Adil CEYLAN
Vergi Dairesi Müdürü
[email protected]
Vergiye gönüllü uyumun artırılması, vergiye uyum maliyetinin azaltılması ve kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi amaçlarıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 370’inci maddesinde “İzaha davet” müessesesi düzenlenmiştir. 7194 sayılı Kanunun 25. maddesiyle son şekli verilen ve 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren İzaha Davet Müessesesi ile ilgili kanun, tebliğ ve genelgelerde her ne kadar açıklamalar yapılmış olsa da uygulamada birçok sorunun var olduğu bir gerçek. Yazımızda kanun ve alt düzenlemeler kapsamında konuyu ele alıp uygulamada karşılaşılan sorunlara değinmeye ve çözüme yönelik bakış açımızı ortaya koymaya çalışacağız.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; yukarıdaki gerekçeler temelinde oluşturulan izaha davet hükümleriyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununda vergi ziyaı cezasını kısmen kaldıran yeni bir müessese ihdas edilmiştir.
İzaha Davet Müessesesinin İşleyişi
a) Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah değerlendirilerek (45 gün içinde) değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.
1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
2. Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.
b) (a) fıkrası uyarınca yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359’uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk Lirasını (1.1.2026’dan itibaren 870.000 TL) geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir. Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51. maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. Bu fıkra kapsamında kendisine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, tespitle sınırlı olarak bu Kanunun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz.
30.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 519 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile Vergi Usul Kanununun 370/c bendi gereğince İzaha Davet Müessesesi ile ilgili uygulamaya yön verilmiştir. Ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından son olarak Ekim/2025 tarihinde yayınlanan İzaha Davet Uygulaması rehberinde detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Ancak yukarıda yer alan kanun hükümleri ve alt düzenlemeler ile her ne kadar uygulamaya yön verilmiş olsa da bazı hususların müphem olması uygulama farklılıklarını ortaya çıkarmaktadır.
VUK 370/a Kapsamında Konunun Değerlendirilmesi
İzaha Davet uygulamasına ilişkin olarak hazırlanan ve 30.07.2020 tarihinde yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren 519 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği İzahın değerlendirilmesini üç farklı senaryo başlığı ile ele almıştır.
1- İzahın Değerlendirilmesi Sonucu Vergi Ziyaına Neden Olunmadığının Tespit Edilmesi Üzerine Yapılacak İşlemler
Yapılan ön tespite ilişkin mükellef tarafından vergi ziyaına neden olunmadığına ilişkin izahta bulunulması üzerine Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından izahın yeterli görülmesi halinde beyanname verme/ beyan tamamlama işlemine gerek kalmaksızın değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir ve mükellef hakkında söz konusu tespit ile ilgili inceleme ya da takdire sevk işlemi yapılmaz.
2- İzahın Değerlendirilmesi Sonucu Vergi Ziyaına Neden Olunduğunun Tespit Edilmesi Üzerine Yapılacak İşlemler
– Ön tespite ilişkin yapılan izahın yeterli bulunmayarak beyanname verilmesini gerektiren bir durumun bulunduğunun komisyonca değerlendirilmesi halinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi, ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranındaki izah zammıyla ödenmesi şartlarıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir.
– Yapılan izahın; ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarını doğrular nitelikte olması veya yeterli bulunmaması ve mükellef tarafından beyanname verilmemiş olması halinde vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk işlemleri yapılır.
– Mükellef tarafından beyanname verilmiş olmakla birlikte beyan edilen verginin, değerlendirme sonucunu içeren yazıda yer verilen ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarından az olması durumunda da vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk işlemleri yapılır. Şu kadar ki, diğer şartların sağlanmış olması halinde vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir.
3–Mükellefin İzahta Bulunmadığı Durumda Yapılacak İşlemler
Kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükelleflerin, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili komisyona izahta bulunmamaları durumunda, komisyon tarafından izaha davet yazısında yer verilen ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarının beyan edilmesi gerektiğine karar verilir. Komisyonun değerlendirme sonucunu içeren yazısının tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi, ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranındaki izah zammıyla ödenmesi şartlarıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir.
Ancak yukarıdaki üç ana başlıkta verilen senaryolar dışında da farklı durumlar ortaya çıkabilmektedir. Uygulamada sorun olarak gördüğümüz hususlardan bazılarını yorumumuzla birlikte aşağıya çıkardık.
I- Kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükelleflerin, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili komisyona izahta bulunmamaları ve beyanname vermemeleri fakat komisyonun değerlendirme sonucunu içeren yazısının tebliğ edilmeden önce mükellef tarafından ön tespite ilişkin izahatta bulunulması veya beyanname verilmiş olması durumu;
Kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükelleflerin, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili komisyona izahta bulunmamaları ve beyanname vermemeleri fakat komisyonun değerlendirme sonucunu içeren yazısının tebliğ edilmeden önce mükellef tarafından izahatta bulunulması veya izaha davet kapsamında beyanname verilmesi durumunda izaha davet komisyonunun yapılan izahı veya beyannameyi değerlendirmeye almasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Yapılan izahat yeterli bulunursa mükellef inceleme veya takdire sevk edilmez, beyanname kabul edilirse diğer şartların sağlanması koşuluyla vergi ziyaı cezası %20 olarak kesilerek işlemler tamamlanır.
II- İzaha Davet kapsamında verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler ile izah zammının mükelleflerce 30 günlük süre içerisinde ödenmemesi durumunda mükelleflerin inceleme veya takdire sevk edilip edilmeyeceği, izahın geçerli sayılıp sayılmayacağı,
Kanunda hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezasının, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesileceği belirtilmiştir. İzaha davet kapsamında verilen beyannameye ilişkin ödenecek vergi ve izah zammının belirtilen vadede ödenmemesi halinde %20 oranında kesilmiş olan indirimli ceza, %50 oranı esas alınarak ikmal edilir ve izah zammı gecikme faizine dönüştürülür.
İzaha davet kapsamında verilip komisyonca kabul edilen beyannamelere ilişkin ödeme şartının ihlal edilmesi mükelleflerin bu sebeple inceleme veya takdire sevkine gerekçe olmayıp sadece indirimli ceza müessesesini ortadan kaldıracaktır. Örnekle açıklayacak olursak 2024 yılına ilişkin izaha davet kapsamında Kurumlar Vergisi yönünden mükellefe 1.200.000 TL tutarında fark bildirilmiş olsun. Mükellefin bu tutarın 1.000.000 TL’lik kısmının kurum kazancıyla ilgili olmadığını izah etmesi ve kalan tutara ilişkin düzeltme beyannamesi vermesi ve komisyonca da uygun bulunması ancak ödeme şartının ihlal edilmesi verilen beyanname ve izahatın geçerliliğini sakatlamayıp bu durum indirimli olarak kesilen (%20) vergi ziyaı cezasının %50’ye tamamlanması ve izah zammının gecikme faizine dönüşmesine sebep olacaktır. Ayrıca mükellefler ödeme şartını ihlal nedeniyle inceleme veya takdire sevk edilmeyecektir.
III- Kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükelleflerin, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yetkili komisyona izahta bulunmamaları veya beyanname vermemeleri ancak Komisyonun değerlendirme yazısının tebliğinden sonraki ikinci 30 günlük süre içerisinde ilgili tutardan daha düşük beyanda bulunmaları veya hiç beyanname vermeyip sadece izahatta bulunmaları halinde ne şekilde işlem yapılacağı,
Uygulamada izaha davet yazısını tebliğ alan mükellef 30 gün içerisinde yetkili komisyona izahatta bulunmayıp beyanname vermezse ikinci bir yazı ile ön tespit tutanağında belirtilen tutarı kapsayacak şekilde yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde beyanname vermesi gerektiği mükellefe bildirilmekte, aksi takdirde inceleme veya takdire sevk işlemi yapılacağı hatırlatılmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 2022 yılında hazırlanan Ön Tespit Ve İzah Değerlendirme Komisyonlarının Çalışmalarına İlişkin Rehberde ise; İzaha Davet yazısını tebliğ alan mükellef 30 gün içinde yetkili komisyona izahta bulunmazsa, ikinci bir yazı ile ön tespit tutarını kapsayacak şekilde beyanname vermesi gerektiği mükellefe bildirilir denilmektedir.
Dolayısıyla söz konusu rehbere göre ikinci 30 günlük süre kendisine tebliğ edilen mükellefin tespit edilen tutarı kapsamayacak şekilde eksik beyanda bulunması veya beyanname vermeyip sadece izahatta bulunması durumunda beyanının/izahatının kabul edilmemesi gerekecektir.
Ancak mükelleflerin kendilerine verilen süre içerisinde beyanda bulunmamaları/eksik beyanda bulunmaları fakat beyanname vermemelerinin/eksik beyanda bulunmalarının haklı gerekçelerinin var olduğu durumlarla da karşılaşabilmekteyiz.
Şöyle ki “Kira Ödemesi“ adı altında 2024 yılında hesabına 100.000 TL para girişi olduğu tespit edilen (A) şahsına izaha davet kapsamında ikinci 30 günlük süre verilmiş olsun. (A) şahsı ilgili gayrimenkulün babası (C) adına kayıtlı olduğunu iddia edip söz konusu kira gelirlerini babasına aktardığını ve babası tarafından beyan edildiğini ileri sürüp ispat ederse veya ilgili gayrimenkulün hisseli olması nedeniyle maliklerin elde ettiği GMSİ istisna haddinin altında kalıyorsa beyanname vermeme gerekçesi ile (A) şahsına yapılacak tarhiyatlar yapılan işlemleri hukuki açıdan sakatlayacaktır.
Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonlarının ikinci 30 günlük sürede örnekte açıklandığı üzere ileri sürülen beyanname vermeme/eksik beyanname verme gerekçelerini dikkate alma yetkileri bulunmamakla birlikte bu durumda olan mükelleflerin konuya ilişkin bilgi/belgelerini ilgisine göre inceleme birimi/takdir komisyonuna sunup gerekli izahatta bulunmaları yersiz tarhiyata muhatap olmamaları açısından önemlidir.
IV- İzaha davet kapsamında kendisine yazı gönderilen mükelleflerin tespit edilen tutara ilişkin verecekleri beyannamelerde maliyet unsurunu dikkate alıp almayacağı hususu;
Kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükelleflerin tespit edilen tutara ilişkin ne şekilde beyanname verecekleri konusunda tereddütler yaşanmakta, bu hususla ilgili izaha davet komisyonlarında farklı uygulamalar görülebilmektedir. Kanaatimizce İzaha Davet müessesesinin en hassas konusu bu başlıkta ele alınmaktadır. Ön Tespit ve İzaha Davet Komisyonları; Vergi Denetim Kurulunda, Defterdarlık bünyesinde, Vergi Dairesi bünyesinde ve Uygulama Grup Müdürlüklerinde (Uygulama Grup Müdürlüğü mevcut olan Defterdarlıklar için söz konusudur) ihdas edilmektedir. Dolayısıyla uygulama farklılıkları komisyonların teşekkülünden ve her komisyonun bağımsız olarak hareket etmesinden kaynaklanmaktadır. Komisyonların değerlendirme kriterlerinin farklı olabilmesi ve bu konuda standart ilkelerin bulunmaması uygulama farklılıklarını ortaya çıkarmakta bu durum ise mükelleflerin idareye karşı tutumunda olumsuz algılara neden olabilmekte ve vergilendirme sürecini ihtilaflı hale getirebilmektedir.
Örnekle açıklayacak olursak (A) şahsına 2023 yılında 1.000.000 TL ve 2024 yılında 1.500.000 TL sosyal medya kazancıyla ilgili, 2023 yılına ilişkin (B) Vergi Dairesi 2024 yılına ilişkin ise (M) Vergi Dairesinde bulunan İzaha Davet Komisyonlarından Gelir Vergisi ile KDV yönünden izaha davet yazısı tebliğ edilmiş olsun. Uygulamada (B) vergi dairesi izaha davet komisyonunun tespit edilen tutarın tamamına ilişkin verilen beyannameyi kabul ettiği, (M) vergi dairesi izaha davet komisyonunun ise kazancın belli bir kısmını maliyet olarak dikkate alıp kalan kısmına ilişkin verilen beyannameyi kabul ettiği ya da bir komisyonun KDV matrahının iç yüzde ile hesaplanıp kalan tutarın beyanını kabul ederken diğer komisyonun tespit edilen tutar üzerinden ayrıca KDV hesaplanması halinde beyanı kabul ettiği durumlarla zaman zaman karşılaşabilmekteyiz.
Bir mükellefin aynı gelir unsuruna ilişkin iki farklı komisyon tarafından iki farklı değerlendirmeye maruz kaldığını belirtmek için verdiğimiz örnek izaha davet müessesesinin uygulamada gördüğümüz aksak yanlarından biridir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki konu hakkında perspektif ortaya koyabilmek için ön tespite ilişkin konu, vergi türü, faaliyet gösterilen sektör, kayıt dışı hasılata konu satışlara ilişkin alışların kayıtlara alınıp alınmadığı, belgeye dayalı olup olmadığı, sektör karlılığı vb. hususların belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple her somut olayın özelliğine göre değerlendirme yapılması gerekmekte olup konu ile ilgili görüşümüzü KDV ve Gelir/Kurumlar Vergisi yönünden olmak üzere kısaca aşağıda belirttik.
KDV Yönünden:
Mükelleflerin kendilerine bildirilen ön tespit tutarından iç yüzde ile faaliyetlerine uygun KDV oranını uygulayarak matrahını tespit edip ilgili aylarda beyan etmesi durumunda komisyonca beyanın kabul edilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Şu sebepledir ki günlük ticari hayatta mal ve hizmet satın alındığında ödenen toplam tutar KDV dahil tutar olacağından beyan edilmeyen bir kazanç tespit edildiğinde bu tutara ayrıca KDV hesaplattırılıp bu şekilde beyanın kabul edilmesi izaha davet müessesesinin amacına uygun olmayacağı gibi ihtilaf konusu yapılması halinde de idare aleyhine sonuç doğurması kuvvetle muhtemeldir.
Diğer taraftan mükelleflerin ön tespit tutarına ilişkin varsa kaydetmediği vesikaları KDV kanununun 29. maddesine uygun olarak kaydetmesi halinde beyannamenin buna göre verilmesinde de yasal olarak bir sakınca bulunmamaktadır.
Gelir /Kurumlar Vergisi Yönünden:
İzaha davet kapsamında tespit edilen matrah farklarının veya beyan edilmeyen gelirlerin ne şekilde beyan edileceğine ilişkin uygulamalar yazımızın önceki bölümlerinde de belirttiğimiz bir takım sebeplerden ötürü farklılık gösterebilmektedir. Ön tespite ilişkin tutarlar mahiyet itibariyle çok çeşitli olduğundan beyanın ne şekilde yapılacağına ilişkin net bir görüş belirtmek oldukça zor. Ancak biz burada beyan edilmeyen/eksik beyan edilen kazanç üzerinden konuyu ele alacak olursak, tespit edilen tutarın öncelikle mahiyetine bakmak gerekecektir.
Kazancı elde eden kişinin/kurumun mükellef olmaması ve kazanca ilişkin hiç beyanname verilmemiş olması durumunda, kazancın elde ediliş şekli, sektör/oda verileri, karlılık oranları vb. göz önünde bulundurularak elde edilen hasılatın belli bir kısmının maliyet kalan kısmın ise kazanç olarak dikkate alınarak verilen beyannamenin kabul edilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Kazancı elde eden kişinin/kurumun mükellef olması halinde ise belgeye dayalı alışların kayıtlı ve dönem sonu fiili envantere konu edilmesi durumunda, verilecek olan beyannamede bu kapsamdaki kazanç için ayrıca bir maliyetin dikkate alınmaması gerektiği yönünde GİB görüşleri mevcut olup yorum katmaksızın bu görüşü belirtmiş olmakla yetineceğiz.
V- İzaha davet kapsamında verilen beyannamelere istinaden tarh edilecek vergilerin vade tarihlerinin ne olacağı hususu;
İzaha davet kapsamında ilk 30 günlük süre içerisinde verilen beyannamelere istinaden düzenlenen tahakkuk fişlerinde vade tarihi bulunmamaktadır. Ancak tahakkuk fişinde dipnot olarak vade tarihine ilişkin açıklama yer almaktadır. Bu kapsamda verilen beyannameler Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirmeye tabi tutulduğundan ve değerlendirme sonuç yazısının mükellefe tebliğ tarihi belirli olmadığından tahakkuk fişinde vade tarihi yazmamaktadır. Dolayısıyla izaha davet yazılarına istinaden verilen beyannamelerde vade tarihi izah/beyanname değerlendirme yazısının tebliğ tarihinden itibaren 30. gün olacaktır.
İzah/beyanname değerlendirme yazısının tebliğ tarihinden itibaren yani ikinci 30 günlük süre içerisinde verilen beyannamelere istinaden yapılacak tarhiyatlarda ise vade ikinci 30 günlük sürenin başladığı tarihten itibaren 30. gün olacaktır. Mükelleflere verilen ikinci 30 günlük sürenin başladığı ilk gün beyanname verilmesi halinde vade 30. günün sonu olacak, mükelleflere verilen ikinci 30 günlük sürenin son günü beyanname verilmesi halinde ise vade aynı gün olacaktır. Örnek verecek olursak mükellefe verilen ikinci otuz günlük süre 1 Mart 2025 tarihinde başlamış olsun. Mükellefin 30 günlük süre içerisinde herhangi bir tarihte vereceği beyannamenin vadesi her halükârda 30 Mart olacaktır. 1 Mart ile 30 Mart tarihinde beyanname verilmesinin vadeye herhangi bir etkisi olmayacaktır.
VI -İzaha davet kapsamında verilmesi gereken beyannamelerin sehven Pişmanlık talepli veya Kanuni Süresinden Sonra verilmesi durumu;
– Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağından, mükellefin pişmanlık talebinin reddedilerek, adına yüzde 20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi gerekmektedir.
– İzaha davet kapsamında verilmesi gereken beyannamelerin sehven KSS talepli olarak verilmesi durumunda ise komisyon tarafından beyannamenin değerlendirilmeye alınmasında bir sakınca bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak; Türk Vergi Sisteminde yeni bir uygulama olarak karşımıza çıkan İzaha Davet Müessesesi ile mükelleflere yukarıda ana hatlarıyla değinilen önemli bir takım avantajlar sağlanmakla birlikte sürecin sağlıklı işleyebilmesi için komisyonların benzer konularda farklı uygulamalardan kaçınarak hareket etmesi, komisyonların değerlendirme kriterleri için idare tarafından belirli standartların oluşturulması son derece önemlidir. Vergilendirme maliyetinin düşürülmesine katkı sağlayan, mükelleflerin vergiye uyumunun artırılmasını hedefleyen bu müessese ile kanun gerekçesine paralel uygulama yöntemleri geliştirilerek daha fazla konuyu kapsam içine almak şüphesiz hedeflenen amaçlara daha kolay ulaşılmasını sağlayacaktır.
Kaynakça:
— 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
— 519 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği
— GİB İzaha Davet Uygulaması Rehberi