Erol SÖNMEZOCAK
SMMM
[email protected]
Yetkililer tarafında ihracatımızın rekor düzeyde artığı, Cumhuriyet tarihinin en yüksek tutarında artış olduğu her ay beyan edilmektedir. İhracat arttı denirken ihracat bedellerinin en geç 180 gün içerisinde yurda getirilmesi koşulundan vazgeçilmemektedir. Ayrıca yurda getirilen ihracat bedellerinin en az %35 tutarının da bozdurmak zorunluluğu da devam etmektedir.
İhracat Genelgesi’nin Ek-3’üncü maddesi uyarınca, “İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) veya Döviz Alım Belgesi (DAB) düzenlenen ihracat bedellerinin en az %25’inin ilgili bankaya satılması zorunludur” hükmü bulunmasına rağmen, 02.05.2025 tarihinde, İhracat Genelgesi’ne eklenen Geçici 2’nci madde ile 05.05.2025 – 31.07.2025 tarihleri arasında bu oran %35 olarak uygulanmıştır.
Daha sonra, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, İhracat Genelgesi’ne eklenen Geçici maddelerle bu süreler defalarca uzatmıştır.
Son olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 29.04.2026 tarihli ve 4736908 sayılı yazısına istinaden TCMB İhracat Genelgesi’ne Geçici Madde 4 eklenmiştir.
Yapılan düzenlemeye göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.07.2026 tarihi dahil olmak üzere, İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) veya Döviz Alım Belgesi (DAB) düzenlenen ihracat bedellerinin en az %35’inin, belgeyi düzenleyen bankaya satılması uygulaması devam edecektir. [1]
İlgili madde:
Geçici Madde 4 – Güncel Uygulama Özeti:
- “Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 31/07/2026(dahil) tarihine kadar İBKB’ye veya DAB’a bağlanan ihracat bedellerinin en az %35’i İBKB’yi veya DAB’ı düzenleyen bankaya satılır. Bu bedeller bankaca Merkez Bankası tarafından ilan edilen ve işlem günü için geçerli döviz alış kuru üzerinden aynı gün Merkez Bankasına satılır ve Merkez Bankasının banka nezdindeki hesabına aktarılır. Söz konusu tutarın tam karşılığı banka tarafından ihracatçıya Türk parası olarak ödenir”[2]
Yukarda geniş bir açıklamasını yaptığım döviz bozdurma zorunluluğu konusunda, 29.04.2026 de yayınlanan ihracat genelgesi geçici madde 4’te yapılan ek ile “Yürürlük süresi: 1 Mayıs 2026 tarihinden itibaren geçerli olan uygulama, 31.07.2026 (dahil) tarihine kadar uzatılmıştır. Zorunlu satış oranı: İhracat bedelinin en az %35’i, İBKB veya DAB’ı düzenleyen bankaya satılmak zorundadır” hükmü getirilmiştir.
İhracat bedellerinin merkez bankasına bozdurulma zorunluk süresi ve oranı devam ederken ve yeri gelmişken ihracatlarla ilgili bir üç kısa konuyu da anımsatmak isterim.
1- İhracat bedelini yurda getirmeyenler hakkında uygulanacak cezalar:
İhracat bedellerinin yurda getirilmesi hakkında yayınlanmış olan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’e göre; “Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez”[3] hükmü bulunmaktadır.
Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde olayın içeriğini belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. Vergi dairesi 90 günlük ihtar süresinde ihracat bedeli yurda getirilmezse ya da ek süre alınmazsa doğrudan savcılığa ihbarda bulunacaktır. Savcılık ise ayrı bir soruşturma yapmadan vergi dairesinden gelen ihbara istinaden ihracatçı şirkete para cezası düzenlemektedir.
İhracat bedelinin yurda getirilmemesi durumundan iki tür ceza uygulanacaktır. Birinci tur ceza; Maktu Ceza. Diğer ceza ise Nispi oranlara uygulanacak cezadır. Nispi ceza ihracat bedelinin %5 i miktarında uygulanacaktır. Bununla birlikte, idari para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere de nispi değil, maktu ceza verilecektir Öte yandan bu şekilde verilecek maktu cezanın tutarına da bir üst sınır konulmuştur. Maktu ceza, yurda getirilmesi gereken ihracat bedelinin %2,5’ini geçemeyecektir. İhracat bedelinin yurda getirmeyen şirket ise şirket tüzel kişiliğine ceza kesilecektir.
Yukarıda belirtilen ceza türleri ve ceza tutarları, İhracat bedelinin yurda getirilmesinde %50 ve %100 istisna tanınan ülkeleri kapsamamaktadır. Ayrıca ihracatçının serbest kullanımına bırakılan dövizleri de kapsamamaktadır.
2- İhracat bedellerinin yurda getirilemediği durumlarında mücbir sebep nedeniyle gecikme süresi alınabilir mi?
İhracatçı firmanın dava açması ve davaya ilişkin belgeleri dış temsilciliklerimizce şerh veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmî Belgelerin Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre apostil edilmesi durumunda mücbir sebep hali oluşmaktadır. Mücbir sebep hali oluştuğundan ötürü ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü mücbir sebep kapsamında altışar aylık dönemler itibarıyla ek süre vermesi gerekmektedir.
Ancak ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü durumu “mücbir sebep hali” olarak değerlendirip mutlaka ek süre vermesi gerekir. İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğünün bu konu da takdir yetkisi bulunmamaktadır.
3- Mücbir sebep hali durumunda ne kadar süre verilebilir?
Mücbir sebebin devamı müddetince altışar aylık dönemler itibarıyla ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce ek süre verilir.
Mücbir sebeplerin varlığı nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce verilen 24 aylık ek sürenin sonunda mücbir sebebin devamının belgelenmesi halinde açık İhracat hesabının kapatılmasına İlişkin talepler Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır.[4]
4- Terkin
Küçük ihracatçıları korumak amacıyla belli rakama kadar olan ihracat tutarları terkin edilir. Şu anki tebliğe göre; 15.000-ABD doları veya eşitine kadar noksanlığı olan ihracat hesapları ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın doğrudan bankalarca, 90 günlük ihtarname süresi ile ek süreler içinde ise ilgili Vergi Dairesi Başkanlığı/Müdürlüğünce, terkin edilir
5- Uygulanılacak Cezalar
Tebliğde belirtilen sürelerde yurda getirilmeyen ihracat bedelleri hakkında cezalar uygulanmaktadır. Bu cezalar kısacası;
Merkez Bankası İhracat Genelgesinin 28.maddesinin 1.fıkrası kapsamındaki işlemlerden 90 günlük ihtar süresi sonunda kapatılmayanlar için Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince Cumhuriyet Savcılıklarına 1567 sayılı Kanun uyarınca yasal işlem başlatılmasını teminen bildirimde bulunulur ve Hazine ve Maliye Bakanlığında ihbara ilişkin bilgi verilir.
2- Bu çerçevede; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 sayılı Tebliğin 8.maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında söz konusu mükellefe bahse konu ihracat hesaplarının kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderildiği halde, ihracat bedelinin tamamının yurda getirildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmez ve hesap kapatılmaz ise, ilgili Cumhuriyet Savcılığınca 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; her bir Gümrük Beyannamesi kapsamında gerçekleştirilen ihracata ilişkin bedelin eylem tarihi itibarıyla % 5’i tutarında İdari Para Cezası verilir. Ancak, “verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde iki buçuğundan fazla olamaz”.
6- İhracatta vergisel avantajlar;
A- İndirimli kurumlar vergisi (KV): İhracatçı şirketlere tanınan vergi avantalarının başında, indirimli KV gelir. İhracat yapan kurumların sadece ihracattan elde ettikleri kazançlara KV 5 puan indirimli uygulanır. Dolayısıyla, halen normal KV oranı %25 olduğu için, ihracat kazançları için oran %20’dir. İndirimli oran, aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı veya tedarikçi kurumların, dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için de geçerlidir.
B- Hizmet İhracatlarında Kurumlar ve gelir Vergisi İndirimi: Bazı teknik hizmetlerin ihracı çerçevesinde elde edilen kazancın %100’ nün matrah hesabında indirim yapılması mümkündür. Bunun anlamı, söz konusu kazancın üzerinden KV ödenmeyecek olmasıdır. Bu hizmetler, mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, veri saklama hizmetleri ve ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak verilen eğitim ve sağlık hizmetleridir. Gider indirimi için, yurt dışında yerleşik/mukim kişinin, bu alanlarda faaliyette bulunan Türkiye’deki şirketin Türkiye’de verdiği hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanması şarttır. Ayrıca söz konusu kazancın, elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi zorunludur.
Kurumlar vergisinde kazanç indirimi konusu “Asgari Kurumlar Vergisi” uygulaması olmadan önce geçerliydi. Belirtilen kazanç indirimi avantajı en son 2024 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde geçerli olmuştur.
Hizmet ihracatı gelirleri de 01.01.2025 tarihinden itibaren yurt içi asgari kurumlar vergisine tabidir.
Dipnotlar:
[1] Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 29.04.2026 tarihli ve 4736908 sayılı yazısına istinaden TCMB İhracat Genelgesi’ne Geçici Madde 4
[2] Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. (2025). İhracat Genelgesi (Geçici Madde 3).
[3] Hazine ve Maliye Bakanlığı. (2018). Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) (No: 2018-32/48), Resmî Gazete, 04.09.2018, Sayı: 30525, md. 3.
[4] Mehmet Can Kart, İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi Uygulamaları (Vergi/Algı, 08.09.2025).