T.C
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/9093
Karar No: 2026/48
Tarihi: 12.01.2026
ÖZET:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İSMEK kapsamında usta öğretici olarak çalışan işçinin kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı hesabında, kısmi süreli çalışma nedeniyle aylık ücretin değişmesi hâlinde son bir yılda ödenen ücretlerin toplamı üzerinden belirlenecek aylık ücret ortalamasının esas alınması gerektiğine hükmetti.
Davacı işçi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının asıl işveren olduğu işyerinde İSMEK kapsamında usta öğretici olarak çalıştığını ileri sürdü. Davacıya göre çalışma ilişkisi 17.10.2003-30.06.2013 tarihleri arasında tam zamanlı, 01.07.2013-30.06.2019 tarihleri arasında ise yarı zamanlı olarak devam etti.
Davacı, iş sözleşmesinin 30.06.2019 tarihinde cep telefonuna gelen mesajla sona erdirildiğini, çıkış kodunda belirli süreli sözleşmenin sona ermesi gösterilmiş olsa da her yıl yenilenen sözleşmeler nedeniyle iş ilişkisinin belirsiz süreli kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etti.
Davalı Belediyenin Savunması
Davalı Belediye, davacının kendi personeli olmadığını, davalı şirket çalışanı olduğunu, Belediye ile şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını savundu. Ayrıca zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulundu; davacının ödenmemiş işçilik alacağı olmadığını ileri sürdü.
İlk Derece Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesi, davacının İSMEK kapsamında değişen alt işverenler nezdinde kesintisiz şekilde çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu kabul etti.
Mahkeme, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı sonucuna vardı. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına, ayrıca bakiye 51 günlük yıllık ücretli izin alacağı bulunduğuna karar verdi.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesinin alacakların kabulüne ilişkin değerlendirmesini yerinde buldu. Ancak davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kabul edildiği hâlde, alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumluluk yönünde hüküm kurulmamasını hatalı değerlendirdi.
Bu nedenle davacının istinaf başvurusunu kabul etti; davalıların istinaf başvurularını ise esastan reddetti.
Temyiz Sebepleri
Davalı Belediye, kararı temyiz ederek özetle şu itirazlarda bulundu:
Belediyenin işveren sıfatı bulunmadığını, davacının tüm hak edişlerinin ödendiğini, davacının kısmi zamanlı çalıştığını, kıdem tazminatı hesabında çalışılmayan sürelerin dışlanması gerektiğini, davacının belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yıllık izin alacağının bulunmadığını ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürdü.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın husumet, zamanaşımı, hizmet süresi, işçilik alacaklarına hak kazanma, kıdem tazminatı hesabına esas ücret ve faiz konularında toplandığını belirtti.
Daire, davalı Belediye vekilinin temyiz itirazlarının büyük bölümünü yerinde görmedi. Ancak hesaplama yöntemi yönünden bozma kararı verdi.
Somut olayda davacının son ay olan Haziran 2019 bordrosunda 13 günlük çalışma karşılığı brüt 3.691,20 TL ücret tahakkuk ettirildiği tespit edildi. Bilirkişi raporunda, davacının son bir yıllık dönemde toplam 162 gün çalıştığı, aylık ortalama çalışma gün sayısının 13,5 olduğu kabul edilerek 3.833,17 TL tutar hesaplamaya esas alınmıştı.
Yargıtay, bu yöntemi hatalı buldu. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar olduğunu ve son ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtti.
Ancak dosyadaki ücret bordrolarında davacının kısmi süreli çalıştığı dönemde aylık çalışma günlerinin 13, 14 ve 15 gün şeklinde değiştiği, buna bağlı olarak aylık ücret ödemelerinin de değiştiği görüldü. Bu nedenle Yargıtay, aylık ücretin aydan aya değiştiği durumlarda son bir yılda ödenen ücretlerin toplamı üzerinden belirlenecek aylık ücret ortalamasının esas alınması gerektiğine karar verdi.
Karar Sonucu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını hesap yöntemi yönünden bozdu. Dosyanın, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Belediyenin asıl işveren olduğu işyerinde İstanbul Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları ve Seminerleri Organizasyonu Hizmet İşi (İSMEK) kapsamında 17.10.2003-30.06.2013 tarihleri arasında tam zamanlı, 01.07.2013-30.06.2019 tarihleri arasında ise yarı zamanlı olarak usta öğretici görevi ile çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 30.06.2019 tarihinde cep telefonuna gelen bir mesaj ile sonlandırıldığını, her ne kadar çıkış kodunda belirli süreli sözleşmenin sona ermesi yazılmış ise de davacı ile her sene yeni sözleşme yapılması nedeniyle artık iş ilişkisinin belirsiz süreli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, son dönem ücret bordrosuna göre 14 gün çalışmasının karşılığının net 2.739,78 TL olduğunu, işçilik hak ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket personeli olduğunu, davaya karşı zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili Belediye ile davacının çalıştığı şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, talep edilen alacak kalemlerinin yasal dayanağının olmadığını, davacının ödenmeyen herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Etkin Eğitim Org. Gemi İşl. ve Tur. Ltd. Şti. tarafından usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 17.10.2013-30.06.2013 tarihleri arasında tam zamanlı, 04.10.201330.06.2019 tarihleri arasında yarı zamanlı olarak davalı Belediyeye bağlı İSMEK ünvanlı işyerinde değişen alt işverenlere ait iş yerlerinde kesintisiz şekilde usta öğretici olarak çalıştığı, davalılar arasında İSMEK hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, davacının bu sözleşme kapsamında çalıştığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, işçilik alacaklarından müştereken sorumlu oldukları, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dosyada sunulan yıllık izin belgelerine ve davacının kıdemine göre bakiye 51 günlük yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi tarafından 16.06.2022 tarihli ek karar ile; davacı tarafından hüküm altına alınan alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde, hükme ibare eklenerek hükmün tamamlanması yönünde talepte bulunulmuş ise de talep içeriğinin ancak istinaf aşamasında değerlendirilebileceği, hükmün tamamlanması/tavzih ile taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların sınırlandırılıp genişletilemeyeceği gerekçesiyle davacının hükmün tamamlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hüküm altına alınan alacaklar yönünden İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu ancak davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi kabul edildiği dikkate alındığında, davalıların hükmedilen alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekirken bu yönde karar verilmemesinin hatalı olduğu, bu yöne ilişkin davacının istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Belediye vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili Belediyenin davada işveren sıfatı bulunmadığını, husumet itirazının bulunduğunu,
2. Davacının tüm hak edişlerinin eksiksiz ödendiğini,
3. Davacının kısmi zamanlı olarak çalıştığı saat süresi kadar Sosyal Güvenlik Kurumu primi yatırıldığını, bu nedenle kıdem tazminatı hesabında davacının mevsimlik işçi olduğu kabul edilerek kıdem süresi tespit edilirken hizmet süresinde çalışılmayan süreler hesap dışında tutularak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca kıdem tazminatının hesabının son ücret üzerinden yapılması gerektiğinden hesaplamada esas alınacak ücretin işçinin kısmi çalışma karşılığı aldığı ücret olması gerektiğini, kıdem tazminatının davacının işten ayrıldığı son ay olan, dosyaya sunulan (Haziran 2019) bordrosundaki brüt ücreti 3.691,20 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini,
4. Davacı belirli süreli iş sözleşmeleri çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yaz ayları ve sömestr dönemlerinde yıllık izin kullandığından yıllık ücretli izin talebinin de reddi gerektiğini,
5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu düzenlendiğini, afaki ve hatalı hesaplamalara dayandığını, raporlara itirazlarının değerlendirilmediğini, hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yanılgılı bir sonuca ulaşıldığını,
6. Zamanaşımı def’inin dikkate alınmadığını,
7. Dosyaya sunulan cevaplarının dikkate alınmadığını, davacının talepleri doğrultusunda yargılama yapıldığını, davalı tarafça ileri sürülen itirazlar dinlenmediği gibi gerekçesiz şekilde reddedildiğini,
8. Hükmedilen alacaklara davacı hak kazanmadığı gibi faiz oranları ve faiz başlangıç miktarlarının hatalı olduğunu, gerçekleri yansıtmayan kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; husumet, zamanaşımı, hizmet süresi, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı, kıdem tazminatı hesabına esas alınacak ücret miktarı ve faiz hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Belediye vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, davalı Belediyenin asıl işveren olduğu işyerinde İSMEK kapsamında usta öğretici olarak çalışan davacının çalıştığı son ay olan 2019 yılının Haziran ayı ücret bordrosunda, 13 günlük çalışma karşılığı brüt 3.691,20 TL ücret tahakkuk ettirildiği görülmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından; davacının 01.07.2018-30.06.2019 tarihleri arasında geçen bir yıllık çalışma döneminde toplam çalışma gün sayısının 162 gün olduğu, aylık çalışma gün sayısının ortalama 13,5 olarak tespit edildiği, davacıya ait 2019 yılının Haziran ayı ücret bordosunun tetkikinde, 13 günlük çalışması karşılığında 3.691,20 TL ücret ödendiği, bu tutarın yarı zamanlı dönem için 13,5 gün karşılığının 3.833,17 TL olduğu belirtilerek, bu tutar hesaplamalara esas alınmış ise de hesap yönteminin hatalı olduğu görülmektedir.
Kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar olup son ücret üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde davacının kısmi zamanlı çalıştığı dönemde aylık çalıştığı gün sayılarının 13, 14, 15 şeklinde değiştiği, buna göre her ay değişen tutarlarda ücret ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir. Başka bir deyişle davacının aylık ücretinin aydan aya değişmesi durumu söz konusudur. Bu hâlde, son bir yılda ödenen ücretlerin toplamı üzerinden belirlenecek aylık ücret ortalaması esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
Kısmi Süreli Çalışmada Kıdem Tazminatı Hangi Ücret Üzerinden Hesaplanır? Karara göre, işçinin aylık çalışma günleri ve buna bağlı ücretleri değişiyorsa, son bir yılda ödenen ücretlerin toplamı üzerinden belirlenecek aylık ücret ortalaması esas alınmalıdır.
Yargıtay Bu Dosyada Hangi Gerekçeyle Bozma Kararı Verdi? Yargıtay, bilirkişi raporunda kullanılan ücret hesaplama yöntemini hatalı buldu. Davacının aylık ücretinin kısmi çalışma nedeniyle aydan aya değiştiği dikkate alınarak, son bir yıllık ücret toplamı üzerinden aylık ortalama ücret belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Karar Sadece Kıdem Tazminatıyla Mı İlgilidir? Hayır. Kararda kıdem tazminatı yanında ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı hesabı da değerlendirilmiştir. Bu alacakların iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar olduğu belirtilmiştir.
Davacının Çalışması Tam Zamanlı Mıydı? Davacı, belirli bir dönem tam zamanlı, daha sonraki dönemde ise yarı zamanlı/kısmi süreli olarak usta öğretici göreviyle çalıştığını ileri sürmüştür.
Yargıtay Davalı Belediyenin Tüm Temyiz İtirazlarını Kabul Etti Mi? Hayır. Yargıtay, davalı Belediye vekilinin bozma gerekçesi dışında kalan temyiz itirazlarını yerinde görmedi. Bozma, esas olarak hesaplamaya esas alınacak ücret yöntemine ilişkindir.