T.C
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7.HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2026/598
Karar No. 2026/825
Tarihi: 13/04/2026
Fesih bildiriminde işten çıkarma nedeninin açık ve kesin biçimde gösterilmediğini belirleyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi, feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verdi. İşverence sağlanan servis hizmetinin parasal karşılığı ise boşta geçen süre ücreti hesabına dahil edilmedi.
Karar, “Yargıtay Kararları – Çalışma ve Toplum, 2026/2” içerisinde yayımlanmış olmakla birlikte Yargıtay kararı değil, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararıdır.
İş Sözleşmesi Gerekçe Gösterilmeden Feshedildi
Davacı işçi, …………………… Belediye Başkanlığının şirketi veya iştiraki olan ………………….. İnşaat Turizm ve Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi bünyesinde belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışıyordu.
İşçinin iş sözleşmesi, “Hizmet Akdi Fesih Bildirimidir” başlıklı yazıyla 15 Ocak 2025 tarihi itibarıyla sona erdirildi. Fesih bildiriminde, iş sözleşmesinin feshedildiği ve kıdem ile ihbar tazminatlarının arabuluculuk görüşmeleri sonrasında ödeneceği belirtildi. Ancak iş sözleşmesinin hangi somut nedenle feshedildiğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmedi.
Davacı, fesih işleminin 4857 sayılı İş Kanunu’na ve yerleşik yargı kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitini ve işe iadesini talep etti.
Davacı ayrıca, süresi içinde işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmaması durumunda işe başlatmama tazminatının sekiz aylık brüt ücreti üzerinden belirlenmesini ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık boşta geçen süre ücretinin ödenmesini istedi.
İlk Derece Mahkemesi İşe İade Kararı Verdi
İlk derece mahkemesi, davacının iş güvencesi hükümlerinden yararlandığını belirledi. Mahkeme, işveren tarafından yapılan fesih bildiriminin kanunda öngörülen şekil şartlarını taşımadığı sonucuna ulaştı.
Fesih sebebinin işçiye açık ve kesin biçimde bildirilmemesi nedeniyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildi.
SONGMICS Ofis sandalyesi, çalışma masası sandalyesi, müdür koltuğuYüksekliği ayarlanabilir, ev ofisi, çalışma odası, krem beyazı, kamel kahverengisiAmazon'da İncele
Pelonis Ofis Tipi Uzaktan Kumandalı Vantilatör 36dB Sessiz Çalışma60-111cm Ayarlanabilir Yükseklik Dikey ve Yatay Eksende SalınımAmazon'da İncele
Lenovo LOQ 15ARP10E NotebookNVIDIA GeForce RTX 4050 6GB GDDR6 65W | AMD Ryzen 7 7735HS | 16GB DDR5 RAM | 512GB NVMe M2 SSD | FreeDOSAmazon'da İncele
Günlük Tarihsiz Spiralli PlanlayıcıA5 Boyutu 120 YaprakAmazon'da İncele
Pelonis Masa Fanı, 38dB Sessiz Çalışma 100° Dikey Hareket3 Kademeli Güç Seçeneği SiyahAmazon'da İncele
Apple iPhone 17 Pro 512 GBProMotion teknolojisine sahip 6.3 inç ekran, A19 Pro Çip, Çığır Açıcı Pil Ömrü, Center Stage Ön Kamera özellikli Pro Fusion Kamera Sistemi; Kozmik TuruncuAmazon'da İncele
Amazon Associate #reklam
İşveren İstinafa Başvurdu
Amasya Belediye Başkanlığı vekili, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulundu.
İstinaf dilekçesinde özetle;
- İş sözleşmesinin işten çıkış kodu 4 kullanılarak sona erdirilmesinin geçerli bir feshe engel olmadığı,
- İşyerinin ihtiyaçları nedeniyle personel çıkarılmasının zorunlu hale geldiği,
- Tasarruf tedbirleri sonucunda istihdam fazlalığının ortaya çıktığı,
- Ekonomik sorunların çözümü için çeşitli önlemlerin uygulandığı,
- Feshin son çare olarak gerçekleştirildiği,
- İşe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin hesabında kullanılan ücretlerin hatalı olduğu,
- Bazı ücret eklerinin hesaplamaya iki defa dahil edildiği,
- İşveren tarafından sağlanan servis hizmetinin parasal karşılığının boşta geçen süre ücretine eklenemeyeceği
ileri sürüldü.
Fesih Sebebi Açık ve Kesin Bildirilmedi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, fesih sebebinin davacı işçiye açık ve kesin biçimde bildirilmediğini tespit etti.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapması ve fesih sebebini açık ve kesin biçimde göstermesi gerekiyor. İncelenen olayda fesih yazısında yalnızca iş sözleşmesinin sona erdirildiği belirtilmiş, işten çıkarma nedeni açıklanmamıştı.
Bölge Adliye Mahkemesi, kanunda öngörülen bu şekil şartına uyulmamasının feshi tek başına geçersiz hale getirdiğini kabul etti.
İşverenin daha sonra yargılama sırasında ekonomik neden, tasarruf tedbiri, norm kadro veya personel fazlalığı gibi gerekçeler ileri sürmesi, fesih bildirimindeki eksikliği ortadan kaldırmadı.
İşveren Feshin Kaçınılmaz Olduğunu Kanıtlayamadı
Mahkeme, işverenin ileri sürdüğü işletmesel nedenleri de dosyadaki deliller kapsamında değerlendirdi.
Kararda, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiğini ispat yükünün işverene ait olduğu belirtildi. Buna karşılık davalı işverenler tarafından;
- Norm kadro çalışması yapıldığını gösteren yeterli delil sunulmadığı,
- Personel sayısının azaltılması dışında hangi önlemlerin alındığının açıklanmadığı,
- Davacının eğitimine, pozisyonuna ve kadrosuna uygun başka bir iş bulunup bulunmadığının araştırıldığının kanıtlanmadığı,
- Aynı seviyede iş bulunamaması halinde davacıya daha alt seviyede bir iş teklif edildiğini gösteren belge bulunmadığı,
- Davacıya eğitim verilerek başka bir birimde görevlendirilme seçeneğinin değerlendirildiğinin ortaya konulamadığı,
- İşletmesel kararın tutarlı biçimde uygulandığının ispatlanamadığı
tespit edildi.
Bu nedenlerle işverenin feshin kaçınılmaz olduğunu ve feshe son çare olarak başvurulduğunu kanıtlayamadığı sonucuna varıldı.
Ücret Hesabına Yönelik İtirazların Büyük Bölümü Reddedildi
Davalı işveren, ilk derece mahkemesinin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti hesabına itiraz etti.
İşveren; çıplak brüt ücret ile giydirilmiş brüt ücretin yanlış belirlendiğini, bazı ücret eklerinin iki defa hesaplamaya dahil edildiğini ve servis yardımının parasal karşılığının boşta geçen süre ücretine eklendiğini ileri sürdü.
Bölge Adliye Mahkemesi, hesaplamaya esas çıplak brüt ücretin dava tarihindeki ücret bordroları dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verdi. İşverenin bu kapsamdaki istinaf itirazları reddedildi.
İstinaf başvurusu yalnızca işveren tarafından sağlanan servis hizmetinin boşta geçen süre ücretine dahil edilmesi yönünden kabul edildi.
Boşta Geçen Süre Ücretine Hangi Haklar Dahil Edilir?
Kararda, geçersiz fesih sonrasında işçinin işe iade için süresinde başvurması halinde en çok dört aylık boşta geçen süre ücretinin nasıl hesaplanacağı da açıklandı.
Boşta geçen süre, işçinin iş sözleşmesi devam ediyormuş gibi değerlendirilir. İşçinin bu dönemde çalışmaya devam etmesi halinde kazanacağı ücret ve para ile ölçülebilen diğer haklar hesaplamaya dahil edilir.
Buna göre;
- İkramiye,
- Gıda yardımı,
- Yakacak yardımı,
- İşçinin çalışmaya devam etmesi halinde hak kazanacağı diğer para ile ölçülebilen düzenli menfaatler
boşta geçen süre hesabında dikkate alınabilir.
Boşta geçen dört aylık dönem içinde ücret zammı yapılması veya yeni bir toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girmesi halinde hesaplamanın ilgili dönemler için ayrı ayrı yapılması gerekir.
Buna karşılık yalnızca fiili çalışma sonucunda doğabilecek;
- Fazla çalışma ücreti,
- Hafta tatilinde fiilen çalışma karşılığı ödenen ücret,
- Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde fiilen çalışma karşılığı ödenen ücret,
- Satışa veya performansa bağlı primler
boşta geçen süre ücretine dahil edilmez.
Servis Yardımının Parasal Karşılığı Hesaba Katılmadı
Uyuşmazlığın önemli noktalarından birini, işveren tarafından sağlanan servis hizmetinin parasal karşılığının boşta geçen süre ücretine eklenip eklenemeyeceği oluşturdu.
Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin fiilen çalışmadığı dört aylık dönemde servisle işe götürülüp getirilmesinin söz konusu olmadığını belirtti.
Mahkemeye göre işçi, işe gitmediği dönemde servis hizmetinden yararlanamaması nedeniyle doğrudan bir gelir kaybına uğramadı. İşçinin malvarlığında bir eksilme meydana gelmediği gibi servis hizmetinin yerine başka bir ulaşım harcaması yapmak zorunda kaldığı da kabul edilmedi.
Bu nedenle işveren tarafından ayni olarak sağlanan servis hizmetinin parasal karşılığının boşta geçen süre ücretine eklenmesi uygun bulunmadı.
Karar, işveren tarafından fiilen sağlanan servis hizmetiyle ilgilidir. Nakden ödenen düzenli yol yardımının boşta geçen süre hesabındaki durumu bu kararda ayrıca değerlendirilmemiştir.
İşe Başlatmama Tazminatı Dört Aylık Ücret Olarak Belirlendi
Bölge Adliye Mahkemesi, feshin geçersizliğine ve davacının ………………….. İnşaat Turizm ve Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketindeki işine iadesine karar verdi.
Davacının yasal süresi içinde işverene başvurmasına rağmen işe başlatılmaması halinde ödenecek işe başlatmama tazminatı, işçinin kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak dört aylık ücreti tutarında belirlendi.
İşe başlatmama tazminatı brüt 168.540 TL olarak tespit edildi. Bu tutardan Amasya Belediye Başkanlığı ile ………………………. Limited Şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verildi.
Boşta Geçen Süre Ücreti Tutarı
Kararın gerekçe bölümünde, aylık brüt 52.582,80 TL’den 1.278,96 TL tutarındaki servis bedeli çıkarıldı. Aylık brüt tutar 51.303,84 TL, dört aylık boşta geçen süre ücreti ise brüt 205.215,36 TL olarak hesaplandı.
Hüküm bölümünde boşta geçen en çok dört aylık süreye ilişkin ücret ve diğer hakların toplamı brüt 210.331,21 TL olarak gösterildi. Bu tutarın;
- Brüt 205.215,36 TL’sinden ……………… Belediye Başkanlığı ile ………………… Limited Şirketinin müştereken ve müteselsilen,
- Kalan bölümünden yalnızca …………………. Limited Şirketinin
sorumlu olduğu belirtildi.
Davacının işe başlatılması halinde daha önce ödenmiş kıdem ve ihbar tazminatlarının boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklardan mahsup edilmesine karar verildi.
İstinaf Başvurusu Kısmen Kabul Edildi
Bölge Adliye Mahkemesi, işverenin istinaf başvurusunu yalnızca servis hizmetinin parasal karşılığının boşta geçen süre ücretine eklenmemesi yönünden kabul etti.
İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kuruldu. Ancak feshin geçersizliği ve işçinin işe iadesine ilişkin sonuç değiştirilmedi.
Karar, 13 Nisan 2026 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı işverenler nezdinde 4857 sayılı Yasaya tabii belirsiz süreli iş sözleşmesi ile işçi olarak çalışan davacı müvekkilin iş akdinin feshine ilişkin fesih işleminin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi talebidir. Davacı müvekkil, davalı Amasya Belediye Başkanlığının şirketi/iştiraki olan diğer davalı ………………. İnşaat Turizm ve Temizlik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. yanında, 4857 sayılı Yasaya tabii işçi olarak belirsiz süreli hizmet akdiyle çalışmakta iken, davacının iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde feshedilmiştir. Davacı müvekkil Hizmet İş Sendikası ile …………… İnşaat Turizm ve Temizlik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan tüm dönem toplu iş sözleşmelerinden ve en son iş akdinin feshedildiği dönemde 01.01.2024 -31.12.2026 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden üye olmak/dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanmıştır. Davalı işverenin “Hizmet Akdi Fesih Bildirimidir” başlıklı yazısında; “Şirketimiz ile yapmış olduğunuz hizmet akdiniz 15.01.2025 tarihi itibariyle feshedilmiştir. Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarınız arabuluculuk görüşmeleri sonrasında tarafınıza ödenecektir. ” denilmek suretiyle davacı müvekkilin iş sözleşmesi sona ermiştir. Daha sonra davalı belediye başkanlığı tarafından işyerinde çalışan işçilerden bir kısmının iş sözleşmeleri hukuken herhangi bir mahiyeti bulunmayan işçilerin belediyede çalışan diğer işçiler ile “akrabalık ilişkileri” sebep gösterilerek feshedilmiştir. (1) Tensip kararı ile birlikte delillerimizin celbine, Fesih işlemi, 4857 sayılı İş Kanununda yer alan düzenlemelere, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğundan davamızın KABULÜNE, (2) Davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin fesih işleminin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,(3) davacının, 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen süre içerisinde başvurusuna rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde, ödenmesi gereken tazminatın, feshin usulsüzlüğü, siyasi nedenli olması ve ağırlığı karşısında, 8 aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine,(4)Davacının, süresi içerisinde işe başlatılmak üzere işverene müracaatı halinde, hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar olan ücretin davalı işverenler tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, Yargılama giderleri ve yargılama vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini…” talep etmiştir.
Davalı ……………….. Belediye Başkanlığı Ve ……………… İnşaat Turizm Ve Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketine dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiştir, ancak davalılar davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
“dosya arasındaki deliller , işe iade ve iş güvencesi hükümleri doğrultusunda iş bu dava bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının iş güvencesi kapsamında olduğu ve alt işveren ………………… Turizm tarafından iş sözleşmesinin kanunda, iş bu gerekçeli karara konu olan Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da belirtilen feshe ilişkin şekli koşulları taşımaması nedeniyle işverence yapılan feshin” geçersiz” olduğuna” karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükme yönelik;
Davalı Amasya Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İş sözleşmesinin kod 4 ile feshedilmesi işçinin kıdem ve ihbar tazminatı almasında herhangi bir engel teşkil etmediği gibi iş sözleşmesinin feshinde de geçerli bir nedene dayanması önünde engel teşkil etmeyecektir. Tanık beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere Müvekkil iş yerinin gerekleri sebebiyle işçi çıkartma zorunda kalmıştır. Mahkeme bu hususun aleyhine karar vermesi hatalı ve eksiktir. Mahkemece yanlış değerlendirme yapılmıştır. Müvekkil gerekli tasarruf tedbirlerini almış. Müvekkil tarafından iş yerindeki sirkülasyon sağlanmış, tasarruf tedbirleri kapsamında istihdam fazlalığı ortaya çıkmıştır. Bu husus denetimlerin yapılması sırasında çeşitli raporlara da konu edilmiştir. Açıkladığımız nedenlerle Mahkemece verilen hükmü kabul etmiyoruz. Müvekkil tarafından ekonomik sorunların çözümünde ele alınan yol ve yöntemler somut olarak uygulanmıştır. Müvekkil tüm çalışmaları yapmış tüm yöntemleri uygulamıştır. Ancak rapora ve ekonomik durumuna yansıyan iş gücü fazlalığını daha da sürdürememiştir. Bu nedenle davacının iş akdine son vermiştir. Yukarıda sıralanan sebeplerle Mahkeme kararının taleplerimiz doğrultusunda kaldırılmasını ve davacının davasının reddine karar verilmesini talep ederiz. Feshin son çare olması ilkesi, işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için işçinin daha kötü koşullarda da olsa çalıştırılabilme olanağının kalmamasını, bu nedenle son çare olarak fesih yoluna başvurulmasını ifade eder. Zira; kanunun 18.maddesinin gerekçesinde de “işverenden beklenen feshe en son çare olarak bakmasıdır. Bu nedenle geçerli bir sebep kavramına uygun yorum yaparken sürekli olarak fesihten kaçınma olanağının olup olmadığı araştırılmalıdır.” ibaresi mevcuttur. Müvekkil tarafından davacının iş sözleşmesi yaşanan somut olayda göz önüne alındığında hayatın olağan akışı içerisinde; iş sözleşmesinin feshi son çare olarak karşımıza çıkmaktadır. Mahkeme tarafından hesaplanan ve müvekkilce ödenmesine karar verilen ” işe başlatmama tazminatı” ve ”boşta geçen süre ücreti ” miktarına itiraz ediyoruz. İşe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin hesaplanmasına esas alınan Bilirkişi raporundaki hatalı hesaplamaları kabul etmiyoruz. Mahkeme tarafından bordro evraklarından da anlaşılacağı üzere giydirilmiş ücret bedeli çıplak ücret bedeli olarak değerlendirilmiştir. Mahkeme tarafından bordro evraklarından da anlaşılacağı üzere giydirilmiş brüt ücret miktarı çıplak ücret olarak ele alınmış ve ardından tekrar giydirme ücret alacağı kalemlerinin eklenmesiyle hesaplama yapılmıştır. Yani çıplak ücrete iki defa giydirme ücret alacağı kalemleri eklenmiştir. Mahkemece yapılan hesaplamada çıplak ücret 32.409,09 TL olarak alınması gerekirken hatalı olarak 42.135,00 TL olarak alınmıştır. Mahkemece yapılan hesaplamada giydirilmiş ücret 45.732,45 TL olarak alınması gerekirken hatalı olarak 55.046,72 TL olarak alınmıştır. Giydirilmiş ücret hesabında yol ücretinin hesaplamaya dahil edilmesi de hatalıdır. Açıkladığımız üzere çıplak ücret ve giydirilmiş ücret hatalı olarak belirlendiğinden işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti hesaplamaları da hatalı olarak yapılmıştır. Bu sebeple yapılan hesaplamalara itiraz ediyoruz. İşe başlatmama tazminatının hesaplanmasını ve boşta geçen süre ücretinin giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmasını kabul etmiyor, itiraz ediyoruz denilerek mahkeme kararının kaldırılması gerektiği gerekçesi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
Dava; işe iade talebine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde ve özellikle fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde davacı işçiye bildirilmediği dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19/2’nci maddesinde öngörülen şekil şartına uyulmadığı, dava konusu yapılan fesih işleminin sırf bu nedenle geçersiz olduğu, iş akdinin haklı/ geçerli nedenle feshedildiğine dair ispat yükü üzerinde olan davalı işverence norm kadro çalışması yapıldığına, personel sayısının azaltılması haricinde başkaca önlem alınıp alınmadığına, alındı ise ne tür önlemler alındığına dair dosyaya her hangi bir delil sunulamadığı gibi Yargıtay içtihatları değerlendirildiğinde, davacının çalışabileceği eğitimine, pozisyonuna ve kadrosuna uygun başka bir işin davalı tarafından araştırıldığı yönünde dosya içerisinde delil bulunmadığı, davacının eğitim ve kadrosuna uygun aynı seviyede iş bulunamadığı takdirde, bir alt seviyeden bir iş teklifi yapılmadığı veya davacıya eğitim verilmek suretiyle başka bir birimde görevlendirilmesinin yapıldığı yönünde dosyada bilgi belge bulunmadığı, davalı işveren tarafından feshin kaçınılmaz olduğunun, işletmesel kararın tutarlı bir şekilde uygulandığının ispat edilemediğinin kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesinde ve hesaplamalara esas çıplak brüt ücretin dava tarihinde ki ücret bordroları dikkate alınarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında, işverence işçilere sağlanan servis yardımının boşta geçen süre ücretine dahil edilip edilmeyeceği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu halde, ihbar ve kıdem tazminatı ile işe başlatmama tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır. Kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında, 4857 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yazılı olan ücrete ek olarak, işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler de dikkate alınır. Ücret dışında kalan parasal hakların bir yılda yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir günlük ücrete eklenmesi gereken tutar belirlenir.
Boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar için, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir. Boşta geçen en çok dört aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir.
Boşta geçen sürenin en çok dört aylık kısmı içinde gerçekleşen diğer haklar kavramına, ikramiye, gıda yardımı, yakacak yardımı gibi para ile ölçülebilen haklar dahil edilmelidir. Belirtilen dönemde şayet işçi işyerinde çalışmaya devam etse idi, hak kazanacağı tüm para ile ölçülebilen değerlerin dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte işçinin ancak fiili çalışması ile ortaya çıkabilecek olan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile bayram ve genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ücret ile satışa bağlı prim gibi ödemelerinin, en çok dört ay kadar boşta geçen süre içinde ödenmesi gereken diğer haklar kavramında değerlendirilmesi mümkün olmaz.
Elde ki davada mahkemece yol yardımının boşta geçen süre ücretine ilave edilerek yapılan hesaplamaya itibar edilerek sonuca gidilmiş ise de , işçinin fiilen çalışmadığı dört aylık dönemde servis ile işe götürülüp getirilmesi söz konusu olmayacağından bu halde işçinin pozitif manada bir gelir kaybı olmadığı gibi, tasarruf edemediği yahut malvarlığından eksilen bir miktarının da bulunmadığı ,işçinin fiilen işe gitmediği takdirde, herhangi bir gelir kaybı olmadığı gibi, yararlanamadığı yol yardımını ikame edecek bir harcama yapmak zorunda da olmadığı bu itibarla somut olayda, işverence sağlanan servis yardımının parasal karşılığının boşta geçen süre ücretine ilave edilmesi isabetli olmayıp, davalı Amasya Belediye Başkanlığı vekilinin yol ücretinin boşta geçen süre ücretine ilave edilmemesi yönünde ki istinaf itirazı yerinde görülmekle, davacıya verilmesi gereken boşta geçer süre ücretinin (brüt 52.582,80 -1.278,96 =51.303,84 *4=205.215,36 TL )olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun boşta geçen süre ücreti yönünden kısmen kabul edilmesi ve 6100 sayılı H.M.K‘nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A- Davalı Amasya Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince KALDIRILMASINA
1-Davanın KABULÜ ile;
-Feshin geçersizliğine, davacının davalı alt iş veren ………………. İnşaat Turizm ve Temizlik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. nezdindeki İŞE İADESİNE,
-Davacının yasal süresi içinde alt iş verene başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken ve davacının (kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren) 4 aylık ücreti tutarı olan brüt 168.540,00-TL işe başlatmama tazminatının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE,
-Davacı işçinin işe iadesi için süresi içerisinde alt işverene müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının (boşta geçen süre ücreti) tutarı olan brüt 210.331,21-TL’nin brüt 205.215,36 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiyesinin davalı ………………………. İnşaat Turizm ve Temizlik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’den tahsilinin gerektiğinin TESPİTİNE, davacı işe başlatıldığı takdirde ödenen kıdem ve ihbar tazminatının bu ücret ve diğer haklardan mahsubuna,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan; 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 3.700,00 TL bilirkişi ücreti ile 904,50 TL posta ve davetiye gideri dahil toplam 5.835,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’nin 22/1 maddesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davalı …………….. İnşaat Turizm … Ltd. Şti. tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı Amasya Belediye Başkanlığınca yapılan yargılama giderlerinin, Amasya Belediye Başkanlığı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih(2025) itibariyle yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.300,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artık kısım olması durumunda, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
9-İstinaf talebi kabul edilen davalı tarafça yatırılan karar harcı 615,40 TL istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davalıya iadesine,
10-Kararın ilk derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE
Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (duruşma yapılmaksızın), kararın niteliği ve niceliği itibariyle KESİN olmak üzere, 13/04/2026 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
Bu Karar Yargıtay Kararı Mıdır? Hayır. Karar, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından verilmiştir. “Yargıtay Kararları – Çalışma ve Toplum” içerisinde yayımlanması, kararı Yargıtay kararı haline getirmemektedir.
İşçinin İş Sözleşmesi Neden Geçersiz Feshedilmiş Sayıldı? Fesih bildiriminde iş sözleşmesinin hangi somut nedenle sona erdirildiği açık ve kesin biçimde belirtilmediği için fesih geçersiz sayıldı.
Fesih Bildiriminin Yazılı Yapılması Yeterli Midir? Hayır. Fesih bildiriminin yazılı olması yanında fesih nedeninin de açık, kesin ve somut biçimde gösterilmesi gerekir.
İşveren Fesih Nedenini Daha Sonra Mahkemede Açıklayabilir Mi? İncelenen olayda işverenin yargılama sırasında tasarruf tedbiri, personel fazlalığı ve işletmesel gereklilik gibi nedenler ileri sürmesi, fesih bildiriminde neden gösterilmemesinden kaynaklanan geçersizliği ortadan kaldırmadı.
İşletmesel Nedenle Fesihte İşveren Neleri Kanıtlamalıdır? İşveren; işletmesel kararın gerçekten uygulandığını, personel ihtiyacını azalttığını, feshin tutarlı ve kaçınılmaz olduğunu ve işçinin başka bir işte değerlendirilme imkânının bulunmadığını kanıtlamalıdır.
İşçiye Başka Bir Görev Teklif Edilmesi Gerekir Mi? Kararda, işçinin eğitimine ve pozisyonuna uygun başka bir işin araştırılması gerektiği belirtildi. Aynı seviyede iş bulunmaması halinde daha alt seviyedeki bir işin teklif edilip edilmediği veya eğitim verilerek başka bir birimde görevlendirme imkânının değerlendirilip değerlendirilmediği incelendi.
Servis Yardımı Boşta Geçen Süre Ücretine Dahil Edilir Mi? Bu kararda, işveren tarafından ayni olarak sağlanan servis hizmetinin parasal karşılığı boşta geçen süre ücretine dahil edilmedi.
Nakden Ödenen Yol Yardımı da Hesaplama Dışında Mıdır? Karar, işverenin fiilen sağladığı servis hizmetine ilişkindir. Nakden ödenen düzenli yol yardımının boşta geçen süre ücretine dahil edilip edilmeyeceği bu kararda karara bağlanmamıştır.
Boşta Geçen Süre Ücretine Hangi Ödemeler Dahil Edilebilir? İşçinin çalışmaya devam etmesi halinde hak kazanacağı ikramiye, gıda yardımı, yakacak yardımı ve benzeri para ile ölçülebilen düzenli haklar hesaplamaya dahil edilebilir.
Fazla Çalışma ve Tatil Çalışması Ücretleri Hesaba Katılır Mı? Fiili çalışmaya bağlı fazla çalışma, hafta tatilinde çalışma ve ulusal bayram ile genel tatil günlerinde çalışma karşılığı ödenen ilave ücretler boşta geçen süre hesabına dahil edilmez.
İşe Başlatmama Tazminatı Ne Kadar Belirlendi? İşe başlatmama tazminatı, davacının dört aylık ücreti karşılığı olan brüt 168.540 TL olarak belirlendi.
İşçi İşe Başlatılırsa Daha Önce Ödenen Tazminatlar Ne Olur?
İşçinin işe başlatılması halinde daha önce ödenmiş kıdem ve ihbar tazminatları, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklardan mahsup edilir.
Karara Karşı Temyiz Yolu Açık Mıdır? Karar, niteliği gereği kesin olarak verilmiştir.