T.C.
YARGITAY
7. Ceza Dairesi
Esas No: 2024/3552
Karar No: 2025/2870
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI: 2023/8415 D.İş
KABAHAT : 1567 sayılı Kanun’a muhalefet
ÖZET:
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 1567 sayılı Kanun’a muhalefet nedeniyle uygulanan idari para cezası ile ilgili verdiği kararı inceleyerek, hem Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar hem de ilgili yasal düzenlemeler ışığında bir değerlendirme yaptı. Olay, bir şirketin yaptığı ihracat işlemiyle ilgili olarak, ihracat bedelinin 180 gün içinde yurda getirilmemesi sebebiyle, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından uygulanan idari para cezasına dayanmaktadır.
İlgili şirketin 30.243,20 USD değerindeki ihracat bedelinin yalnızca bir kısmının (29.574,04 USD) süresi içinde yurda getirilmiş olduğu ve bu kısmın yurda getirilmesinin ardından ilgili hesapların kapatılmaması, şirketin zamanında gerekli belgeleri ibraz etmemesi gibi sebeplerle idari yaptırım uygulanmıştır. Ancak, Yargıtay, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve diğer ilgili mevzuatın ihlaline dair önemli bir karar vermiştir.
İlgili mevzuatta, yurda getirilmesi gereken ihracat bedelleri için belirli bir süre sınırlaması vardır ve 180 gün süresi, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve bu kararın ilgili tebliğlerine dayanarak belirlenmiştir. Yargıtay, söz konusu şirketin, bu sürenin sonunda ihracat bedelinin tamamını yurda getirmemiş olsa da, süresinde getirilmiş olan kısmın yasal düzenlemeye uygun olduğunu belirlemiştir. Ayrıca, ihraç bedellerinin süresi içinde yurda getirilmemesi, idari para cezasına konu olan başlıca eylem olmasına rağmen, bu konuda da mücbir sebep halleri ve haklı sebepler ile ilgili düzenlemelere atıfta bulunarak, yanlış uygulama yapılmış olduğunu ortaya koymuştur.
Sonuç olarak, Yargıtay, Kanun yararına bozma başvurusu neticesinde, Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararını bozmaya karar vermiştir. Kararda, idari para cezasının yanlış bir temele dayandığı ve daha az cezaya karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, Türk parasının değerini korumak amacıyla yapılan yasal düzenlemelerin, uygulamada doğru şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koyan önemli bir içtihat niteliğindedir.
Özetle:
- İhracat Bedeli Süresi: İhracat bedelinin 180 gün içinde yurda getirilmesi zorunludur.
- Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Yargıtay, sadece kısmî bir gecikme nedeniyle tüm cezanın uygulanmasının hukuki olmayan bir işlem olduğunu belirtmiştir.
- Kanun Yararına Bozma: Yargıtay, kanun yararına bozma isteğini kabul etmiş ve ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, doğru yasal düzenlemelere dayanarak karar verilmesini istemiştir.
Bu gelişmeler, benzer durumda olan şirketler için yasal sorumluluklar, ihraç bedellerinin zamanında yurda getirilmesi ve mücbir sebeplerin geçerli olup olmadığı gibi önemli noktaları netleştiren bir karar olmuştur.
Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun‘a muhalefet kabahatinden, 5.534,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/907 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.10.2023 tarihli ve 2023/8415 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.04.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB – 2024/49390 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2024 tarihli ve KYB – 2024/49390 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Her ne kadar kabahatli … hakkında 30/04/2020 tarihli ve 20350300EX063011 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata ait 30.243,20 USD tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmediğinden bahisle 1567 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 5.534,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de;
İlgili mevzuat incelendiğinde;
1567 sayılı Kanun’un 3/1. maddesinde yer alan, “Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki,
Anılan Kanun’un 3/3. maddesinde yer alan, “Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz.” şeklindeki,
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 04/09/2018 tarihli ve 2018-32/48 No.lu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, “Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez ” şeklindeki,
Anılan Tebliğ’in “Hesap kapatma, ihbar ve ek süre” başlıklı 8. maddesinde yer alan, “(1) Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile il gili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. (2) Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. (3) İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir …” ve Anılan Tebliğ’in “Mücbir sebep halleri” başlıklı 9. maddesinde yer alan,“(1) Mücbir sebep kabul edilebilecek haller;
a) İthalatçı veya ihracatçı firmanın infisahı, iflası, konkordato ilan etmesi veya faaliyetlerini daimi olarak tatil etmesi, firma hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmesi, şahıs firmalarında firma sahibinin ölümü, b) Grev, lokavt ve avarya hali,
c) İhracatçı veya ithalatçı memleket resmi makamlarının karar ve işlemleri ya da muhabir bankaların muameleleri dolayısıyla hesapların kapatılmasının imkânsız hale gelmesi,
ç) Tabii afet, harp ve abluka hali,
d) Malların kaybı, hasara uğraması veya imha edilmesi,
e) İhtilaf nedeniyle dava açılması veya tahkime başvurulması, Mücbir sebep hallerinin tevsiki;
(a) ve (e) halinin yetkili mercilerden, (b) ve (ç) halinin, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya mahalli odaca tasdik edilmiş olmak kaydıyla alıcı veya ithalatçı firmadan (harp ve abluka hali hariç), (c) halinin resmi makamlarımızdan, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya muhabir bankalardan, (d) halinin ise sigorta şirketlerinden, uluslararası gözetim şirketlerinden veya ilgili ülke resmi makamlarından alınmış belgelerle tevsik edilmesi şarttır.
(2) Mücbir sebep halleri ile ilgili olarak yurtdışından temin edilecek belgelerin dış temsilciliklerimizce veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre onaylanmış olması gerekir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında,
Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde ihracat gerçekleştiren şirketlere yükümlülükler verildiği, bu kapsamda ihracat işlemlerinde ihracatçıların ihracat bedellerini fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirmesi ve bunu takip eden kurum nezdinde ihracat hesabının kapatılmasının sağlamasının gerektiği,
İhracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmemesi eyleminin 1567 sayılı Kanun’un 3/3. maddesinde, anılan Tebliğ’in “Hesap kapatma, ihbar ve ek süre” başlıklı 8. maddesinde yer alan yükümlülük ihlalinin ise anılan Kanun’un 3/1. maddesinde idari yaptırım altına alındığı,
Somut olayda, kabahatli vekili tarafından dosyaya ibraz edilen Yapı kredi Bankası A.Ş. Denizli Ticari Şubesinin 15/02/2022 tarihli ve 1368272 seri numaralı İhracat Bedeli Kabul Belgesinde, idarî yaptırım kararına konu edilen 30.243,20 USD bedelli ve 20350300EX063011 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapılan ihracata dair bedelin 29.574,04 USD’lİk kısmının 04/08/2020 tarihinde havale şeklinde yurda getirildiği, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı Saraylar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından kabahatli şirkete 25/11/2020 tarihinde ihracata ait mal bedellerini yurda getirip getirilmediğinin belgelenmesi, bedeller yurda getirildi ise İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB)/ Döviz Alım Belgelerinin (DAB) asıllarının veya bir örneğinin hesabın kapatılmasını teminen gönderilmesi hususunda 90 gün süreli ihbarname gönderildiği, kabahatli şirket tarafından ise yasal süresinden sonra 15/02/2022 tarihinde ihracat hesabının kapatıldığına ilişkin bildirim yapıldığı,
Bu haliyle,
1- Kabahatli şirket tarafından ihracat bedelinin fiili ihraç (02/05/2020) tarihinden itibaren 180 günlük süre içinde 04/08/2020 tarihlerinde yurda getirildiği, ancak İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğünce hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilmesine rağmen belirtilen süre içinde hesabın kapatılmadığı gibi anılan Tebliğin 9. maddesinde belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmediğinin anlaşılması karşısında, ihracata ait mal bedellerinin yurda getirilmesi nedeniyle kabahatli hakkında anılan Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanamayacağı, ancak kabahatli ihracatçı tarafından vergi dairesince verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrakın süresinde ibraz edilmediği cihetle, kabahatli hakkında anılan Kanun’un 3/3. maddesi yerine 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2-Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48)’in “İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi” başlıklı 3/1. maddesinin; “Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez” şeklindeki,
“Terkin” başlıklı 10. maddesinin; “– (1) (Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla;
a) 30.000 ABD dolarına kadar noksanlığı olan ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın,
b) 30.000 ABD dolarından yüksek olmakla birlikte 100.000 ABD doları veya eşitini aşmayan, beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın,
c) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep ve haklı durum halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır.
(2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır.
(3) (Ek:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Birinci fıkra kapsamında bankalarca yapılabilecek terkin işlemleri 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen 90 günlük ihtarname süresi içerisinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince gerçekleştirilir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Kabahatli firmanın 30.243,20 USD tutarlı gümrük beyannamesinin 669,16 USD kısmının %5’i esas alınarak 33,45 USD karşılığı olan 244,00 Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılmasına, ancak 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu‘nun İçtima başlıklı 15.maddesinin 1.fıkrasında; “Bir fiil ile birden çok kabahatin işlenmesi halinde kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idari para cezası öngörülmüşse, en ağır idari para cezası verilir” denildiğinden, kabahatlinin 1567 sayılı yasanın 3/3 maddesi uyarınca en ağır ceza olan 5.534,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; kabahatli şirket tarafından toplam ihracat bedeli olan 30.243,20 USD’nin % 80’i oranındaki bedelin bedelin bir bankaya satılmasının zorunlu olduğu, İhracat Bedeli Kabul Belgesinde ihracat bedelinin 29.574,04 USD’lik kısmını süresi içinde yurda getirildiği nazara alındığında, her ne kadar yatırılan miktarda 0,669 USD eksiklik bulunsa da, bu miktarın 2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın 10 ve İhracat Genelgesinin 28. maddeleri uyarınca terkin sınırı içinde kaldığının anlaşılması karşısında, kabahatlinin yapmış olduğu ihracatın bedelini, ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirdiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesindeki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE,
2. Denizli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 13.10.2023 tarihli ve 2023/8415 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.
********** Kişisel Verilerden Arındırılmıştır **********
FAQ – Sık Sorulan Sorular:
- 1567 sayılı Kanun nedir?
1567 sayılı Kanun, Türk parası kıymetini koruma amacı güden bir yasa olup, yurtdışında yapılan ihracat bedellerinin belirli süreler içinde yurda getirilmesini zorunlu kılar.
- Yargıtay’ın kanun yararına bozma kararı ne anlama gelir?
Yargıtay’ın kanun yararına bozma kararı, bir kararın hukuk kurallarına uygun olmadığına ve yanlış bir şekilde uygulandığına karar verilmesi durumunda, kararın iptal edilip doğru bir şekilde yeniden yapılmasını sağlamaktır.
- İhracat bedelinin yurda getirilmesi süresi nedir?
İhracat bedelleri, fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmelidir.
- Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın önemi nedir?
Bu karar, Türkiye’de yerleşik kişilerin gerçekleştirdiği ihracat işlemlerinde, bedellerin 180 gün içinde yurda getirilmesini zorunlu kılmaktadır ve bu düzenleme, Türk parası kıymetinin korunmasına yardımcı olur.
- İhracat bedelinin yurda getirilmemesi ceza gerektirir mi?
Evet, 1567 sayılı Kanun’a göre, ihracat bedellerinin 180 gün içinde yurda getirilmemesi durumunda idari para cezası uygulanabilir.