T.C.
YARGITAY
22. Hukuk Dairesi (Kapatılan)
Esas No: 2017/33689
Karar No: 2020/7073
Mahkemesi: İş Mahkemesi
Dava Türü: Alacak
ÖZET:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, apartman görevlisi olarak çalıştığını ileri süren işçinin açtığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin davada, taraf teşkilinin eksik araştırılması nedeniyle yerel mahkeme kararını bozdu.
Davacı işçi, 01.06.2007 tarihinden 01.09.2014 tarihine kadar apartmanda konut kapıcısı olarak çalıştığını, ana taşınmazın bakım, temizlik, güvenlik, kalorifer yakma, bahçe düzenleme ve benzeri işlerini yaptığını ileri sürdü. Ayrıca fazla mesai yaptığını, hafta sonları çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını ve işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istedi.
Davalılar ise davacı ile aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etti.
İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporu ve dosyadaki delillere dayanarak davanın kısmen kabulüne karar verdi. Ancak Yargıtay, davanın esasına girilmeden önce apartman yönetiminin ve kat maliklerinin doğru şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay kararında, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat maliklerinin ana gayrimenkulün yönetimi için yönetici veya yönetim kurulu seçmek zorunda olduğu belirtildi.
Kararda ayrıca, apartman yöneticisinin kat maliklerine karşı vekil gibi sorumlu olduğu, ancak klasik anlamda vekaletnameyle atanmış bir vekil değil, kanundan doğan temsil yetkisine sahip kanuni temsilci olduğu ifade edildi.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 110. maddesi ve Konut Kapıcıları Yönetmeliği’nin 4. maddesi kapsamında, apartman yöneticisinin konut kapıcılarıyla ilgili iş hukuku uyuşmazlıklarında işveren temsilcisi olduğu belirtildi.
Buna göre, konut kapıcısının işçilik alacaklarına ilişkin davası kural olarak kat maliklerine karşı açılabileceği gibi, yönetmelikten doğan temsil yetkisi nedeniyle doğrudan apartman yöneticisine karşı da açılabilir. Ancak Yargıtay’a göre bu durumda hüküm yöneticinin şahsı hakkında değil, kat malikleri adına yönetici hakkında kurulmalıdır.
Bozma Nedeni
Yargıtay, somut olayda mahkemenin dava tarihinde apartman yöneticisinin kim olduğunu ve kat maliklerinin kimlerden oluştuğunu yeterince araştırmadığını belirtti.
Karara göre mahkemece şu hususlar araştırılmalıydı:
- Davacının çalıştığı apartmanda yönetim oluşturulup oluşturulmadığı,
- Yönetim varsa dava tarihinde yöneticinin kim olduğu,
- Tapu Müdürlüğünden dava tarihindeki kat maliklerinin kimler olduğu,
- Davanın tüm kat maliklerine mi yoksa kat maliklerini temsilen yönetime karşı mı yürütülmesi gerektiği.
Yargıtay, taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilmesini hatalı buldu.
Kat Maliklerinin Sorumluluğu Nasıl Değerlendirildi?
Yargıtay, kabul anlamına gelmemek üzere, hükmedilecek işçilik alacaklarının kat maliklerinden eşit oranda tahsiline karar verilmesi gerektiğinin de değerlendirilmemesini ayrıca hatalı buldu.
Bu nedenle, yerel mahkemenin alacakların müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline yönelik kararı da isabetli görülmedi.
Kararın Sonucu
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını taraf teşkili eksikliği nedeniyle bozdu. Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verildi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar ………………….. ve ………………………. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ………………………. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalılar ile dava dışı ../in maliki olduğu … Apartmanında 01/06/2007 tarihinden iş akdinin haksız ve nedensiz olarak feshedildiği 01/09/2014 tarihine kadar esas itibari ile konut kapıcısı olarak çalışmış olup, ana taşınmazın bakımı, güvenliği, küçük çaptaki işlerin onarımı, ortak yerlerin bakımı ve temizliği, bağımsız bölümlerde oturan davalıların çarşı pazar işlerini, kaloriferin yakılması, bahçe düzenlemesi ve temizliği dahil benzeri pek çok hizmeti gören bir işçi olduğunu, emeğini ve vaktini, işverenlerin hizmetine vakfetmiş, normal çalışma süreleri dışında her gün 4-5 saat fazla mesai yaptığını, fazla mesai yaptığı halde kendisine ödeme yapılmadığını, yıllık iznini hiçbir zaman kullanamadığını, hafta sonlarının tam gün çalışarak geçirdiğini, çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti: Davalılar vekilleri, davacı ile aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz: Karar süresi içerisinde davalı. ………………….. ve ………………………. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu‘nun 34. maddesi gereğince kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimi için bir yönetici veya üç kişilik yönetim kurulu seçmek zorundadırlar. Kat malikleri bu konuda anlaşamazlarsa yönetici Sulh Mahkemesince seçilir. Aynı Kanunun 35. maddesinde yöneticinin görevleri ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu görevler ana gayrimenkulün yönetimiyle ilgili olup yönetimin gerektirdiği ortak giderleri yapmak yetkisini de içermektedir.
634 sayılı Kanun’un 38. maddesinde yönetimin, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumlu bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda yönetici, vekaletnameyle tayin edilen bir vekil gibi değildir. Kanuni bir temsilcidir, yetkisini kanundan almaktadır. Bu sıfatla yaptığı sözleşmelerden dolayı kendisine husumet yöneltilebilir. Kat malikleriyle yönetici arasındaki ilişki ise 634 sayılı Kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Temsil yetkisi Kanundan doğduğu için, verilecek kararın mali sonuçları kat maliklerine ait olacaktır.
4857 sayılı İş Kanunumun 110. maddesinde “Konut kapıcılarının hizmetlerinin kapsam ve niteliği ile çalışma süreleri, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları ve kapıcı konutları ile ilgili hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.” denilmiştir.
03/03/2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Konut Kapıcıları Yönetmeliği‘nin “Yöneticinin Yetki, Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 4. maddesi uyarınca, yönetici, İş Kanunu ve bu yönetmeliğin uygulanmasında ve yargı uyuşmazlıklarında işveren temsilcisidir.
İş hukuku anlamında ortaya çıkabilecek idari ve yargısal uyuşmazlıklarda yönetici işvereni temsil eder. Bu itibarla, kapıcının işveren hakkında açabileceği davanın kat maliki ya da maliklerine karşı açılması gerekmekte ise de, Yönetmelikten doğan bu temsil yetkisine göre davanın doğrudan yönetici hasım gösterilerek açılması da mümkündür. Ancak bu halde dahi hükmün doğrudan yönetici hakkında kurulması doğru değildir. Mahkemece kat maliki ya da malikleri adına yönetici hakkında karar verilmesi gerekir. Zira Yönetmeliğin 4/d maddesine göre, yöneticinin ana taşınmazda üstlendiği görevleri itibarıyla kat maliki ya da maliklerinden tahsil ederek, kapıcının kanundan doğan haklarını ödeme yükümlülüğü vardır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalılar ile dava dışı ………………..’in maliki olduğu ‘nda apartman görevlisi olarak çalıştığını belirtmiş ise de, işverenlere çekilen ihtarnameler uyarınca yalnızca dava dışı …………….. tarafından kendisine ödeme yapıldığını, diğerlerinin ihtara cevap vermediklerini ileri sürerek davalı …………………….., ………………………. ve …………………………….’nu hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece işin esasına girilerek hüküm altına alınan alacakların müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili yönünde karar verilmiş ise de, mahkemece taraf teşkili noktasında yapılan araştırma yeterli değildir.
Mahkemece dava tarihinde yöneticinin ve kat maliklerinin kimler olduğu davalıların tek başlarına hasım kabul edilip edilemeyeceği yöntemince araştırılmamıştır. Açıklanan nedenle, davacının çalıştığı işyerinde yöneticilik oluşturulup oluşturulmadığı belirlenerek oluşturulmuş ise dava tarihinde yöneticinin kim olduğu tespit edilmeli, Tapu Müdürlüğünden davacının çalıştığı işyerinin dava tarihindeki kat maliklerinin isimleri istenilmeli, davanın ya tüm kat maliklerine ya da sadece kat maliklerini temsilen yönetime karşı açılması gerektiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmeli, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmelidir.
Mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, hükmedilen alacaklarının kat maliklerinden eşit oranda tahsiline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
Apartman görevlisi işçilik alacakları için kime dava açabilir? Yargıtay kararına göre apartman görevlisi, işçilik alacakları için kat maliklerine karşı dava açabilir. Ayrıca Konut Kapıcıları Yönetmeliği’nden doğan temsil yetkisi nedeniyle apartman yöneticisine karşı da dava açılması mümkündür.
Apartman yöneticisi işveren sayılır mı? Kararda, apartman yöneticisinin İş Kanunu ve Konut Kapıcıları Yönetmeliği kapsamında işveren temsilcisi olduğu belirtilmiştir. Yönetici, iş hukuku uyuşmazlıklarında kat maliklerini temsil eder.
Dava doğrudan apartman yöneticisine açılırsa hüküm kime karşı kurulmalıdır? Yargıtay’a göre dava doğrudan yöneticiye açılmış olsa bile hüküm yöneticinin şahsı hakkında değil, kat malikleri adına yönetici hakkında kurulmalıdır.
Mahkeme neden bozuldu? Yerel mahkeme, dava tarihinde apartman yöneticisinin kim olduğunu ve kat maliklerinin kimlerden oluştuğunu yeterince araştırmadan karar verdiği için karar bozulmuştur.
Kat malikleri işçilik alacaklarından nasıl sorumludur? Yargıtay kararında, hükmedilecek alacakların kat maliklerinden eşit oranda tahsiline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin de hatalı olduğu belirtilmiştir.
Apartman görevlisinin kıdem ve ihbar tazminatı talep etmesi mümkün müdür? Kararda davacı apartman görevlisi kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep etmiştir. Yargıtay, bu taleplerin esasını bu aşamada incelememiş; öncelikle taraf teşkilinin doğru sağlanması gerektiğini belirtmiştir.
Tapu kayıtları neden önemlidir? Tapu kayıtları, dava tarihinde apartmandaki kat maliklerinin kimler olduğunu belirlemek için önemlidir. Yargıtay, mahkemenin Tapu Müdürlüğünden dava tarihindeki kat maliklerinin isimlerini istemesi gerektiğini ifade etmiştir.