T.C
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2025/3396
Karar No. 2025/5393
Tarihi: 25.06.2025
ÖZET:
Yargıtay’dan Emekçi Haklarında Dönüm Noktası Karar: İş Müfettişi Raporuna İtiraz Süreci Yeniden Tanımlandı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25 Haziran 2025 tarihli kararıyla iş müfettişi raporlarına itiraz sürecinde önemli bir içtihat oluşturdu. Bir şirketin, fazla mesai ve dinlenme hakkı ihlalleri tespit eden müfettiş raporuna karşı açtığı iptal davasında, alt mahkemeler davayı 30 günlük hak düşürücü sürenin aşıldığı gerekçesiyle reddetmişti. Yargıtay ise, raporun yalnızca “sonuç ve kanaat” kısmının tebliğinin itiraz süresini başlatmayacağına hükmetti. Raporun tamamının –dayanak tutanaklar, deliller ve hesaplamalar dahil– tebliğinin zorunlu olduğunu vurgulayan karar, savunma hakkı ve Anayasa’nın hak arama hürriyetini koruma altına aldı. Bu sayede dava süresi içinde kabul edildi ve alt mahkeme kararı bozuldu. Karar, işverenlerin müfettiş raporlarına etkili itiraz yapabilmesini sağlayarak iş hukuku uygulamalarını etkileyecek.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlık müfettişi tarafından, müvekkili Şirketin “……………mahallesi ……….. caddesi No…………, Optimum Gaziemir/İzmir” adresinde faaliyet gösteren işyerinde yapılan teftiş neticesinde düzenlenen 29.04.2022 tarihli ve 10540/İNC/21 sayılı inceleme raporunda; işyerinde haftada 45 saatin üzerinde çalışma yapıldığı, işçilerin 11 saatin üzerinde, 24 saat içinde kesintisiz 12 saat dinlendirilmeyerek çalıştırıldığı, işçilerin fazla çalışma ücretinin eksik ödendiği yönünde tespitlerin yer aldığını, söz konusu raporun müvekkili Şirkete 04.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu raporun içeriğinin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek 29.04.2022 tarihli ve 10540/İNC/21 sayılı inceleme raporunun tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müfettiş raporunun iptaline ilişkin davaların müvekkili Bakanlık yanında şikâyetçi işçiye de yöneltilmesi gerektiğini, rapora karşı yapılan itirazın süresinde yapılmadığını, rapordaki tespitlerin doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Dâhili davalı İbrahim Özgür davaya dâhil edilmiş, dâhili dava ve dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) 92. maddesine göre iş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca 30 gün içinde itiraz edilebileceği, İzmir Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğüne yazılan yazı cevabına göre davaya konu müfettiş raporunun “İşverence Yerine Getirilmesi ve Uyulması Gereken Hususlar” başlıklı müfettiş raporunun sonuç ve kanaat bölümünün davacı işveren Şirkete 13.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, bundan sonra davacı vekili tarafından 26.12.2022 tarihli dilekçesi ile raporun bir nüshasının talep edilmesi üzerine, raporun bir suretinin davacı işveren vekiline 04.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği, ancak Kanun’da belirtilen hak düşürücü sürenin yeniden tebliğ talep edilerek bu şekilde uzatılmasının davacıya daha uzun bir itiraz süresi bahşetmeyeceği, itirazın “raporun işçi alacaklarına ilişkin kısmının” tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içinde yapılması gerektiği, buna göre tebliğ tarihi olan 13.12.2022 tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü sürenin 12.01.2023 tarihi mesai saati sonunda sona erdiği, kaldı ki müfettiş raporunun tamamının dava açma süresi içine rastlayan 04.01.2023 tarihinde tebliğ edilmesine göre savunma hakkının kısıtlanmasından da söz edilemeyeceği, müfettiş raporunun tamamına vakıf olunan tarihten itibaren dava açılması için 8 gün daha bulunduğu hâlde davanın 30 günlük hak düşürücü süreden sonra 02.02.2023 tarihinde açıldığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davaya konu müfettiş raporuna yapılan itirazın “raporun işçi alacaklarına ilişkin kısmının” tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içinde yapılmadığı, dosyadaki delil durumu ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, davalının dosyaya 13.12.2022 tarihinde teslim edildiğini iddia ettiği tebligatın tebliğine ilişkin belgenin sunulmadığını, bu durumda davalının, davacıya 13.12.2022 tarihinde yapılan tebligatın varlığını ve bu tebligatın içeriğinin dava konusu raporla ilişkili olduğunu ispatlayamadığını, diğer yandan davalının iddia ettiği gibi “İşverence Yerine Getirilmesi ve Uyulması Gereken Hususlar” başlıklı müfettiş raporunun sonuç ve kanaat bölümünün davacıya 13.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilse dâhi 30 günlük hak düşürücü sürenin başlayamayacağını, raporun sonuç kısmından denetim neticesinde müfettişin yaptığı tespitlerin, bu tespitlere ne şekilde ulaştığının, dayanılan delillerin, eksik ödendiği iddia edilen fazla çalışma ücretlerinin ne suretle hesaplandığına ilişkin hiçbir bilginin yer almadığını, bu şekilde davacının rapora karşı savunma hakkını kullanamayacağını, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetinin de ihlal edildiğini, raporun tamamının 04.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ve rapora karşı süresinde dava açıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığına ilişkindir.
4857 sayılı Kanun’un 92/3 hükmüne göre; “Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir.”
Mahkemece, davaya konu müfettiş raporunun “İşverence Yerine Getirilmesi ve Uyulması Gereken Hususlar” başlıklı son bölümünün davacıya tebliği yeterli görülerek sadece raporun bu son kısmının tebliğ tarihi olan 13.12.2022 tarihi dikkate alınmış ve davanın 30 günlük hak düşürücü sürede açılmadığına karar verilmiştir. Ne var ki Mahkemece yapılan bu değerlendirme hatalıdır.
Davalı; davaya konu müfettiş raporunun tamamının davacı tarafından talep edildiğini, buna göre raporun tamamının 09.01.2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini beyan etmiş; davacı ise raporun tamamının 04.01.2023 tarihinde tebliğ alındığını belirtmiştir. Yukarıda ifade edildiği üzere, davacı işverene müfettiş raporunun sonuç kısmı tebliğ edilmiş olup bu kısımda varılan sonuca ilişkin dayanak bilgi ve belge ile gerekçe yer almamaktadır. Bu hâliyle yapılan tebligat rapora itiraz sürecini başlatabilecek nitelikte değildir. Davaya konu olan müfettiş raporunun sadece sonuç kısmının tebliği itiraz süresini başlatmaz. Kanunda davaya konu olan iş müfettiş raporunun işçilik alacaklarına ilişkin kısımlarına itiraz edilebileceği düzenlenmiş ise de; söz konusu rapor içerdiği tespitler ve rapora dayanak alınan tutanaklar ile birlikte değerlendirilecek olup işçilik alacaklarının nasıl tespit edildiğinin, işyerinde yapılan tespitlerin neler olduğunun ve tutanakların içeriğinin, bu rapora itiraz edecek olan işveren tarafından savunma hakkı kapsamında bilinmesi gerekir. Bu durumda işçilerin alacaklarının olduğu sonucuna varılan müfettiş raporunun, ilgili işverene bir bütün hâlinde tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar ve dosya kapsamına göre, söz konusu dava 30 günlük hak düşürücü sürede açılmış olup davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
İş müfettişi raporuna itiraz süresi ne kadardır?
4857 sayılı İş Kanunu’na göre, raporun işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı 30 günlük hak düşürücü süre içinde itiraz edilebilir. Ancak Yargıtay’a göre, süre raporun tamamının tebliğiyle başlar.
Müfettiş raporunun sadece sonuç kısmı tebliğ edilirse ne olur?
Yargıtay kararına göre, sadece sonuç kısmının tebliği itiraz süresini başlatmaz. Raporun dayanak delilleri, tutanakları ve gerekçeleri içeren tam metni tebliğ edilmelidir.
Bu karar işverenleri nasıl etkiler?
İşverenler, müfettiş raporlarına karşı daha etkili savunma yapabilir. Eksik tebliğ durumunda süre başlamaz, böylece Anayasa’nın hak arama hürriyeti korunur.
Karar hangi tarihte verildi ve esas numarası nedir?
Karar 25 Haziran 2025 tarihinde verildi. Esas No: 2025/3396, Karar No: 2025/5393.
Benzer bir durumda ne yapmalıyım?
Müfettiş raporuna itiraz için raporu tam olarak talep edin ve yetkili iş mahkemesine 30 gün içinde başvurun. Hukuki danışmanlık alın.