Bankalarımız 2025
Bankacılıkta Yeni Denge: 2025’te Büyüme, Sadeleşme Ve Güçlenen Bilançolar
Küresel ekonomide büyümenin yavaşladığı, jeopolitik risklerin arttığı 2025 yılında Türkiye ekonomisi dengelenme sürecini sürdürürken bankacılık sektörü kredi hacmi, mevduat büyüklüğü ve sermaye yapısındaki genişlemeyle yılı tamamladı. Enflasyondaki gerileme, rezerv artışı ve bilanço büyümesi yılın öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı.
Küresel Ekonomide Düşük Büyüme Ve Artan Belirsizlikler Öne Çıktı
2025 yılında küresel ekonomi uzun dönem ortalamasının altında büyüdü. Dünya ekonomisinin büyüme oranı yüzde 2,6 olarak tahmin edilirken gelişmiş ekonomiler yüzde 1,6, gelişmekte olan ülkeler ise yüzde 4,2 büyüme gösterdi. Küresel ticarette büyüme sınırlı kaldı. Jeopolitik gerilimler, yaptırımlar, yüksek kamu ve özel sektör borçluluğu ile ticari korumacılık ekonomik görünümü baskılayan başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Aynı dönemde sürdürülebilir finansman başlığı daha fazla önem kazandı. İklim finansmanı ve karbon piyasalarının geliştirilmesine yönelik uluslararası adımlar hızlandı. Türkiye’de de İklim Kanunu ile Emisyon Ticaret Sistemi için yasal altyapı oluşturuldu ve pilot uygulama süreci planlandı.
Türkiye Ekonomisi 2025’te Kontrollü Büyüme Dönemine Girdi
Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 63 trilyon TL’ye, dolar bazında ise 1,6 trilyon dolara yükseldi. Kişi başına gelir 18 bin 542 dolar oldu.
Büyümenin temel sürükleyicisi iç talep oldu. Hanehalkı tüketim harcamaları büyümeye en yüksek katkıyı sağlarken sabit sermaye yatırımlarında da artış kaydedildi. Hizmetler ve inşaat sektörleri büyüme gösterirken tarım sektöründe daralma yaşandı.
Enflasyonda Gerileme, Para Politikasında Temkinli Gevşeme
2025 yılında tüketici enflasyonu yüzde 30,9’a geriledi. Üretici fiyat enflasyonu yüzde 27,7 olarak gerçekleşti. Enflasyondaki düşüşte sıkı para politikası, iç talepteki yavaşlama ve finansal piyasalardaki görece istikrar etkili oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yılın ilk bölümünde faiz indirimlerini sürdürdü. Ancak artan risk algısı nedeniyle Nisan ayında sınırlı bir faiz artışı yapıldı. Sonrasında yeniden faiz indirim sürecine geçildi ve politika faizi yıl sonunda yüzde 38 seviyesine indi.
Kur Korumalı Mevduat uygulamasının sonlandırılmasıyla finansal sistemde sadeleşme adımları hız kazandı. TL kredilerin toplam krediler içindeki payı yüzde 63 seviyesinde kaldı.
Rezervlerde Güçlenme, Finansal Dayanıklılıkta Artış
Merkez Bankası bilançosu yıl boyunca büyümesini sürdürdü. Brüt rezervler 190 milyar dolara, net rezervler ise 77 milyar dolara yükseldi. Swap işlemleri azalırken swap hariç net rezervlerde daha güçlü bir artış kaydedildi.
Döviz pozisyonundaki iyileşme ve altın rezervlerindeki artış bilanço görünümünü destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı.
Bankacılık Sektörü 47 Trilyon TL’lik Eşiği Geçti
Bankacılık sektörünün toplam aktif büyüklüğü yüzde 44 artışla 47 trilyon TL’ye ulaştı. Sektörün bilanço büyüklüğü dolar bazında 1,1 trilyon dolar seviyesine çıktı. Buna rağmen aktiflerin milli gelire oranı yüzde 74 seviyesinde gerçekleşti.
Bilançoda kredilerin payı yüzde 49, menkul kıymetlerin payı yüzde 15, likit varlıkların payı ise yüzde 21 oldu. Kaynak tarafında mevduat yüzde 58 ile en büyük finansman kalemi olmayı sürdürdü.
Kredilerde Ticari Ve KOBİ Finansmanı Öne Çıktı
Toplam kredi hacmi 23 trilyon TL’ye ulaştı. Kredilerin yüzde 75’i ticari, yüzde 25’i bireysel kredilerden oluştu. Kurumsal kredilerin toplam içindeki payı yüzde 48, KOBİ kredilerinin payı yüzde 27 seviyesinde gerçekleşti.
Ticari kredilerde en yüksek pay yüzde 32 ile imalat sanayiine kullandırıldı. Ticaret, inşaat, emlak, enerji, ulaştırma ve tarım sektörleri de kredi kullanımında öne çıkan alanlar oldu. Proje finansmanında toplam risk bakiyesi 2,1 trilyon TL’ye yükseldi.
Mevduat Yapısında TL’nin Ağırlığı Arttı
Toplam mevduat hacmi 27 trilyon TL’ye ulaştı. Toplam mevduat içinde Türk lirasının payı yüzde 61’e yükseldi. Yabancı para mevduatın dolar karşılığı ise artış gösterdi.
Kur korumalı mevduat hacmi yıl sonunda oldukça sınırlı seviyeye gerilerken bankaların fonlama yapısında daha geleneksel mevduat kaynakları ön plana çıktı.
Karlılık, Sermaye Ve Aktif Kalitesi Korundu
Bankacılık sektörünün net kârı yüzde 43 artarak 940 milyar TL oldu. Ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 27 seviyesine yükseldi. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 19,7 olarak gerçekleşirken çekirdek sermaye oranı yüzde 14,4 seviyesinde kaldı.
Tahsili gecikmiş alacakların toplam kredilere oranı yüzde 2,6 seviyesinde gerçekleşti. Yeniden yapılandırılmış kredi tutarı yaklaşık 994 milyar TL oldu.
Bankacılıkta Ölçek Büyürken Fiziksel Ağ Daraldı
2025 sonunda Türkiye’de faaliyet gösteren banka sayısı 67 oldu. Bankacılık sektöründe çalışan sayısı 213 bine yükselirken şube sayısı 10 bin 652’ye geriledi. Sektörde kadın çalışan oranı yüzde 51 olarak kaydedildi.
Aktif yoğunlaşması sürerken ilk beş banka sektör aktiflerinin yüzde 62’sini, ilk on banka ise yüzde 89’unu oluşturdu.
Ekonomik Gelişmeler ve Bankacılık Sistemi, 2025 Tıklayınız
Kaynak: TBB