T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2026/1382
Karar No. 2026/4121
Tarihi: 30.04.2026
ÖZET:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, SGK işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin tespit davasının zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığına hükmetti.
Alkollü Olduğu İddiasıyla İşten Çıkarıldı
Uyuşmazlık, 4 Şubat 2013 tarihinden itibaren aynı işyerinde çalışan işçinin iş sözleşmesinin, işyerine alkollü geldiği gerekçesiyle 12 Şubat 2024 tarihinde feshedilmesi üzerine başladı.
İşveren, işçinin 8 Şubat 2024 tarihinde makine başında uyuduğunu, yoğun biçimde alkol koktuğunu, ayakta durmakta ve konuşmakta zorlandığını savundu. Bu durumun tutanaklarla belirlendiğini ileri süren işveren, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetti ve SGK işten ayrılış bildirimini Kod 45 üzerinden yaptı.
Davacı işçi ise alkollü olduğunun somut verilerle kanıtlanmadığını belirterek feshin hukuka aykırı olduğunu öne sürdü. İşçi; kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra çeşitli zarar ve masraf kalemlerinin ödenmesini, SGK’ya bildirilen Kod 45’in de Kod 04 olarak düzeltilmesini talep etti.
İlk Derece Mahkemesi Davayı Usulden Reddetti
İlk Derece Mahkemesi, arabuluculuk son tutanağı ile başvuru evrakında uyuşmazlığın yalnızca “işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan” şeklinde genel olarak belirtildiğini tespit etti.
Mahkeme, dava dilekçesinde istenen alacakların arabuluculuk görüşmelerine konu edildiğinin ve bu alacaklar hakkında anlaşma sağlanamadığının kabul edilemeyeceğini belirtti. Zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın tamamını usulden reddetti.
İstinaf Başvurusu Esastan Reddedildi
SONGMICS Ofis sandalyesi, çalışma masası sandalyesi, müdür koltuğuYüksekliği ayarlanabilir, ev ofisi, çalışma odası, krem beyazı, kamel kahverengisiAmazon'da İncele
Pelonis Ofis Tipi Uzaktan Kumandalı Vantilatör 36dB Sessiz Çalışma60-111cm Ayarlanabilir Yükseklik Dikey ve Yatay Eksende SalınımAmazon'da İncele
Lenovo LOQ 15ARP10E NotebookNVIDIA GeForce RTX 4050 6GB GDDR6 65W | AMD Ryzen 7 7735HS | 16GB DDR5 RAM | 512GB NVMe M2 SSD | FreeDOSAmazon'da İncele
Günlük Tarihsiz Spiralli PlanlayıcıA5 Boyutu 120 YaprakAmazon'da İncele
Pelonis Masa Fanı, 38dB Sessiz Çalışma 100° Dikey Hareket3 Kademeli Güç Seçeneği SiyahAmazon'da İncele
Apple iPhone 17 Pro 512 GBProMotion teknolojisine sahip 6.3 inç ekran, A19 Pro Çip, Çığır Açıcı Pil Ömrü, Center Stage Ön Kamera özellikli Pro Fusion Kamera Sistemi; Kozmik TuruncuAmazon'da İncele
Amazon Associate #reklam
İlk Derece Mahkemesi, davacı vekilinin istinaf başvurusunu önce süresinde yapılmadığı gerekçesiyle ek kararla reddetti.
Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının süre tutum dilekçesini zamanında verdiğini belirleyerek bu ek kararı kaldırdı. Bununla birlikte gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinden sonra sunulduğunu, süresinde verilen dilekçede herhangi bir istinaf sebebi gösterilmediğini ve kamu düzeni yönünden de hata bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Yargıtay Talepleri Birbirinden Ayırdı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı iki ayrı dava türü yönünden değerlendirdi:
- Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer parasal talepleri içeren alacak davası
- SGK işten çıkış kodunun gerçeğe uygun şekilde düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin dava
Daire, işçilik alacakları ile SGK işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin tespit isteminin aynı dava dilekçesinde ileri sürülmesinin, bu taleplerin tabi olduğu dava şartlarını değiştirmeyeceğini belirtti.
İşçilik Alacaklarında Arabuluculuk Şartı Yerine Getirilmedi
Yargıtay, arabuluculuk son tutanağında dava konusu alacakların belirtilmediğini tespit etti.
Bu nedenle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve diğer alacak talepleri bakımından zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini kabul etti. İlk Derece Mahkemesinin bu talepler yönünden verdiği usulden ret kararını yerinde buldu.
Yalnızca uyuşmazlık türünün genel ifadelerle gösterilmiş olması, somut dosya bakımından dava konusu alacakların arabuluculuk görüşmelerine taşındığının kabulü için yeterli görülmedi.
Çıkış Kodu Davası Tespit Davası Niteliğinde
Yargıtay, işten çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak SGK’ya bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan ve uygulamada “çıkış kodunun düzeltilmesi davası” olarak adlandırılan davanın hukuki niteliğini de belirledi.
Karara göre bu dava, esas olarak çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin belirlenmesine yönelik bir tespit davası niteliğinde.
Daire, SGK işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin bu tespit davasının zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı sonucuna ulaştı. Davacının söz konusu davayı açmakta güncel hukuki yararının bulunduğunu da kabul etti.
Çıkış Kodu Talebi Esastan İncelenecek
Yargıtay, İlk Derece Mahkemesinin işçilik alacakları yönünden verdiği usulden ret kararını doğru bulmasına rağmen, aynı sonucun çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin talep bakımından uygulanamayacağını belirtti.
İlk Derece Mahkemesinin, zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunmayan çıkış kodu talebini esastan incelemesi gerektiğine karar verildi.
Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı ortadan kaldırıldı ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozuldu.
Yargıtay Kodun Değiştirilmesine Karar Vermedi
Bozma kararı, işçinin SGK çıkış kodunun doğrudan Kod 45’ten Kod 04’e çevrilmesi anlamına gelmiyor.
Yargıtay; işçinin işyerine alkollü gelip gelmediği, işverenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı veya doğru çıkış kodunun hangisi olduğu konusunda esasa ilişkin bir hüküm kurmadı.
Kararda yalnızca çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin tespit isteminin arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilemeyeceği ve İlk Derece Mahkemesince esastan incelenmesi gerektiği belirlendi.
Kararın Sonucu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi oy birliğiyle;
- Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararını ortadan kaldırdı.
- İlk Derece Mahkemesi kararını bozdu.
- Dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
Karar Künyesi: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Esas No: 2026/1382, Karar No: 2026/4121, Tarih: 30.04.2026.
Mevzuat Atfına İlişkin Düzeltme
Sunulan karar metninde zorunlu arabuluculuk hükmü “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3/1. maddesi” olarak gösterilmiş bulunuyor. Ancak aktarılan hüküm, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3/1. maddesine aittir. 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesi, işçi veya işveren alacağı, tazminatı ve işe iade taleplerinde arabuluculuğu dava şartı olarak düzenliyor. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesi ise Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. 6100 sayılı Kanun metni
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.02.2013 tarihinden bu yana davalıya ait işyerinde çalıştığını, 12.02.2024 tarihinde müvekkilinin işine 08.02.2024 tarihinde işyerinde alkollü olduğu gerekçesi ile son verildiğini, müvekkilinin hiçbir açıklama yapmasına müsaade edilmeyerek, kendisinin alkollü olduğu somut bir veri ile ispatlanmayarak işten çıkartılmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı işyerinde 11 yıl 7 gün çalıştığını, brüt ücretinin 27.929,88 TL olduğunu, müvekkilinin Kod (45) ile çıkışının yapıldığını ancak Kod (04) olarak Kuruma bildirim yapılması gerektiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ihtarname tanzim avukat ücreti, noterlik vekâletname tanzim ücreti, munzam zarar, maddi tazminat ve müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilen Kod (45) çıkış kodunun, Kod (04) olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ihtarname tanzim avukat ücreti, noterlik vekâletname tanzim ücreti, munzam zarar ve mahrum kalınan işsizlik ödeneğine ilişkin alacakları için arabuluculuk kanun yoluna başvurmadığını, dava şartının yerine getirilmemesi sebebi ile taleplerin usulden reddi gerektiğini, taleplerin somut olmadığını, zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının 04.02.2013-12.02.2024 tarihleri arasında müvekkili Şirket nezdinde rollform operatörü olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işyerine sarhoş olarak gelmesi sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının çalışmasının devamı esnasında 08.02.2024 tarihinde makine başında uyuyakaldığını, uyandırılmak için yanına gelindiğinde yoğun bir şekilde alkol koktuğu ve çalışma arkadaşlarının davacıyı uyandırmakta zorlandığını, sarhoş olması sebebiyle ayakta duramadığı gibi konuşmakta da zorlandığının yazılı tutanaklar ile tespit edildiğini, davacının daha önce de işyerine sarhoş şekilde geldiğini ve davacının savunmasında işyerine alkollü geldiğini ikrar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki arabuluculuk son tutanağında arabuluculuk konusu uyuşmazlığın ”işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan (nisbi)” olarak gösterildiğini, UYAP kayıtları incelendiğinde 06.08.2024 tarihli arabuluculuk başvuru evrakında da yine uyuşmazlık türü olarak ”işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan (nisbi)” olarak gösterildiğini, dava konusu edilen alacaklarla ilgili herhangi bir başvuru bulunmadığının görüldüğü, bu durumda, dava konusu edilen alacakların, arabuluculuk görüşmelerine konu edildiği ve bu alacaklar hakkında anlaşmaya varılmadığının kabulünün olanaklı olmadığı gerekçesiyle dava konusu alacaklar yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi 29.09.2025 tarihli ek karar ile; davacı vekilinin 29.08.2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin süresinde sunulmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece kısa kararın 14.07.2025 tarihinde verildiği, davacı tarafından gerekçesiz süre tutum dilekçesinin 16.07.2025 tarihinde sunulduğu, davacının süre tutum dilekçesi olarak verdiği dilekçenin süresinde olduğu, muhtıra ile de harcın süresinde yatırıldığı anlaşılmakla, Mahkemenin ek kararının hatalı olduğu ve kaldırılması gerektiği, istinaf talebinin esastan incelenmesinde ise, gerekçeli kararın tebliği itibarıyla istinaf süresi geçtikten sonra verilen gerekçeli istinaf dilekçesinin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, 16.07.2025 tarihinde verilen dilekçenin ise gerekçesiz olduğu, herhangi bir istinaf sebebi ileri sürülmediği, kamu düzeni yönünden yapılan incelemede de kararda bir hata tespit edilemediği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada dava şartının yerine getirildiğini, arabuluculuk tutanağında eksik olduğu ifade edilen hususların arabulucudan sorulması ve konuya ilişkin ek karar alınabileceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun (6100 sayılı Kanun) 3/1 hükmü şöyledir:
“Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/41 md.) Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır.”
Uygulamada çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak SGK’ya bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan davalar, “çıkış kodunun düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmakta ise de “tespit davası” niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, iki ayrı dava olan çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin dava ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ihtarname tanzim avukat ücreti, noterlik vekâletname tanzim ücreti, munzam zarar, maddi tazminat taleplerini de içeren alacak davasını birlikte açmıştır. Alacak davası, arabuluculuk dava şartına tâbi ise de çıkış kodunun düzeltilmesi davası 6100 sayılı Kanun’un 3/1 hükmüne göre arabuluculuk dava şartına tâbi değildir.
Dosya kapsamına göre, arabuluculuk son tutanağında dava konusu alacakların belirtilmediği anlaşıldığından, davacının alacak talepleri yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden ret kararı verilmesi yerindedir. Ancak davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davayı açmakta güncel hukuki yararı bulunduğu da göz önüne alındığında, ayrı bir dava olan çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
SGK Çıkış Kodunun Düzeltilmesi Davasında Arabuluculuk Zorunlu Mu? Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bu kararına göre, çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin belirlenmesine yönelik tespit davası zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Kıdem Ve İhbar Tazminatı İçin Arabuluculuk Zorunlu Mu? Evet. İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı niteliğindeki talepler bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Çıkış Kodu İle İşçilik Alacakları Aynı Davada İstenebilir Mi? Kararda iki talebin aynı dava dilekçesinde ileri sürüldüğü belirtilmiştir. Ancak her talep kendi hukuki niteliğine ve dava şartlarına göre ayrı ayrı değerlendirilir.
Arabuluculuk Tutanağında Alacakların Belirtilmesi Gerekir Mi? Somut olayda arabuluculuk tutanağında dava konusu alacakların belirtilmemesi nedeniyle bu talepler bakımından dava şartının yerine getirilmediği kabul edilmiştir. Genel uyuşmazlık tanımı yeterli görülmemiştir.
Yargıtay Kod 45’in Kod 04 Olarak Değiştirilmesine Karar Verdi Mi? Hayır. Yargıtay, kod değişikliği hakkında esasa ilişkin karar vermedi. İlk Derece Mahkemesinin bu talebi inceleyerek karar vermesi gerektiğini belirtti.
İşçinin Alkollü Olup Olmadığı Yargıtay Tarafından Belirlendi Mi? Hayır. Yargıtay, işçinin alkollü olup olmadığına veya feshin haklı olup olmadığına ilişkin maddi uyuşmazlığı sonuçlandırmadı.
Çıkış Kodu Davasının Hukuki Niteliği Nedir? Yargıtay, uygulamada çıkış kodunun düzeltilmesi davası olarak adlandırılan bu davanın tespit davası niteliğinde olduğunu belirtti.
Çıkış Kodu Davasında Hukuki Yarar Aranır Mı? Evet. Tespit davasında güncel hukuki yararın bulunması gerekir. Yargıtay, somut olayda davacının çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitini istemekte güncel hukuki yararı bulunduğunu kabul etti.
Yargıtay Kararı Neden Bozdu? İlk Derece Mahkemesi, çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin talebi de arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddetmişti. Yargıtay, bu talebin zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunmadığını ve esastan incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.