Orhan GEZER
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
E. Vergi Müfettişi
[email protected]
1 · 11 Temmuz 2026 Tarihli Resmî Gazete’de Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatına Yönelik Kritik Düzenlemeler
11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeler, gümrük ve dış ticaret mevzuatı bakımından son dönemin en kapsamlı revizyonlarından birini teşkil etmektedir. Söz konusu değişikliklerin odağında iki temel eksen yer almaktadır: ithalatta ilave gümrük vergisi (İGV) tahsil edilecek eşyaların oranlarının yeniden belirlenmesi ve ithalatta gözetim uygulamasına ilişkin tebliğlerde yer alan gözetim kıymetlerinin yeniden tespiti.
Yapılan düzenlemeler bütüncül biçimde değerlendirildiğinde iki belirgin eğilim ön plana çıkmaktadır:
- Hâlihazırda İGV’ye tabi pek çok üründe mevcut oranların yükseltilmesi,
- Daha önce İGV kapsamı dışında yer alan bazı ürünlerin ilk kez bu vergi kapsamına alınması.
Benzer bir örüntü, gözetim tebliğleri için de geçerlidir. Mevcut tebliğlerde yer alan kıymet bazlı gözetim eşiklerinin yukarı yönlü revize edildiği; buna ek olarak daha önce gözetim uygulamasına tabi olmayan ürün gruplarının da kapsam dâhiline alındığı görülmektedir.
1.1 · Ürün Grupları İtibarıyla Yeni İGV Oranları
Yeni tebliğler ile getirilen İGV oranları, mal cinsleri itibarıyla aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
| Ürün Grubu |
İGV Oranı |
| Otomotiv ve yedek parça |
%10 – %30 |
| Elektrik ve elektronik ürünler |
%10 – %30 |
| Soğutma sistemleri ve buzdolabı parçaları |
%15 – %30 |
| LED aydınlatma ürünleri |
%10 – %20 |
| Kablo ve elektrik bağlantı ekipmanları |
%5 – %15 |
| Plastik ve kauçuk mamulleri |
%5 – %15 |
| Lityum akümülatörler |
%15 – %30 |
| Dış mekân lastikleri |
%15 – %30 |
| El aletleri |
%15 – %30 |
| Makine ve sanayi ekipmanları |
%0 – %30 |
| Oyuncaklar |
%25 |
| Kâğıt ve kâğıt ürünleri |
Ürüne göre değişken |
| Bakır tel ve muhtelif metal ürünleri |
Ürüne göre değişken |
Önemli hatırlatma: Gümrük vergisinden muaf olarak ithal edilen ürünler bakımından ilave gümrük vergisi tahsilatı yapılmayacaktır.
2 · Düzenlemelerin Kur Politikasına İlişkin Verdiği Sinyaller
Söz konusu düzenlemeleri yalnızca ithalat ve gümrük süreçlerine ilişkin teknik güncellemeler olarak okumak, meseleyi eksik değerlendirmek anlamına gelecektir. Aksine bu paket, ekonomi yönetiminin önümüzdeki dönemde sürdüreceği makroekonomik tercihlere dair güçlü bir işaret niteliği taşımaktadır.
Bilindiği üzere son üç yıllık dönemde döviz kurunun ulaştığı seviye, ihracatçı kesim tarafından yeterli bulunmamaktadır. Ne var ki mevcut kur düzeyi, tek başına ithalatı caydırıcı bir işlev görmemekte; dolayısıyla dış ticaret açığının salt kur mekanizması üzerinden daraltılması güç görünmektedir.
SONGMICS Ofis sandalyesi, çalışma masası sandalyesi, müdür koltuğuYüksekliği ayarlanabilir, ev ofisi, çalışma odası, krem beyazı, kamel kahverengisiAmazon'da İncele
Pelonis Ofis Tipi Uzaktan Kumandalı Vantilatör 36dB Sessiz Çalışma60-111cm Ayarlanabilir Yükseklik Dikey ve Yatay Eksende SalınımAmazon'da İncele
Lenovo LOQ 15ARP10E NotebookNVIDIA GeForce RTX 4050 6GB GDDR6 65W | AMD Ryzen 7 7735HS | 16GB DDR5 RAM | 512GB NVMe M2 SSD | FreeDOSAmazon'da İncele
Günlük Tarihsiz Spiralli PlanlayıcıA5 Boyutu 120 YaprakAmazon'da İncele
Pelonis Masa Fanı, 38dB Sessiz Çalışma 100° Dikey Hareket3 Kademeli Güç Seçeneği SiyahAmazon'da İncele
Apple iPhone 17 Pro 512 GBProMotion teknolojisine sahip 6.3 inç ekran, A19 Pro Çip, Çığır Açıcı Pil Ömrü, Center Stage Ön Kamera özellikli Pro Fusion Kamera Sistemi; Kozmik TuruncuAmazon'da İncele
Amazon Associate #reklam
Bu çerçevede, yapılan mevzuat değişikliklerinin ekonomi yönetimi tarafından ithalatı kur enstrümanı yerine vergisel ve idari araçlarla frenleme stratejisinin somut bir yansıması olarak değerlendirilmesi mümkündür. Nitekim ilave gümrük vergisi oranlarının yükseltilmesi ve gözetim uygulamalarının kapsamının genişletilmesi, ithalat üzerindeki vergi yükünü doğrudan artıran araçlardır.
Bu okuma çerçevesinde; olağanüstü bir konjonktürel şokun yaşanmaması hâlinde döviz kurunun yakın ve orta vadede sıçrama şeklinde ani bir yükseliş göstermeksizin, son üç yıldaki gibi ılımlı ve kontrollü bir seyir izleyeceği öngörüsünde bulunmak yerinde olacaktır.
3 · 57 Seri No.lu KDV Tebliği Kapsamında İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin YMM Raporlama ve Bildirim Zorunluluğu
11 Temmuz 2026 tarihli düzenlemeler; ithalatta ek gümrük vergileri ve gözetim uygulamalarının önümüzdeki dönemde yurt içi üreticinin korunması amacıyla daha etkin biçimde kullanılacağının açık bir göstergesi olarak okunmalıdır.
Bu politika tercihi, iki paralel sonucu birlikte doğuracaktır:
- Döviz kurları cephesinde beklenenden daha sakin bir dönem,
- Dış ticarette ek vergi ve gözetim uygulamaları ile bunlara bağlı bildirim ve raporlama yükümlülükleri cephesinde ise oldukça hareketli bir dönem.
Bu bağlamda, 57 Seri No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile getirilen bildirim ve raporlama zorunluluğunun ve uygulamada tereddüt yaratan hususların yeniden ele alınması zorunluluk hâline gelmiştir.
3.1 · Kapsama Giren Mükelleflerin Tayini
57 Seri No.lu KDV Tebliği ile bazı ithalatçılara, 2026 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin ithalatları bakımından 31/7/2026 tarihine kadar bildirim ya da YMM raporu sunma zorunluluğu getirilmiştir. Buna göre:
- Altışar aylık dönem itibarıyla ithalat bedeli 2.600.000 TL’nin altında kalan mükellefler için bildirim,
- Bu tutarı aşan mükellefler için ise YMM raporu düzenlenmesi öngörülmektedir.
Ancak, yasal sürenin 31/7/2026 tarihinde dolacak olmasına rağmen uygulamaya ilişkin usul ve esaslar hâlâ netleştirilmemiş olup, düzenlemede yorum farklılıklarına yol açabilecek önemli boşluklar bulunmaktadır.
Tereddüt Yaratan Temel Soru
Altı aylık dönem itibarıyla esas alınan 2.600.000 TL’lik eşik, mükellefin toplam ithalat bedelini mi, yoksa yalnızca KDV indirimi kabul edilmeyen (gözetim kapsamındaki) ithalatlarını mı kapsamaktadır?
Mevzuat metinlerinde bir bağlacın ya da noktalama işaretinin varlığı, cümlenin ifade ettiği bağlamı ve düzenlemenin amacını belirlemek bakımından kritik önem taşır. Tebliğin ilgili bölümünde yer alan düzenleme aynen şu şekildedir:
“Bu kapsamda ithalat yapan mükellefler; takvim yılının altışar aylık dönemleri itibarıyla ithalat bedeli 46 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirlenen tutarı aşmayan ithalatlara ilişkin KDV’nin, işlemin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinde mezkûr Karar kapsamında doğru bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığını altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine bildirirler.”
Görüleceği üzere “Bu kapsamda ithalat yapan mükellefler” ifadesi herhangi bir noktalama işareti içermemekte; bu haliyle belirtili isim tamlaması niteliği taşıyarak yalnızca düzenleme kapsamındaki (yani gözetim uygulaması kapsamında) ithalat yapan mükellefleri işaret etmektedir.
Bu dilbilimsel ve teleolojik yorum çerçevesinde, eşik tutarın toplam ithalat bedeli üzerinden değil, yalnızca gözetim kapsamındaki ithalat bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği kanaatindeyiz. Bununla birlikte, farklı yorumların ortadan kaldırılması amacıyla İdare tarafından bir sirküler veya tebliğ ile açıklama getirilmesi elzemdir.
3.2 · Eşik Değerin Tespitinde Kıymet Esası: CIF mi, FOB mu?
Düzenlemede belirtilen eşik tutarın CIF bedel üzerinden mi yoksa FOB bedel üzerinden mi hesaplanacağı hususu da açıkça belirlenmemiştir. Kanaatimizce hem Vergi Usul Kanunu hem de Gümrük ve Kambiyo Mevzuatı birlikte değerlendirildiğinde; ithalat bedelinin CIF bedel olarak anlaşılması gerekmektedir.
Ancak raporlama ve bildirim takviminin ciddi biçimde sıkıştığı bu dönemde, söz konusu belirsizliğin İdare tarafından resmî düzeyde açıklığa kavuşturulması büyük önem arz etmektedir.
3.3 · Bildirim ve Raporlama Dönemine İlişkin Süre Sorunsalı
Mevcut düzenleme uyarınca yılın ilk altı ayına ilişkin bildirim veya raporların, takip eden ayın sonuna kadar sunulması gerekmektedir. Ne var ki Haziran ayına ait KDV beyannamesinin ayın 28’inde verildiği dikkate alındığında; bu takvim, hem bildirim yükümlülüğüne tabi mükellefler hem de özellikle YMM raporlaması kapsamına giren mükellefler açısından sağlıklı ve doğru bir raporlama yapılmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır.
Bu nedenle raporlama döneminin, örneğin “dönemi takip eden ikinci ayın sonuna kadar” biçiminde kalıcı olarak yeniden düzenlenmesi, hem mükellef hem de meslek mensubu açısından uygulamanın işlevselliği bakımından yerinde olacaktır.
4 · 11 Temmuz 2026 Tarihli Resmî Gazete’de Yayımlanan İlgili Tebliğler
4.1 · İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğlerde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğler
4.2 · Yeni Yayımlanan İthalatta Gözetim Tebliğleri
4.3 · İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğler
5 · Sonuç
11 Temmuz 2026 tarihli düzenlemeler, ekonomi yönetiminin kur odaklı bir denge arayışından ziyade vergisel ve idari araçlarla ithalatı frenlemeye dönük tercihini açıkça ortaya koymaktadır. Bu politika çizgisi; kısa vadede döviz kurunun ılımlı seyrini destekleyecek, orta vadede ise ithalatçı mükellefler ve meslek mensupları açısından bildirim, raporlama ve uyum yükümlülüklerinin ağırlaştığı bir dönemin kapılarını aralayacaktır.
Bu çerçevede, 57 Seri No.lu KDV Tebliği kapsamında ortaya çıkan eşik değerin kapsamı, kıymet esası (CIF/FOB) ve raporlama takvimi gibi belirsizliklerin İdare tarafından ivedilikle giderilmesi; uygulamanın sağlıklı, öngörülebilir ve hukuki güvenlik ilkesine uygun biçimde işleyebilmesi bakımından kritik önemdedir.