Necati AKBABA
Yeminli Mali Müşavir
[email protected]
Değerli meslektaşlarım,
Bugün bu platformda sadece bir meslek grubunun sorunlarını değil, adaletin, emeğin ve hakkaniyetin mücadelesini konuşmak için iletişimdeyiz.
Türkiye’de dijital dönüşüm, devletin maliyetlerini düşürdü, verimliliği artırdı ve kamu hizmetlerini modernleştirdi.
OECD’nin 2023 raporuna göre Türkiye bu sayede operasyonel maliyetlerinde %78 azalma sağladı.
Bu başarı hikayesinin görünmeyen kahramanları ise bizleriz:
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) ve Yeminli Mali Müşavirler (YMM).
Ancak acı bir gerçek var:
Dijital dönüşümün yükünü biz çekerken, bu dönüşümün kazancından tek kuruş pay alamıyoruz.
Daha da kötüsü, bu durum hukuken ANGARYADIR!
Angarya: Anayasal Bir Yasak
SONGMICS Ofis sandalyesi, çalışma masası sandalyesi, müdür koltuğuYüksekliği ayarlanabilir, ev ofisi, çalışma odası, krem beyazı, kamel kahverengisiAmazon'da İncele
Pelonis Ofis Tipi Uzaktan Kumandalı Vantilatör 36dB Sessiz Çalışma60-111cm Ayarlanabilir Yükseklik Dikey ve Yatay Eksende SalınımAmazon'da İncele
Lenovo LOQ 15ARP10E NotebookNVIDIA GeForce RTX 4050 6GB GDDR6 65W | AMD Ryzen 7 7735HS | 16GB DDR5 RAM | 512GB NVMe M2 SSD | FreeDOSAmazon'da İncele
Günlük Tarihsiz Spiralli PlanlayıcıA5 Boyutu 120 YaprakAmazon'da İncele
Pelonis Masa Fanı, 38dB Sessiz Çalışma 100° Dikey Hareket3 Kademeli Güç Seçeneği SiyahAmazon'da İncele
Apple iPhone 17 Pro 512 GBProMotion teknolojisine sahip 6.3 inç ekran, A19 Pro Çip, Çığır Açıcı Pil Ömrü, Center Stage Ön Kamera özellikli Pro Fusion Kamera Sistemi; Kozmik TuruncuAmazon'da İncele
Amazon Associate #reklam
Değerli arkadaşlar,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 18. maddesi açıktır:
“Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.”
Peki bugün bizim yaşadığımız nedir?
- Devletin memurlarının yaptığı işleri ücretsiz olarak biz üstleniyoruz.
- Elektronik beyanname, e-defter, SGK bildirgeleri, TÜİK formları, turizm ve çevre beyannameleri…
- Bu işlemlerin hepsi, bedelsiz olarak bizim sırtımıza yükleniyor.
Bu yalnızca ekonomik bir haksızlık değil, anayasal bir ihlaldir.
Devlet, kendi memurlarına maaş ödediği işi bizlere ücretsiz yaptırarak, mesleğimizi gizli bir kamu personeli gibi kullanmaktadır.
Buna artık sessiz kalamayız!
Devletin Tasarrufu Bizim Emeğimizle Sağlanıyor
Türkiye’de kamu kurumları dijitalleşmeyle büyük tasarruf elde etti.
Ama bu tasarrufun arkasında bizim uykusuz gecelerimiz, ofis maliyetlerimiz ve hukuki sorumluluğumuz var.
Somut verilerle tablo:
- Vergi beyannamelerinin elektronik verilmesiyle işlem maliyeti %82,5 azaldı.
- SGK işlemleri dijitalleşince devlet yılda 1,8 milyar USD tasarruf etti.
- TÜİK formlarının elektronik verilmesiyle personel ve operasyon maliyetleri %25 düştü.
- Çevresel beyanlarla ilgili maliyetlerde %30 tasarruf sağlandı.
- Elde somut bir veri olmasa da turizme katkı payı beyanları ile ilgili maliyetlerde de %25-%30 tasarruf sağlandığı söylenebilir.
Peki bu büyük tasarruf kimden geldi?
Bizden!
Ama bu tasarrufun bir kuruşu bile bize hizmet bedeli olarak ödenmedi.
Hizmet Bedeli Hakkımızdır
Değerli meslektaşlarım,
Devletin bu tasarrufları bizim emeğimiz sayesinde gerçekleştiği için, bu emeğin karşılığını almak bir lütuf değil yasal bir zorunluluktur.
Önerimiz net ve adil:
Dijitalleşmeden fayda sağlayan Gelir İdaresi, SGK, TÜİK, Turizm Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı gibi kurumların bütçelerinden, SMMM ve YMM’lere resmi bir hizmet bedeli ödenmelidir.
Kurumlara Göre Hizmet Bedeli Önerileri
1. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB):
Yılda 15 milyon beyanname elektronik olarak bizden geçiyor.
Beyanname başına 50 TL’lik resmi hizmet bedeli → 750 milyon TL yıllık ödeme.
2. SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu):
SGK, dijitalleşme sayesinde yılda 1,8 milyar USD tasarruf ediyor.
Bu tasarrufun %20’si meslek mensuplarına ayrılmalıdır.
3. TÜİK, Turizm ve Çevresel Beyanlar:
TÜİK’in veri toplama maliyetleri %25 azaldıysa,
Bu faydanın küçük bir kısmı (%20) bile meslek mensuplarına aktarılabilir.
Angaryaya Son: Hukuki Mücadele Başlatılmalıdır!
Değerli meslektaşlarım,
Bu durum sadece bir mesleki sorun değil, hukuki bir haksızlıktır.
Bizim görevimiz, yalnızca hak talep etmek değil, bu hakkı almak için mücadele etmektir.
Meslek örgütümüz, bu konuda hukuki bir seferberlik başlatmalıdır:
- Danıştay ve Anayasa Mahkemesi nezdinde davalar açarak,
- “Bedelsiz çalışma” zorunluluğunun angarya olduğu tespit edilerek iptali sağlanmalı,
- Uluslararası meslek örgütleri ve OECD gibi kuruluşlara resmi rapor sunularak uluslararası farkındalık yaratılmalı,
- Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru yapılmalıdır.
Bu, yalnızca bizim değil, gelecek nesil mali müşavirlerin de mücadelesidir.
Somut Model: Dijital Emek Payı Fonu
Hukuki mücadele sürerken, adil bir çözüm için Dijital Emek Payı Fonu kurulmalıdır.
- Fon, dijitalleşmeden fayda sağlayan kurumların tasarruf bütçelerinden %10-15 katkı ile oluşturulacaktır.
- Meslek mensuplarına, yaptığı işlem sayısına göre otomatik hizmet bedeli ödemesi yapılacaktır.
- Bu sistemle birlikte meslek bağımsızlığı güçlenecek, kamu hizmetleri daha kaliteli hale gelecektir.
Beklenen sonuç:
- Yıllık 8-10 milyar USD tasarrufun yalnızca %15’i aktarılırsa → 1,2-1,5 milyar USD doğrudan meslek mensuplarına ödenebilir.
- Devlet yük yaşamaz, bizler emeğimizin karşılığını alırız.
Taleplerimiz
1. Angaryaya Son:
Bedelsiz yükümlülükler derhal kaldırılmalıdır.
Bu yükümlülükler, Anayasa’nın 18. maddesi uyarınca yasaktır.
2. Hizmet Bedeli Yasası:
Gelir İdaresi, SGK, TÜİK, Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçelerinden ödeme yapılmasını düzenleyen kanun çıkarılmalıdır.
3. Meslek Onuru ve Danışma Hakkı:
Yeni dijital uygulamalarda SMMM ve YMM odalarının onayı zorunlu olmalıdır.
4. Cezaların Düzenlenmesi:
Dijital sistem hatalarından kaynaklanan cezalardan meslek mensupları sorumlu tutulamaz.
Son Söz: Artık Sessiz Kalmayacağız
Değerli arkadaşlarım,
Bugün dijital dönüşüm, devlete milyarlarca dolar tasarruf sağlıyorsa, bunun tek sebebi bizim emeğimizdir.
Ama emeğimiz ücretsiz ve zorunlu bir kamu hizmetine dönüştürülmüştür.
Bu, yalnızca haksızlık değil, angaryadır ve hukuken suçtur.
Bizler, bu angaryaya karşı sessiz kalmayacağız!
Meslek örgütümüzün, hukuk zemininde mücadele vermesi, dava açması, ulusal ve uluslararası her platformda bu gerçeği dile getirmesi bir zorunluluktur.
Birlikte haykırıyoruz:
“Angaryaya son, emeğe saygı!”
“Tasarrufun mimarı biziz, kazancın da ortağı olacağız!”