Dünya Bankası’nın küresel finansal veri tabanı olan Global Findex’in 2024 yılına ait en güncel mikro verileri, Türkiye’de dijital finansal kullanımın artık erişimden çok kullanım yoğunluğu ekseninde ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Doç. Dr. Melik Ertuğrul‘un BDDK Bankacılık ve Finansal Piyasalar Dergisi’nin 2026 yılı ilk sayısında yayımlanan araştırması, bu tablonun arkasındaki sosyoekonomik ve demografik dinamikleri mercek altına alıyor.
Türkiye’de mobil para hesabı veya banka hesabına sahip olmayan bireylerin oranı, 2011 yılındaki yüzde kırkın üzerindeki seviyeden 2024 itibarıyla yaklaşık yüzde on beşe geriledi. Bu çarpıcı düşüş, ülkemizde finansal erişim sorununun büyük ölçüde aşıldığını ortaya koyuyor. Araştırmacı tam da bu noktada kritik bir saptama yapıyor: Asıl mesele artık sisteme dahil olmak değil, sistemi aktif biçimde kullanmak.
Yöntem
Ertuğrul, araştırmasında dijital finansal kullanımı ölçmek amacıyla sekiz farklı gösterge seçti. Bu göstergeler; şube dışı kanallarla hesaba erişim, cep telefonu veya internet üzerinden bakiye sorgulama ve kontrol etme, fatura ödeme, çevrimiçi alışveriş, mağaza içi dijital ödeme ile yurt içi para transferi gönderme ve alma işlemlerini kapsıyor. Söz konusu göstergeler Temel Bileşenler Analizi aracılığıyla tek bir dijital finansal kullanım endeksine dönüştürüldü. Ardından bu endeksin belirleyicileri hem doğrusal regresyon hem de dağılım temelli kantil regresyon yöntemleriyle incelendi. Analizler, 811 bireyden oluşan bir örneklem üzerinde gerçekleştirildi.
Cinsiyet ve Yaş Beklentileri Karşılamadı
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, cinsiyetin dijital finansal kullanım üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin saptanamamış olması. Bu sonuç, ataerkil toplum yapısı ve kadınların finansal sisteme erişimindeki engeller gerekçesiyle cinsiyet ayrımının belirleyici olacağı yönündeki beklentilerin aksine, ülkemizde dijital finansal kullanımın cinsiyetten bağımsız biçimde sosyoekonomik ve yapısal faktörlerce şekillendiğine işaret ediyor.
Yaş değişkeni ise ilginç bir tablo ortaya koyuyor. İlk bakışta dijital finansal kullanım ile yaş arasında küçük ve negatif bir ilişki göze çarpıyor. Ancak akıllı telefon sahipliği modele eklendiğinde bu ilişki anlamsızlaşıyor. Başka bir deyişle yaş, dijital finansal kullanımı doğrudan değil, teknolojik araçlara erişim üzerinden dolaylı biçimde etkiliyor.
Eğitim ve Gelir Belirleyici Rol Üstleniyor
Eğitim düzeyi, dijital finansal kullanımı en tutarlı biçimde artıran değişkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Ortaöğretim mezunu olmak bile dijital finansal kullanımı anlamlı ölçüde yükseltiyor; yükseköğretim mezunlarında bu etki daha da belirginleşiyor. Bu bulgu, dijital finansal kullanımın yalnızca altyapıya erişimle değil, aynı zamanda eğitim temelli beceriler ve teknolojiye yatkınlıkla da doğrudan bağlantılı olduğunu gözler önüne seriyor.
Gelir düzeyi de benzer bir örüntü sergiliyor. Orta, orta-üst ve üst gelir gruplarında dijital finansal kullanım anlamlı biçimde yüksek çıkarken alt ve orta-alt gelir gruplarında bu kullanımın görece sınırlı kaldığı görülüyor. Araştırmacı bu bulguyu, düşük gelir gruplarının dijital finansal sistemle etkileşiminde maliyet ve benzeri engellerle karşı karşıya kalabileceği şeklinde yorumluyor.
SONGMICS Ofis sandalyesi, çalışma masası sandalyesi, müdür koltuğuYüksekliği ayarlanabilir, ev ofisi, çalışma odası, krem beyazı, kamel kahverengisiAmazon'da İncele
Pelonis Ofis Tipi Uzaktan Kumandalı Vantilatör 36dB Sessiz Çalışma60-111cm Ayarlanabilir Yükseklik Dikey ve Yatay Eksende SalınımAmazon'da İncele
Lenovo LOQ 15ARP10E NotebookNVIDIA GeForce RTX 4050 6GB GDDR6 65W | AMD Ryzen 7 7735HS | 16GB DDR5 RAM | 512GB NVMe M2 SSD | FreeDOSAmazon'da İncele
Günlük Tarihsiz Spiralli PlanlayıcıA5 Boyutu 120 YaprakAmazon'da İncele
Pelonis Masa Fanı, 38dB Sessiz Çalışma 100° Dikey Hareket3 Kademeli Güç Seçeneği SiyahAmazon'da İncele
Apple iPhone 17 Pro 512 GBProMotion teknolojisine sahip 6.3 inç ekran, A19 Pro Çip, Çığır Açıcı Pil Ömrü, Center Stage Ön Kamera özellikli Pro Fusion Kamera Sistemi; Kozmik TuruncuAmazon'da İncele
Amazon Associate #reklam
Kent-Kırsal Ayrımı ve İstihdam
Kentte yaşamak, dijital finansal kullanımı pozitif yönde etkileyen bir diğer önemli faktör. Kentsel alanlardaki gelişmiş dijital altyapı ve ödeme ekosistemine entegrasyon, bu farklılığın temel kaynağı olarak değerlendiriliyor. Buna karşın kantil regresyon bulguları, yüksek kullanım diliminde kentte yaşama avantajının ortadan kalktığını gösteriyor; bu da belirli bir kullanım eşiğini aşan bireylerde mekansal faktörlerin önemini yitirdiğine işaret ediyor.
İşgücüne katılım da dijital finansal kullanımla güçlü bir ilişki sergiliyor. Çalışan bireyler, düzenli gelir akışları ve işlemsel ihtiyaçları nedeniyle dijital finansal hizmetlere çok daha sık başvuruyor. Öte yandan araştırma, işgücünde bulunmadığını beyan eden bireylerin büyük çoğunluğunun kırsal bölgelerde yaşadığını da ortaya koyuyor; bu durum istihdam ve kırsal kalkınma politikalarının birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Akıllı Telefon Sahipliği Kritik Eşik
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından bir diğeri, akıllı telefon sahipliğinin dijital finansal kullanım üzerindeki belirgin etkisi. Akıllı telefon sahibi olmak, bireyin dijital finansal sistemle etkileşimini güçlü biçimde artırıyor. Üstelik bu etki, orta ve üst kullanım dilimlerinde daha da belirginleşiyor. Buna karşın temel yani akıllı olmayan telefon sahipliğinin anlamlı bir etkisi bulunmuyor. Araştırmacı bu tabloyu şu şekilde özetliyor: Belirleyici olan teknolojik altyapının varlığı değil, niteliği.
Politika İçin Çok Boyutlu Bir Çerçeve
Araştırma bulguları, dijital finansal kullanımın artırılmasına yönelik politikaların yalnızca finansal erişim ekseninde tasarlanamayacağını açıkça ortaya koyuyor. Eğitim müfredatlarına dijital finansal okuryazarlığın erken yaşlarda eklenmesi, kırsal bölgelere yönelik altyapı yatırımlarının bölgesel ölçekte planlanması, düşük gelir gruplarına yönelik hedefli finansal destek mekanizmaları ve akıllı telefon erişimini kolaylaştıracak teşvik programları, araştırmacının öne çıkardığı başlıca politika önerileri arasında yer alıyor.
Sonuç olarak araştırma, Türkiye’de dijital finansal kullanımın sosyoekonomik ve teknolojik eşitsizlikler doğrultusunda belirgin farklılıklar gösterdiğini ve düşük gelirli, düşük eğitimli, kırsal bölgede yaşayan, işgücüne katılmayan ve akıllı telefon sahibi olmayan bireyler açısından bu kullanımın görece sınırlı kaldığını belgeleyen kapsamlı bir mikro analiz niteliği taşıyor.
Makaleye Erişim İçin Tıklayınız