Bakan Işıkhan: Sosyal Güvenlik Güçlü Devlet İle Güçlü Millet Arasındaki Güven Köprüsüdür
Sosyal Güvenlik Haftası Programı’nda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin insanı merkeze alan büyük bir dayanışma sistemi olduğunu belirterek, kayıt dışılıkla mücadele ve dijital dönüşüm hedeflerine dikkat çekti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda düzenlenen Sosyal Güvenlik Haftası Programına katıldı. Programda konuşan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesi ve vatandaşların geleceğe güvenle bakabilmesi için çalışan SGK personeline ve tüm paydaşlara teşekkür etti.
Bakan Işıkhan, bu yıl Sosyal Güvenlik Haftası’nın temasının “Kayıtdışılık ile Mücadele”, sloganının ise “Sigorta ile iş güvende, işçi güvende, gelecek güvende” olduğunu belirtti. Sosyal güvenliğin insanı koruyan, aileyi ayakta tutan, çalışanı güvence altına alan ve sosyal devletin en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Işıkhan, “Sosyal güvenlik güçlü bir devlet ile güçlü millet arasındaki en önemli güven köprüsüdür” dedi.
Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin uzun yıllar parçalı bir yapıda ilerlediğini hatırlatan Işıkhan, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın farklı standartlar ve uygulamalar nedeniyle çeşitli mağduriyetlere yol açtığını söyledi. 2006 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformuyla bu kurumların tek çatı altında birleştirildiğini belirten Işıkhan, Genel Sağlık Sigortası sisteminin kurulduğunu ve sosyal güvenlik kapsamının tüm vatandaşları içine alacak şekilde genişletildiğini kaydetti.
Bakan Işıkhan, 2002 yılında sosyal güvenlik kapsamının yaklaşık yüzde 70 seviyesinde olduğunu, bugün ise nüfusun tamamının sosyal güvenlik şemsiyesi altında bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahip olduğunu belirten Işıkhan, vatandaşların kamu, üniversite ve özel hastanelerden eşit şekilde yararlanabildiğini söyledi.
Sosyal güvenlik sisteminin yalnızca bugünü değil, geleceği de korumak zorunda olduğunu vurgulayan Işıkhan, sistemin popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir mesele olduğunu dile getirdi. Sosyal güvenliği aynı zamanda milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini belirten Işıkhan, güçlü sosyal güvenlik sisteminin güçlü toplum ve güçlü devlet anlamına geldiğini ifade etti.
SGK’nın sağlık hizmetlerindeki rolüne de değinen Işıkhan, yaklaşık 2 bin 500 hastane, 30 bin eczane, 8 bin optik merkezi ve 5 bin medikal market üzerinden vatandaşlara hizmet sunulduğunu söyledi. Bakan Işıkhan, sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirildiğini açıkladı.
Dijital dönüşüm çalışmalarına ilişkin bilgi veren Işıkhan, SGK’nın e-Devlet üzerinde en çok kullanılan kamu kurumlarından biri olduğunu belirtti. 2025 yılı içerisinde SGK uygulamalarının e-Devlet’te 1,5 milyardan fazla görüntülenme sağladığını ifade eden Işıkhan, vatandaşlara 183 farklı uygulamayla hizmet sunulduğunu kaydetti. ALO 170 hattına 2025 yılında 17,7 milyon çağrı geldiğini, aynı dönemde vatandaşlara 647 milyonun üzerinde SMS bilgilendirmesi yapıldığını bildirdi.
Bakan Işıkhan, yapay zekâ destekli yeni sistemlerin de devreye alındığını belirterek, kayıp-kaçakla mücadele, sahte sigortalılık tespiti, risk analizleri ve sağlık harcamalarının etkin yönetiminde yapay zekâ tabanlı sistemlerden yararlanıldığını söyledi.
Aile Yılı vizyonu kapsamında aileyi güçlendiren sosyal güvenlik politikalarının sürdürüldüğünü belirten Işıkhan, çalışan anneleri desteklemek amacıyla analık izin sürelerinin artırıldığını ifade etti. Tekil gebelikte analık izin süresinin 16 haftadan 24 haftaya, çoğul gebelikte ise 18 haftadan 26 haftaya çıkarıldığını hatırlatan Işıkhan, 2026 yılının ilk çeyreğinde annelere 3 milyar 742 milyon lira analık ödeneği ve yaklaşık 140 milyon lira emzirme ödeneği sağlandığını açıkladı.
Önümüzdeki dönemde hedeflerinin daha kapsayıcı, sürdürülebilir, dijital ve insan odaklı bir sosyal güvenlik sistemi oluşturmak olduğunu belirten Işıkhan, kayıt dışı istihdamı azaltmayı, aktif sigortalı sayısını artırmayı, mali sürdürülebilirliği güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi ve yapay zekâ destekli hizmet modellerini yaygınlaştırmayı amaçladıklarını söyledi.