Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesi Haklı Fesih Sebebi Sayıldı
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/2024
Karar No: 2025/2487
Karar Tarihi: 10.03.2025
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin dönemine ilişkin ücretin işçi izne başlamadan önce peşin ödenmemesi veya avans olarak verilmemesi halinde, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğine karar verdi.
Konu: Yıllık izin ücretinin izne çıkmadan önce peşin ödenmemesinin işçi bakımından haklı fesih sebebi olup olmadığı
Sonuç: Yıllık izin ücretinin peşin veya avans olarak ödenmemesi haklı fesih sebebi sayıldı.
Uyuşmazlığın Konusu
Karara konu uyuşmazlık, işverenin yıllık ücretli izin kullanan işçiye, izin dönemine ilişkin ücretini işçi izne başlamadan önce peşin olarak ödememesi veya avans olarak vermemesi halinde, bu durumun işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Başvuru, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi hukuk daireleri arasında aynı konuda farklı kesin kararlar verilmesi üzerine yapılmıştır. Bir Bölge Adliye Mahkemesi dairesi, yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesini haklı fesih sebebi kabul ederken; diğer daire, işçinin ayrıca izin ücreti talebinde bulunmadığı gerekçesiyle haklı fesih iddiasını kabul etmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki Farklılık
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, yıllık izne çıkan işçinin izin dönemine ilişkin ücretinin izne başlamadan önce ödenmemesini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 57/1. maddesine aykırı bulmuş ve bu nedenle yapılan işçi feshinin haklı nedene dayandığını kabul etmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ise benzer olayda, işçinin izin talebinde bulunurken ayrıca yıllık izin ücretinin peşin ödenmesini istemediğini belirterek, haklı fesih iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu farklılığı gidermek üzere yaptığı incelemede, işverenin yıllık izin ücretini izinden önce ödeme yükümlülüğünün işçinin ayrıca talepte bulunmasına bağlı olmadığı sonucuna ulaşmıştır.
İş Kanunu’nun 57. Maddesi Ne Düzenliyor?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesine göre işveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini işçi izne başlamadan önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.
Yargıtay kararında bu hüküm özellikle vurgulanmış ve yıllık izin ücretinin ödeme zamanının kanun tarafından açıkça belirlendiği ifade edilmiştir. Buna göre işverenin ödeme yükümlülüğü, işçinin izne ayrılmasından önce doğmaktadır.
Yönetmelik Hükmü De Aynı Yönde
Kararda, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin 21. maddesine de yer verilmiştir. Yönetmeliğe göre işveren veya işveren vekili, yıllık ücretli iznini kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücreti ile bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki haklarını izne başlamadan önce peşin olarak vermek veya avans olarak ödemek zorundadır.
Bu düzenleme, yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi yükümlülüğünün yalnızca İş Kanunu’nda değil, yönetmelikte de açıkça yer aldığını göstermektedir.
İşçinin Ayrıca Talepte Bulunması Gerekmez
Yargıtay kararının en önemli noktalarından biri, işçinin yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi için ayrıca talepte bulunmasının gerekmediğinin kabul edilmesidir.
Kararda, İş Kanunu’nun 57/1. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri dikkate alınarak, yıllık ücretli izin kullanan her işçiye izin dönemine ilişkin ücretin izne başlamadan önce peşin verilmesi veya avans olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay’a göre bu yükümlülük mutlak emredici niteliktedir. Bu nedenle işçinin ayrıca “izin ücretimin peşin ödenmesini istiyorum” şeklinde bir talepte bulunması şart değildir.
Yıllık İzin Ücretinin Ödenmemesi Hangi Haklı Fesih Sebebine Girer?
Yargıtay, yıllık izin ücretinin izne çıkmadan önce ödenmemesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II-e ve 24/II-f hükümleri kapsamında değerlendirmiştir.
İş Kanunu’nun 24/II-e bendinde, işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmemesi haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiştir.
Aynı maddenin 24/II-f bendinde ise çalışma şartlarının uygulanmaması işçi bakımından haklı fesih nedeni olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay, yıllık izin dönemine ilişkin ücretin izne ayrılmadan önce peşin ödenmemesini, bu hükümler kapsamında işçi açısından haklı nedenle fesih sebebi saymıştır.
Fazla İzin Kullandırılması Sonucu Değiştirmez
Kararda dikkat çeken bir diğer husus, işçiye hak ettiği yıllık izin süresinden daha fazla izin kullandırılmış olmasının, işverenin izin ücretini peşin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağıdır.
Yargıtay, yıllık izin süresine ilişkin düzenlemenin nispi emredici nitelikte olabileceğini; ancak yıllık izin ücretinin izne başlamadan önce ödenmesine ilişkin 57. madde hükmünün mutlak emredici nitelikte olduğunu belirtmiştir.
Bu nedenle işveren, işçiye fazla yıllık izin kullandırıldığını ileri sürerek izin ücretini izinden önce ödeme borcundan kurtulamaz.
Somut Olaylarda Ne Yaşandı?
Kararda iki ayrı Bölge Adliye Mahkemesi kararına konu olay incelenmiştir.
İlk olayda işçi, 16.01.2017 tarihinde yıllık izne ayrılmış, iznin son günü olan 31.01.2017 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiştir. Fesih gerekçesi, yıllık izin ücretinin izne çıkmadan önce peşin ödenmemesidir. İşveren tarafı da işyerinde böyle bir peşin ödeme uygulaması bulunmadığını savunmuştur.
İkinci olayda işçi, 08.06.2019-27.06.2019 tarihleri arasında yıllık izin talebinde bulunmuş; izin süresi devam ederken 19.06.2019 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiştir. Dosyada, Mayıs ayı ücretinin 30.05.2019 tarihinde ödendiği; Haziran ayı ücretinin ise fesihten sonra 10.07.2019 tarihinde ödendiği belirtilmiştir. Bu nedenle işçinin izne başlamadan önce izin dönemine ilişkin ücretinin ödenmediği kabul edilmiştir.
Yargıtay’ın Sonucu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücretinin izinden önce peşin veya avans olarak ödenmemesinin işçi açısından haklı fesih sebebi olduğuna karar vermiştir.
Bu kapsamda, uyuşmazlığın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda giderilmesine hükmedilmiştir.
Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
Kararın İşçi Ve İşveren Açısından Önemi
Bu karar, yıllık izin ücretinin ödeme zamanına ilişkin uygulamada önemli sonuçlar doğurmaktadır.
İşverenler açısından yıllık izin kullanan işçiye, izin dönemine ilişkin ücretin izinden önce peşin veya avans olarak ödenmesi gerektiği açıkça ortaya konulmuştur.
İşçiler açısından ise yıllık izin ücretinin izne başlamadan önce ödenmemesi, koşulları oluştuğunda haklı fesih sebebi olarak ileri sürülebilecektir.
Karar ayrıca, işçinin bu konuda ayrıca talepte bulunmasının gerekmediğini ve işverenin bu yükümlülüğü kendiliğinden yerine getirmesi gerektiğini göstermektedir.
I. BAŞVURU
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Başkanlığınca 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 35/3. hükmü uyarınca sunulan başvuru dilekçesinde; Dairelerinin 22.03.2024 tarihli ve 2022/1708 Esas, 2024/758 Karar sayılı kesin nitelikteki kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/736 Karar sayılı kesin nitelikteki kararı arasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 57/1 hükmü uyarınca işverence, yıllık izin ücretinin izin dönemini kapsar şekilde izne çıkmadan önce işçiye peşin olarak ödenmesi veya avans olarak verilmesi zorunluluğuna aykırı davranılmasının işçi bakımından haklı fesih nedeni sayılıp sayılmadığı hususunda farklı sonuçlara ulaşıldığı belirtilerek söz konusu kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 12.06.2024 tarihli ve 2024/5 Esas sayılı kararı ile; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/736 Karar sayılı kararında, yıllık izne çıkarken yıllık izin dönemine ilişkin ücretinin peşin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı talebinde bulunan işçi bakımından, 4857 sayılı Kanun’un 57/1 hükmü ile 24/II-(e) alt bendi uyarınca işverenin yıllık izne ayrılan işçiye yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödeme veya avans olarak verme yükümlülüğüne aykırı işveren davranışının işçi bakımından haklı fesih nedeni teşkil ettiğine ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığına ilişkin İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 22.03.2024 tarihli ve 2022/1708 Esas, 2024/758 Karar sayılı kararında ise benzer şekilde, yıllık izin dönemine ilişkin ücretinin peşin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı talebinde bulunan işçi bakımından, davacının feshe konu ettiği hususların haklı fesih sebebi tekil etmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; iki Daire arasında benzer konuda kesin nitelikteki farklı kararlar bulunduğu, bu nedenle 5235 sayılı Kanun’un 35/3 hükmü uyarınca dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 Tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/736 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin yıllık izne ayrılırken yıllık izne ilişkin ücretinin 4857 sayılı Kanun’un 57/1 hükmü peşin ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davalının ise savunmasında, davacının 2006 yılından itibaren işyerinde çalışmakla beraber daha önceki izin taleplerinde ve işbu izin döneminde de izin ücretinin peşin ödenmesi talebinin bulunmadığını, iş dünyasında gazeteci ve memurlar dışında izin öncesi peşin ödeme uygulaması olmadığını, davacının asıl amacının Romanya’da iş bulduğu için işten ayrılmak olduğunu beyan ettiği; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu sonucunda yapılan incelemede; 4857 sayılı Kanun’un 57/1 hükmünde “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.” düzenlemesine yer verildiği, davacı işçinin 16.01.2017 tarihinde yıllık izne ayrıldığı ve iznin son günü olan 31.01.2017 tarihinde iş sözleşmesini feshettiği, Kanun’un emredici hükmüne rağmen işçinin yıllık izne ilişkin ücretinin Kanun tarafından belirlenen sürede ödenmemiş olmasına göre davacı işçi feshinin haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu gerekçe ile davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 22.03.2024 Tarihli ve 2022/1708 Esas, 2024/758 Karar Sayılı Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından yıllık izne çıktığında yıllık izin ücretinin peşin olarak ödenmemesi nedeniyle feshedildiği, davalı tarafça davacının kıdem süresine göre kanunen hak ettiği izin süresinden fazla olacak şekilde 49 gün yıllık izin kullandığının, iyiniyetli olmayan davacının iş sözleşmesini feshetmek için haklı bir sebebinin olmadığının savunulduğu; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu sonucunda yapılan incelemede; her ne kadar 4857 sayılı Kanun’un 57. maddesinde yıllık izne çıkan işçiye izin dönemine ilişkin ücretinin izne başlamadan önce peşin olarak ödeneceği hükmüne yer verilmiş ise de davacının izin talebinde bulunurken ayrıca kullanacağı yıllık izin süresine göre izin ücretinin ödenmesi talebinde bulunmadığı, bu durumda davacının haklı fesih iddiasını ispatlayamadığı, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 03.12.2019 tarihli ve 2016/24594 Esas, 2019/22240 Karar sayılı karar içeriğinin de benzer mahiyette olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine oy çokluğuyla kesin olmak üzere karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Uyuşmazlık, 4857 sayılı Kanun’un 57/1 hükmü uyarınca işverenin işçinin yıllık ücretli izin dönemine ilişkin ücretinin izinden önce peşinen veya avans olarak ödeme zorunluluğuna ilişkin yükümlülüğüne aykırı davranışının, işçi bakımından haklı nedenle fesih sebebi teşkil edip etmeyeceğine ilişkindir.
4857 sayılı Kanun’un “Yıllık izin ücreti” başlıklı 57. maddesi şöyledir:
“İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.
Bu ücretin hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır.
Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama üzerinden hesaplanır.
Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Yüzde usulünün uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren tarafından ödenir.
Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.”
Aynı Kanun’un 60. maddesi ise “İzinlere ilişkin düzenlemeler” başlıklı olup şu hükmü içermektedir:
“Yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.”
03.03.2004 tarihli ve 25391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği‘nin (Yönetmelik) “İzin İsteği ve Verilmesi” başlıklı 8. maddesinin ilk fıkrasında, “İşçi yıllık izin isteminde, adını soyadını, varsa sicil numarasını, iznini hangi tarihler arasında kullanmak istediğini ve ücretsiz yol izni isteyip istemediğini yazar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Söz konusu Yönetmelik’in “Ücretin Ödenmesi” başlıklı 21. maddesinin 2. fıkrasına göre “İşveren veya işveren vekili, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye izin dönemine ilişkin ücreti ile ödenmesi bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki haklarını izine başlamadan önce peşin olarak vermek veya avans olarak ödemek zorundadır.”
4857 sayılı Kanun’un “Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık” başlıklı 103. maddesine göre ise; “Yıllık ücretli izni bu Kanunun 56 ncı maddesine aykırı olarak bölen veya izin ücretini 57 nci maddenin üç ve dördüncü fıkralarında belirtilen usule aykırı olarak ödeyen veya eksik ödeyen veya 59 uncu maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60 ıncı maddede belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası verilir.”
4857 sayılı Kanun’un 57/1 hükmü ve 103. maddesi ile Yönetmelik’in ilgili hükümleri dikkate alındığında; işverence yıllık ücretli izin kullanan her işçiye, izin dönemine ilişkin ücretinin izne başlamadan evvel peşin olarak verilmesi veya avans olarak ödenmesi mutlak emredici şekilde düzenlenmiş olup bunun için işçinin ayrıca yıllık izin ücretinin ödenmesi hususunda bir talepte bulunmasına gerek yoktur.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda inceleme yapıldığında; uyuşmazlığın giderilmesi istenilen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/736 Karar sayılı kararına konu olayda; davacının son yıllık iznini 16.01.2017-31.01.2017 tarihleri arasında kullandığı, 01.02.2017 tarihinde iş başı yapması gerekirken 31.01.2017 tarihli fesih bildirimi ile yıllık iznine ilişkin ücretinin yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini sonlandırdığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça, davacıya izne başlamadan evvel izin dönemine ilişkin ücretinin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olup ücretlerin peşin ödendiği memurlar ve gazeteciler dışında hiçbir işyerinde izin ücretinin peşin ödenmesi uygulamasının bulunmadığı belirtilmek suretiyle yıllık izne ilişkin ücretin peşin olarak ödenmediği hususunun da kabul edildiği görülmektedir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 22.03.2024 tarihli ve 2022/1708 Esas, 2024/758 Karar Sayılı Kararına konu uyuşmazlıkta ise davacı işçinin 08.06.2019-27.06.2019 tarihlerinde yıllık ücretli izin talebinde bulunduğu, izin süresi içerisinde iken 19.06.2019 tarihinde iş sözleşmesini yıllık iznine ilişkin ücretinin yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle sonlandırdığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli kararında da belirtildiği üzere, 2019 yılı Mayıs ayı ücreti davacıya 30.05.2019 tarihinde ödenmiş olup davacıya yıllık izinde bulunduğu dönem dâhil 2019 yılı Haziran ayı ücretinin 10.07.2019 tarihinde yani fesihten sonra ödendiği, ara dönemde başkaca bir ödeme olmadığı dikkate alındığında; yıllık izne çıkmadan evvel davacının izin dönemine ilişkin ücretinin ödenmediği sabittir. Davalı tarafça aksi savunulmuş ise de davacıya nispi emredici nitelikte olan 4857 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre hak kazandığı yıllık izin süresinin üstünde yıllık izin kullandırılmış olması, yıllık izin ücretinin mutlak emredici nitelikte olan 57. maddeye göre izin başlamadan evvel peşinen veya avans olarak ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
4857 sayılı Kanun’un 24/II-(e) hükmünde işveren tarafından işçiye ücretinin kanun hükümlerine uygun olarak ödenmemesi ve aynı maddenin (f) alt bendinde çalışma şartlarının uygulanmaması, haklı fesih nedeni olarak düzenlenmiştir. Şu hâlde anılan hükümler gereğince yıllık izne ilişkin ücretin, yıllık izne ayrılmadan evvel işverence peşin ödenmediği gerekçesiyle yapılan fesih haklı nedene dayalıdır.
Bu açıklamalara göre başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, 4857 sayılı Kanun’un 57/1 hükmü uyarınca işverenin işçinin yıllık izin dönemine ilişkin ücretinin izinden önce peşinen veya avans olarak ödeme zorunluluğuna ilişkin yükümlülüğüne aykırı davranışının işçi bakımından haklı nedenle fesih sebebi teşkil edeceğine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/736 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
V. KARAR
1. Uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun’un 57/1 hükmü uyarınca işverenin işçinin yıllık izin dönemine ilişkin ücretinin izinden önce peşinen veya avans olarak ödeme zorunluluğuna ilişkin yükümlülüğüne aykırı davranışının işçi bakımından haklı nedenle fesih sebebi teşkil edeceğine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/310 Esas, 2021/736 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine,
2. Dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
FAQ – Sık Sorulan Sorular
Yıllık İzin Ücreti Ne Zaman Ödenmelidir? Yıllık izin ücreti, işçi yıllık ücretli izne başlamadan önce peşin olarak ödenmeli veya avans olarak verilmelidir.
İşçi Talep Etmezse Yıllık İzin Ücreti Peşin Ödenmek Zorunda Mıdır? Evet. Yargıtay kararına göre işçinin ayrıca talepte bulunması gerekmez. İşveren bu yükümlülüğü kendiliğinden yerine getirmek zorundadır.
Yıllık İzin Ücretinin Peşin Ödenmemesi Haklı Fesih Sebebi Midir? Evet. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin dönemine ilişkin ücretin izne başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmemesini işçi açısından haklı fesih sebebi kabul etmiştir.
Bu Durumda İşçi Kıdem Tazminatı Talep Edebilir Mi? Kararda, yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi nedeniyle yapılan feshin haklı nedene dayandığı kabul edilmiştir. Haklı fesih halinde diğer şartlar da mevcutsa işçi kıdem tazminatı talep edebilir.
İşveren Aylık Ücreti Normal Maaş Gününde Öderse Yeterli Olur Mu? Karara göre esas olan, yıllık izin dönemine ilişkin ücretin işçi izne başlamadan önce ödenmesidir. Bu nedenle ücretin yalnızca normal maaş ödeme tarihinde ödenmesi, izinden önce ödeme yükümlülüğünü karşılamayabilir.
Yıllık İzin Ücreti Avans Olarak Verilebilir Mi? Evet. İş Kanunu’na göre işveren, yıllık izin dönemine ilişkin ücreti peşin olarak ödeyebilir veya avans olarak verebilir.
İşçiye Fazla Yıllık İzin Kullandırılmışsa Sonuç Değişir Mi? Hayır. Yargıtay kararına göre işçiye hak ettiği süreden fazla yıllık izin kullandırılması, işverenin izin ücretini izinden önce peşin veya avans olarak ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Karar Hangi Yargıtay Dairesi Tarafından Verilmiştir? Karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verilmiştir. Kararın esas numarası 2025/2024, karar numarası 2025/2487, karar tarihi ise 10.03.2025’tir.
Karar Oy Birliğiyle Mi Verilmiştir? Evet. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle ve kesin olarak vermiştir.