T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Defterdarlığı
Gelir Kanunları Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
Sayı: E-97895701-160[2026/5.1-20]-511150
Tarih: 14.04.2026
Konu: Murisin hissedarı olduğu şirket hissesinin hangi değerle beyan edileceği
ÖZET:
Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen 14.04.2026 tarihli özelgede, murisin anonim şirkette sahip olduğu hisselerin veraset ve intikal vergisi beyannamesinde hangi değerle gösterileceği açıklığa kavuşturuldu. Özelgeye konu olayda, vefat eden kişinin %20 hissedarı olduğu anonim şirketteki payının, mirasçılar tarafından verilecek beyannamede hangi tutar üzerinden beyan edilmesi gerektiği soruldu.
Özelgede yapılan değerlendirmeye göre, miras yoluyla intikal eden unsur ticari sermaye değil, hisse senedidir. Bu nedenle ilk tarhiyatta şirketin öz sermayesi veya ticari sermayesi esas alınmaz. Yani murisin şirkette hissedar olması tek başına, beyanın bilanço esasına göre yapılacağı anlamına gelmez. Burada esas olan, intikal eden malvarlığı unsurunun hukuki niteliğinin hisse senedi olmasıdır.
Bu çerçevede Gelir İdaresi, hisse senedi değerleme bakımından Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanacağını belirtmiştir. Buna göre:
- Hisse senetleri borsada kayıtlı ise, ölüm tarihinden önceki üç yıl içinde oluşan en son muamele değeri esas alınacaktır.
- Hisse senetleri borsada kayıtlı değilse veya kayıtlı olmakla birlikte son üç yıl içinde işlem görmemişse, beyan itibari değer üzerinden yapılacaktır.
Özelgede ayrıca veraset ve intikal vergisinde iki aşamalı tarhiyat sistemi bulunduğu vurgulanmıştır. İlk aşamada mükellefler, kanunda öngörülen değerleme ölçülerine göre beyan verir. Sonraki aşamada ise vergi dairesi, gerekli görülürse intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre tespit edilecek değerleri üzerinden ek tarhiyat yapabilir.
En Önemli Sonuç Ne?
Bu özelgenin en önemli sonucu şudur: Murisin şirket hissesi veraset beyannamesinde, çoğu kişinin düşündüğü gibi şirketin bilançosundaki öz sermaye payına göre değil; borsa değeri varsa son işlem değeriyle, yoksa itibari değerle beyan edilir.
Mirasçılar Ve Vergi Mükellefleri Açısından Neden Önemli?
Bu özelge özellikle mirasçılar, aile şirketi ortakları, anonim şirket hissedarları ve veraset beyannamesi verecek kişiler açısından önem taşıyor. Çünkü uygulamada sık yapılan hata, murisin şirketteki payını doğrudan şirketin mali tablolarına göre hesaplamaya çalışmaktır. Oysa özelgeye göre ilk beyan aşamasında esas alınacak ölçü, ticari sermaye değil hisse senedinin kanuni değerleme yöntemidir.
Tüketiciyi ve vatandaşları ilgilendiren kritik nokta: Eğer miras kalan malvarlığı içinde şirket hissesi varsa, yanlış değerleme yapılması eksik ya da hatalı beyana neden olabilir. Bu da daha sonra vergi incelemesi, ek vergi ve cezalı tarhiyat riskini gündeme getirebilir. Bu nedenle veraset ve intikal vergisi beyannamesi hazırlanırken, hissenin borsada işlem görüp görmediği ve son üç yıldaki durumu mutlaka kontrol edilmelidir.
Özetle;
Özelgede, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1, 2, 10 ve 11 inci maddeleri ile Türk Medeni Kanununun 575 inci maddesi birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre miras, ölüm anında açılır ve değerleme günü de kural olarak murisin ölüm tarihidir. Ancak hisse senetlerinin ilk tarhiyata esas değeri belirlenirken, özel hüküm niteliğindeki hisse senedi değerleme kuralı uygulanır.
Buradaki önemli ayrım şudur:
Bir anonim şirket ortağının ölümü halinde mirasçılara geçen şey, şirketin aktif ve pasifleriyle birlikte ticari işletme değil; murisin sahip olduğu hisse senetleri veya pay haklarıdır. Bu nedenle ilk vergi matrahı da şirketin öz sermayesine göre değil, hisseye ilişkin özel değerleme ölçüsüne göre tespit edilir.
İlgi:
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, … tarihinde vefat eden babanız …’nın %20 hissedarı olduğu … Anonim Şirketindeki söz konusu hissesinin, mirasçılar tarafından verilecek veraset ve intikal vergisi beyannamesinde hangi değer üzerinden beyan edileceğine ilişkin görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun;
– 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu;
– 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, bu kanunda kullanılan “Mal” tabirinin, mülkiyete mevzu olabilen menkul ve gayrimenkul şeylerle mameleke girebilen sair bütün hakları ve alacakları ifade ettiği,
– 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, veraset ve intikal vergisi matrahının, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunan değerleri (12 nci maddede yazılı borç ve masrafların tenzili lazım geldiği takdirde matrahın söz konusu değerlerden bu tenziller yapıldıktan sonra kalan miktar) olduğu; ikinci fıkrasında, mükelleflerin ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere veraset ve intikal vergisinin konusuna giren malları, bu maddede belirtilen değerleme ölçülerinden faydalanarak, bu maddede belirtilmeyenler bakımından ise Vergi Usul Kanununun servetleri değerleme ile ilgili üçüncü bölümündeki esaslar dâhilinde değerleyerek beyan edecekleri; ikinci fıkrasının (a) bendinde, bilanço esasına göre defter tutanlarda ölüm tarihine takaddüm eden takvim yılı bilançosuna göre bulunacak öz sermayenin ticari sermaye olduğu, mükelleflerin isterlerse öz sermayenin hesabında ölüm günü itibarıyla çıkaracakları bilançoyu da esas alabilecekleri; aynı fıkranın (d) bendinde eshamın, borsada kayıtlı ise ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeri ile borsada kayıtlı değil ise veya kayıtlı olup da üç yıl içinde muamele görmemiş ise itibari değerle değerleneceği,
– 11 inci maddesinde ise bu vergiye mevzu olacak malların değerleme gününün, miras yoluyla meydana gelen intikallerde mirasın açıldığı, diğer suretle vaki intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün olduğu
hüküm altına alınmış, Türk Medeni Kanununun 575 inci maddesinde de mirasın ölüm ile açılacağı belirtilmiştir.
Ayrıca Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde, mükellefler tarafından maddede belirtilen esaslara göre beyan edilen değerler üzerinden vergi dairesinin ilk tarhiyatı yapacağı ve daha sonra da tarh edilen vergilerin, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunacak değerlerine göre ikmal edileceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşılacağı üzere, veraset ve intikal vergisinde iki aşamalı bir tarhiyat sistemi mevcut olup, ilk tarhiyatta mükelleflerin verginin konusuna giren malların değerini Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinde yer alan değerleme ölçülerine göre beyan etmeleri gerekmektedir. Ancak Kanunda değerleme ölçüsü belirtilmemişse, Vergi Usul Kanununun servetleri değerleme bölümünde yer alan ölçüler dikkate alınmaktadır.
Buna göre, bir anonim şirket hissesinin veraset ya da bağış yoluyla intikal etmesi halinde, intikal eden servet unsuru ticari sermaye değil, hisse senedidir. Dolayısıyla ilk tarhiyatta hisse senedine ilişkin vergi matrahının tespitinin ticari sermayenin değerlemesine ilişkin olan hükümlere göre değil, hisse senedi intikaline ilişkin hükümlere göre yapılması gerekmektedir.
Bu çerçevede, … tarihinde vefat eden babanız …’nın %20 hissedarı olduğu … Anonim Şirketine ait hisse senetlerinin, ilk tarhiyatta dikkate alınmak üzere Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine göre, yani borsada kayıtlı ise ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeriyle; borsada kayıtlı değilse veya kayıtlı olup da üç yıl içinde muamele görmemiş ise itibari değerle değerlenerek beyan edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
1) Murisin anonim şirketteki hissesi veraset beyannamesinde nasıl beyan edilir? İlk tarhiyatta hisse senetleri, borsada kayıtlıysa ölüm tarihinden önceki üç yıl içindeki en son muamele değeriyle; borsada kayıtlı değilse veya üç yıl içinde işlem görmemişse itibari değerle beyan edilir.
2) Şirketin bilançosundaki öz sermaye esas alınır mı? Hayır. Özelgeye göre intikal eden unsur ticari sermaye değil, hisse senedidir. Bu nedenle ilk tarhiyatta öz sermaye değil, hisse senedine ilişkin değerleme kuralı uygulanır.
3) Borsada işlem gören hisselerde hangi tarih esas alınır? Ölüm tarihine takaddüm eden üç yıl içindeki en son muamele değeri esas alınır.
4) Borsada kayıtlı olmayan şirket hissesi nasıl değerlenir? Borsada kayıtlı değilse veya kayıtlı olsa bile son üç yıl içinde işlem görmemişse, hisse itibari değerle beyan edilir.
5) Veraset ve intikal vergisinde neden iki aşamalı sistem var? İlk aşamada mükellef beyanı esas alınır. Sonrasında vergi dairesi, Vergi Usul Kanununa göre yapılacak değerlendirmeler doğrultusunda gerekirse ek tarhiyat yapabilir.
6) Aile şirketi hisseleri için de aynı kural geçerli mi? Evet. Hisse senedi veya payın niteliğine göre, aile şirketi dahil anonim şirket hisselerinde de aynı temel değerleme yaklaşımı uygulanır.
7) Mirasçılar açısından en büyük risk nedir? En büyük risk, hisseyi yanlış yöntemle değerleyip beyannamede hatalı tutar bildirmektir. Bu durum sonradan ek vergi ve ceza riskine yol açabilir.
8) Bu özelgenin pratik mesajı nedir? Pratik mesaj şudur: Anonim şirket hissesi beyanı yapılırken şirketin toplam malvarlığına değil, hissenin kanundaki özel değerleme ölçüsüne bakılmalıdır.