Mehmet Ali BACAKSIZ
Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı
[email protected]
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda vergilendirme dönemi prensip olarak takvim yılıdır. Diğer bir ifadeyle, mükellefler bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratlarını, istisnalar ve beyanname verilmeyen haller dışında ertesi yılın Mart ayının 25inci günü akşamına kadar beyan etmekte ve bu gelirleri üzerinden hesaplanan vergiyi iki eşit taksitte ödemektedirler. (VUK/115 No.lu Sirkülere göre Yıllık Gelir Vergisi beyannamesinin verilme ve ödeme zamanı Mart ayının son günü olarak belirlenmiştir.)
Genel prensip böyle olmakla birlikte 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Geçici Vergi” başlıklı mükerrer 120’nci maddesinde; “Ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, bu Kanun’un ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümleri uyarınca ilgili hesap döneminin ilk dokuz ayı için belirlenen üçer aylık dönem kazançları üzerinden 103’üncü maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oranda geçici vergi öderler..Bir önceki takvim yılında üçer aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen tutar, mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarı, o yılın sonuna kadar yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade edilir” denmektedir. (Bu hükümler kurumlar vergisi mükellefleri bakımından da muteberdir).
Nihai bir vergilendirme sistemi olmayan geçici vergi, daha sonra ödenecek olan gelir vergisinden mahsup edilmek üzere alınan bir peşin ödeme sistemidir. Bu sayede hem vergisi kaynakta kesilerek peşin alınanlar ile vergisini beyanname vererek ertesi yıl ödeyen mükellefler arasındaki eşitsizliğin hem de geç ödemeden kaynaklı enflasyon etkisinin giderilmesi amaçlanmaktadır.
Peki Kimler Geçici Vergi Vermelidir?
217 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde geçici vergi mükellefleri sayılmıştır. Buna göre:
- ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç), serbest meslek erbabı ve kurumlar vergisi mükellefleri,
- şirketten aldıkları paylar şahsi ticari veya mesleki kazanç hükmünde değerlendirilen adi ortaklıklar ile kolektif şirketlerde ortaklar, komandit şirketlerde komandite ortaklar,
- Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunan dar mükellefiyete tabi kurumlar geçici vergi mükellefidir.
Bununla birlikte gelir veya kurumlar vergisinden muaf tutulanlar yukarıda sayılanlardan olsa dahi geçici vergi ödemezler. Yine gelir unsurlarından zirai kazanç sahipleri ile ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı, diğer kazanç ve irat elde eden gelir vergisi mükelleflerinin de geçici vergi ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Öte yandan yıllara sari inşaat ve onarma işi kapsamındaki kazançlar ile Adalet Bakanlığı’nca noterlik görevini ifa ile görevlendirilenler, bu kazançları için geçici vergi ödemeyeceklerdir.
Geçici Vergi Nasıl Hesaplanır?
Geçici vergi, ilgili hesap döneminin üçer aylık dönemleri itibariyle beyan edilecektir. Buna göre, bir
Hesap dönemi ile ilgili olarak 3 ayrı geçici vergi dönemi söz konusudur (4’üncü dönem 7338 sayılı Kanun ile kaldırılmış olup, son kez 2021 yılında uygulanmıştır). Geçici vergi dönemleri üçer aylık olmakla birlikte, beyan edilecek kazancın hesaplanmasında 3, 6, 9 aylık mali tablolar esas alınacaktır. Örneğin, üçüncü döneme ilişkin geçici vergi; Ocak-Eylül dönemine ilişkin olarak çıkarılacak 9 aylık mali tablolara göre bulunan kazanç üzerinden hesaplanan vergiden, birinci ve ikinci dönemlerde ödenmesi gereken geçici vergilerin indirilmesi suretiyle tespit edilecektir.
Örnek 1: Gelir Vergisi mükellefi Bay (A)’nın Ocak-Mart 2024 dönemi ile ilgili olarak hesapladığı geçici vergiye tabi kazancı 200.000 TL’dir. Bu kazanç üzerinden yüzde 15 oranında hesaplanan 30.000 TL birinci dönemin geçici vergisi olacaktır.
Bay (A)’nın Ocak-Haziran 2024 dönemine ilişkin kazancının 100.000 TL olması halinde, ikinci dönem için ödenmesi gereken geçici vergi, altı aylık kazanca yüzde 15 oranında uygulanması suretiyle bulunan 15.000 TL birinci döneme ilişkin olarak hesaplanan 30.000 TL tutarındaki geçici vergiden az olduğu için ödenecek vergi çıkmayacaktır.
Mükellefin Ocak-Eylül dönemine ilişkin kazancının 300.000 TL olması durumunda yüzde 15 oranında 45.000 TL geçici vergi hesaplanacak, birinci geçici vergi döneminden hesaplanan 30.000 TL geçici vergi mahsup edilerek üçüncü dönem için 15.000 TL geçici vergi ödenecektir.
Geçici Vergi Beyanında Özellik Gösteren Bazı Durumlar;
Mükellefler geçici vergiye tabi kazançlarının tespitinde, söz konusu kazançlarını yıllık beyanname ile beyan etmeleri halinde yararlanabilecekleri tüm indirim ve istisnaları dikkate alabileceklerdir. Bu hususu bir örnekle açıklayalım. Gelir Vergisi Kanunu’nun 89uncu maddesinin 2nci bendine göre indirim konusu yapılabilen eğitim ve sağlık harcamalarının yıllık beyannamede beyan edilen matrahtan indirilip, geçici vergi beyannamesinin son döneminde beyan edilen matrahtan indirilmemesi halinde, vergiye tabi matrah ile geçici vergi matrahı arasında uyumsuzluk meydana gelecektir. (Örnek: Tablo: 1)
Tablo 1: Vergiye Tabi Matrah ile Geçici Vergi Matrahı Uyumsuzluğu
İadeye Esas Yıllık Beyannamede Beyan Edilen Matrah |
Geçici Vergi Beyannamesinin Son Döneminde Beyan Edilen Matrah |
Fark |
50.000,50 |
45.000,50 |
5.000 |
Yine gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde indirimi mümkün olan geçmiş yıl zararları, geçici vergi matrahı hesaplanırken de dikkate alınacaktır.
Örnek 2: Gelir vergisi mükellefi (B)’nin Ocak-Mart 2024 dönemi 100.000 TL zararla sonuçlandığında birinci dönem için ödenecek geçici vergisi çıkmayacaktır. Mükellefin Nisan-Haziran 2024 dönemine ilişkin kazancının 200.000 TL olması halinde ikinci dönem için ödenmesi gereken geçici vergi, altı aylık kazanca yüzde 15 oranında uygulanması suretiyle 15.000 TL olacaktır.
Belirtmek gerekir ki, tahakkuk ettirilmiş geçici verginin ödenmiş olması mahsup işleminin yapılabilmesi için ön koşul olup, herhangi bir tutar sınırlaması bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, tahakkuk ettirilmiş olmakla birlikte ödenmemiş durumda olan geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilemeyecektir. Ödenmemiş bulunan ve dolayısıyla mahsup edilmesi mümkün olmayan geçici vergi tutarları için vergi dairesi tarafından terkin işlemi yapılır. Terkin işlemi sırasında geçici vergiye ilişkin olarak Gelir Vergisi için 1 Mart, Kurumlar Vergisi için 1 Nisan tarihi esas alınarak gecikme zammı hesaplanır ve tahakkuk ettirilir.
Tahakkuk ettirilen geçici verginin ödendiği ve ödenmediği durumları tablolar yardımıyla örneklendirelim. Burada dikkat edilmesi gereken husus mükellefin geçici vergi ödemelerinin 1 Mart (Kurum Geçici Vergi ödemelerinin 1 Nisan) öncesinde yapılıp yapılmadığı ve ödenecek geçici vergi tutarı ile ödenen geçici vergi tutarının eşit olmasıdır. Bu kontroller bize mahsup edilebilir ödenen geçici vergi tutarını verecektir.
Tablo 2: Geçici Verginin Ödenmediği Durum
Geçici Vergi Dönemi |
Ödenecek Geçici Vergi Tutarı |
İadeye Esas Yıllık Beyannamenin Verilmesi Gereken Aydan Önce Ödenen Tutar |
İadeye Esas Yıllık Beyannamenin Verilmesi Gereken Aydan Sonra Ödenen Tutar |
2024/7 – 2024/9 |
1.850.00,00 |
– |
– |
Mahsup işlemi yapılmayacaktır.
Tablo 3: Geçici Verginin Ödendiği Durum
Geçici Vergi Dönemi |
Ödenecek Geçici Vergi Tutarı |
İadeye Esas Yıllık Beyannamenin Verilmesi Gereken Aydan Önce Ödenen Tutar |
İadeye Esas Yıllık Beyannamenin Verilmesi Gereken Aydan Sonra Ödenen Tutar |
2024/7 – 2024/9 |
1.850.00,00 |
1.850.000,00 |
– |
Geçici vergi yıllık beyannamenin verilmesi gereken aydan önce ödendiği için mahsup edilebilecektir.
Tablo 4: Geçici Verginin Yıllık Beyannamenin Verilmesi Gereken Aydan Sonra Ödenmesi
Geçici Vergi Dönemi |
Ödenecek Geçici Vergi Tutarı |
İadeye Esas Yıllık Beyannamenin Verilmesi Gereken Aydan Önce Ödenen Tutar |
İadeye Esas Yıllık Beyannamenin Verilmesi Gereken Aydan Sonra Ödenen Tutar |
2024/7 – 2024/9 |
1.850.00,00 |
– |
1.850.000,00 |
Geçici vergi yıllık beyannamenin verilmesi gereken aydan sonra ödendiği için mahsup imkânı kalmamıştır.
Geçici Verginin Mahsubu/İadesi
252 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’ne göre ödenen geçici vergi, ait olduğu döneme ilişkin beyannamede hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden fazla olduğu takdirde aradaki fark yazılı başvuru şartı aranmaksızın mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Mahsup işlemi 6183 sayılı Kanun’un 47’nci maddesi dikkate alınarak vergi dairesi tarafından re’sen yerine getirilir. Diğer vergi borçlarına mahsup işlemi sonrasında da iade alacağı kaldığı takdirde söz konusu tutar mevzuatın öngördüğü çerçevede mükellefe iade edilir. Şöyle ki, mükellef tarafından geçici vergi tutarı beyannamenin ilgili satırına yazıldığı takdirde yazılı iade talebi yerine geçecektir ve başka bir işleme gerek kalmayacaktır. Eğer geçici vergi yıllık beyannamenin ilgili satırında gösterilmediyse mahsuben/nakden iade talebi için standart iade talep dilekçesinin (1B) verilmesi gerekmektedir.
Daha önce de belirttiğimiz üzere, tahakkuk ettirilmiş geçici verginin ödenmiş olması mahsup/iade işleminin yapılabilmesi için ön koşul olup herhangi bir tutar sınırlaması bulunmamaktadır. Bununla birlikte geçici vergiden kaynaklı iade taleplerinde teminat ya da inceleme raporu aranmayacaktır.
Ancak altı çizilmesi gereken bir husus olarak KDV iade alacağının geçici vergiye mahsup edilmesi ve mahsup yoluyla ödenmiş bu geçici verginin de yıllık gelir/kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir/kurumlar vergisine mahsup edilmesi sonrasında kalan tutarın nakden iadesine ilişkin açıklamalar 262 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yapılmıştır. Anılan Tebliğ’de yer alan açıklamalara göre bu şekilde doğan iade taleplerinin esas kaynağının katma değer vergisi alacağı olması sebebiyle söz konusu türden iade talepleri nakden iade şartları ile iade usul ve esaslarının belirlendiği KDV Genel Uygulama Tebliği çerçevesinde yerine getirilecektir.
Bir diğer husus da Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 120’nci maddesi ile 217 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde, geçici verginin yüzde 10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, yüzde 10’u aşan kısım re’sen veya ikmalen tarhiyata konu olacağı, tarh edilecek ek vergi için vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanacağı hükme bağlanmış olmasıdır. Bu doğrultuda, yapılan incelemeler neticesinde geçmiş dönemlere ait geçici verginin yüzde 10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi durumunda, yüzde 10 yanılma payının beyan edilmesi gereken geçici vergi matrahı üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Geçici vergi beyannamesi vermeyen mükellefler için ise yanılma payı uygulanmayacaktır.
Örnek 3: Mükellef (C)’nin Ocak-Mart vergilendirme döneminde vergiye tabi kazancı 1.000.000 TL olup, bu kazanç üzerinden hesaplanan 150.000 TL geçici vergi beyan edilip ödenmiştir. Yapılan vergi incelemesi sonucunda 500.000 TL matrah farkı bulunmuş ve (C)’nin ilgili dönem vergiye tabi toplam kazancının 1.500.000 TL olarak beyan edilmesi gerektiği tespit olunmuştur. Bu durumda mükellefin ilgili dönemde olması gereken beyanına göre re‘sen ve ikmalen yapılması gereken tarhiyat ve uygulanacak ceza aşağıdaki gibi olacaktır:
Tablo 5: Geçmiş dönemlere ait eksik beyan edilen geçici vergiye ilişkin re ‘sen ve ikmalen yapılacak tarhiyat ve uygulanacak ceza miktarı.
Beyan Edilmesi Gereken Geçici Vergi Matrahı |
1.500.000.-TL |
Beyan Edilmesi Gereken Geçici Vergi Matrahının Yüzde 10’u |
150.000.-TL |
Yanılma Payı Dikkate Alındığında Geçici Vergi Matrahı (1.500.000-150.000) |
1.350.000.-TL |
Yanılma Payı Dikkate Alındığında Hesaplanan Geçici Vergi (1.350.000*%15) |
202.500.-TL |
Beyan Edilen Matrah Tutarına Göre Hesaplanan Geçici Vergi |
150.000.-TL |
Üzerinden Vergi Tarh Edilecek, Vergi Ziyaı Kesilecek ve Gecikme Faizi Hesaplanacak Geçici Vergi (202.500-150.000) |
52.500.-TL |
Örnek 4: Mükellef (D) 2024 yılının Ocak-Mart Vergilendirme döneminde vergiye tabi kazancı 1.000.000 TL olup bu tutar üzerinden 150.000 TL geçici vergi beyan edip ödemiştir. Yapılan inceleme sonucunda (D)’nin dönem kazancının 100.000 TL eksik beyan edildiği tespit olunmuştur. Bu durumda mükellefin olması gereken beyanına göre re‘sen veya ikmalen tarhiyata konu olacak matrahı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır:
Tablo 6: Geçmiş dönemlere ait eksik beyan edilen geçici vergiye ilişkin re ‘sen ve ikmalen yapılacak tarhiyat ve uygulanacak ceza miktarı.
Beyan Edilmesi Gereken Geçici Vergi Matrahı |
1.100.000 |
Beyan Edilmesi Gereken Geçici Vergi Matrahının Yüzde 10’u |
110.000 |
Vergi Ziyaı Kesilecek ve Gecikme Faizi Hesaplanacak Geçici Vergi (100.000<110.000) |
0 |
Görüldüğü üzere, eksik beyan edilen geçici vergi matrah tutarı, beyan edilmesi gereken geçici vergi
matrah tutarının yüzde 10’unu aşmadığından mükellef (D) adına herhangi bir şekilde tarhiyat işlemi yapılmayacak ve ceza kesilmeyecektir.
(Sorumluluk Reddi: Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, hukuki, mali veya vergisel bir görüş ya da öneri niteliği taşımamaktadır. Okuyucuların, özel durumlarına ilişkin olarak yetkili bir uzmandan görüş almaları tavsiye edilmektedir. Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz, kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez)
Kaynakça
— Mehmet Ali BACAKSIZ, Vergi Dünyası 2024/510.
— Mehmet Ali BACAKSIZ, Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinin Vergisel Yönü, Alomaliye/Ekim 2023.
— Nurettin Bilici, Vergi Hukuku.
— Beyanname Düzenleme Kılavuzu 2023, Maliye Hesap Uzmanları Derneği.