Ekonomik Krizin İş Sözleşmelerine Etkisi
Hüseyin İrfan FIRAT
Personel ve İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı
Amerika’da başlayan küresel ekonomik krizin etkileri giderek yayılıyor. Ülkemizde IMF ile ekonomik krize karşı yeni anlaşmalar yapılması konusunda tartışmalar yapıla dursun Uluslar arası çalışma örgütü (ILO) küresel ekonomik kriz nedeniyle gelecek yılsonuna kadar dünyada 20 milyon kişinin işini kaybedeceği ön görüsünde bulundu.
ILO’nun Uluslar Arası Para Fonu’nun tahminlerine dayanarak yayınladığı rapora göre, en çok iş kaybı inşaat, emlak ve oto sektöründe yaşanacak.
ILO Başkanı Juan Somavia gazetecilere yaptığı açıklamada” ülke liderlerinin, kurtarma planlarını yaparken yalnızca mali kurumlar değil bireyler üzerindeki etkilerine de odaklanmaları gerektiğini belirtti.” (1)
Gerçektende ekonomik krizlerin sebebi ne olursa olsun bu krizlerden nasibini en olumsuz biçimde alan kesim daima çalışanlar oluyor. Üstelik bizim gibi kırılgan yapıya sahip ekonomilerde krizin söylentisi bile insanların işlerini kaybetmelerine neden olabiliyor.
Ülkemiz geçmişte yaşanılan krizlerden dolayı bu konuda acı deneyimlere sahiptir. Hatırlanacağı üzere 2000 ve 2001 yılları arasında bir biri peşi sıra ülkemize özgü yaşanan krizler sonucunda binlerce çalışan işini kaybetmiş, ya da uzun süreli ücretsiz izinlere ayrılmak zorunda kalmışlardı.
Şimdi bu iç karartıcı kötü deneyimlerimizi bir yana bırakıp esas değinmek istediğimiz konuya girelim. Yani işçinin iş sözleşmesinin sona erdirilmesi konusunda ekonomik kriz hangi koşullarda geçerli bir neden olarak kabul edilebilir sorusunun yanıtını aramaya çalışalım.
Öncelikle 2003 yılında hayata geçen 4857 sayılı yeni iş yasamıza yukarıda anılan kriz dönemlerinden de elde edilen deneyimler sonucunda işverenlerimiz ve çalışanlarımızın bu tür dönemlerde korunması bakımından çeşitli maddeler eklenmiştir.
Bunlara örnek olarak ücret garanti fonu, kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği gibi uygulamaları gösterebiliriz. (2) İşsizlik sigortası kapsamında da işini ekonomik krize dayalı işletmesel nedenlerle kaybeden çalışanlar da İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanabilmektedirler.
Burada hemen değinmemiz gereken husus şüphesiz ki bu tür dönemlerde krizi bir fırsat olarak gören ve çalışanlarının iş sözleşmelerini sona erdirme konusunda ekonomik krizi kullanmaya çalışan kötü niyetli işveren davranışlarıdır. Gerçektende kimi zaman kötü niyetle, kimi zaman da krizin yarattığı kaygılarla ilk önlem olarak işçi sayısını azaltma eğilimi son derece yaygındır.
SONGMICS Ofis sandalyesi, çalışma masası sandalyesi, müdür koltuğuYüksekliği ayarlanabilir, ev ofisi, çalışma odası, krem beyazı, kamel kahverengisiAmazon'da İncele
Pelonis Ofis Tipi Uzaktan Kumandalı Vantilatör 36dB Sessiz Çalışma60-111cm Ayarlanabilir Yükseklik Dikey ve Yatay Eksende SalınımAmazon'da İncele
Lenovo LOQ 15ARP10E NotebookNVIDIA GeForce RTX 4050 6GB GDDR6 65W | AMD Ryzen 7 7735HS | 16GB DDR5 RAM | 512GB NVMe M2 SSD | FreeDOSAmazon'da İncele
Günlük Tarihsiz Spiralli PlanlayıcıA5 Boyutu 120 YaprakAmazon'da İncele
Pelonis Masa Fanı, 38dB Sessiz Çalışma 100° Dikey Hareket3 Kademeli Güç Seçeneği SiyahAmazon'da İncele
Apple iPhone 17 Pro 512 GBProMotion teknolojisine sahip 6.3 inç ekran, A19 Pro Çip, Çığır Açıcı Pil Ömrü, Center Stage Ön Kamera özellikli Pro Fusion Kamera Sistemi; Kozmik TuruncuAmazon'da İncele
Amazon Associate #reklam
Oysa İş hukuku açısından bakıldığında işten çıkartmanın en son koşul olarak düşünülmesi gerekmektedir. Bunun yanında genel anlamda bir ekonomik krizin işten çıkartma konusunda geçerli bir sebep oluşturamayacağını da belirtmeliyiz. Yani söz konusu krizin işletmeyi de etkilemiş olması ve işletmede işten çıkartmalarında içinde yer aldığı bir dizi önlemin alınmasının kaçınılmaz olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Aksi halde işletmenin ekonomik krizden etkilendiği yargı tarafından inandırıcı bulunmayan bir fesih aşağıda (3) örneğini sunacağımız Yüksek yargı kararında olduğu gibi işe iade ile sonuçlanabilir.
“ Davalı şirket verimlilik sağlamak, ekonomik krizden kurtulmak amacıyla davacının işine son verildiğini ileri sürmekte ise de, böyle bir durumda diğer bir şirketi kendi bünyesine dahil etmesi ve şirkete 298 personel alması ve bazı personele bağlı olduğu K. grubu bünyesinde iş verilmesi olguları değerlendirildiğine fesihte ileri sürülen gerekçelerin inandırıcı ve geçerli olmadığı açıktır.
Geçerli nedenle fesih yoluna gidilirken feshin en son çare olarak düşünülmesi gerekir. Bu nedenle geçerli neden kuralına uygun yorum yapılırken fesihten kaçınma davasının olup olmadığının araştırılması şarttır. Yeni personel alımı yapan bir başka şirketle birleşen şirketin fesih için gösterdiği gerekçelerin inandırıcı olmadığı açıktır. Bu nedenlerle mahkeme kararının bozulmasına ve 4857 sayılı Kanun’un 20/3. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: 1. Kadıköy İş Mahkemesinin 07.12.2004 gün ve 2003/934 Esas, 2004/660 sayılı Kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
- Davacının iş sözleşmesinin feshin geçersizliğine ve işe iadesine,
- Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının çalışma süresi de dikkate alınarak takdiren dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine,
- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleştiği tarihe kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline, işe başlatılma halinde bu alacaklıdan ödenen ihbar ve kıdem tazminatlarının mahsubuna, kesin olarak 02.02.2005 günü oybirliğiyle karar verildi.”
Diğer taraftan işletmede işçi çıkartmanın kaçınılmaz bir hal aldığının somut argümanlarla kanıtlanması koşulunda feshin geçerli olacağı konusunda kuşku yoktur. Şimdi dilerseniz buna ilişkin örnek kararımızı görelim. (4)
“4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. İşletmeyi veya işyerini etkileyen objektif nedenlerle ortaya çıkan işgücü fazlalığı sonucunda, işçinin işyerinde çalışma olanağı ortadan kalkmış ise fesih için geçerli bir sebebin varlığından söz edilir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu işletmesel kararlar alabilir. Ancak, işletmesel karar sonucunda, tedbir olarak düşünülen feshin zorunlu hale gelmiş olması gerekir.
Dosya içeriğine ve keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, Ekim 2005 ayında özellikle davalı işyerinin bulunduğu bölgede kuş gribi vakası yaşandığı, davalı işletmenin hizmet verdiği beyaz et sektöründe bu olay sonrası, üretimi yapılan yumurta ve civcivde itlaf çalışmaları yaşandığı, bu kriz sonrası işverenin hayvan kesiminde % 25, hayvan ağırlığında % 30 civarlarında azalma olduğu, buna paralel olarak üretilen malların fiyatlarında da önemli ölçüde azalmalar olduğu, işverenin ekonomik olarak etkilendiği, işverenin bu kriz sonrası öncelikle ücretsiz izin uygulamasına geçtiği, ancak ekonomik krizin devam etmesi nedeni ile istihdam edilen işçilerden % 10’una tekabül eden oranda işçi çıkarma yoluna gittiği anlaşılmaktadır. Kuş gribi sonrası, üretimde, fiyatlarda ve satışlarda azalma, işletmeyi ve işyerini etkileyen objektif nedenlerdir. Bu objektif nedenler sonunda feshin zorunlu hale geldiği sabittir. Krizin etkileri alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. İş sözleşmesinin feshi, işletmeden ve işyerinden kaynaklanan geçerli nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
- Davanın REDDİNE,
- Kesin olarak 16.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.”
Sonuç olarak bu yazımızla ülkemizde yaşanılan ekonomik kriz dönemlerinde krizden etkilenmese de “kriz bezirganlığı” yapmaya çalışanların geçmişte olduğu gibi yine olabileceğini ifade etmeye çalıştık.
Ancak örnek yargı kararlarımızda açıkça görülebileceği gibi işverenlerimiz uygulayacakları ekonomik krize dayalı fesihlerde işletmelerinde oluşan ekonomik olumsuzlukların işten çıkartma konusunda kaçınılmaz (son çare) olduğunu kanıtlayabilmelidirler.
Dip Notlar:
(1) Basından
(2) Bu maddeler 5763 sayılı yasa ile iş kanunundan çıkartılarak İşsizlik sigortası kanununa aktarılmıştır.
(3) Y.9.H.D. E.2005/574 K.2005/2876 T.02.02.2005
(4) Y.9.H.D. E.2007/7965 K.2007/10625 T.16.04.2007