Hatay Deklarasyonu İle Dirençli Şehirler İçin Küresel Taahhüt
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’da düzenlenen “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” programının kapanışında Hatay Deklarasyonu’nu açıkladı. Deklarasyonda, afet sonrası toparlanmanın dirençli, düşük karbonlu, kapsayıcı ve sürdürülebilir şehirler için dönüşüm fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’da iki gün süren “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” programının kapanış oturumuna katıldı. Programda, dirençli şehirler ilkelerini kapsayan Hatay Deklarasyonu kamuoyuyla paylaşıldı.
10’dan fazla ülkeden bakan ve bakan yardımcılarının yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nden üst düzey temsilcilerin katıldığı oturumda konuşan Bakan Kurum, Hatay Deklarasyonu ile küresel taahhütlerden yerel eyleme geçişin önemine dikkat çekti.
Kurum, deklarasyonla politikadan uygulamaya, iyileşmeden dönüşüme ve küresel taahhütlerden yerel eyleme geçileceğinin tüm insanlığa beyan edildiğini belirtti.
Dirençli Ve Sürdürülebilir Şehirler Vurgusu
Bakan Kurum, iklime dirençli şehirler için kentsel dönüşümün ilerletilmesi, çok düzeyli yönetişimin güçlendirilmesi ve yerel yönetimlerin uygulamanın kilit aktörleri olarak yetkilendirilmesi yönünde kararlar alındığını ifade etti.
Dirençli ve sürdürülebilir şehirler için finansmanın artırılacağını belirten Kurum, kentsel enerji dönüşümünün ve düşük karbonlu kalkınmanın hızlandırılacağını, doğaya dayalı çözümler ile insan merkezli yaklaşımların teşvik edileceğini söyledi.
Kurum, COP31 sonuçlarının şehir düzeyinde uygulama yollarına dönüştürülmesinin ve başarılı uygulamaların paylaşılmasının taahhüt edildiğini kaydetti.
Hatay Deklarasyonu Açıklandı
Hatay Deklarasyonu’nda, Türkiye’de Şubat 2023’te meydana gelen depremler hatırlatılarak, afet sonrası toparlanmanın yalnızca yeniden inşa süreci olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı.
Deklarasyonda, afet sonrası sürecin dirençli, düşük karbonlu, kapsayıcı ve sürdürülebilir kentlerin geliştirilmesi için bir dönüşüm fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Ayrıca, Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin başkanlığı ve ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 ile Bakü’de BM-HABITAT tarafından 17-22 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek 13. Dünya Kentsel Forumu’na katkı sağlanacağı taahhüt edildi.
“İklim Değişikliği İnsan Hayatını Koruma Meselesidir”
Hatay programı kapsamında yabancı basın mensuplarıyla da bir araya gelen Bakan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin artık yalnızca çevre politikası olmadığını söyledi.
Kurum, iklim değişikliğinin yangın, sel, fırtına, toprak kayması, su ve gıda krizi gibi olaylarla insanların hayatına doğrudan temas ettiğinde daha görünür hâle geldiğini belirtti.
Bakan Kurum, COP31 yolculuğunda dirençli şehirlerin merkeze alınmasının nedeninin de bu olduğunu ifade ederek, iklim değişikliğiyle mücadelenin insan hayatını, güvenliği ve geleceği koruma meselesi olduğunu vurguladı.
“Hatay’da Hayatın Geri Dönme İhtimalini İnşa Ettik”
Bakan Kurum, toplantıda Asrın İnşa Seferberliği kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi verdi.
Hatay’da konutların yanı sıra şehir merkezindeki tarihi yapıların, İskenderun’da çöken sahil şeridinin yeniden düzenlendiğini belirten Kurum, kente 180 bin metreküplük ileri biyolojik arıtma tesisi kazandırıldığını aktardı.
Kurum, Hatay’da yalnızca konut teslim edilmediğini, hayatın geri dönme ihtimalinin de inşa edildiğini ifade etti.
Hatay’a sadece bir inşaat sahası olarak bakmadıklarını belirten Bakan Kurum, şehrin ruhunu, hafızasını ve çok kültürlü kimliğini yeniden ayağa kaldırmayı amaçladıklarını söyledi.