Danıştay Dokuzuncu Dairesine Ait Kararlar
09 Nisan 2026 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 33219
Danıştay Dokuzuncu Daire Başkanlığından:
Esas No : 2025/5438
Karar No: 2026/315
Danıştay Dokuzuncu Daire Başkanlığından:
Esas No : 2025/5439
Karar No-.2026/316
ÖZET:
Danıştay’dan Emsal Karar: 174 TL’lik Vergi Davasında 10.500 TL Vekâlet Ücreti Hukuka Aykırı
Resmî Gazete’nin 9 Nisan 2026 tarihli sayısında yayımlanan iki ayrı Danıştay Dokuzuncu Daire kararı, çok düşük tutarlı vergi uyuşmazlıklarında davacı aleyhine yüksek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka uygun olup olmadığına odaklanıyor. Kararlar; E:2025/5438, K:2026/315 ve E:2025/5439, K:2026/316 sayılı dosyalara ilişkin. Her iki dosyada da dava konusu tutar 174 TL değerli kâğıt bedeli ve buna bağlı iptal-iade talebi. Buna rağmen ilk derece mahkemesince davacılar aleyhine 10.500 TL vekâlet ücreti değerlendirmesi yapılmış olması tartışma konusu olmuş.
İlk karar, Trabzon 3. Noterliği’nin 17/01/2024 tarihli işlemine; ikinci karar ise Dernekpazarı Noterliği’nin 10/01/2024 tarihli işlemine ilişkin. Her iki davada da Trabzon Vergi Mahkemesi, davaları reddetmiş ve vekâlet ücreti yönünden 2024 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ndeki maktu tutarı esas almış. Danıştay Başsavcılığı ise özellikle vekâlet ücretine ilişkin bu kısmın kanun yararına temyiz yoluyla bozulmasını istemiş.
Danıştay’ın temel tespiti şu oldu: Dava konusu para ile değerlendirilebilir nitelikteyse, vekâlet ücreti belirlenirken yalnızca maktu tarifeye bakılamaz; ayrıca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ilgili hükmü gereği “hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” Bu nedenle dava değeri 174 TL iken, davacı aleyhine 10.500 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuki ölçülülükle bağdaşmaz. Danıştay, bu uygulamanın mahkemeye erişim hakkını, hak arama özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını zedeleyebileceğini açık biçimde vurguladı.
Kararların en önemli yönü, Danıştay kararı, vekâlet ücreti, vergi davası ve mahkemeye erişim hakkı kavramlarını aynı çerçevede değerlendirmesi. Daireye göre, düşük tutarlı bir uyuşmazlıkta dava değerinin katbekat üzerinde vekâlet ücretine hükmedilmesi, bireye aşırı ve orantısız yük bindirir. Bu durum, kişilerin küçük meblağlı olsa bile hukuka aykırı olduğunu düşündükleri işlem ve tahsilatlara karşı dava açmasını caydırabilir. Mahkeme de tam olarak bu caydırıcı etkiye dikkat çekti.
Danıştay ayrıca 2024 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde vergi mahkemeleri için duruşmasız işlerde 10.500 TL, duruşmalı işlerde 20.900 TL maktu ücret öngörüldüğünü hatırlattı; ancak para ile değerlendirilebilir davalarda Tarife’nin ikinci fıkrasındaki üst sınırın göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Yani tarife hükümleri birlikte okunmalı; vatandaşın aleyhine, dava değerini aşan ve hakkaniyeti bozan bir sonuç çıkarılmamalı.
Sonuç olarak Danıştay, her iki dosyada da Trabzon Vergi Mahkemesi kararlarının yalnızca vekâlet ücretine ilişkin kısmını kanun yararına bozdu. Burada önemli bir teknik nokta var: Kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararın taraflar bakımından tüm sonuçlarını otomatik olarak ortadan kaldıran bir yol değil; daha çok uygulamadaki hukuka aykırılığı tespit edip geleceğe dönük içtihat ve uygulama birliği sağlamaya yarıyor. Bu yüzden karar, özellikle benzer uyuşmazlıklarda alt derece mahkemeleri için güçlü bir yol gösterici niteliğinde.
Vatandaşı ve tüketiciyi ilgilendiren bölüm neden önemli?
Bu kararlar klasik anlamda bir “tüketici mahkemesi” kararı değil. Ancak vatandaşın küçük tutarlı kamu alacağı, noter kaynaklı bedel, harç benzeri tahsilat veya benzeri düşük meblağlı işlemlere karşı yargı yoluna başvururken karşılaşabileceği aşırı vekâlet ücreti riskini doğrudan ilgilendiriyor. Özellikle düşük tutarlı uyuşmazlıklarda, “174 TL için dava açarsam 10.500 TL vekâlet ücretiyle karşılaşır mıyım?” endişesinin hak arama özgürlüğünü baskılamaması gerektiği Danıştay tarafından net biçimde ortaya konmuş oldu. Bu yönüyle karar, vatandaş lehine önemli bir güvence mesajı veriyor.
Özetle;
Danıştay’ın bu iki emsal kararına göre, düşük tutarlı ve para ile ölçülebilen vergi uyuşmazlıklarında davacı aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, dava konusunun değerini aşacak şekilde uygulanamaz. 174 TL’lik bir uyuşmazlıkta 10.500 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi; ölçülülük, mülkiyet hakkı ve mahkemeye erişim hakkı bakımından hukuka aykırı bulundu.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
1) Danıştay bu kararlarda neye karar verdi? Danıştay, 174 TL’lik değerli kâğıt bedeline ilişkin davalarda, davacı aleyhine 10.500 TL vekâlet ücretine hükmedilmesini hukuka aykırı bularak, ilk derece kararlarının vekâlet ücretine ilişkin kısmını kanun yararına bozdu.
2) Karar neden emsal niteliğinde? Çünkü karar, düşük tutarlı vergi davalarında vekâlet ücretinin dava değerini aşacak şekilde uygulanamayacağını; aksi halde mahkemeye erişim hakkının ve mülkiyet hakkının zedelenebileceğini vurguluyor.
3) 10.500 TL vekâlet ücreti neden sorunlu görüldü? Dava konusu yalnızca 174 TL olduğu halde, bunun çok üzerinde bir vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesi orantısız bulundu. Danıştay, bu durumun kişiyi dava açmaktan caydırabileceğini belirtti.
4) Bu karar sadece vergi davaları için mi önemli? Doğrudan vergi mahkemesi kararlarıyla ilgili olsa da, düşük tutarlı uyuşmazlıklarda yargıya erişim ve ölçülülük ilkesi bakımından daha geniş bir tartışmaya ışık tutuyor. Özellikle vatandaşın küçük tutarlı kamu işlemlerine karşı dava açma cesareti bakımından önem taşıyor.
5) Kanun yararına bozma ne anlama geliyor? Bu yol, kesinleşmiş bir karardaki hukuka aykırılığı tespit ederek uygulamaya yön vermeyi amaçlar. Tarafların somut dosyadaki tüm hukuki sonuçları otomatik olarak değişmez; fakat benzer davalar için ciddi bir içtihat değeri taşır.
6) Kararda hangi haklar öne çıktı? Mahkemeye erişim hakkı, hak arama özgürlüğü, mülkiyet hakkı ve ölçülülük ilkesi öne çıktı. Danıştay, bu haklar arasında adil dengenin korunması gerektiğini vurguladı.