Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazasından doğan maddi tazminat hesabında işveren tarafından sağlanan yemek ve servis yardımlarının parasal karşılığı araştırılmadan hüküm kurulmasını hatalı buldu. Daire, giydirilmiş ücretin yeniden belirlenmesine ve maddi zararın buna göre hesaplanmasına karar verdi.
T.C
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2025/11107
Karar No. 2026/2966
Tarihi: 09.03.2026
ÖZET:
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazasından doğan maddi tazminat hesabında işveren tarafından sağlanan yemek ve servis yardımlarının parasal karşılığı araştırılmadan hüküm kurulmasını hatalı buldu. Daire, giydirilmiş ücretin yeniden belirlenmesine ve maddi zararın buna göre hesaplanmasına karar verdi.
Uyuşmazlık: İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat
İş Kazası Sonrasında Tazminat Davası Açıldı
Dava, bir işçinin 15 Kasım 2020 tarihinde çalıştığı iş yerinde meydana gelen iş kazasında yaralanması üzerine açıldı.
Davacı işçi, iş yerinde elektrikçi olarak çalışmasına rağmen uzmanlık alanı dışında kalan makine tamirlerinde de görevlendirildiğini ileri sürdü. Kazanın, arızalanan toplama makinesinin tamiri sırasında elini makinenin zincirlerine kaptırması sonucu meydana geldiğini belirtti.
İşverenin gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığını savunan davacı; geçici ve sürekli iş göremezlik zararları için maddi tazminat, ayrıca manevi tazminat talebinde bulundu.
Davalı işveren ise işçinin hiçbir zaman uzmanlık alanı dışındaki işlerde görevlendirilmediğini, kazaya kendi yetkisi dışında makineye müdahale etmesinin neden olduğunu ve iş yerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını ileri sürdü.
Yerel Mahkeme Davayı Kabul Etti
İlk Derece Mahkemesi davanın kabulüne karar verdi. Yargılama sırasında alınan 7 Şubat 2024 tarihli hesap bilirkişi raporunda davacının maddi zararı 793.132,58 TL olarak hesaplandı.
Davacı vekili, bilirkişi raporunda tazminata esas ücret belirlenirken işveren tarafından sağlanan yemek ve servis yardımlarının dikkate alınmadığını belirterek rapora itiraz etti. İtiraz hakkını saklı tutarak maddi tazminat talebini de artırdı.
Mahkeme, davacı lehine 793.132,58 TL maddi tazminata hükmetti.
İstinaf Başvurusu Reddedildi
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, davacının istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Bunun üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edildi. Temyiz başvurusunda, kusur ve hesap bilirkişi raporlarına yönelik itirazların yanında işverence sağlanan ayni ve nakdî yardımların tazminata esas ücrete eklenmemesinin hatalı olduğu ileri sürüldü.
Gerçek Ücretin Esas Alınması Gerektiği Belirtildi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazasına uğrayan sigortalının veya sigortalının ölümü hâlinde desteğinden yararlanan kişilerin maddi zararlarının hesaplanmasında gerçek ücretin esas alınması gerektiğini belirtti.
Kararda, gerçek ücretin öncelikle işçinin imzasını taşıyan ücret tediye bordrolarından belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
İmzalı ücret tediye bordrolarının bulunmaması hâlinde ise işçinin;
- Yaşı,
- Kıdemi,
- Mesleki durumu,
- Aynı veya benzer işi yapan emsal işçilerin aldığı ücret
dikkate alınarak gerçek ücretin belirlenmesi gerektiği kaydedildi.
Yemek Ve Servis Yardımlarının Parasal Karşılığı Araştırılmadı
Dosya kapsamına göre davacı, iş yerine servisle gidip geldiğini ve işveren tarafından kendisine günde bir öğün yemek verildiğini ileri sürdü. Bu yardımların tanık beyanlarında da ifade edildiği belirlendi.
Buna rağmen hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, yemek ve servis yardımlarının davacının giydirilmiş ücretine etkisi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadı.
Yargıtay, işverence sağlanan servis ve bir öğün yemek yardımının parasal karşılığı usulüne uygun biçimde belirlenmeden davacının bu yöndeki iddiasının dikkate alınmamasını hatalı buldu.
Giydirilmiş Ücret Yeniden Belirlenecek
Yargıtay kararına göre İlk Derece Mahkemesi tarafından öncelikle yemek ve servis yardımları konusunda yöntemine uygun bir araştırma yapılacak.
Bu yardımların parasal karşılığı belirlendikten sonra davacının giydirilmiş ücreti tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilecek. Ardından yeni bir hesap bilirkişi raporu alınarak iş kazasından kaynaklanan maddi zarar yeniden hesaplanacak.
Yeniden kurulacak hükümde, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilecek.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Kaldırıldı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, davacının diğer temyiz itirazlarını yerinde görmedi. Ancak yemek ve servis yardımlarının giydirilmiş ücret hesabında değerlendirilmemesini bozma nedeni saydı.
Bu gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırıldı ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozuldu.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Semra Şiner tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken 15.11.2020 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanarak malul kaldığını, şikayetçi olunmadığından Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/48 Soruşturma 2021/73 Karar sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, iş kazası nedeniyle Bozüyük Sosyal Güvenlik Merkezine gerekli tahkikatın yapılması, maluliyet oranının belirlenmesi ve maaş bağlanması talebiyle başvuru yapılmış olup Kurum tahkikatının halen devam ettiğini, iş kazasının elektrikçi olan ve görev tanımında yer almasa ve bu konuda uzmanlığı bulunmasa da iş yerinde mekanik ustası olmadığından makine tamirlerinde de görevlendirilen davacının arıza yapan toplama makinesinin tamiri sırasında elini makinenin zincirlerine kaptırması sonucu gerçekleştiğini, davalı işverenin iş yerinde makine tamirinde usta işçi bulundurmama, elektrik ustası olan davacıyı uzmanlığı dışında olan makine tamirinde görevlendirme, makinelerin tamiri sırasında elin kaptırılmasını önleyici tedbirler almama, makineye el kaptırılması halinde makinenin anında durmasını sağlayacak otomatik sistemleri kurmama, işçilerin elini koruyacak dayanıklılıkta eldiven vermeme, iş güvenliği önlemlerini almama, iş güvenliği eğitimlerini vermeme ile bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek diğer nedenlerle kusurlu olduğunu, dava dışı üçüncü bir kişinin kusurlu olması ihtimaline binaen davalarını teselsül hükümlerine göre açtıklarını, davacının ücretinin banka hesabına yatırıldığını, davacının dar anlamda ücretine ek olarak ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile fazla çalışma ücretleri, prim vb. yan ödemeler de düzenlilik arz edecek şekilde bordrolarda tahakkuk ettirildiğini ve banka kanalıyla ödendiğini, ücrete ek olarak yapılan bu ödemelerin ve parayla ölçülebilen diğer sosyal yardımların da tazminata esas ücrete eklenmesi yasal zorunluluk olduğunu, bu hususta emsal Yargıtay içtihatlarının bulunduğunu, davacının çalışma hayatının en verimli döneminde, henüz 29 yaşında iken herhangi bir kusuru olmaksızın meydana gelen iş kazası sonucu ağır şekilde malul kalması davacının yaşadığı üzüntüyü artırdığını, fiziksel yaralanmanın, davacı gibi elektrikçi olan bir işçinin en çok kullandığı sağ elinde meydana gelmesi ve yine davacının parmaklarının kopması davacının geleceğine dair yoğun ve şiddetli bir kaygı yaşamasına neden olduğunu, davacının duyduğu acıyı, çektiği ıstırabı ve yaşadığı kaygıyı dindirebilecek herhangi bir meblağ bulunmasa da az da olsa manevi rahatlamanın sağlanabilmesi için işbu davanın açılması zorunlu hale geldiğini belirterek davanın kabulü ile davacının 15.11.2020 tarihinde geçirdiği iş kazasında malul kalması nedeniyle; 25.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla harcı bilirkişi incelemesi akabinde ikmal edilmek üzere tahsil talepli belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL maddi tazminatın(sürekli ve geçici iş göremezlik), toplamda 25.100,00 TL’nin olay tarihi olan 15.11.2020’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve harçları ile vekalet ücretlerinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 15.11.2020 tarihinde meydana gelen iş kazasında tamamen kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin iş yerinde önem verdiği en önemli konunun işçinin güvenliği olduğunu, davacının elektrikçi olarak iş yerinde istihdam edilmekte olup hiçbir zaman mesleki bilgisinin dışında bir işte görevlendirilmediğini, 15.11.2020 tarihinde saat 19:46’da konveyör bandın hareket aktarım dişlisi arıza yapıp band durunca esas işi elektrikçi olan davacı Emre Çolak’ın dişli aksamına elini soktuğunu ve sol el işaret parmağının ucunun yaralandığını, kazanın ardından ESOGÜ Hastanesi Eskişehir’e götürüldüğünü ve tedavisinin yapıldığını, davacı vekilinin dava dilekçesinin 3. maddesinde belirttiği gibi ” fiziksel yaralanmanın davacı gibi elektrikçi olan bir işçinin en çok kullandığı sağ elinde meydana gelmesi ve yine davacının parmaklarının kopması, davacının geleceğine ilişkin şiddetli bir kaygı yaşamasına neden olmuştur” yorumunun gerçeklerden uzak acındırmaya yönelik olduğunu, zira sol el işaret parmağının ucunun yaralandığını, müvekkili şirketin gerek işçi sağlığı gerekse işçinin yasal hakları konusunda çok titiz bir uygulama içinde olup işçilerin mesleki eğitimleri için sürekli eğitim katılımı gerçekleştiren bir kuruluş olduğunu, bununla ilgili olarak davacının katıldığı 4 adet eğitim katılım formunu sunduklarını, müvekkili şirketin iş yerinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde gördükleri tehlikeler, riskler ve dikkat edilmesi gereken konulara özen göstermeleri konusunda uyarıları devamlı yaptığını, davacının iş güvenliği konularını ön planda tutmadığı, iş güvenliği konusuna uymadığı, aşırı güven ve tedbirsizlikten imtina etmediği için sol işaret parmak ucunun yaralandığını, davacının kaza geçirdiği 15.11.2020 tarihinden işe başladığı 25.01.2021 tarihine kadar raporlu olduğu sürede müvekkili şirketten aldığı maaşın tam olarak kendisine ödendiğini ve kesinti yapılmadığını, davacının iş yerinde devamsızlığı olan ve keyfine göre hareket eden iş yeri kurallarına uymayan bir kimse olduğu halde hastalık döneminde çekilen maddi sıkıntılar nedeniyle iş yerinden çıkarılmadığını, 15.03.2021 tarih ve 3537 Sayılı Bozüyük Noterliğinden davacının müvekkili şirkete çektiği ihtarname ile iş akdinin haklı sebeplerle sona erdirildiği noter kanalı ile müvekkiline bildirildiğini, Bozüyük Noterliğinin 18.03.2021 tarih ve 3486 yevmiye numarası ile işe gelmeyen işçinin adresine gönderilen noter tebligatı ile işine son verildiğini, davacının dilekçesinde yer alan müvekkili iş yerinde mekanik ustası olmadığı ve bu yüzden elektrikçi olan davacının bu konularda görevlendirildiği beyanı gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirkette mekanik ustası bulunmakta ve davacının sol işaret parmağının ucunu kaptırdığı makinede meydana gelen arızalarda yetkili olan bu mekanik ustaları olduğunu elektrikçi olan davacının hiçbir şekilde bu arızalarda kullanılmadığı halde yetkisi dışında bir müdahalede bulunduğunu, makineyi durduran elektrik butonuna bile basmadığını, müvekkili şirketin makine tamirinde ustası bulunduğunu, davacının hiçbir zaman makine tamirinde görevlendirilmediğini, makinelerin tamiri sırasında önleyici tedbir olarak makineleri tamamen durduran butonların bulunduğunu, iş güvenliği konusunda işçi sağlığına çok önem verdiği için tüm önlemleri aldığını, davacının tamamen kendi kusuru ile yaralandığını belirterek davacının taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Yargılamada alınan hesap ve kusur bilirkişi raporlarına itirazlarının bulunduğunu,
b. Tazminata esas ücrete işverence sağlanan ayni ve nakdi yardımların dahil edilmemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde davacının kaza geçirdiği iş yerinde çalışırken iş yerine servisle gidip geldiği ve işverence 1 öğün yemek verildiği iddia edildiği, hükme esas alınan 07.02.2024tarihli hesap raporunda davacının giydirilmiş ücret talebine ilişkin değerlendirme yapılmaksızın hesap yapıldığı ve davacının maddi zararının 793.132,58 TLTL olarak hesaplandığı, davacı vekilince rapora ücret yönünden giydirilmiş ücretin dikkate alınmaması nedenleriyle itiraz edildiği ve devamla itiraz hakkı saklı kalmak suretiyle maddi tazminat talebini arttırdığı ve Mahkemece davacı lehine 793.132,58 TL TL maddi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır.
İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararlarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının giydirilmiş ücret iddiası yönünden Mahkemece tanık beyanlarında ifade edilmesine rağmen işverence sağlanan servis yardımı ve 1 ögün yemek yardımı ile bu yardımların parasal karşılığının usulünce tespiti yapılmaksızın davacı vekilinin bu yöndeki iddiasının dikkate alınmaması suretiyle hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; yemek ve servis yardımı yönünden yöntemince araştırma yapılarak bu yardımların parasal karşılığının tespiti ile davacı kazalının giydirilmiş ücret miktarının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlemek suretiyle yeniden hesap raporu aldırmak alınacak rapor ile davacının maddi zarar miktarını belirlemek ve sonuç olarak taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeten bir karar vermekten ibarettir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
Yargıtay’ın İş Kazası Tazminatına İlişkin Kararı Nedir? Yargıtay, işveren tarafından sağlanan yemek ve servis yardımlarının parasal karşılığı araştırılmadan iş kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın hesaplanmasını hatalı buldu. Giydirilmiş ücretin yeniden belirlenmesine ve maddi zararın buna göre hesaplanmasına karar verdi.
İş Kazası Tazminatında Hangi Ücret Esas Alınır? Karara göre iş kazasından kaynaklanan maddi zararın hesabında işçinin gerçek ücreti esas alınır. Gerçek ücret öncelikle işçinin imzasını taşıyan ücret tediye bordrolarından belirlenir.
İmzalı Ücret Bordrosu Bulunmazsa Gerçek Ücret Nasıl Belirlenir? İmzalı ücret tediye bordrosunun bulunmaması hâlinde işçinin yaşı, kıdemi ve mesleki durumu ile emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret dikkate alınır.
Yemek Ve Servis Yardımı Tazminat Hesabına Eklenir Mi? Bu kararda Yargıtay, işveren tarafından sağlandığı ileri sürülen yemek ve servis yardımlarının parasal karşılığının araştırılmasını ve giydirilmiş ücret belirlenirken dikkate alınmasını istedi.
Yemek Ve Servis Yardımlarının Değeri Nasıl Belirlenecek? İlk Derece Mahkemesi, yemek ve servis yardımlarının gerçekten sağlanıp sağlanmadığını ve bunların parasal karşılığını yöntemine uygun bir araştırmayla tespit edecek. Belirlenen tutarlar üzerinden giydirilmiş ücret yeniden hesaplanacak.
Yargıtay Kusur Oranları Nedeniyle Mi Bozma Kararı Verdi? Hayır. Kararda, davacının bozma gerekçesi kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmedi. Bozma nedeni, yemek ve servis yardımlarının giydirilmiş ücret hesabında değerlendirilmemesidir.
793.132,58 TL Maddi Tazminat Kesinleşti Mi? Hayır. Bu tutar hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplandı ve İlk Derece Mahkemesi tarafından hüküm altına alındı. Ancak karar bozulduğu için yemek ve servis yardımları da değerlendirilerek yeni bir hesap raporu alınacak.
Bozma Sonrasında Mahkeme Ne Yapacak? Mahkeme, yemek ve servis yardımlarının parasal karşılığını araştıracak, davacının giydirilmiş ücretini yeniden belirleyecek ve yeni bir bilirkişi raporuyla maddi zarar miktarını tekrar hesaplayacak. Bu işlem sırasında taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilecek.