yaptığını, sabah yapılan işlerin 3 saat sürdüğünü, akşama kadar davacının boşta kaldığını, boş zamanlarında kendisi için ekip biçtiği sebze bahçesi ile ilgilendiğini, akşam üstü atlara yapılan işlemlerin ise 1 saati geçmediğini, davacının günlük çalışma süresinin maksimum 6 saat olduğunu, davacının fazla çalışma yapmasının söz konusu olmadığını, yıllık ücretli iznini kullandığını, 2007 yılından itibaren çiftlikteki at sayısının azaldığını, hiç artmadığını, toplamda 7 at bulunduğunu, 15 tane at olduğunun asılsız olduğunu, davacıların çiftliği terketmek suretiyle ayrıldıklarını, davacı Zekiye ……………’nun bu davadan önce hizmet tespiti davası açması gerektiğini, Zekiye …………’nun 2011 yılı Temmuz ayından işten ayrılana kadar davalıya ait çiftlik evi içerisinde çalıştırıldığını, bu dönemden önce ise çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Çatalca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli kararı ile; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacılardan Selbin ………….’nun davalı işverenlikte seyis olarak çalıştığı; davacı Selbin ………………… hakkında 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması imkânı bulunmadığı, davacı Zekiye …………………….’nun ise davalı işverenlikte ev hizmetlerinde çalıştığı, yine 4857 sayılı Kanun’un 4/1-(e) hükmü gereğince ev hizmetlerinde çalışanlara da 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Çatalca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda borçlar hukukuna dayalı hesap yapılması için dosyanın ek rapora tevdine karar verildiği, davacı Zekiye …………………’nun 2009-2011 tarihleri arasındaki hizmet tespitine ilişkin davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiği, bu nedenle bu davacı yönünden 2011-2014 yıllarına ilişkin değerlendirme yapıldığı, her iki davacının da haftanın 7 günü ve ulusal bayram ve genel tatillerde dâhil olmak üzere çiftlikte çalıştıkları bu itibarla hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden davanın kabulü gerektiği, davacı Selbin ……………..’nun ödenmeyen ücretinin bulunduğu, fazla çalışma saatlerinin belli olmaması, aynı zamanda davacıların günlük işlerine devam ettikleri görüldüğünden fazla çalışma ücretinin reddi gerektiği, kıdem ve ihbar tazminatına da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nda (6098 sayılı Kanun) düzenlenmediğinden hak kazanılmadığı gerekçesiyle her iki davalı yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;

1. Mahkemece aldırılan 02.10.2024 tarihli ek raporda hiçbir değişiklik yapılmadan dosyaya sunulduğunu, 26.09.2024 tarihli duruşmada harç tamamlamak üzere Mahkemeden süre istenmesine rağmen buna ilişkin ara karar oluşturulmadığını,

2. Gerekçeli kararda zamanaşımına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediğini, henüz artırılan miktar olmadığından davalının zamanaşımı def’i ileri sürmesinin mümkün olmadığını,

3. Tanık beyanlarına göre davacıların işçi olarak çalıştıklarının anlaşıldığını,

4. Çalışmaları neticesinde haksız ve ihbarsız olarak işlerine son verildiğini, aylık ücretleri dâhil işçilik haklarının ödenmediğini,

5. Hem hizmet tespit davasında hem bu davada dinlenen tanıkların açıkça davacıların işçilik alacaklarından doğan haklarını alamadıklarını ifade ettiklerini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davanın ıslahı, zamanaşımı, davacıların 4857 sayılı Kanun’a tabii olup olmadıkları, ihbar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı ile ödenmeyen ücret alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili müvekkillerinin karı koca olup davalıya ait çiftlikte çalışırken iş sözleşmelerinin haksız ve ihbarsız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı vekili ise davacıların işyerini terk etmek suretiyle iş sözleşmelerinin son bulduğunu belirtmiştir. Davalı tarafından 18.07.2014 tarihli ihtarname ile davacı işçilerin 10.07.2014 tarihinden beri mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmedikleri, bu nedenle iş sözleşmelerinin haklı nedenle feshedildiği bildirilmiş ve sözü edilen ihtarname 19.07.2014 tarihinde davacılara tebliğ edilmiştir. Davacılar tarafından çekilen 05.08.2014 tarihli cevabi ihtarnamede ise davalı işverence yeni işçiler bulunduğu, bu nedenle iş sözleşmelerinin sona erdirildiği ve işverence tazminatlarının da ödeneceğinin kendilerine beyan edildiği ifade edilmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı ve davalı tanıklarının iş sözleşmelerinin feshine ilişkin somut ve görgüye dayalı bir bilgileri bulunmamaktadır. Davalı işverence dosyaya davacılar hakkında işe gelmedikleri iddia edilen günlere ilişkin herhangi bir devamsızlık tutanağı ibraz edilmemiştir. Belirtilen hususlar ve dosya kapsamı dikkate alındığında; davacıların iş sözleşmelerinin davalı işverence feshedildiği ancak ispat yükü üzerinde olan işverence feshin haklı nedene dayalı olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır.

Şu hâlde yapılan işin niteliği göz önünde bulundurularak uyuşmazlığa 6098 sayılı Kanun hükümleri uygulandığından davacılar Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında kıdem tazminatına hak kazanamasa da 6098 sayılı Kanun’un 432 ve 438. maddeleri uyarınca ihbar tazminatına hak kazandıklarından, sözü edilen alacağın hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden ihbar tazminatının reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3. Diğer yandan davacıların kısmi dava açtıkları ve yargılama boyunca davayı ıslah etmedikleri sabit olup Mahkemece kabul edilen alacaklar yönünden dava dilekçesinde talep edilen miktarların hüküm altına alınması yerinde ise de dava ıslah edilmiş ve davalı tarafça ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulmuş gibi fazlaya ilişkin miktarların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğinin hüküm yerinde yazılması da ayrıca hatalı olup bir başka bozma sebebidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”orange”]

FAQ – Sık Sorulan Sorular:

  1. Yargıtay kararı ne hakkında? Bu karar, at çiftliğinde çalışan karı koca işçilerin iş sözleşmesi feshi sonrası tazminat taleplerini ele alıyor. Özellikle ihbar tazminatı ve İş Kanunu kapsamı dışı durumlar incelenmiş.
  2. İşçiler neden İş Kanunu kapsamı dışı sayıldı? Davacı Selbin …………………. seyislik, Zekiye ………………… ev hizmetleri yaptığı için 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/1-(b) ve (e) maddelerine göre kapsam dışı kabul edildi; bunun yerine Türk Borçlar Kanunu uygulandı.
  3. İhbar tazminatı neden kabul edildi? Yargıtay, iş sözleşmesi feshi’nin işverence haksız yapıldığını ve ispat yükünün işverende olduğunu belirterek, Borçlar Kanunu hükümleriyle ihbar tazminatı hakkı tanıdı.
  4. Kıdem tazminatı talebi ne oldu? Kıdem tazminatı, Mülga 1475 sayılı İş Kanunu kapsamında olmadığından reddedildi; karar sadece ihbar tazminatı ve diğer alacaklar için bozuldu.
  5. Zamanaşımı defi neden hatalı bulundu? Dava kısmi açılmış ve ıslah edilmediği halde, mahkeme fazlaya ilişkin miktarları zamanaşımı defi nedeniyle reddetmiş; Yargıtay bunu bozma nedeni olarak gördü.
  6. Bu karar işçiler için ne anlama geliyor? İş Kanunu kapsamı dışı çalışanlar (örneğin tarım veya ev hizmetleri), haksız fesih durumunda Türk Borçlar Kanunu ile ihbar tazminatı gibi haklara sahip olabilir.

[/vc_message][vc_column_text]

[vc_row][vc_column][vc_message message_box_color=”danger”] Site Sorumluluk Beyanı ve Hukuki Haklarımız [/vc_message][vc_column_text]

Exit mobile version